Birinci elden Kürt sorunu: Kırık “Ayna/Heli” ile buraya kadar!..
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Birinci elden Kürt sorunu: Kırık “Ayna/Heli” ile buraya kadar!..

Ahmet Şık’ın kitabı “Ayna”, Kürtçesi “Heli” diyerek, Kürt Sorunu’na “ayna” tutuyor. Kitap kapağında ayna kırık çizilmiş, tek başına o kırıklık simgesi bile, çözüm sürecinde bulunduğumuz yeri yeteri kadar anlatıyor

Birinci elden Kürt sorunu: Kırık “Ayna/Heli” ile buraya kadar!..

“Tayyip Erdoğan’ın Kürt meselesine yaklaşımı sorunu çözmekten ziyade, dönemin koşullarına göre, iktidarının sürekliliğini sağlamaya yönelik stratejik araçtan başka bir şey değil.

(...)Barış ve demokratikleşme iddiası taşımayan yeni süreçte iktidar Kürt meselesini kendi siyasal geleceği ve uluslararası güçlerin bölgesel planlamalarına göre yönetmekte ısrar ediyor. 

(...) Kürt Sorununda bu sürecin gerçek çözümden çok, gerilim düşürmeye dönük teknik düzenlemeler olarak kalacağı aşikar. (Ahmet Şık, Ayna / Heli, s.590 - 593).

Kürt Sorunu ile ilgili bizde ve yurt dışında yüz yılı aşkın süredir çeşitli dillerde sayısız araştırma ve kitap yayınlanıyor. Ancak, gerek 2013’teki girişim, gerekse Ağustos 2025’te Meclis’te kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” ya da halk arasındaki deyimle “Terörsüz Türkiye Komisyonu” çalışmalarıyla birlikte, birinci elden kapsamlı bir çalışma bugüne kadar pek yok.

Ahmet Şık yazdı

Bu boşluğu TİP Milletvekili, gazeteci arkadaşımız Ahmet Şık dolduruyor.

Ahmet’in son kitabı “Ayna / Heli, Kürt Meselesi: Kimlik İnkarı, Devlet Zihniyeti ve Yurttaşlık Krizi” başlığını taşıyor.

Ahmet Şık kitabın önsözünde:

“Ayna yalansızdır, varlık nedeni budur, ne varsa onu gösterir, kendisine bakanın, kendisini bilmesini, tanımasını, gerçek olanı görmesini sağlar”.

Evet, kitap bunu sağlıyor!.. Bir hesaplaşma olmak üzere.

“Ayna / Heli” Osmanlı öncesini özetliyor, Osmanlı dönemini anlatıyor, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’ten günümüze kadar gelen Kürt Sorunu’nu ele alıyor. Tarihsel açıdan doyurucu, bugüne ışık tutan derli toplu bir başvuru kitabı.

600 sayfalık kitabın üçte ikisi 2002’ye kadar gelen tarihi, üçte biri de, yaklaşık iki yüz sayfa, 2002’den sonra AKP dönemini aktarıyor.

Kitabın önemli yönlerinden biri şu.

Ahmet Şık Meclis’teki “Terörsüz Türkiye Komisyonu” üyesi. Komisyonun kurulduğu geçen Ağustos’tan bu yana toplantılara katılıyor. Tartışmalara tanık oluyor, basına kapalı, devletin güvenlik birimlerinin ve Dışişleri’nin sunduğu bilgileri dinliyor. Bunların ışığında bu kitabı yazıyor.

O nedenle kitap “birinci elden kapsamlı bir çalışma” niteliğinde.

İyimser değil

Ahmet Şık “Kürt Sorunu çözümünde bugün neredeyiz, ne olup bitiyor, nereye evriliyor” sorularına yanıt arıyor.

Yazının girişinde bazı alıntılarını yaptığım gibi, çözüm için pek umutlu değil. Sadece edindiği izlenimlerden değil, son yirmi dört yılda AKP iktidarında yaşanan olayları hatırlatarak ve yorumlayarak bu görüşe geliyor. Bunun asıl nedeni belli:

Tayyip Erdoğan’ın çizdiği zikzaklar, birbirine ters politikalar.

Erdoğan’ın gözünde Kürt Sorunu bazen “güvenlikçi devlet söylemini aşmayan, terör olgusu” bazen “insan hakları ve demokratikleşme ekseninde bölgedeki oy potansiyelini değerlendirme” bazen de “yabancı güçlerin planları ve Suriye’deki gibi, bölgesel değişimlerin etkisi”  ile farklı yönlerde gelişiyor. Bazen de, “Kürt meselesi benim sorunumdur” gibi, benimseyen ifadeler. (A.g.k., s. 570 - 585).

Bu arada DEM’li belediyelere kayyımlar atanıyor, milletvekili iseler, dokunulmazlıkları kaldırılıyor, önde gelen partililer hapse atılıyor. Selahattin Demirtaş örneğinde olduğu gibi, AİHM kararına rağmen, serbest bırakılmıyor.

Kapaktaki simge

21 toplantı, 58 oturumda 135 kişiyi dinledikten sonra, partilerin görüşlerini de alarak, yazılan ortak komisyon raporu tam hayal kırıklığı.

Kürt Sorunu’nu çözmek için oluşturulan komisyon raporunda Kürt Sorunu’nun adı dahi geçmiyor.

Demokratikleşme zaten Kaf Dağı’nın ardında!..

Ara sıra Devlet Bahçeli’nin orijinal çıkışları, ona destek veren DEM’liler, ardından siyasi polemikler de olmasa, Kürt Sorunu ile ilgili bir süreç, bir komisyon mu var, diye sormak gerekiyor.

Ahmet Şık’ın kitabı “Ayna”, Kürtçesi “Heli” diyerek, Kürt Sorunu’na “ayna” tutuyor. Kitap kapağında ayna kırık çizilmiş, tek başına o kırıklık simgesi bile, çözüm sürecinde bulunduğumuz yeri yeteri kadar anlatıyor.

Son yıllarda bu alanda yazılan en iyi kitap.

İlgili İçerikler