Banka kredilerini kapatmak yetiyor mu?
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Banka kredilerini kapatmak yetiyor mu?

Kulübün sırtındaki borç yükü halâ çok yüksek ve bu yükün sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Bu bağlamda kulüp için yapısal dönüşüm ihtiyacı halâ masada duruyor

Banka kredilerini kapatmak yetiyor mu?

23 Temmuz 2025 Galatasaray çok önemli tutarda faiz gideri ödediği mali yükten kurtulabilmek için nihayet banka kredilerini kapatma çabalarında başarıya ulaştı. Konuya ilişkin kulüpten aşağıdaki açıklama yapıldı.

"T.C. Ziraat Bankası A.Ş ve Denizbank A.Ş.'den oluşan konsorsiyum ile Şirketimiz arasında 03/2021 döneminde imzalanmış, 05/2021 döneminde ve 02/2023 döneminde yeniden yapılandırılarak vadesi 05/2030 dönemine kadar uzatılan, kamuoyunda Bankalar Birliği yapılandırması olarak bilinen kredi anlaşması kapsamında, Şirketimizin kullanmış olduğu tüm krediler ve bu kredilere ilişkin faizler tamamen kapatılmıştır."

Galatasaray Mart 2021’de Bankalar Birliği konsorsiyumu aracılığıyla borçlarını 3.8 milyar TL kredi borcunu yapılandırmıştı. Yapılandırmanın gerçekleştiği tarihte kredinin faiz oranı TL REF+1,5 olarak belirlenmişti. O günkü koşullarda TL REF+1,5 olmak üzere kredi maliyeti  % 20,5’a gelmekteydi. Ancak, zamanla TL REF oranları % 50’ye kadar yükseldi. Bu da kulüplerin faiz giderlerini önemli ölçüde artırmıştı. Faiz oranlardaki bu artış nedeniyle Galatasaray ‘ın gelirlerinin önemli bir kısmı faiz ödemelerine gitmeye başlamıştı. Nitekim, 28.02.2025 itibariyle kulübün finansman giderleri 1.6 milyar TL olarak gerçekleşti. Artan faiz maliyetleri, kulübün banka kredilerinden kurtuluşu için yönetim arayışlarını hızlandırdı.

Faiz yükünden kurtulabilmek için  kredi kapama arayışlarını artıran Galatasaray, bu amaçla özellikle bedelli sermaye artırımlarına başladı ve 17.8.2023’te % 100 bedelli sermaye artırımı; 30.12.2024’te % 400 ve Temmuz 2025’te de % 150 bedelli sermaye artırımına yöneldi. Bu bedelli sermaye artırımlarıyla ağır finansman yükünden kurtulmak isteyen Galatasaray, halka arz olduğu Şubat 2002’den bu yana 6 kez bedelli sermaye artırımına giderek, toplam 13,1 milyar TL yeni kaynak girişi sağladı.

Bedelli sermaye artırımından gelen bedeller ile bir yandan negatif özkaynaklar artıya geçirilmeye çalışılırken, diğer taraftan da kredi kapamaları gerçekleştirildi.  Bu bağlamda Galatasaray 2021’deki borç yapılandırmadaki 3.8 milyar TL’lık kredi bakiyesini, 31.5.2024’e kadar 2.8 milyar TL’na kadar düşürdü.  Sarı kırmızılı yönetim 28.02.2025’te ise kredi bakiyesini 1.4 milyar TL’na kadar geriletti. En sonunda Temmuz 2025’te de banka kredileri tamamen kapatıldı.

Sonuç itibariyle, Galatasaray banka kredilerini kapattı. Bu durum Galatasaray’ı önemli bir finansal yükten kurtardı. Finansal anlamda bir rahatlama ve nefeslenme olanağı sağladı. Ancak, diğer taraftan kulüp borçlu yapısı hala yüksek devam ediyor. Banka kredileri kapaması sonrası kulübün toplam yükümlülüğü 12 milyar 468 milyon TL’na gerilerken, bu yükümlülüklerin bilanço içindeki payı % 69 gibi hala yüksek bir düzeyde bulunuyor. Yani, banka kredileri kapatılmış olsa bile üçüncü kişilere olan borçlar, derneğe olan borçlar, yasal yükümlülükler, oyunculara olan borçlar halâ yerli yerinde duruyor.

Finansal disiplini sağlamada ve sürdürülebilirliği tesis etmede, banka kredilerinin kapaması çok önemli bir işleve sahip. Ancak, kulübün mali yapısı halâ rahatlamış değil.

Bundan sonraki süreçte Galatasaray yönetimi;

-Borçlanmayı kontrol altına alacak mali disiplini sağlamaz,

-Finansal sürdürülebilirlik ilkesini temel strateji olarak benimsemez,

-Borç ve zarar üreten finansal yapıyı sağlıklı ve sürdürülebilir bir mali yapıya dönüştüremez ise,

Kredi kapamaları sadece günü kurtaran bir çözüm olarak kalabilir.

