06 Ağustos 2022

KPSS: Devleti ele geçirme savaşı

FETÖ'den ağzı yanan AKP neden hâlâ cemaatlerle iş tutuyor?

"Efendi Hazretleri Rabbim sana rahmet eylesin, Habibine komşu eylesin, gül yüzlü efendim."

Bir süre önce ölen İsmailağa Cemaati liderinin ardından atılan bu tweet ÖSYM Başkanlığına birkaç gün önce atanan Prof. Bayram Ali Ersoy'a ait. (Dün Sözcü Gazetesinde, Deniz Ayhan'ın haberi).

Bayram Ali Ersoy matematikçi, yani pozitif bir bilim dalında profesör. Buna rağmen, "bir cemaat sempatizanı!.."

Bir cemaate sempatizan ya da üye olmak o kişiye ne kazandırıyor?..

Sadece dini bir bağlılık mı yoksa, bir cemaat içinde olmak belli avantajlar, belli çıkarlar mı kazandırıyor?.. En başta da, maddi çıkarlar elbette.

Örneğin, ÖSYM Başkanlığı cemaatin sağladığı bir avantaj mı?..

Önceki yıllarda ÖSYM Başkanı olan Prof. Ali Demir makine mühendisi, o da yine cemaat bağlantısından, "FETÖ'cülükten yargılanıyor." 18 yıl hapis istemiyle. 2010 ile 2015 arasında sınav sorularının çalınmasından sorumlu tutuluyor.

Eski ÖSYM Başkanlarından Ünal Yarımağan 2010 yılında KPSS'de usulsüzlük iddiasıyla yine yargı önüne çıkıyor.

KPSS'de usulsüzlük iddiasıyla görevden alınan Prof. Halis Aygün de, matematikçi, organik bağı olmamasına rağmen, MHP eğilimli. Bunu gizlemiyor.

"Türkçülük, dilde, işte, fikirde birliktir. Tanrı Dağlarından esen yeldir" diye attığı tweet var.

Usulsüzlük şu anda soruşturma aşamasında. Halis Aygün de yargılanır mı, şu anda bilinmiyor.

Bol bol yolsuzluk

ÖSYM'nin çeşitli sınavlarında zaman zaman usulsüzlükler neredeyse kural haline geliyor.

2009'da Polis Meslek Yüksek Okulları öğrenci adaylığı sınavı kopya iddiasıyla iptal ediliyor. Yenilenen sınava tekrar FETÖ gölgesi düşüyor.

2010 yılında KPSS soruları çalınıyor, sınav iptal ediliyor.

2011 yılında Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denkliği Seviye Tespit Sınavı usulsüzlük nedeniyle yenileniyor.

Genel kültür, yetenek, eğitim bilimleri sınavları yanı sıra, 2012 Adli Yargı Hakim ve Savcı Seçme Sınavı hakkında yine dava açılıyor.

2014 yılında Lisans Yerleştirme Sınav hakkında yine soruşturma açılıyor.

Her yere uzanmak

Üniversiteye girecek öğrencilerden polis adaylarına, hakim ve savcı adaylarından çeşitli eğitim, bilim sınavlarına kadar ÖSYM sınavlarına usulsüzlük neden bu ölçüde bulaşıyor?..

Çok basit:

"Cemaatlerin devleti ele geçirme savaşı!.."

Bu savaş AKP döneminde tepe noktasına ulaşıyor. Çünkü, AKP ile cemaatler iç içe.

Sözde FETÖ tasfiye ediliyor ama, uzantılarının hala devlette ve siyaset sahnesinde boy gösterdiğine kuşku yok.

FETÖ dışında, başka cemaatler de devlette söz sahibi olmak peşinde. Sınavlar devlette kapıları açan yolların başında geliyor.

O nedenle sorular da çalınıyor, her türlü yolsuzluk da, burada yaşanıyor.

Erdoğan cenaze töreninde

Burada dikkat çeken olay AKP'nin politikası:

"Bir cemaatten ötekine uzanan ilişkiler ağı..."

