09 Eylül 2020

Pek alışılmadık bir devir teslim

Her ne kadar, Fatih Portakal kendi isteği ile ayrılmış olsa bile, böylesine uygarca bir devir teslimi, kırk yılı aşkın gazetecilik hayatımda ben kaç kez gördüm, gördüm mü görmedim mi, pek hatırlamıyorum

Genel Yayın Yönetmeni... Uçaktan iniyor, görevine gitmek üzere hazırlanıyor...

Uçaktan inince, kendisine bir zarf veriliyor.

"Şimdiye kadar yaptığınız hizmetlere teşekkür eder, bundan sonraki yaşamınızda başarılar dileriz."

1960'lı yılların sonunda yaşanan gerçek bir olay bu... Hem de, Türkiye'nin "en ciddi, en saygın" gazetesinde yıllarca görev yapmış bir Genel Yayın Yönetmeninin işine "gazetede herhangi bir çalışanın ilettiği sarı zarfla" son veriliyor. O Genel Yayın Yönetmeni daha sonra, o yıllarda çift Meclis var, Cumhurbaşkanı tarafından Senatoya kontenjan senatörü seçiliyor.

Daha kötü örnekleri var...

Gazeteye giriş çıkışta herkesin elinde bir kart var, kartı basıyorsun, turnikeden içeriye, gazeteye giriyorsun. Günün birinde bazı gazeteciler turnikeden geçip, gazeteye girmek isterken, "kart çalışmıyor".

Birkaç deneme, yok yine çalışmıyor, kısa sürede anlaşılıyor ki, "çalışmayan kartların sahibi gazeteciler işten çıkarılmış!.." Kendilerine haber verilme gereği duyulmadan!..

Ya da bir telefon ve benzer uygulamalar...

TV'lerde ve gazetelerde yüzlerce örneği var.

İşlerinden atılanların kıdem tazminatları ise, çok başka bir hikaye, bugün hâlâ alamayanlar var.

Uygarca değişim

Geçen akşam FOX TV ana haber bülteni...

Son yılların en cesur ve en etkin habercilerinden Fatih Portakal kendi isteği ile görevi bırakıyor. Yerine hiç tanımadığım Selçuk Tepeli isimli bir gazeteci geliyor.

Saat 19'daki haber bülteninin sonunda ekranda FOX TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, Fatih Portakal ve Selçuk Tepeli.

Fatih, İzmir'de kendi köşesine çekilerek, yeni bir hayat kurmak amacıyla ayrıldığını açıklıyor. Doğan Şentürk'ün çok ısrar ettiğini, hatta ayrılma kararı kesinleşince, birlikte ağladıklarını söylüyor. Şentürk onu doğruluyor.

Fatih görevi Tepeli'ye devrediyor.

Her ne kadar, Fatih Portakal kendi isteği ile ayrılmış olsa bile, böylesine uygarca bir devir teslimi, kırk yılı aşkın gazetecilik hayatımda ben kaç kez gördüm, gördüm mü görmedim mi, pek hatırlamıyorum.

Bu devir teslimin kayda geçmesi gerekir diye yazıyorum bu satırları.

O devir teslim gerçekte FOX TV'de "ekip ruhunu" yaratan Şentürk'ün başarısı. Zaten ekrandaki sohbetten ayrıldıktan sonra Fatih'e pasta kesiliyor, alkışlarla uğurlanıyor.

"Tehdit ediliyoruz"

O törende, artık buna "tören" diyebiliriz, Doğan Şentürk önemli bir cümle söylüyor:

"Tehdit ediliyoruz, ama korkmuyoruz."

Neden tehdit?..

"Doğru, düzgün, gerçek habercilik yaptıkları için..."

Şentürk sürdürüyor:

"Doğru haber yapıyoruz, doğru haberlerden dolayı bizi muhalif olarak algılıyorlar."

Çok doğru bir gözlem.

Medyanın yaklaşık yüzde doksanı AKP peşinde koşarak, iktidar karşısında el - pençe divan dururken, FOX TV ile birlikte bir kaç kanalın gerçekleri, doğruları vurgulaması, AKP - MHP ortaklığını rahatsız ediyor.

O birkaç kanal ki, yüzde doksana ulaşan yandaşlara tur bindiriyor, onlardan çok daha fazla izleniyor. Tehdit bu nedenle.

Şentürk ekliyor:

"Yurttaşlar on yıldır Fatih'le nefes aldı."

Yani...

"Yurttaşlar" doğru haberi orada buluyor, o nedenle nefes alıyor. 

Yeni haber sunucu

Yıllardır FOX TV ana haberi izleyen biri olarak, herkes gibi, ben de Fatih'in yerine gelen yeni sunucuyu, Selçuk Tepeli'yi merak ediyorum. Nasıl sunacak, ne yapacak, rengi ruhsarı nedir, diye...

Önceki akşam çok heyecanlı... Normaldir...

Heyecanını dile getirirken, "sünnet çocuğu gibi" deyimini kullanıyor, yadırgıyorum.

Fatih'in yerine "neden ben" diye sorduğu soruyu, "çünkü buraya çok yakın oturuyorum" esprisiyle karşılıyor. Yadırgıyorum.

Fatih'i yüceltiyor, "siz efsanesiz, sizin yeriniz dolmaz" derken ya da "ben hiç kimseyim" derken, kendini epey ve gereksiz biçimde geriye itiyor. Yadırgıyorum.

Fatih "ekran samimi insan arıyor" diyerek, bir tesbitini aktarıyor.

Selçuk Tepeli için önemli bir mesaj.

"Iğğğ... ığğğ"

Tepeli'nin haber sunuşunu izlerken, asıl yadırgadığım bir başka nokta var:

"Çok sık ığğğ... ığğğ diyor."

Rahatsız edici türde.

Bir haber sunucusunda asla olmaması gereken türde. Oysa, sunuş su gibi akıp gitmeli...

Bunlar ilk izlenimler.

Belki ilk günün heyecanıyla olabilir, kim bilir...

Hepsi bir yana, o haber programına asıl damga vuran, uygar devir teslim sahnesi.

Yandaşlar muhtemelen imrenerek izlemiş olsalar gerek!..

Yazarın Diğer Yazıları

Sağlık Bakanı Koca "hain bir tertip içinde" mi, yoksa "laçka" mı!..

Bahçeli, "Türk Tabipleri Birliği Korona kadar tehlikelidir, tehdit saçmaktadır. 'Yönetemiyorsunuz, tükeniyoruz' eylemi haince bir tertiptir." demişti

Erdoğan'ın 138. madde ile bitmeyen dansı

Sözünü ettiği 138. madde kendisini de bağlıyor, bu madde "yürütme organı" diyerek, yürütmenin başı olarak, en çok da kendisini bağlıyor

Akla ziyan AKP kulisi

Bülent Arınç'ın istifası ile birlikte "Şahsım" iyice yalnızlaşıyor. Ortağı var, ama kimsesi yok