Sarı kırmızılılar yüksek faizli banka kredilerinden kurtularak, önemli bir finansal prangayı çözmüş oldu. Bu, kulübe önemli bir finansal hareket alanı sağlıyor ve nefes alma olanağı veriyor. Ne var ki, finansal istikrara giden yol henüz bitmiş değil. Bunu unutmamak lazım. Kulübün sırtındaki borç yükü halâ çok yüksek ve bu yükün sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Bu bağlamda kulüp için yapısal dönüşüm ihtiyacı halâ masada duruyor. 

Kalıcı finansal sağlık için sadece borç kapatmak yetmez.

Galatasaray’ın hem kasada hem de sahada kazanabilmesi için sağlıklı ve sürdürülebilir bir mali yapıyı tesis etmesi, kurumsal yönetimi güçlendirmesi gerekiyor.  

Sahadaki başarı için gereken finansal gücü istikrarlı bir şekilde yaratabilmek, ancak bu yapısal dönüşümü gerçekleştirmeye bağlı.

Diğer taraftan Galatasaray’ın kaynak yaratmak amaçlı yoğun olarak bedelli sermaye artırımlarına gitmesi de sürdürülebilir bir finansman sağlama yolu değildir.

Tuğrul Akşar kimdir?

Tuğrul Akşar 1962 yılında Niğde'de doğdu. 1988'de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun oldu. Aynı fakültenin İşletme Anabilim dalında yüksek lisansını tamamladı.

1989'dan itibaren bankacılık sektöründe yönetici olarak çalıştı.

2000 yılından itibaren "futbolun görünmeyen yüzü" olarak bilinen futbol ekonomisi, finansı, yönetimi ve felsefesi üzerine çalışmalar yaptı, makaleler yazdı, kitaplar yayımladı, üniversitelerde dersler verdi, yurt genelinde konferans ve seminerlere katıldı, radyo ve televizyon programlarına konuk oldu. Futbolun genel ekonomik, finansal ve yönetsel sorunları ve çözüm önerilerini içeren video içeriklerini paylaşmayı sürdürüyor.

Konusunda referans olan ilk kitabı "Endüstriyel Futbol" 2005 yılında yayımlandı. 2006'da Doç. Dr. Kutlu Merih ile birlikte "Futbol Ekonomisi", 2008'de "Futbol Yönetimi" adlı kitapları çıktı. 2010'da "Futbolun Ekonomi Politiği", 2013'te "Krizdeki Futbol", 2020'de de altıncı kitabı "Endüstriyel Futbolun En Üst Aşaması: Finansal Futbol" yayımlandı.

Doç. Dr. Kutlu Merih ile birlikte 2005 yılında Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi'ni kurdu.

2005 yılında Meclis Araştırma Komisyonu tarafından düzenlenen Sporda Düzensizliğin ve Şiddetin Araştırılması Raporu'nun 25 sayfalık kısmı "Endüstriyel Futbol" adlı kitabından alınan Akşar, 2011yılında davet üzerine TBMM Araştırma Komisyonu üyelerine "Türk Futbol Kulüplerinin Finansal Yeniden Yapılanması ve Yönetişimsel Sorunlarına Çözüm Önerileri" konusunda bir brifing ve rapor verdi.

Nisan 2011'de Teşvik ve Şikeyi Önleme Yasası'nın çıkmasına katkı sağladı, kulüplerin finansal yeniden yapılandırılmasına ilişkin raporunda sunduğu çok sayıda öneriye yasada yer verildi.

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği'nin (TKYD) oluşturduğu Kurumsal Yönetim ve Futbol Endüstrisi Çalışma Grubu'nda da yer alan Akşar, 2010'da yayımlanan "Kurumsal Yönetim İlkeleri Işığında Türk Futbol Kulüpleri Yönetim Rehberi"nin iki bölümünü kaleme aldı.

"Futbol Ekonomisi" ve "Futbol Yönetimi" kitapları bazı üniversitelerde seçmeli derslerde ana kaynak olarak okutulan Akşar, Türk futbolunun sorunlarına çözüm olabilecek araştırmaları yayımlama, araştırmacılara referans sağlama, futbolun entelektüel boyutuna katkıda bulunma amacıyla www. futbolekonomi.com sitesini hayata geçirdi.

Bir süre Radikal ve Cumhuriyet Spor eklerinde ve Tamsaha'da yazdı, halen Dünya gazetesinin haftalık "Ekospor" köşesinde ve Mayıs 2015'ten itibaren T24'te yazıyor.

Evli ve iki çocuk babası.

-

İlgili İçerikler