“Entel ve dantellerle” ilk toplantıyı 4 Nisan 2013’te Dolmabahçe’deki çalışma ofisinde yapıyor.
Kürt Sorununa kalıcı çözüm üretmek, terörü sonlandırmak amacıyla uygulamak istediği politikaya “çözüm süreci” adını veren Tayyip Erdoğan kendisine göre, “sanatçı ve aydınlardan” seçtiği bir grup insana “Akil İnsanlar Heyeti” diyor. O insanlardan çözüm sürecini halka anlatmalarını istiyor.

Bundan on yıl önce kendilerinden yardım istediği kişilere “Akil İnsanlar” derken, yandaş bir kanalda, yandaşlığı tescil edilmiş iki kişiye o insanlar için “entel ve dantel” deyimini kullanıyor.
Çok ayıp!..
Ayıp da, ne fark ediyor ki!..
Montaj değil, gerçek
Yarınki seçimi “Kandil Kılıçdaroğlu’nu destekliyor” propagandasına oturtuyor. Günlerdir, kendisinin itiraf ettiği gibi, montaj bir videoyu miting meydanlarına taşıyor.
Oysa...
On üç yıl geriye gidersek, montaj olmayan olaylar dizisi kimin Kandil’le ve Öcalan’la beraber olduğunu gösteriyor. Bunun için gazete arşivlerine bakmak yetiyor.
Oslo adımı
“Çözüm süreci” Norveç’in başkenti Oslo’da başlıyor, MİT ile PKK’nın Avrupa sorumluları arasındaki görüşmelerle.
Erdoğan önce yalanlıyor, görüşmeleri yazan ve söyleyenleri yalancılıkla suçluyor, sonradan “görüşme emrini ben verdim” diyor.
Bu durumda kim Kandil’le ve PKK ile beraber?..
19 Ekim 2009’da çözüm süreci çerçevesinde 34 PKK’lı Habur sınır kapısından Türkiye’ye giriyor, orada seyyar mahkeme kurularak, hepsi serbest bırakılıyor. Bazıları sonradan tutuklanıyor.
Çelişkili adımlar
Bir yandan TRT’ye bağlı Kürtçe TV kuruluyor, hapisteki eski Kürt milletvekilleri tahliye ediliyor, bir yandan o tarihteki Kürtlerin partisi Demokratik Toplum Partisi kapatılıyor.
28 Aralık 2012’de Erdoğan açıklıyor:
“MİT ile Öcalan Kürt Sorununa çözüm için görüşüyor”.
Ardından, Erdoğan’ın bilgisi dahilinde, bazı Kürt milletvekilleri, Selahattin Demirtaş, Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, İdris Balüken, Altan Tan, Aysel Tuğluk, Ahmet Türk İmralı’ya bir kaç kez giderek, Öcalan’la görüşüyor.
O görüşmelerden biri basına sızıyor, 28 Şubat 2013 günkü Milliyet’te Namık Durukan’ın haberine göre Öcalan:
“Ne ev hapsi, ne de af. Bunlara gerek kalmayacak. Hepimiz özgür olacağız”.
Erdoğan bu haberin sızması karşısında küplere biniyor, “batsın sizin gazeteciliğiniz” diyerek, bir anlamda yazılanları doğruluyor.
Kılıçdaroğlu’nu montaj kasetle suçluyor ya, Kandil ve Öcalan’la kim görüşüyor?..
Nevruz ve Meclis
21 Mart 2013, Nevruz o dönemin çarpıcı anlarından biri.
O gün Diyarbakır’da TRT’den canlı yayınlanan bir mektup okunuyor.
PKK’ya ateşkes çağrısı yapan, Kürt Sorununda çözüm adımları atıldığını belirten Öcalan imzalı bir mektup.
9 Mayıs 2013’te çözüm süreci Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yansıyor, sürecin değerlendirilmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruluyor, o komisyon iki ayda 450 sayfalık rapor hazırlıyor.
Akp ve yandaşlardan övgüler
Kandil ve İmralı seferleri devam ederken Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan:
“Çözüm sürecini Öcalan diğer Kürt aktörlerden daha iyi değerlendiriyor”.
AKP cenahında coşku ve övgüyü tutmak mümkün değil!..
