20 Haziran 2019

KKTC: Üç soru üç cevap

Türkler için “Barış Harekâtı” olan 1974 operasyonu, dünya devletlerinin gözünde bir azınlığa devlet kurdurmak amacıyla bağımsız bir devletin topraklarının zorla ele geçirilmesidir

KKTC’nin başka bir devlet tarafından tanınma olasılığı var mı?

Birleşmiş Milletler KKTC’ye devlet statüsü verip üyeliğe alır mı?

Avrupa Birliği KKTC’yi tanır ve üyeleri arasına katar mı?

KKTC’yi uluslararası camiada tanıtıp “ebediyete kadar yaşatmaya” kararlı olanların hoşuna gitmeyecek, ama bu üç sorunun da cevabı “hayır”dır.

Kuruluşundan bu yana 36 yıl geçmesine rağmen KKTC’yi Türkiye dışında hiçbir devlet tanımadı.

Afganistan, Katar, Pakistan gibi Türkiye’ye yakın devletler bile Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerini sürdürmeye devam ettiler ve KKTC’yi yok saydılar.

KKTC’nin bir başka devlet tarafından tanınma olasılığı yoktur, çünkü Türkler için “Barış Harekâtı” olan 1974 operasyonu, dünya devletlerinin gözünde bir azınlığa devlet kurdurmak amacıyla bağımsız bir devletin  topraklarının zorla ele geçirilmesidir.

KKTC’yi tanımak, uluslararası arenada üçüncü devletlerin azınlıklar lehine müdahale hakkını yasallaştırmak anlamına gelir. Bir teamül yaratır.

Birleşmiş Milletler’e üye olan 193 devletin neredeyse hepsi azınlık barındırmaktadır. Bunların Türkiye dâhil hiçbiri, böyle bir teamülün yaratılmasını onaylamaz.

Türkiye ile çok yakın ilişkileri olan Azerbaycan’ın bile KKTC’yi tanımaması buna iyi bir örnektir.

Azerbaycan KKTC’yi istese de tanıyamaz çünkü tanıması, Ermenistan’la arasındaki Karabağ sorununda hukuki zemini kaybetmesine neden olur.

Ermenistan Azerbaycan’ın hükümranlığında bulunan Karabağ’ı işgal etti ve orada, aynen KKTC örneğinde olduğu gibi, Artsakh Cumhuriyeti adında bir “devlet” kurdu.

Uluslararası camia, gene aynen Kıbrıs örneğinde olduğu gibi “Artsakh Cumhuriyeti”ni tanımıyor. Bu “devletin” üzerinde kurulu olduğu toprakların de jure Azerbaycan’a ait olduğunu kabul ediyor.

Yeni bir devletin Birleşmiş Milletler’e katılabilmesi için Güvenlik Konseyi’nin 15 üyesinin en az dokuzundan olumlu oy alması, beş daimi üyenin hiçbirinin olumsuz oy vermemesi gerekirDaimi üyeler ABD, Britanya, Çin, Fransa ve Rusya’dır.

Bunlardan hiçbiri, belki tarafsız kalabilecek Britanya dışında, KKTC’ye olumlu oy vermez.

Birçok başka neden daha var ama Avrupa Birliği’nin, BM’de devlet statüsü kazanmamış olan bir entiteyi üye yapması söz konusu değildir.

Ama bu yol kapalı değildir. KKTC’nin AB üyesi olması için pratik bir yol var: Rumlarla uzlaşmak, hâlen bir AB ülkesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti’ne, KKTC’nin aşağı yukarı mevcut yapısıyla girişini sağlamak.

Bu meşakkatli ve zaman alacak bir yoldur: Hedefe varmayı çok istemek, çözüme odaklanmak, çok akıllı ve çok sabırlı olmak, kavga dilinin yerine barış dilini ikame etmek gerektirir.

Merak edenler bu yola nasıl girilebilineceğini 18 Haziran’da yayımlanan yazımdan öğrenebilirler.

Yazarın Diğer Yazıları

Örümcek olarak yaşamak

“Her hayvan senden çok şey bilir"

Önce Türkiye’yi büyük yapın

Hem bir uçağı hem de onu düşürmek için yapılan düşman bir sistemi satın almak, bir yandan verem mikrobu diğer yandan antibiyotik almaya benzemiyor mu?

Iskarta

Türkiye, bir daha aynı hataya düşmemek için, Erdoğan ve AKP deneyimini - ne kadar acı olursa olsun - sonuna kadar yaşamalıdır