TARİH

23 Mart 2025

8 saniyede meydan dolduran bir nesil

“Bir şeyin sonunu getiremiyorlar” dedik. “Dikkat süreleri 8 saniye, balıktan kısa” dedik. “Çabuk sıkılıyorlar” dedik. Ama biz daha cümleyi bitirmeden, onlar meydanı doldurmuştu bile. Sonra biri çıktı, pankarta şunu yazdı: Benim gibi üç çocuğun olsa ne yapabilirsin?..

Devamını Oku

TARİH

17 Mart 2025

Duvar’ın kapanışı

Dijital devler, haber akışını kontrol ederek önce neyi okuyacağımıza, sonra neyi bileceğimize karar veriyor. “Eğer bilinçli bir okur olmazsan, sadece gösterilmesine izin verilen haberleri göreceksin” diyorlar. Ama hadi dürüst olalım: Hiçbir ölümlü bu algoritmalarla tek başına mücadele edemez. Karşımızda, neyin görünür olup olmayacağına karar veren, değişken, kapalı ve sorgulanamaz bir sistem var. Bizi bir akışın içine atıyorlar ve önümüze ne koyarlarsa onu yiyoruz…

Devamını Oku

TARİH

09 Mart 2025

Tarafını seç: Yapay zekâ mı doğal aptal mı?

Gerçek insan ile yapay zekâ arasındaki sınır giderek buharlaşıyor. Ama bir yapay zekâ yaradılışı gerçekleşiyorsa, şahsen insana benzemesin isterim. ChatGPT’ye sordum, insana benzersen ne olur diye, şöyle dedi: “Bugün hiçbir şey yapasım yok.” Allah seni bildiğin gibi yapsın…

Devamını Oku

TARİH

02 Mart 2025

İyi olan kazansın!

Milletvekillerinin parti değiştirmesine engel olmak gerekiyor. İrademize, oyumuza saygı istiyoruz. Hakkımız değil mi? Oyumu isterken kapımı çaldın, saf değiştirirken neredesin? Elbet bir gün kavuşacağız

Devamını Oku

TARİH

23 Şubat 2025

Çokomelli adalet

Maaş yattı mı, yattı. Vergiyi aldı mı, aldı. Köprüden geçmedik, ama geçiş ücretini ödedik mi, ödedik. Geçmediğimiz yolların yapımına parayı verdik mi, verdik. Araba, gıda, giysi, cep telefonu, beyaz eşya, yakıt… Ödememiz buyurulan tüm vergileri ödediysek, şimdi açlıktan ölebiliriz…

Devamını Oku

TARİH

16 Şubat 2025

Panik yapma, okuyabilirsin!

Bizlerden beklenen; sorgulamak değil, haline şükretmek olduğu için, merak duygumuzu neşterle kesiyorlar. Biat varsa kitap yoktur, tabiatın kuralı. O yüzden neden artık okuyamıyorum diye sormak doğru değil. Doğrusu; neden uzun okumamı engellemeye çalışıyorlar, diye sormak

Devamını Oku

TARİH

09 Şubat 2025

Ne ara bu kadar yaşlandık?

Genç nüfuslu bir ülke olma özelliğimizi uzun yıllar önce kaybettik ama farkında değiliz. Niye? Çünkü yaşımızı kabul etmeme hastalığımız var. Yaşlıların dünyayı yönettiğini fark ediyor muyuz? Hayır. Niye? Çünkü gençlere fazla odaklandık. Yaşlıların çevirdiği oyunun farkında değiliz

Devamını Oku

TARİH

02 Şubat 2025

Olağan şüpheliler cumhuriyeti

Suçlu gibi gösteriyor, gözaltına alıyor, tutukluyorlar.  Neden? Çünkü aranan; suç veya suçlu değil de ondan. Günah keçisi seçilmeli. Halkın gözü önünde infaz edilmeli. Güçlü olan; güçsüz ve marjinalden üstün olduğunu hepimize göstermeli

Devamını Oku

TARİH

26 Ocak 2025

Sıfır!

İstifa müessesesi, bugünler için vardır. 36’sı çocuk. 78 kişi öldü. Kimsenin başı öne eğilmedi. Söyleyeceklerim bu kadar. İsterseniz gerisini okumayın. Zaten ne okuyacak ne dinleyecek ne görecek halimiz kaldı. Metrekareye düşen ölü ve felaket sayısı üzüle üzüle topluca delirmemize neden olacak

Devamını Oku

TARİH

19 Ocak 2025

Yine ben, yine ben, yine ben!

Serenay Sarıkaya, peş peşe ödül almaya çıkınca 'Yine ben, yine ben, yine ben!' diye bağırmıştı kürsüden. Aradan sadece birkaç ay geçti ve şimdi herkes ona soruyor: “Hakikaten niye hep sen?”

Devamını Oku

TARİH

12 Ocak 2025

O diploma bu eve gelecek

Özgür Demirtaş’tan Ziya Selçuk’a, Celal Şengör’den İlber Ortaylı’ya kadar, dönem dönem tekrar eden milli klişemizdir: Herkes üniversite okumasın... Ebeveynler bankadan kredi çekerek çocuklarını bir diploma sahibi yapmaya çalışırken, koca koca profesörler “Tabela üniversitelerine gideceğinize, hiç gitmeyin” diyorlar. Oldu. Âlâ…

Devamını Oku

TARİH

10 Şubat 2024

Sen saçmalamıyorsun, biz nankörüz!

Üslup, Latincedeki "kazık, ucu sivri kalem" anlamına gelen stilus kelimesinden türemiş. Yani daha kökeninde hayır yok. Peki, bize kürsüden bangır bangır söylenen, kalbimize hançer gibi saplanan onca sözün genel bir üslup sorunu olduğunu söyleyen iletişim bilimciler mi haklı, yoksa her sözün kasıtlı, siyasetin de bir din olduğunu savunan siyaset bilimciler mi?

Devamını Oku