Ayakkabı topuğunun kültür tarihi
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Ayakkabı topuğunun kültür tarihi

Ayakkabının bu basit ama estetik parçası ardında zengin bir tarih barındırmış; topuk kültürel gelişimlerin, değişen güzellik ideallerinin hatta siyasi erkin yolunu işaretlemiş

Ayakkabı topuğunun kültür tarihi

İşlevsel yanı dışında zarafet, güç ve cazibe sembolü olan ayakkabının kültür tarihi konulu çalışmamda bilinen en eski ayakkabının 2010 yılında Ermenistan'da bulunduğunu ve şu anda Erivan'da Ermeni Tarih Müzesi'nde sergilendiğini yazmıştım. Tek parça tabaklanmış inek derisinden yapılmış, ön ve arka dikişleri boyunca bağcıklarla ayağa sabitlenen 5500 yaşındaki bu ayakkabı, ayakkabı tasarımının temel biçiminin insanlık tarihi boyunca pek değişmediğini, doğa şartlarının tasarımda etkin olduğu göstermiş.

Ayakkabının kültür tarihi konusunda çalışması olanlar yeryüzünün farklı bölgelerinde farklı dönemlere tarihlenen ayakkabıların engebeli arazide uzun mesafe yürümekten soğuk iklimde hareket edebilmeye, taşlara, dikenli çalılara, kızgın kumlara, çamura ve suya karşı tasarımının değiştiğini söylüyorlar.

Arkeolojik çalışmalar yüksek topuklu ayakkabıların antik medeniyetlerde de bilinse de sık kullanılmadığını, erken yıllarda -genellikle- eyeri kavrayan binicilerin, savaşçıların ve heybetli görünmeye çalışan din adamlarının topuğa rağbet ettiğini göstermiş.

Arkeolojik çalışmalar, yüksek topuklu ayakkabıların antik medeniyetlerde bilinse de sık kullanılmadığını göstermiş

Eski Mısır’da topuklu ayakkabı

Yüksek topuklu ayakkabılar ilk kez MÖ 3500 civarında Eski Mısır'da ortaya çıkmış ve çoğunlukla üst sınıfı oluşturan kişilerin sosyal statülerini sembolize etmek için giyilmiş. Hem erkeklerin hem de kadınların törensel ve sembolik amaçlarla topuklu sandaletler giydiği Antik Mısır'da yüksek topuklu ayakkabılar, pratik kullanımından ziyade soyluluğu göstermek için giyilmiş, alt sınıfın genellikle çıplak ayakla yürüdüğü Eski Mısır yaşamında, üst sınıflar tarafından giyilen topuklu ayakkabıların erken versiyonları duvar resimlerinde de betimlenmiş.

Antik Mısır'da yüksek topuklu ayakkabılar soyluluğun simgesi olarak giyilmiş

Eski Mısır’da soylu sınıflara tanınan topuklu ayakkabı giyme ayrıcalığından bir süre sonra din adamları da yararlanmış, topuklu sandaletler rahipler tarafından da giyilmiş.

Bunların dışında ayrıcalıkla ilgisi olmayan, ihtiyaçtan topuklu ayakkabı giyen bir meslek grubu da olmuş; Eski Mısır’da kasaplar mezbahada çalışırken yerdeki kandan korunmak için topuklu ayakkabı giymişler.

Antik Çin’de topuklu ayakkabı

Günümüze ulaşan buluntulara göre Çin'de 2 bin 200 yıldan daha fazla bir süre önce topuklu ayakkabı görülmüş, Zhou Hanedanlığı devrinden beri yüksek topuklu ayakkabıların kullanıldığı saptanmış. Topuklu ayakkabılar Antik Çin’de kısa boylular için kurtarıcı olurken saray hanımlarıyla soylu ailelerin kadınları arasında oldukça popülermiş.

Çin'de 2200 yıldan bu yana yüksek topuklu ayakkabılar kullanılmakta

Zhou Hanedanlığı döneminde yaşayan kadınların törenlerde giydikleri yuvarlak burunlu, yüksek tabanlı ayakkabılar Çin sanatına, edebiyatına ve literatürüne girmiş; topuklu ayakkabı giyen kadın tipi halk öykülerinde kendine yer bulmuş. Örnek vermek gerekirse Yu Tai Xin Yong isimli bir şair “Xiangdong Wang Mingshi Yue Qingcheng” isimli sevgilisine, “Ayakkabıların o kadar yüksek ki sanki merdiven çıkıyormuş gibi, Eteklerin açık, bu yüzden rüzgârdan korkuyorum”, diye yazmış. Şiiri günümüze uyarlayanlar topukların oldukça yüksek olduğunu, adım atarken merdiven basamağına basıyormuş gibi hissettiğini düşünmüşler.

