Gündem

31.03.2015 - Alman basınından özetler

Almanya'da NSU davası tanığının ölümü, İran'ın nükleer programıyla ilgili müzakereler ve Fransa'daki il meclis seçimi sonuçları, bugünün Alman basınında öne çıkan yorum konuları arasında.

31 Mart 2015 00:50


Almanya'da sekizi Türk on kişinin öldürülmesinden sorumlu tutulan ırkçı NSU ile ilgili davada tanıklardan birinin aniden ölümü şüphe uyandırdı. 20 yaşındaki tanığın cesedi üzerinde yapılan otopside dış etken saptanmadı, ancak savcılık soruşturmayı sürdürüyor. Alman basınındaki yorumlarda güvenlik makamlarının böylesine hassas bir konuda her tür şüpheyi dağıtmak zorunda olduğuna vurgu yapılıyor.

Ludwigsburger Kreiszeitung'un yorumu şöyle:

“En iyi niyetli insanın bile aklına bu günlerde şu iki soru takılıp kalıyor: Kim bilir daha neler saklandı, unutuldu, algılanmadı ya da yapılmadı? Ve ikinci soru, güvenlik makamları gerçekten de aşırı sağ söz konusu olunca körleşiyor mu? Gerçeklerin NSU'nun işlediği suçlarla ilgili resmi açıklamalardan farklı olması olasılığı sadece kurgusal bir şey değildir. Bu nedenle NSU Araştırma Komisyonu'nun varlığı iyi bir şey. Komisyon savcılık ve polisi, olaya dikkatlice bakmaya zorladı.”

Maerkische Oderzeitung'un yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

“Bu olayların ardında bir koreografi bulunduğuna dair kanıtlar, hatta somut işaretler bile bulunmasa da nahoş bir komplo şüphesini bertaraf etmek ve komplo teoricilerini dizginlemek kolay değil. Siyaset, yargı ve polis, olayın acımasızca soruşturulması talebiyle karşı karşıya.”

Neue Osnabrücker Zeitung ise İran'ın nükleer programı konusunda yürütülen uluslararası müzakereleri konu alıyor.

“İran'ın nükleer programıyla ilgili kavga 12 yıldır sürüyor. Ve uzlaşma yolunda en azından bir temel taslak çoktandır masada olmasına rağmen müzakereler son ana kadar tehlikedeydi. Konu aslında İran'ın atom bombası sahibi olması tehlikesinden çok daha büyük. Söz konusu olan, Tahran'ın gelecekte dünyadaki statüsüdür.“

Kölner Stadt-Anzeiger ise Fransa'daki il meclis seçimlerinin sonucunu ve iktidardaki Sosyalistlerin uğradığı hezimeti değerlendiriyor.

“Sosyalistlerin Cumhurbaşkanı François Hollande önderliğinde yeniden toparlanabilme ihtimali çok düşük. Partiye sırt çeviren seçmenin umduğu değişiklikleri yapabilecek durumda değiller. Beklentiler büyük tezat içinde. Bir yanda eski sosyalist ideallere bağlı kalıp, aynı zamanda ekonomi dostu reformlar başlatılamaz. Hollande ve partisindeki Sosyalistler gibi her ikisini de kontrol altında tutmaya çalışan, ancak durgunluğa yol açar.”

Trierischer Volksfreund gazetesinin yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

“Fransa'da aşırı sağ tehlikesi sürüyor. Le Pen Pazartesi gününden itibaren yerel seçimlere hazırlanmaya başladı ve diğer partiler de aynısını yapsa iyi eder. Çünkü yerel seçimlerin sonucu, 2017'deki cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde son sınav olacak. Ve bugün il meclisi seçimlerini kaybeden yarın tüm ülkeyi kaybedebilir.”