Gündem

10.07.2014 - Alman basınından özetler

Alman basınında Almanya ile ABD arasında büyük gerilme neden olan casusluk skandalı ve Almanya’nın Dünya Futbol Şampiyonası’nda Brezilya karşısındaki 7-1’lik galibiyeti geniş yer tutuyor.

10 Temmuz 2014 01:40


Berlin’de yayımlanan Die Welt gazetesi casusluk skandalına değindiği yorumunda iğneyi kendine batırmak gerektiğine dem vuruyor.

"Amerikan istihbarat servislerinin Alman dış istihbarat teşkilatına sızması, Federal Meclis NSA Araştırma Komisyonu'nu araştırması, başbakanı dinlemesi, Amerikan ambargosuna aykırı davranışları ortaya çıkarmak için Alman firmaları izlemesi... Bunlar gayet cüretkâr, ancak öte yandan kesinlikle şaşılası olmayan hareketler. Bir ülke düşünün ki; başbakanı Doğu Alman ve eski FDJ(Almanya Sosyalist Birlik Partisi'nin gençlik kolları) çalışanı bir kadın, cumhurbaşkanı Doğu Alman bir rahip, mecliste ve pek çok eyalet yönetiminde Sosyalist Birlik Partisi'nin(SED) devamı niteliğinde bir parti, bir sonraki seçimlerde aynı kişilerle hükümet kurmayı düşünen bir koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti, Putin'in Gazpromundan maaş alan bir eski başbakan ve üstelik başarılı endüstrisi hala komünist olan Çin ile yoğun iş ilişkileri içerisinde… Hitler'in Volkswagen'iyse dünyanın en büyük otomobil üreticisi olma yolunda ilerliyor. Sonra Amerikalılar kuşkucu..."

Die Zeit gazetesinin aynı konudaki yorumu ise şöyle:

ABD'nin de Almanya'ya, Avrupa'ya ihtiyacı var. Ve Alman hükümetinin müttefikler arasında oyunun kurallarına uyulması için baskıyı arttırması halinde, işi şansa bırakmayacak. Bu sadece ümitsizliğin ya da kırgınlığın bir çeşit dışavurumu değil. Bu düşene bir tekme daha vurmaktan da daha fazlası… Aksine kararlı olmak, gerektiğinde yüksek sesle geçerli kurallara uyulması gerektiğini söylemek bir hukuk devletinin en temel menfaatleri arasında yer alıyor. Ülke içinde vatandaşların hukuka güveni ancak bu şekilde korunabildiği için. Dışarıya karşı ise Almanya gibi bir ihracat devinin tarafsızlık ilkesine ve sözleşmelere uymasının yurtdışındaki varlığı için gerekliliği nedeniyle.

Mannheimer Morgen gazetesi ise önce eleştirilip, sonra aynı yolun savunulmasındaki ikileme değiniyor:

SPD'nin Meclis Grup Başkan Yardımcısı Rolf Mützenich eğer daha sonra kalkıp anı şeyi yapacaksak Amerikan istihbarat servislerini bu denli eleştiremeyiz derken elbette etik anlamda hakikatleri söylüyor. Bu dünyanın değişmeyen kaidesi ve tüm bu sinirlenmelerin, sürekli ‘ne utanmaz bir dost’ sızlanmalarına son verilmesi anlamına geliyor. Casusluk çok büyük siyasi, askeri ve milli ekonomi sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle şu anda sadece ‘nasıl mümkün olan en az seviyeye düşürülebilirin konuşulması gerekirdi.

Franfurter Rundschau gazetesi ise aşırı farkla biten Almanya Brezilya Dünya Kupası maçını yorum sütunlarına taşıyor:

“Bu ülke dünya futbol şampiyonasına aşırı derecede fazla para yatırdı. Birçok kaynak futbola hibe edildi. Hastaneler, yollar, okullar yerine stadyumlar yapıldı. Bunların hiçbirine değmedi. Karl Marx 'Din toplumun afyonudur' demişti. Gündelik yaşamın sefaletinden uzaklaşmak için bir tür uyuşturucu… Brezilya'da gözlemlenen yoksunluk belirtileri, futbolun ülkede nasıl bir afyon konumunda olduğunu ortaya koyuyor. Siyasi sınıf insanları dayanılmaz hale gelen gerçeklikten uzaklaştırıp avutmak için sürekli bir rüyayı destekliyordu. Onları Dünya Kupası'nın ülkeye ve Brezilyalılara iyi geleceğine inandırmaya çalışıyordu. Brezilyalılar şimdi acı içinde ve afyonları da ellerinden alındı…”