İktidarın hoşuna gitmeyen kararları alan yargıçlar sürgün edilirken...
Mahkeme heyeti aynı davada bir kaç kez değiştirilirken...
Daha önce iktidar partisinden milletvekili aday adayı ya da partinin herhangi bir kademesinde görev yapmış biri yargıç ya da savcı olarak kritik davalara atanırken...
Adil yargılama hakkı sayısız kez ihlal edilirken...
Evrensel hukuk gereği, tutukluluğun istisna olma hali çoktan geride kalmışken...
Bağımsız yargının sonu gelmişken...
Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları uygulanmazken...
Hatta...
AYM “hak ihlali” kararı verdiği davada tahliye talebini geri çevirirken...
Daha da beteri...
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları uygulanmazken...
Bizim yüksek yargıdan bir heyet Strazburg’da AİHM’in adli yıl açılış törenine katılıyor!..
İyi cesaret!..
Dikkat çeken isim
AİHM yeni adli yılı 30 Ocak’ta açılıyor. Törene Türkiye’den yüksek yargı heyeti davet ediliyor.
Davet AİHM’den gelse de, AİHM kararlarının uygulanmadığı bir dönemde bizim yüksek yargı üyelerinin bu davete katılmaları yürek istiyor!..
Heyetin başkanı AYM Başkanı Kadir Özkaya. Heyette dikkat çeken diğer isim Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk.
Şentürk’ün önceki görevi Yargıtay 3. Ceza Dairesi Başkanlığı. O dönemde...
AİHM kararına rağmen, Osman Kavala’nın mahkumiyetini onaylıyor.
AYM’nin Can Atalay kararına uymuyor, AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunuyor.
Bunun ötesinde, asıl AİHM kararları...
AİHM kararlarının uygulanmaması Türkiye - Avrupa Konseyi ilişkilerini kritik bir aşamaya taşıyor.
Orada bulunduğu sırada AİHM Başkanı’nı özel olarak ziyaret ediyor. Zor ziyaret!..
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya (sol 3), Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez (sağ 4), Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk (sol 2), Danıştay Başsavcısı Cevdet Erkan (sağ 3), Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Başkanı Fahri Akçin (solda), Danıştay üyeleri Aysel Demirel (sağ 2) ve Kenan Balan (sağda) ile AİHM Türk Yargıcı Saadet Yüksel (sol 4) ve Avrupa Konseyi Nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Nurdan Bayraktar Golder, Fransa'nın Strazburg şehrinde düzenlenen AİHM adli yıl açılışında
“Mutlaka uygulanmalı”
AİHM Başkanı ile görüşürken, AYM’nin doğrudan kendi iradesiyle bağlantılı konular da var.
Gezi davası hükümlüleri Tayfun Kahraman ve Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında AYM hak ihlali kararı veriyor, bu kararlar uygulanmıyor.
Kadir Özkaya, yargıç ve savcılara seslendiği eğitim programında şöyle diyor:
“AYM kararları insan hakları merkezli yaklaşımı ortaya koymaktadır. Bu bağlamda AYM kararları mutlaka devreye girmeli, hak ihlallerinin giderilmesi açısından mahkemeler o kararları mutlaka uygulamalıdır.”
Çok doğru.
Gezi davasında 18 yıl hapis cezası verilen şehir plancısı Tayfun Kahraman ve TİP'ten Hatay Milletvekili seçilen avukat Can Atalay
Tayfun Kahraman çelişkisi
Ne var ki...
Tayfun Kahraman ile ilgili AYM kararına gelince...
Orada biraz durmak gerekiyor.
Tayfun Kahraman’ın başvurusu üzerine, AYM 31 Temmuz 2025’da “adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine” karar veriyor, “şiddet içeren olaylarla Kahraman arasında illiyet bağının tespit edilmediği” gerekçesiyle…
İhlalin sonuçlarının kaldırılması ve Kahraman’ın yeniden yargılanması için kararı İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderiyor.
“Adil yargılama hakkı ihlal” diyor ancak, AİHM’in Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala bağlamında olduğu gibi, tahliye kararı vermiyor!..
13. Ağır Ceza Mahkemesi AYM kararını dinlemiyor, “Yeniden yargılama zorunluğu yoktur” diyor.
Bunun üzerine, Kahraman 27 Kasım 2025 tarihinde AYM’ye ikinci kez başvuruyor. Özellikle, acil sağlık durumu nedeniyle hemen tahliye edilmesini talep ediyor.
3 Aralık 2025 tarihinde AYM Kahraman’ın tahliye talebini geri çeviriyor. Sağlığı ile ilgili tüm önlemlerin alınmasını istiyor.
İyi ki, istiyor!..
Bu mu AYM’nin etkili hak arama yolu olması?..
Görüşmede, AİHM Başkanı bizim yargı heyetine benzeri soruları sormuş olabilir mi?..
Sormuşsa, bizim heyet ne gibi yanıtlar vermiş olabilir?..
Türkiye açık ara önde
Ayrıca...
Tören öyle bir zamana rastlıyor ki, AİHM 2025 yılı istatistikleri yayınlanıyor.
2025 yılında AİHM’e toplam 53 binden fazla başvuru yapılıyor.
46 ülke arasında AİHM’e 18 bin 464 başvuru ile Türkiye açık ara ilk sırada.
Bunun anlamı şu:
İnsanlar uğradıkları haksızlıklar karşısında, AYM’den de umdukları adaleti bulamayınca, çareyi AİHM’e başvurmakta buluyorlar!..
Yüksek yargının zor ziyareti.
Dönüşte verdikleri kararlarla yüzleşirler mi?..
Yüzleşmek yetmiyor, izlenimlerini hem iktidara, hem yargıç ve savcılara da anlatırlar mı?..