Çin’de 1500 yıl öncesinde hüküm süren Liang Hanedanlığında da 960 ila 1279 yılları arasında yaşanan Tang ve Song Hanedanlıkları döneminde de topuklu ayakkabılar kullanılmış, Tang Hanedanlığı İmparatoriçesi Wende’nin topukları yazılı eserlere konu olurken, Song Hanedanlığı İmparatoriçesi Zhangsun'un yüksek tabanlı ayakkabısı dillere destan olmuş. Song Hanedanı hattatı olan Mi Fu, İmparatoriçe Zhangsun'un ayakkabılarının "kırmızı tüylerden dokunmuş, altından yaprak desenli topuklarının 8-10 cm yüksekliğinde olduğunu yazmış; dönemin şiirlerine konu olan topuklar “wanxia" kelimesiyle anılıyormuş.

Eski Yunan'da ve Antik Roma’da topuk

Eski Yunan’da sahne gösterilerinde tiyatrocular “kothornos” adı verilen yüksek tabanlı ayakkabı giymişler. Günümüze ulaşan kayıtlara göre iki bin yıl önce Eski Yunan Medeniyetinde tragedya aktörleri sahnede heybetli görünmek ve seyirciler tarafından kolay seçilmek için bu yolu seçmişler, yüksek tabanlı ayakkabılar ya da kothorni olarak anılan tahta topuklu sandaletler ne kadar yüksekse, oynadıkları rol o kadar önemliymiş. Yüksek tabanlı ya da uzun topuklu ayakkabılar Eski Yunan sanatçıları arasında statü sembolü olmuş; oyuncunun toplumsal önemini ve canlandırdığı karakterin gücünü sahnede “topuk” simgelemiş.

Eski Yunan’ın topuk mirası Antik Roma’ya da geçmiş, topuğun Roma Medeniyetinde “calceus” ve cothurnus” adıyla anılan tipleri olmuş.

Askerler tören geçişlerinde yüksek tabanlı ayakkabı giyerken senatörler ve üst düzey bürokratlar halktan ayrışmak, ilk görüşte fark edilmek için farklı taban yüksekliklerine sahip topuklu sandaletler giymiş.

Antik dönemde farklı kültürlerin farklı topuklu ayakkabı tasarımları olmuş

Orta Çağ’da topuk

Kimi kaynaklara göre 7. yüzyılın ilk yarısında, kimi kaynaklara göre de 9. yüzyılda Pers süvarileri at sırtında hareket halindeyken yay gerip ok atarken üzengileri kavramak ve sabit kalabilmek için yüksek topuklu ayakkabı kullanmışlar. 10. Yüzyıldan kalma bir Pers kasesi üstünde net olarak görülen haliyle topuklu ayakkabı bu yıllarda İran’da biniş takımları içinde yer almış.

7. yüzyılda Pers süvarileri at sırtında sabit kalabilmek için yüksek topuklu ayakkabı kullanmışlar

Aynı şekilde 8. yüzyıldan kalma Moğol resimlerinde de at üstünde topuklu ayakkabı giyen süvariler yer almış, ayakkabılar olmasa da çizimleri günümüze ulaşmış.  

Pers süvarilerin işlevsel amaçlı 2,5- 5 cm yüksekliğinde topuk kullanımı Avrupa’ya da yayılmış; topuklu ayakkabı giyen kişinin at sahibi olduğu, atlarını beslediği kanısı üst sınıfla ilişkilendirilmiş.

Pers süvarilerin giydiği ayakkabı at derisinden yapılmış, ezilmiş hardal tohumlarıyla renklendirilmiş
Pers süvarilerin giydiği ayakkabı at derisinden yapılmış, ezilmiş hardal tohumlarıyla renklendirilmiş

Orta Çağ’da Avrupa’da işlevsel amaçlı topuklu ayakkabılar da tasarlanmış; çamurdan korunmak için ortaya çıkan “pattern” adı verilen tahta tabanlı yükselticiler hem kadın hem de erkekler tarafından özellikle yağışlı havalarda ve kış mevsiminde sık kullanılmış.

