Ankara'da, çizer dostum Nezih Danyal'ın kurup yönettiği Karikatür Vakfı, 2006-2019 arası her yıl, Türkiye Barolar Birliği işbirliğiyle, Karikatürlerle İnsan Hakları üst başlığı altında, hukuk ve yargıda çeşitlenen konuların ele alındığı, karma karikatür sergileri düzenlemişti.
İnsan Hakları Haftası içinde izlenen sergilerde yer alan tüm çizimler, her yıl nefis albümlerde toplanarak yayınlanmıştı. 2015 yılının konusu Seçme ve Seçilme Hakkı idi.
Bugünlerde, ana muhalefet partisi başkanı ile bir büyük şehir belediyesi başkanı tarafından sürdürülen seçim sonuçları ve değişim tartışmasına katılma niyetiyle, o yılın albümünde yer alan yazımı, aynı başlıkla aşağıya alıyorum.
"Seçme ve Seçilme Hakkı"
"Şu biricik dünyamızdaki bir toprak parçası üstünde toplaşıp da birlikte yaşama arzu ve iradesini gösteren insancıklar, bu işi bir kurala bağlama ve uygulamayı da sorumlu birilerine yetki vererek, çözüme ulaştırma ihtiyacını duymuş olmalılar.
Böyle olunca yetki verilecek bu sorumluları seçme işi, o toplumun tüm kişileri için eşit değerde bir hak oluşturur; Seçme Hakkı!
Aynı anlamda yine bu yetki ve sorumluluğa talip olmak da, toplumdaki her kişi için bir hak olmalı ki, işler iyi yürüsün; Seçilme Hakkı!
Bu iki hak birbirini tamamlar.
Sorumluluğa talip olanlar birden fazla ise ki çoğunlukla öyledir. O zaman seçme hakkına sahip olan kalabalıklar, bu haklarını kullanır ve taliplerden birilerini bir süreliğine seçer ve onlara yetki verirler; Demokrasi derler buna.
Çok mu iyi niyetliyim?
Burada anlatılanın, iki de istisnası bulunur;
Ben bu yetkiyi babamdan aldım, seçime ne gerek, diyen varsa… Kral derler ona.
Diğeri, madem beni seçtiniz, ben de bu yetkiyi sonuna kadar kullanmaya kendim karar verdim, kendi kuralımı koydum o kadar, diyen varsa... Diktatör derler ona.
Yoksa iyi niyetli değil miyim?" (2015)
------0------


