Georg Baselitz Venedik’te: “Bu sergi son altmış yılımın özeti”
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Georg Baselitz Venedik’te: “Bu sergi son altmış yılımın özeti”

Sanatçı 1960-65 yıllarında Rus iç savaşı öykülerinden esinlenerek romanlardan ilham alan ‘Kahramanlar’ dizisi yapmış. Ama o kahramanlar gerçeğe ve modele dayanmayan figürlermiş. Bu sergideki Altın Kahramanlar ise ya eşi Elke ya da kendisi

Georg Baselitz Venedik’te: “Bu sergi son altmış yılımın özeti”

61. Venedik Bienali sırasında bütün kent, bienale paralel ünlü sanatçıların sergileriyle bezenmişti. İnsanlar o koşuşturmalı geçen kısacık dönemde neyi önce neyi sonra görecekleri derdine düşmüştü. Geçenlerde burada hem Türkiye Pavyon’undaki Nilbar Güreş sergisini hem de Hint-İngiliz sanatçı Anish Kapoor’un palazzo’su Manfrin’deki sergi açılışını yazmıştım Venedik Sanat Bienali kapsamında. Alman sanatçı Georg Baselitz’in de ölümünden sadece 6 gün sonra açılan o güzel sergisini yazmadan geçemeyeceğim. Nasıl olsa Venedik Bienali kapanışına epey zaman var, 22 Kasım’a kadar.

Georg Baselitz’in ‘Eroi-d’Oro-Heroes of Gold’ (Altın Kahramanlar) başlıklı, tamamı yeni işlerinden oluşan sergisi San Marco Meydanı’dan tek Vaporetto durağı mesafesindeki San Giorgio Maggiore Adası’nda Fondazione Giorgio Cini’nin mekânında. Sergi küratörü Fondazione Giorgio Cini Sanat Tarihi Enstitüsü Direktörü Luca Massimo Barbero, destekleyen ise galerisi ise Thaddaeus Ropac.

Baselitz, 1938 yılında Saksonya Deutschbaselitz’de doğdu. Doğduğunda ailesi Hans Georg Kern adını verdi. Önce Nazi Almanya’sında daha sonra Doğu Almanya’da büyüdü. 1957’de Batı Almanya’ya taşındı, tam da 1961’de Berlin Duvarı örülmeden önce, yoksa zor olabilirdi. Daha sonra da bizim onu tanıdığımız ismi, doğduğu yere referansla Georg Baselitz adını aldı.

Küratörü Luca Massimo Barbero’nun sözleriyle; “Kopuşa, yerinden edilmeye, ve süreksizliğe duyduğu hassasiyet, yaşamı boyunca onunla kaldı.”

Georg Baselitz atölyesinde...

Georg Baselitz’in kendi sözlerini okuyoruz: “Geriye dönüp baktığımda uzun bir biyografim olduğunu görüyorum. Demek istediğim, 60 yılı aşkın bir süre boyunca inanılmaz derecede çok sayıda resim yaptım. Şimdi, resim üretimimin aşağı yukarı sonuna gelmişken, bir tür sonuca varmam gerektiğini düşündüm. Başka bir deyişle, yıllar boyunca yaptığım resimlerin bir özeti bu sergi.”

Baselitz, 61. Venedik Uluslararası Sanat Bienali’nin açılışından çok kısa bir süre önce 30 Nisan 2026’da, sergisinin son hazırlıkları yapılırken 88 yaşında vefat ettti. Fondazione Georgio Cini, “Büyük sanatçının vefat haberini derin bir üzüntüyle öğrendik” diye bildirdi.

Türk sanatseverler 2024 yılında Sakıp Sabancı Müzesi’nde açılan ‘Son On Yılım’ sergisinde Georg Baselitz’in işlerini görmüştü.

Venedik’teki sergide, sanatçının önceden kaydedilmiş uzun uzun bir röportajı vardı ekranda, vefatından çok kısa bir süre önce sergisini anlattığı. İlgiyle izledim.

Sanatçı 1960-65 yıllarında Rus iç savaşı öykülerinden esinlenerek romanlardan ilham alan ‘Kahramanlar’ dizisi yapmış. Ama o kahramanlar gerçeğe ve modele dayanmayan figürlermiş. Bu sergideki Altın Kahramanlar ise ya eşi Elke ya da kendisi. Sanatçı röportajında sergisinin açılışına katılamayacağı için önce izleyiciden özür diliyor sonra da bu sergiyle geriye dönüp yaşam boyu süren üretimine bakıyor, pratiğinin doruk noktasına çıkarken bir bilanço çıkardığını söylüyor.

Kanvaslar yere serili, sanatçı tekerlekli iskemlesinde tuvallerin zeminini altın rengine boyuyor. Zemin altın ve üzerindeki ince çizgiler siyah ve belirgin. Oysa o zamana kadar yaptığı altınlı resimlerinin hiçbiri altın zeminli değildi. Altın ya arka planda ya da kendi uyguladığı altın varaklarla bezeli idi. Ancak üzerindeki boya yoğundu. “Buradaki farklı, belirli bir sertlik ve aynı zamanda belirli bir yalnızlık var. Altın mekânı, gölgeleri, mekansallığı emer” diyor Baselitz. Venedikte gösterilen bu yeni seri Bizans sanat geleneğinde olan altını kullanıyor. 3 metreye 2 metre boyutlarındaki dev tabloların bir yerlerinde sanatçının ‘yanlış yerdeki de Kooning’ diye adlandırdığı Willem de Kooning renkleriyle yapılmış fırça ve palet bıçağıyla gerçekleştirilen rastlantısal darbeler var. Modern Ortaçağ ikonaları gibi. İncecik Elka ve Georg figürleri biraz hayaletimsi gibi ve elbette 1969’dan beri uyguladığı sanat pratiği çerçevesinde başaşağı. Sanat tarihinde neo-ekspresyonist, soyut dışavucumcu gibi etiketlerle tanımlanan Bazelitz bununla belki de ‘yukarıdaki gökyüzü ile aşağıdaki toprak’ kuralını yani hiyerarşiyi yıkmayı, hem figürü kullanmak hem de karşısında durmayı vurgulayarak eserlerini soyutlaştırmak istiyordu. Figürü hiçbir zaman terketmeden ona yeni bir boyut kazandırmak belki de.

Sanatçı bu serginin adeta son sergisi olacağını biliyordu. O yüzden sergiyi bize kendi ağzından anlatan videosunda “Üzgünüm, Venedik’teki sergime katılamıyorum... bu resimleri yapmaya iki yıl önce başladım ve son 60 yılımın özeti olmasını diliyorum” diyordu. Georg Baselitz’in 88 yaşında; “Artık ressam olarak faaliyetimin aşağı yukarı sonuna geldiğime göre, bir tür sonuca varmanın zamanı geldiğini düşündüm” dediği Venedik San Giorgio Maggiore Adası, Fondazione Giorgio Cini’deki ‘Eroi d’Oro’ sergisi 27Eylül 2026 tarihine kadar açık.

İlgili İçerikler