15. yüzyılda Çin’de ipek kaplı topuk

1368 ila 1644 yılları arasında Moğol ve Mançu baskısı altında yaşanan Çin’de Ming Hanedanlığı döneminde, yeni tip yüksek topuklu ayakkabılar ortaya çıkmış.

Ayakkabının yere temas eden önü alçak, ara tabanı geniş, 4 ila 12 cm yüksekliğindeki yuvarlak topuğu ipekle kaplanmış. Geçtiğimiz yıllarda Dingling Kenti'nde ortaya çıkarılan sivri burunlu, Anka Kuşu başlı yüksek topuklu ayakkabılar usta ellerin özenle ayakkabı ürettiğini göstermiş.

İlerleyen yıllarda Çin’de “cheongsam” olarak anılan ve yaygın olarak kadın giysisi olarak kabul gören elbise altında yüksek topuklu ayakkabılar standart aksesuar haline gelmiş. Genel kanıya göre kadınlar, yüksek topuklu ayakkabılarla birlikte cheongsam giydiklerinde, vücutları zarif ve şık görünüyormuş. Zaman içinde dar ve hareket etmeyi engelleyen cheongsamlar yırtmaçlı olmaya başlamış; geniş yırtmaçlar topuklu ayakkabılarla birlikte Çinli kadınlara çekicilik sağlamış.

Rönesans Dönemi'nde “topuk”

Topuklu ayakkabı giyen ilk Avrupalı kadın olarak Floransalı Catherine de Medici kayıtlara girmiş. Yazılanlara göre, 14 yaşındayken 28 Ekim 1533'te Marsilya'da Fransız Orleans Dükü ile evlenen bu kısa boylu oldukça utangaç gelin, daha uzun görünmek istediği için Floransa'daki bir usta zanaatkâra sipariş ettiği 10 cm'lik topuklu ayakkabılarla düğününde boyunu abartılı bir şekilde yüksek göstermiş. 1547'den 1559'a kadar Fransa Kraliçesi olan Catherine de Medici topuklu ayakkabı giymeyi sürdürmüş; parfüm, iç çamaşırı, bale, sofra adabı ve topuklu ayakkabısıyla Fransa yaşamını etkilemiş. Denilen o ki etkilenenlerden biri de İngiltere Kraliçesi Mary Tudor olmuş.

İlk topuklu ayakkabı Catherine de Medici'ye atfedilmiş

16. yüzyılda, Rönesans döneminde Venedik'te bir ara hem soylu kadınlar hem de fahişeler, 50cm yüksekliğe kadar varan “chopine” isimli özel topuklu ayakkabılar giymiş. Chopinelerin kadınların eteklerini çamurdan korumak için kullanıldığına dair yaygın bir efsane olsa da aslında kadınların daha uzun boylu görünmeleri ve giydikleri lüks kumaşlı elbiselerle kendilerini çekici göstermeye çalıştıkları düşünülmüş. Sonunda olan olmuş; sokakta düşüp yaralananların sayısı artınca yerel mahkeme topukların 7,5cm ile sınırlandırılmasını öngören bir yasanın çıkarmış. Dönemin kaynaklarında yer yer ayakkabıcıların bu yasayı görmezden geldiğini, boyları giyenin statüsüne göre düzenlenen “buskins” isimli topuklu ayakkabıların yoğun talep gördüğü yer almış.

16. yüzyılda, Venedik yaşamında giyilen "chopine" isimli platformlu ayakkabı 50 cm yüksekliğe kadar çıkmış

İlk topuklu ayakkabı Medici Ailesi'nde

Her ne kadar ilk topuklu ayakkabı Catherine de Medici'ye atfedilse de bu yıllarda sokakların lağım ve çöp yığınlarıyla dolu olduğu Avrupa’da topuklu ayakkabı giymenin hem erkekler hem de kadınlar için pratik bir tercih haline geldiğini söyleyen tarihçiler de var. Dediklerine göre topuk yüksekliği sokakları kaplayan pisliğe göre belirleniyor, ayakların pislik üzerinde kalmasına yardımcı oluyormuş.

Mecburiyetle başlayan yüksek topuklu ayakkabı giyimi yavaş yavaş Avrupa'da popülerlik kazanmış; özellikle Avrupalı aristokrat erkekler saygınlık ve itibar simgelemek için topuklu ayakkabı giymeyi benimsemiş. Gelişmeye başlayan el sanatları ve hammadde kullanımıyla lüksü vurgulayan karmaşık tasarımlar farklı malzemelerle topuklara eklenmiş.

