TARİH

21 Mart 2021

Maskeli zamanlar, kaygılı nefesler, boşluklar ve çizgiler

Zamanın maskeyle ölçüldüğü, nefesin kaygı ve mesafeye dönüştüğü son bir yılda, gitmek istediğimiz yerlere gidemez, yapmak istediğimiz pek çok şeyi yapamaz ve bunların yoklukları - boşluklarıyla yaşarken, boşluğun ağırlığıyla hiç olmadığı kadar yüzleşmek zorunda kaldık belki de. "Boşluk",  Nergis Abıyeva'nın küratörlüğünde Alp İşmen ve Yüksel Dal'ın çalışmalarını bir araya getiren Olağanüstü denklikler, ince benzerlikler başlıklı sergideki başrollerden de biri. Söz konusu bu ağırlık, Yüksel Dal'ın çalışmalarında çizgileri taşıyan bir yapıya dönüşürken; Alp İşmen'in işlerinde, bulabildiği sınırlı varlık alanıyla dahi desenlerle bir diyalog içinde

Devamını Oku

TARİH

03 Ocak 2021

2021'in düşünsel aksları

Yeni bir yıla girerken, 2020'nin bize sanat ve görsel kültür alanlarında hangi kavramları getirdiğine bir bakarak, 2021'de neleri konuşup tartışacağımızı, yeni yılın ve akabindeki sürecin düşünsel akslarını görmek mümkün. Bu akslar, ilk etapta, sanatın dijital olarak deneyimlenmesi, özellikle Batı'da, kamusal sanatın kolonyalist figürlerden ve şiddetin temsili olan göstergelerden arınması, müzelerin demokratikleşmesi ve sanat çalışanlarının haklarının daha çok konuşulması olarak okunabilir

Devamını Oku

TARİH

15 Kasım 2020

Maya Deren ve sihirli imgeleri

Erkeklerin dünyasında, erkeklere has gibi görünen işleri kendi bildikleri ve de canlarının istediği gibi, büyük bir yaratıcılık, zeka ve yetenekle yapmış olan kadınların hikayelerini yeniden ziyaret etmenin bugün bize güç ve ilham vereceğine inanıyorum. Bu kadınlardan biri de, 1940'larda, alışılageldik "sinema" formunu paramparça edip kamerasının dansın, hareketin, zamanın ve anlamın arasında serbestçe dolandığı filmler çekmiş, sinemada yeni bir dil yaratmanın olasılığını gözler önüne sermiş bağımsız, özgür, deneysel ve çok katmanlı filmleriyle bugün dahi bizler için ilham kaynağı olmaya devam eden Maya Deren

Devamını Oku

TARİH

11 Ekim 2020

Fatih portresi nasıl sergilenmeliydi?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Haziran ayında Christie's Müzayede Evi'nin Londra'daki açık artırmasında, Gentile Bellini'nin atölyesinde resmedilmiş olan Fatih Sultan Mehmet portresini satın alması bir hayli heyecan yaratmıştı. Bu önemli eserin izleyiciyle nasıl buluşacağı da merak konusuydu. Eserin etrafında kurgulanan "Fatih'in Rönesansı" başlıklı sergi, 6 Ekim'de açıldı. Ne var ki, aceleye geldiği belli olan bu sergi, bu önemli portrenin İstanbul'a getirilişinin yarattığı dinamizmi devam ettirmekten, yaratılabilecek kültürel, sosyolojik ve bilimsel diyalog zeminlerini oluşturmaktan bir hayli uzak

Devamını Oku

TARİH

27 Eylül 2020

Köpe Arşivi ve zamanın tanıklıkları

SALT Beyoğlu'nda devam etmekte olan İmparatorluklar Arasında, Sınırlar Ötesinde'de, dünyanın en acı zamanlarının içinde ayakta kalmaya çalışırken, mizah duygusunu, yaşama sevincini, gustosunu ve hayatın tadını çıkarma isteğini hiç yitirmeyen Antoine Köpe ve ailesinin arşivi ilk kez kamuya açılıyor. Göçler, Dünya Savaşı, işgal, yersiz-yurtsuzluk, mübadele ve daha pek çok majör dönemin içinde, siyasal iklim şekillenirken bir yandan da modernizmin hayatlara nüfuz etmesine, Antoine Köpe vesilesiyle tanıklık ediyoruz

Devamını Oku

TARİH

20 Eylül 2020

Minyatür 2.0: Güncel sanatta minyatür ve yeni olasılıklar

Pera Müzesi'nin yeni sergisi Minyatür 2.0: Güncel Sanatta Minyatür, Azra Tüzünoğlu ve Gülce Özkara'nın küratörlüğünde, minyatür pratiğini odağına alarak bu kadim geleneğin güncel sanattaki yansımalarının izini sürüyor. Minyatürün günümüz sanatında, nostaljik ve oryantalist tuzaklara hiç düşmeden nasıl kendiliğinden ve dinamik bir şekilde var olabildiğini gösteren sergi, bu pratiğin teorik ve estetik potansiyellerini hep beraber düşünmek ve araştırmak için önemli bir alan açıyor