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç:
“Öcalan’ı eleştirerek, onu itibarsızlaştırmak istiyorsunuz, Öcalan’a sayın demek artık suç olmaktan çıkmıştır”.
AKP milletvekili Yasin Aktay:
“Öcalan dünyanın geleceğini iyi okuyor”.
Bir başka AKP milletvekili Mehmet Metiner:
“Öcalan Türkiye’nin demokrasisine katkı sağlıyor”.
Yandaşların yandaşı, bir gazetede yazan, TRT yönetim kurulu üyesi Hilal Kaplan:
“Öcalan ölmeyi değil, yaşamayı seçti”.
Dolmabahçe Mutabakatı
Görüşme dizileri ve güzellemeler eşliğinde, çözüm sürecinin doruğu Dolmabahçe Mutabakatı.
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, AKP Grup Başkan Vekili Mahir Ünal ile HDP milletvekilleri Pervin Buldan, İdris Balüken, Sırrı Süreyya Önder’in katıldığı toplantıdan ateşkes çağrısı ile birlikte atılacak demokratik adımların takvimi ilan ediliyor.
28 Şubat 2015’te karşılıklı imzalanan, adına mutabakat denilen bu anlaşmayı, Erdoğan kabul etmediğini açıklıyor.
Yaklaşık altı yıl süren çözüm süreci ne olduğu bilinmeyen nedenlerle askıya alınıyor.
Aydınlığa çıkan
O nedenler askıda.
Ancak...
Erdoğan on beş gündür montaj bir video ile Kılıçdaroğlu’nun PKK ile birlikte olduğunu öne sürerken...
İşte, gerçek tarihin özeti.
Bir önceki seçimde:
Öcalan’ın kırmızı bültenle aranan kardeşini TRT’ye çıkararak, AKP lehine konuşturmak...
Ya da:
Kim olduğu bilinmeyen birini yine TRT’ye çıkartıp, Öcalan’dan AKP’ye destek mektubu getirdiğini öne sürmek...
Bunlar ortada iken...
Hala montaj video ile halkı kandırmaya çalışmak?..
Elbette çözüm
Altı yıl devam eden bu süreci özetlerken, Kürt Sorununa çözüm arayışını arkaya atmak, gözden çıkarmak, hiçe saymak gibi bir düşüncem elbette ve asla yok.
Anlatmak istediğim şu:
Erdoğan kara propagandayla Kılıçdaroğlu’nu Kandil’le birlikte göstermek isterken...
Altı yıl boyunca Kandil ve İmralı ile kendisi görüşüyor.
Hatta ve bana kalırsa...
O görüşmeler keşke olumlu sonuçlanmış olsaydı!..
Kurgu yapım videolarla Kılıçdaroğlu’nu suçlarken, aslında kendisini suçlamış oluyor.
Yarın oy verirken, bunları ve Erdoğan kazanırsa, hepimizi bekleyen ekonomik felaketi unutmayın!..
|
Yalçın Doğan kimdir? Yalçın Doğan, 1965 yılında Alman Lisesi'ni, 1969'da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Gazeteciliğe 1973 yılında Cumhuriyet'te ekonomi muhabiri olarak başladı. 1981 yılında Cumhuriyet Ankara Temsilciliğine atandı. 1989'da köşe yazarı olarak geçtiği Milliyet'te önce Yayın Koordinatörü, 1999'da Genel Yayın Yönetmeni görevlerini üstlendi. 2003'te Hürriyet Gazetesi'nde sürdürdüğü köşe yazarlığı 2015 yılında sona erdi. O tarihten bu yana T24'te köşe yazarlığına devam ediyor. Türk Dil Kurumu, Sedat Simavi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'in çeşitli ödülleri yanında, 2014'te yılın en iyi köşe yazarı, Halk TV'nin 'Kırılmayan Kalemler' ödülünü kazanan gazeteciler arasında yer aldı. Her biri özgün araştırma içeren IMF Kıskacında Türkiye, Dar Sokakta Siyaset, Fenerbahçe Cumhuriyeti, Savrulanlar kitapları ile anılarını derlediği Sussam Susulmaz Yazmasam Olmaz kitaplarını yazdı. Ayrıca, Komünist Enternasyonelde Faşizmin Tahlili başlığı ile yayımlanan Almanca'dan yaptığı bir çevirisi bulunmaktadır. Almanca ve İngilizce bilir. |