Osmanlı-İran sürtüşmesi topuğu Avrupa’ya taşımış

1599 yılında Pers diplomatlarının Osmanlı İmparatorluğu'na karşı yürüttüğü savaşa destek toplamak için Avrupa ülkelerine yaptığı ziyarette yüksek topuklu Pers kültürü ile karşılaşan aristokratlar, yüksek topuklu ayakkabıların erkeksi bir ifade kazandırdığını düşünmüşler. Pers kraliyet ailesinin Fransız saraylarında ağırlanmaları topuk modasını canlandırmış; kısa süre içinde topuklu ayakkabılar Avrupa’da erkekler arasında yaygınlaşmış.

Fransa'nın Güneş Kralı olarak da bilinen XIV. Louis, 1643 ila 1715 yılları arasındaki hükümdarlığında çok kısa boylu olmasını topuklu ayakkabılarıyla örtmeye çalışmış; topuğu hiyerarşik statünün sembolü olarak ilan etmiş. Parlak kırmızı topuklu, işlemeli deri ayakkabılarıyla ünlenen Güneş Kral’ın ayakkabılarına olan düşkünlüğü dönemin modasını ve edebiyatını etkilemiş.

Fransa Kralı XIV. Louis, kısa boyunu topuklu ayakkabısıyla gizlemeye çalışmış
Fransa Kralı XIV. Louis,'in ayakkabıları

Aynı yıllarda Çin’de erkekler boylarını uzatmak ve statülerini göstermek, kadınlar ise daha erkeksi görünmek için topuklu ayakkabı giymişler. 17. yüzyılın sonlarından itibaren, yüksek topuklu ayakkabılar erkekler ve kadınlar arasında farklılaşmaya başlamış; erkeklerin topukları kare ve sert hale gelirken, kadınların topukları ince kıvrımlı hale evrilmiş.

17. yüzyıldan kalma, üst sınıftan bir çocuğa ait yüksek topuklu ayakkabı

Aydınlanma Çağı’nda topuk

1789 Fransız Devrimi ile birlikte aristokrasi de onun modası da ortadan kalkınca kenara atılanlardan biri de “topuk” olmuş; mantıksızlığının simgesi olarak görülen topuklu ayakkabılara rağbet kalmamış.

Aynı yıllarda İngiliz Parlamentosu, erkekleri kendileriyle evlenmeleri için baştan çıkarmak amacıyla yüksek topuklu ayakkabı giyen kadınları “cadı” olarak cezalandırma kararı almış.

Aydınlanma Çağı Avrupa'da bilimi, akılcılığı ve yeni fikirleri yaygınlaştırırken ne erkekler ne de kadınlar Rönesans döneminin gösterişli kıyafetlerini giymekle ilgilenmiyor, giyimle karşı tarafı etkilemeyi “hafiflik” olarak görüyorlarmış. Sade, koyu renkli kıyafetler ve topuksuz ayakkabılar giyilirken yükselen yeni mezheplerin inanışlarında yüksek topuklu ayakkabılar şeytanın cazibesi olarak ilan edilmiş.  

Washington'da cinsel şiddete son vermek için erkekler yüksek topuklu ayakkabılarla bir mil yürüyorlar

Napolyon Bonapart 1804 yılında kendini imparator ilan ettiğinde düz ayakkabılar giymeye karar vermiş; minyon tipli generalin kendiyle barışık hali yalnızca Fransa'daki monarşist yönetimin değil, aynı zamanda Batı dünyasındaki yüksek topuklu erkek giyiminin de sonunu getirmiş.

Ünlü kadın avcısı Giovanni Casanova, yüksek topuklu saray kadınlarını “yürürken dengesini kaybedip boynunu kırma riskini göze alan “kıvrımlı kangurulara” benzetmiş ama yüksek topuklu ayakkabılara olan ilgisini de ilan etmiş.

19. yüzyıl topuklu ayakkabı içine koca bir tarih yerleştirmiş

1850’li yıllara yaklaşırken fotoğrafçılığın ortaya çıkışı, fotoğraflarda genellikle topuklu ayakkabı giydirilmesi topukları geri getirmiş; asfaltın icadı topukla yürüme zorluklarını azaltmış.

Sanayi Devrimi'nin işleyen çarkları içinde yaşanan teknolojik gelişmeler ve dikiş makinesinin icadı 1860’lı yıllarda topuklu ayakkabıları tekrar modanın odağına sokmuş. Yeniden popüler hale gelen yüksek topuklu ayakkabılarda daha fazla çeşitlilik, sağlamlık ve estetik tasarımın izleri varmış.