Devamını Oku

TARİH

06 Eylül 2020

Sanat profesyoneli olmak ya da olmamak

Sanat dünyamız, uluslararası sanat ortamında gösterdiği başarıyı, maalesef konu iş güvencesi ve etiği gibi meselelere geldiğinde bir türlü gösteremiyor. Çoğunlukla bağımsız çalışmakta olan yazar, küratör gibi aktörleri ve sanatçıları hariç tutup sadece kurum çalışanlarına baktığımızda dahi kocaman bir yanlışlar kümesiyle baş başa olduğumuzu görebiliriz. Üzerinde pek de konuşulmayan bu konunun belki de artık konuşulmaya, tartışılmaya açılması gerekiyordur; zira bugün geldiğimiz noktada artık sanat dünyasında çalışmak, neredeyse çalışan tarafından finanse edilmesi gereken bir duruma dönüşmek üzere

Devamını Oku

TARİH

09 Ağustos 2020

MET'in kararı ve getirdikleri

ABD'nin en köklü sanat müzelerinden MET, 2021 yılında tüm stajyerlerine maaş ödeyeceğini duyurdu. Adrienne Arsht'ın 5 milyon dolarlık bağışıyla fonlanacak olan bu staj programı, ABD ve Avrupa müzelerinin, birkaç yıldır yaşadığı deri değişiminin en güncel örneği. Tüm dünyada, staj ve gönüllülük kavramlarının en çok suistimal edildiği sektörlerden biri ne yazık ki sanat. Black Lives Matter hareketiyle sarsılan istihdam politikaları, müze çalışanlarının sendikalaşmaları, Covid-19 kaynaklı global ekonomik krizin yansımalarıyla işten çıkarılmış ve çıkarılacak olan müze ve sanat kurumu çalışanlarını bir arada değerlendirdiğimizde çıkan tablo bize ne gösteriyor, birlikte bakalım

Devamını Oku

TARİH

26 Temmuz 2020

Çiçekler ve kemikler: Georgia O'Keeffe

Georgia O'Keeffe, çiçekleri, kemikleri, dağları ve binaları gerçeküstünün kıyılarında dolanan soyutlamalarla resmetmiş öncü bir sanatçı. O'Keeffe, Amerikan modernizminin öncülerinden, yetenekli bir ressam oluşu kadar; profesyonel işbirliği katmanını da içeren bir birlikteliğin içinde olsa dahi, kendine ayrı bir alan yaratmayı / açmayı başarmasıyla, kısacası özgür ve bağımsız bir kadın olarak kendini var edişiyle de tarihe geçmiş bir isim

Devamını Oku

TARİH

19 Temmuz 2020

Geleceğe bir mektup: Hilma af Klint

Linda Nochlin’in 1971 tarihli makalesi  "Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok?" feminist sanat tarihinin nirengi noktalarından birini oluşturur. Nochlin, bu makalesinde başlıktaki soruyu detaylıca açarak farklı perspektiflerden değerlendirmelerde bulunur, ardından sorusunda "deha" olarak sanatçı imgesini kastettiğini ve sanat tarihinin, benzer yaklaşımla hiçbir kadın sanatçıyı işaret etmediğini, çünkü yaşamın buna izin vermeyen dinamiklerle dolu olduğunu dile getirir. Bu yazının konusu da, pratiğinin başlıca yekununu yaşamı boyunca gizli tutmayı "tercih etmiş" ya da kendini böyle davranmak "zorunda hissetmiş"; ve nihayetinde üretimlerinin ortaya çıkmasıyla ölümünden 42 yıl sonra adeta sanat tarihinin akışını değiştirmiş olan bir sanatçı: Hilma af Klint

Devamını Oku

TARİH

05 Temmuz 2020

Müzelerin 'yeni normal'i

Sanatın dolaşımı, yani sergilenmesi, izlenmesi ve paylaşılması, Debord'un 1967'de müthiş bir uzgörüyle adını koyduğu "gösteri toplumu"nun günümüzdeki aktörlerinden biri. Nitekim Debord'un aynı adlı kitabında yazdığı üzere "Gösteri, bir imajlar toplamı değil; kişiler arasında, imajlar tarafından dolayımlanan bir toplumsal ilişkidir." 

Devamını Oku

TARİH

28 Haziran 2020

Hepsi indirilmeli!

Kültür -ve tabii ki görsel kültür- politiktir ve kamusal heykeller de bundan bağımsız değildir. Özellikle heykel kültürü daha aktif olan Batı’da, sömürgeci figürlerin heykellerinin günümüzde hâlâ kamusal alanlarda yer alması, bugün sömürgeciliği ve mirasını reddeden her devletin ve kurumun adım atması gereken bir nokta. Tarihle hesaplaşmak isteniyorsa, söz konusu tarihi yaratan kültürün öğeleri de bu hesaplaşmanın bir parçası olarak değişmek durumundadır

Devamını Oku