Geçenlerde ölen İsmailağa Cemaatinin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu'nun cenazesini hatırlayın.

"Tayyip Erdoğan o cenazeye katılıyor."

Bugün ne oluyor?..

İsmailağa Cemaatinin ölen liderine övgüler düzen bir matematik profesörü ÖSYM'nin başkanlığına atanıyor.

SÖZLÜ SINAVLAR

Sözlü sınavlar

Devleti ele geçirme savaşı sadece yazılı sınavlarla sınırlı değil.

Soruları çalmak, sızdırmak yetmiyor.

Ardından cemaatten olmayanların tasfiyeleri "mülakat" denilen sözlü sınavlarla gerçekleşiyor.

O mülakatlarda yöneltilen sorular, sınavı yapan üyelerin tavrı zaten her şeyi açıklıyor.

Hâlâ cemaatler

Sınavların ve bağımsız atamaların ışığında, devlette bugün bir araştırma yapılsa, nasıl bir sonuç çıkabilir?..

"- Devlette kimler hangi cemaatten?..

- Devlette hangi cemaatin ağırlığı var?.."

FETÖ'den ağzı yanan AKP neden hâlâ cemaatlerle iş tutuyor?

AKP cemaatlerden kolay kolay vazgeçemiyor, vazgeçmiyor, çünkü onlarla ilişkisi sayesinde bugünlere geliyor.

Ve iş şirazesinden çıkıyor.

"Cemaat savaşları arasında kalan AKP, bir de bu nedenle zayıf düşüyor."

Çünkü, milyonlarca gencin ya da polis ve savcı adaylığı gibi çeşitli mesleklerden gelen insanların hayatı cemaat oyunlarına kurban giderken, sorumlu elbette, o cemaatlere yol veren AKP iktidarı.

Yalçın Doğan kimdir?

Yalçın Doğan, 1965 yılında Alman Lisesi’ni, 1969’da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.

Gazeteciliğe 1973 yılında Cumhuriyet’te ekonomi muhabiri olarak başladı. 1981 yılında Cumhuriyet Ankara Temsilciliğine atandı.

1989’da köşe yazarı olarak geçtiği Milliyet’te önce Yayın Koordinatörü, 1999’da Genel Yayın Yönetmeni görevlerini üstlendi. 2003’te Hürriyet Gazetesi’nde sürdürdüğü köşe yazarlığı 2015 yılında sona erdi. O tarihten bu yana T24’te köşe yazarlığına devam ediyor.

Türk Dil Kurumu, Sedat Simavi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’in çeşitli ödülleri yanında, 2014’te yılın en iyi köşe yazarı, Halk TV’nin ‘Kırılmayan Kalemler’ ödülünü kazanan gazeteciler arasında yer aldı.

Her biri özgün araştırma içeren IMF Kıskacında Türkiye, Dar Sokakta Siyaset, Fenerbahçe Cumhuriyeti, Savrulanlar kitapları ile anılarını derlediği Sussam Susulmaz Yazmasam Olmaz kitaplarını yazdı. Ayrıca, Komünist Enternasyonelde Faşizmin Tahlili başlığı ile yayımlanan Almanca’dan yaptığı bir çevirisi bulunmaktadır. Almanca ve İngilizce bilir.

Yazarın Diğer Yazıları

Hamburg'da savcı var, Washington'da savcı var

"Hukukun üstünlüğünü, hak ve adaleti... Ekmeği, suyu arar gibi, arıyorum."

M. A. Çelebi: Tweetlerini değil, kendisini siliyor

Ne ederse etsin, siyasi hayatını perişan ediyor

14 Mayıs 2023: “Izdırap tünelinde” son

Muhalefetin erken seçim çağrısı var. 14 Mayıs 2023 şu anda kulislerde dolaşan bir tahmin. Ama, eğer olursa... “14 Mayıs 2023 yirmi yıllık ızdırap tünelinin, bir daha asla geri gelmemek üzere, sonlanacağı bir tarih”.