18. yüzyılın başlarında sağlam topuklu ayakkabılar üretilmiş
1800'lerin başlarında, hem erkekler hem de kadınlar yarım topuklu ayakkabıları tercih etmiş

Artık Viktorya dönemi edebiyatında, genç kızlar ve yaşlı bekar kadınlar “topuk” imgesiyle karikatürlere tema oluyor, topuklu ayakkabının bir kadının kıvrımlarının sembolü olarak görüldüğü iması edebi eserleri süslüyormuş.

İpek kaplı topuklar yerini deri olanlara bırakırken dikiş makinelerinin büyük ölçekli üretimi maliyetlerini düşürmüş. Artık yüksek topuklu ayakkabıların tabanları daha sağlam şekilde dikilebiliyor, ayakkabıların genel tasarımı ergonomik rahatlık dikkate alınarak tasarlanıyormuş.

Sarı ipek topuklu ayakkabı İngiltere Sarayı'nda yaklaşık 1760-1765 yıllarında giyilmiş 

Kadınların oy kullanmasına “topuk” engeli

İlk büyük ayakkabı modelcisi olarak tanınan Fransız tasarımcı François Pinet, 19. yüzyılın ortalarında endüstriyel yöntemlerden yararlanarak ince el işlemesiyle tamamladığı zarif topuklu ayakkabıları piyasaya sürdüğünde herkes aynı tipte ve tekrarlanabilir üretim süreci içinde ayakkabı giymenin hazzını yaşamış.

19. yüzyılın sonlarına doğru başlayan kadınların oy kullanma hakkı mücadelesinde topuklu ayakkabı simgesi oy kullanma hakkını engellemek için bahane olarak kullanılmış; oy hakkı karşıtları, topuklu ayakkabının kadınların hafifliğinin bir kanıtı olduğunu savunmuş. 1871 tarihli New York Times Gazetesi oy hakkı isteyen kadınlara "bize önce hem rahatını hem de yürüyüşünü bozmayacak şekilde ayakkabı giyen, çekici olmayan, bağımsız ve sağduyulu bir kadın gösterin” satırlarıyla saldırmış.

19. yüzyılın sonlarında kadın oy hakkı karşıtları, yüksek topuklu ayakkabıların kadınların hafifliğinin bir kanıtı olduğunu söylemişler

Savaşlarda topuklu kadın posterleri

Birinci Dünya Savaşı sırasında evde üniforma dikerek savaşa destek olan kadınların savaştaki rollerini tasvir eden yüksek-kalın topuklu posterler cephede moral kaynağı olmuş.

1930'lardaki büyük ekonomik buhran, topukları alçak ve geniş hale getirirken II. Dünya Savaşı sırasında malzeme yokluğu topukların ağaç yanında mantar ve taş gibi maddelerle de denenmesini sağlamış; fabrikalarda çalışmaya giden kadınlar düz- pratik ayakkabılar giyiyormuş.

Büyük savaşın bitmesiyle rahatlayan ülkeler topuklu ayakkabıları geri getirmiş; yüksek topuklu ayakkabı modası Hollywood'a sıçradığında Marilyn Monroe ve Betty Grable gibi ünlülerin giyimlerini topuklu ayakkabılar süslemiş. Kısa sürede Amerika'ya yayılan yüksek topuklu ayakkabı modası gece eğlencelerinin standart kıyafeti haline gelirken topuklu ayakkabı ile dans etmeyi öğreten kurslar açılmış.

Adını hançerden alan “stiletto” topuk

Fransız tasarımcı Roger Vivier 1950 yılında “stiletto” topuğu icat ettiğinde yüksek topukların önünde yeni bir ufuk açılmış. Stiletto sözü ilk olarak 1930'ların başlarında kullanılsa da moda dünyasına ayakkabı tasarımı olarak tanıtılması 1953 yılı eylül ayında bir gazete köşesinde olmuş.

İnce, sivri uçlu hançer, bıçak anlamına gelen İtalyanca "stiletto" kelimesinden türetilen son derece ince ve keskin topuklu ayakkabılar çok kısa süre içinde kadınsı cazibe ve zarafetin sembolü olarak popülerlik kazanmış. Yerçekimine meydan okuyan bu topuklu ayakkabı tipi farklı tasarımlarla geliştirilmiş; stiletto topuk modayı erotikle uyumlu hale getirmiş.

