AKP’ye çözüm testi: Demirtaş’ın AİHM kararında DEM nerede?
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

AKP’ye çözüm testi: Demirtaş’ın AİHM kararında DEM nerede?

DEM Parti, Demirtaş’ın tahliyesi için AKP’yi ısrarla sıkıştıracak ve tavrını görecek!.. Yoksa, “doğru, karar kesinleşmedi” diyerek, kulağının üstüne mi yatacak?

AKP’ye çözüm testi: Demirtaş’ın AİHM kararında DEM nerede?

Demokrasinin çöpe atılma girişiminin fiilen başladığı tarih belli:

2010 Anayasa referandumu.

O anayasa değişikliğinde 12 Eylül cuntacılarının yargılanması maddesini ekleyerek AKP geniş bir kitlenin gözünü boyuyor. Askeri yargı organlarının işleyişinin “askeri hizmetlere göre düzenleneceği” bölümünü de Anayasa’dan çıkartarak, “askeri vesayete son veriyoruz” cakasını satıyor.

Ama...

Aynı referandumda yüksek yargı organları ile adaletin işlemesinde temel işleve sahip Hakim ve Savcılar Kurulu üyelerinin belirlenmesinde Cumhurbaşkanına geniş yetkiler tanınıyor. Bugün her an tanık olduğumuz yargının bağımsızlığının ortadan kalkmasında taşlar böyle döşeniyor. Kuvvetler ayrılığı fiilen sona eriyor.

DEM ve Anayasa değişikliği

2010’da askeri vesayetin kalkması bahanesi...

Bugün Kürt sorununun çözümü ve demokrasi tezi...

AKP’nin öncülüğünde Meclis’te kurulmak istenen komisyon Kürt sorununu çözmeye çalışırken, o çözümü yeni bir anayasa ile bütünleştirmek amacında.

DEM Eş Başkanı Tuncer Bakırhan en son T24’te Gökçer Tahincioğlu ile Ceren Başar’ın sorularını yanıtlarken:

“Anayasa değişikliğinde Kürt sorununu çözümü yoksa, kadın yoksa, Alevilerin eşit yurttaşlık hakları yoksa, ekonomide adalet yoksa, doğa kırımı devam ediyorsa, kim buna evet der?.. DEM buna evet der mi?.. Bizde gizli kapaklı iş yok, arkadan iş yürütmek, toplumdan kaçırmak yok”.

Bu sözlerin lafta kalmasını önleyecek, AKP’nin samimiyetini test edecek bir fırsat var DEM’in önünde:

Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ’ın tutukluluğuna son veren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararının uygulanması.

AİHM ve Demirtaş

AİHM geçen hafta üçüncü kez Demirtaş’ın tahliyesine karar veriyor.

Ankara’daki ağır ceza mahkemesi “karar henüz kesinleşmedi” gerekçesiyle, tahliye kararını bir kez daha uygulamıyor.

Soru şu:

Mahkemenin dediği gibi, AİHM’in tahliye kararı gerçekten kesinleşmedi mi?..

Tahliye şart

Şöyle bir durum var.

Taraflardan birinin karara üç ay içinde Büyük Daire’de itiraz hakkı var. O süre içinde karar kesin değil.

Ancak...

Bu AİHM Sözleşmesi’nin 5/1 ve 18. maddeleri çerçevesinde verilen kararlar için geçerli değil.

AİHM’de on yıl yargıçlık görevinde bulunmuş Rıza Türmen’in görüşü konuya ışık tutuyor:

“Sözleşmenin 5/1 maddesi tutuklamanın makul şüpheye dayanmasını öngörüyor. 18 maddesi ise temel hak ve özgürlüklerin meşru olmayan nedenlerle sınırlandırılmasını yasaklıyor.

Kararın kesinleşmemiş olmasına rağmen, AİHM Sözleşmesi’ne göre, 5/1 ve 18. maddeler ihlal edildiği için Demirtaş’ın derhal tahliyesi gerekmektedir”. (Rıza Türmen, AİHM’in Demirtaş Kararı, 14 Temmuz 2025, T24).

AİHM’in benzer bir kararı Osman Kavala ile ilgili, Kavala da 5/1 ve 18. madde ihlallerinden dolayı derhal tahliye edilmesi gerekirken, edilmiyor!..

Görev DEM’e düşüyor

Demek ki, AİHM kararı kesin ve Demirtaş tahliye edilmeli.

AİHM’in bu kararının başka ülkelerle ilgili pek çok benzer örneği var, hepsi tahliye ile sonuçlanıyor.

AKP yeni anayasanın demokratik niteliğinde ne ölçüde iyi niyetli?..

Ne ölçüde Kürt sorununu çözmek için komisyon kuruyor?..

Ya da ne ölçüde farklı bir amacı var?..

Bunu test etmek çok kolay.

DEM Demirtaş’ın tahliyesi için AKP’yi ısrarla sıkıştıracak ve tavrını görecek!..

Yoksa, “doğru, karar kesinleşmedi” diyerek, kulağının üstüne mi yatacak?..

Bakırhan ve Demirtaş

AİHM’in Demirtaş kararı sonrasında Tuncer Bakırhan:

“AİHM’in son kararından sonra Selahattin Demirtaş’ın ve Figen Yüksekdağ’ın hapiste kalması her saniye suçtur. Hem dokuz yıl yatıracaksın, hem AİHM defalarca ihlal kararı verecek ve bunu sürecin gidişatına göre değerlendireceksin, bu doğru değil. Arkadaşlarımızın bu saniye serbest bırakılması gerekiyor."

Gerekiyor da DEM ve Bakırhan bu konuyu sürecin önemli bir parçasına neden dönüştürmüyor?..

2010’da “askeri vesayeti kaldırıyorum” diyerek, otoriter yönetime adım atan AKP, şimdi de “Kürt sorunun çözüyorum” diyerek, anayasa değişikliğinde başka bir amaç mı hesaplıyor?..

Gerçekten Kürt sorunu çözümü için ise AİHM kararlarını uygulayarak Demirtaş ile Yüksekdağ’ı, demokraside samimi ise de Osman Kavala’yı serbest bırakması gerekiyor.

İlgili İçerikler