Bir ağıt, bir dünya ah!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Bir ağıt, bir dünya ah!

‘Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak...'

Bir ağıt, bir dünya ah!

Sevgili Umur Talu’nun her yazısında buram buram hissettiğimiz toplumsal duyarlılığı ile; son günlerde -yıllar da dahil- yok yere yaşatılan cinayet gibi ölümleri, bir ağıtla nasıl da anıtsal bir şiire dönüştürdüğünü okudum geçen haftaki yazısında.

Okudum dediğime bakmayın, kulaklarımdaki bir çınlama halinin garip ritmine uyan gözlerim, her bir satırda kelimelerin izini sürüp durdu.

Bir orman ağıtı’ başlığını taşıyan yazısındaki yakarış, onca yurtsever vicdanlı ve merhametli gencecik insanın kaybının acısı yerine; daha çok bir utanç duygusu bırakıyor geride...

Bir orman ağıtı!

Kötülükler ve felaketler bitmedi, kayıplar bitmedi, acılar bitmedi

İktidar, sırıta sırıta, hem de köylüler Meclis önünde açlıkla seslenirken...

Ormanları, ağaçları, canlıları...

Yok edebilmeleri için büyük şirketlere hediye ederken...

10 insan, ormanları, ağaçları, o canlıları kurtarmak için canlarını verdi.

Yaz bitmedi, kötülükler ve felaketler bitmedi, kayıplar bitmedi, acılar bitmedi; yazı burada

bitti...

Aslında o da bitmez, sürüp gidiyor, acılarla yan yana, yana yana...

Ekonomik değeri bile beş para etmeyen batasıca madencilikleri filan derken sürüp giden başta zeytin ve çam ağaçları katliamından arta kalanın da yangınlarla yok olduğu ormanlarımız, bu aç gözlülüğe, yok yok; bu alçaklığa bir tepki veriyor sanki yurdun dört yanında.

İnsanoğlunun intikam alırcasına varlık nedeni olan doğaya karşı giriştiği bu amansız sömürü, daha ne kadar sürdürülebilir bilemiyorum fakat olmakta olana da bu kadar ilgisiz ve kayıtsız kalma cehaletinden kurtulamazsak, halimiz harap!

Doğa felsefesinin filozofları, evrenin oluşumundaki ilk ve ana madde olarak deneye ve gözleme dayanan bir yaklaşımla mitolojiden ayrışırlar ve onlar için:

Su, Hava, Ateş ve Toprak; bu dört element, yaşamın, doğanın ve dengenin kendisi oluverir.

Ancak bugün için küresel iklim krizinin geldiği boyuta baktığımızda, oluşun dört temel elementinin her biri SOS veriyor ve ne yazık ki süre gelen bu durum bir başlangıçtan öte, bir çöküşü işaret ediyor. (Yok oluş diyemedim)

Yani, ‘son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak...' *

Eyvallah.


*Kızılderili Atasözü

İlgili İçerikler