Netflix'den, Rus, İskoç, Güney Kore, İngiliz, Avustralya ve Türk dizi örnekleri
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Netflix'den, Rus, İskoç, Güney Kore, İngiliz, Avustralya ve Türk dizi örnekleri

"Bundan sonra haftada bir kere Netflix film ve dizilerinden örnekler anlatacak ve Netflix ile değişen TV / Video yayıncılığı konusundaki gelişmeleri de vereceğiz"

Bu yazı dünkü yazının netflix bölümü ayrılmış halidir

Netflix 23 eylül 2016 itibariyle Türkçe yayına başladığında, ilk izlediklerim popüler artistler ve ülkelerin filmleri oldu. Bunlar genellikle Amerikalı ya da İngiliz film, dizi ve belgesellerdi. Bunların arasında farklı dökümanterler de var. Örneğin denizcilerin Gulf Stream’in gemileri Avrupa kıyılarına nasıl zahmetsizce taşıdığını orta çağın sonlarında farkettiklerini, “Atlas Okyanusu” belgeselinden öğrenebilirsiniz. Pasifik Okyanusu ise başlıbaşına farklı bir konu. Kraliçe Elizabeth’in ne kadar da yetersiz ve kıskanç olduğunu gördüğümüz Crown dizisi, Hitler’in nasıl iktidara taşındığını gösteren belgesel, Iris ve Monalo gibi moda devleri ile Joan Didion ya da Salinger’in hayatları da ilginç konular arasında.

Ama asıl ilginçliği, bir süre sonra seyredilecek bir şeyler bulamayıp, "artık bıraksak mı?" diyerek Netflix’i kazmaya başladığınızda görüyorsunuz.

Bundan sonra haftada bir kere Netflix film ve dizilerinden örnekler anlatacak ve Netflix ile değişen TV / Video yayıncılığı konusundaki gelişmeleri de vereceğiz... İlk bölümü aşağıda okuyabilirsiniz.

Ruslar

Birşey bulamayıp, can sıkıntısı ile “acaba seyredilebilir mi bir şey midir?” diye tıkladığımız Rus dizisinin adının Türkçesi “Azap Yolları” diye geçiyor. İngilizce adı "Road to Calvary" ve bu aynı zamanda Hz.İsa’nın sırtında haç ile yürüdüğü yola verilen isimmiş.

Bu dizi, Alexy Tolstoy’a yani meşhur Tolstoy’un uzak bir akrabasına ait 1920'lerde yazılan bir romandan çekilmiş. 1917 devriminin hemen öncesinde Moskova’da yaşayan 2 kızkardeşin hikayesi olarak başlıyor, ilişkilerini ve aşklarını anlatıyor ve devrimden az sonra da bitiyor.

Bu dizinin arka planında Rus devrimini seyrediyoruz. Bugüne kadar gördüğüm pek çok Amerikan filminde Rus devriminin ne kadar rezalet olduğu, insanların haklarının nasıl çiğnendiği, evlerinin nasıl ellerinden alındığı gibi fikirler sunulur. Şaşırtıcı bir şekilde bu filmde daha beterini görüyorsunuz. Rus devrimcileri, çapulcular olarak veriliyor. Devrim ise bir iç savaş ve insanların birbirini gammazlama dönemi olarak. İnsanların evlerinin ellerinden alındığını Dr.Jivago filmindeki bir sahne çok şaşırtıcı bir şekilde verir. Burada da aynı şaşırtıcılığı ve bir zamanların ev sahiplerinin çok sayıda kişiyle birlikte yaşamaya zorlandıkları görülüyor. Çok kanlı bir savaş olduğunu, dizi içindeki çeşitli sahnelerde hissediyorsunuz.

Ama asıl şaşırtıcı olan, dizinin Rus Kültür bakanlığı tarafından finanse edilmiş olması ve sonunda da “Tarihimizin kanlı sayfalarını reddetmiyoruz” türünden bir mesaj verilmesi.

Bu yazıda verdiğimiz dizilerin herbirinde dünyadaki tüm halkların çektiği sıkıntılar var. Bu nedenle diziye bu açıdan baktım. Gördüğüm şuydu; devrim sırasında Rus halkı çok sıkıntı çekmiş (sonraki Stalin döneminden bahsetmiyor).

İskoçlar

Bir başka “aman bu da nesi, seyredilebilir mi acaba” dediğimiz dizi de “Outlander” oldu. Dizinin önsözünde zaman seyahatinden bahsediliyordu. Başka bir zaman seyahati dizisi (Travellers) çok sıkıcı ve senaryoda boşluklar ile yapılmış olduğundan, bu da benzer olabilirdi. O nedenle elimizin altından bir kaç kere geçti ve sonunda tıkladık.

Hikaye 1945’lerde tarihçi kocası ile balayına çıkıp İskoçya'ya gelen bir İngiliz kadınının, istemeden zaman yolculuğu ile 1787’lere gitmesi anlatılıyor. Yazar günümüzde yaşayan ve dizi ile ilgili sürekli röportaj veren bir İngiliz. Temelde bir aşk hikayesi. Ama arka planda İskoç tarihini, İskoç halkının çektiklerini ve İngilizlerin yaptıkları zulmü görüyorsunuz. Tabi kadınların nasıl 2ci sınıf olduklarını da.

Outlander, Starz isimli web TV’de şu anda 4cü sezonu devam eden bir dizi. Netflix arkadan geliyor. Doğrusu 2 sezondan sonra sıkıldığımı da söylemem lazım (bizim diziler gibi, uzattıkça, uzattıkları, konunun etinden, sütünden, tüyünden, kemiğinden her şeyinden yararlandıkları için sıkıldım). Ama YouTube üzerinde hala orada burada (kanada, İngiltere, Avustralya, ABD vs) oyuncuları ile yapılan röportajları görebilirsiniz. Hayli popüler.