Ayakkabıcı sohbetlerinde şaka yollu, stiletto topuk üretebilmek için gerekli teknolojiye sahip olmak adına iki dünya savaşı yaşanmak zorunda kalındığı anlatılıyormuş.

Topuk deyimlere, atasözlerine girmiş

Topuk farklı kültürlerin atasözlerine imge olmuş; sinemada, tiyatroda işlenmiş. Genellikle kaçış, zayıflık, kararlılık anlamı taşıyan farklı deyişler “topuk” teması üzerinden anlatılmış.

Fars kültüründe “ayağı önde, topuğu arkasında” sözü yapılan işte gönlün başka yerde olduğunu anlatırken Araplar “topuğu üstünde dönen kayar” sözünü hatanın mutlaka bedel ödeteceği varsayımıyla istikrarsız – kararsız kişiler için kullanmış.

Çinliler güvenilmez kişilere “topuğu sağlam değil” derken dürüst olmayı, kararlı durmayı, belli bir işte kök salmayı dile getirmişler.

“Topuk” teması Arap, Rus, Fransız, İngiliz atasözlerinde vazgeçmek anlamında kullanılırken Türk kültüründe “topuklamak” kaçmak anlamına gelmiş.

Ülkemiz siyasetinde topuğu üzerinde fır dönen, ayağının ucunun gösterdiği yerin tersine topuklarını basan, sıkıştığında topuklarını yağlayan yüksek topuklular, hatta “topuklu efeler” var.

Girdiği tüm seçimleri kaybetme başarısı göstererek bu konuda dünya siyaset tarihinde kendine yer açan, çok olumlu siyasi ortamları sihirbaz yeteneğiyle sandıkta iktidara teslim eden değerli kayyım adayımızın seçimi kaybettiğinde topuklarına basarak kendine ve yandaşlarına çalışma ofisi açtığında bir şeyler olacağı belliydi. Kendisine naçizane tavsiyem paçamızı bırakması, evine gidip terliğini giymesi ve eski bir genel başkana yakışır şekilde kendini partinin bir neferi gibi hissederek gelecek kuşaklara örnek olması! Hoş onun da bugünlerin hazırlayıcısı olup kaset komplosuyla karanlığa gömülen selefinin de siyasetine dair örnek alınacak şeyler var mıdır, bilmiyorum!

Ne yazık ki bir yandan oyları artan ana muhalefet partisi ile topuklu efesi, diğer yandan da kör topal da olsa sığınılan hukuku rafa kaldıran iktidarla girdiği tüm seçimlerde topuk dikenli gibi yürüyerek giren kayyım adayı dedesi eşliğinde topuklanmaya devam ediyoruz.

Güzellikleri biriktirmenizi dilerim.


https://www.fastcompany.com/90775177/the-long-history-of-heels-from-a-symbol-of-mens-power-to-womens-burden

https://www.fastcompany.com/90775177/the-long-history-of-heels-from-a-symbol-of-mens-power-to-womens-burden

https://wwd.com/footwear-news/shoe-trends/who-invented-high-heels-1237703094/

https://nottevera.com

https://psmag.com/social-justice/brief-history-high-heels-shoes-gender-brooklyn-museum-92411/

https://shoefairyofficial.com/blogs/news/the-history-of-high-heels-10-facts-that-surprise-you

https://shoegazing.com/2020/03/29/history-heels/

http://www.slate.com

https://eosfootwear.com

https://burjushoes.com

https://www.bbc.co.uk/programmes/articles/qsXBljJrnRm60Gdt2PR362/six-surprising-facts-about-the-history-of-high-heeled-shoes

https://www.abc.net.au/news/2017-11-13/why-do-we-wear-high-heeled-shoes/9135936

https://www.wardrobeshop.com/blogs/vintage-style-fashion/history-womens-heel

https://artsandculture.google.com/story/standing-tall-the-curious-history-of-men-in-heels-bata-shoe-museum

https://www.sheenmagazine.com/a-brief-history-on-high-heeled-shoes/

https://theweek.com/articles/443033/brief-scandalous-history-high-heels

https://www.ancient-origins.net/history/ancient-origins-high-heels-once-essential-accessory-men-002329

https://www.fibre2fashion.com/industry-article/4819/history-of-high-heel-shoes

https://baike.baidu.com

https://nesconcept.com/2023/03/31/the-history-of-high-heels-%E9%AB%98%E8%B7%9F%E9%9E%8B%E7%9A%84%E6%AD%B7%E5%8F%B2/

İlgili İçerikler