İki gün önce T24’e verdiğim yazıya başlık diye “Biden Esrarı” demiştim. Obama’nın yardımcısı olan Biden’ın İsrail karşısında şu son günlerde gösterdiği politik tavırın şaşırtıcılığını belirtmeye çalışıyordum. Ama aklımdaki “esrar” yalnızca bu tavırdan ibaret değildi. Şimdi, o tavrın gerisinde yatan bir başka ihtimalden söz edeceğim.
Bunun için Biden’ın konuştuklarının aklından geçenlerin tamamı olmayabileceği varsayımı çerçevesinde konuşacağım. Böyle bir şey olabilir mi? Bence olabilir. Bunun olması, Biden’ın böyle bir düşünsel dönüşüm geçirmesinden daha şaşırtıcı değil.

Şu ihtimali düşünüyorum: Biden, Netanyahu’yu ve onun iktidarını birlikte paylaştığı kesimi kendi düşüncesine ikna edebilmek için önce kendisi onların söylediklerine ikna olmuş gibi görünmeyi bir taktik olarak benimsemiş olabilir mi? İsrail bildiğimiz gibi sürekli bir tehdit altında yaşayan bir toplum. Bunu abartıyor olabilir; bunu bir “mağduriyet” politikası için kullanıyor da olabilir. Ama bu tehdidi yoktan var etmiyor. Özellikle İsrail’in bulunduğu bölgede bir kesimin İsrail’den ölümüne nefret ettiğini biliyoruz. Bu kesimin özlediği güce sahip olabilse gözünü kırpmadan bu ülkeyi yeryüzünden kaldıracağı bir sır değil. Bu koşulların varlığını çok iyi bilen İsrail yalnız düşmanları değil, dostları karşısında da işkilli. Dolayısıyla sözgelişi Obama tavrını aynı açıklıkla devam ettiren bir ABD ve ABD Başkanı “Bu adamlar bizim güvenliğimizi gereken titizlikle korumuyorlar” değerlendirmesine yol açar. Böyle bir ruh hali de iyiden iyiye “laf dinlemez” bir İsrail oluşmasına götürecektir.
Biden, sırtı sıvazlanan bir Netanyahu’nun daha “laf dinler” bir Netanyahu olacağı hesabını yapmış olabilir. Ona kabadayılık edeceği bir alan vermek üstüne oturan bir politik yaklaşım imkanı sunmayı tercih etmiş olabilir. Bunun kendi çerçevesi içinde (yani Netanyahu’yu ve iktidarını denetim altında tutma) daha gerçekçi bir politika olduğunu da söyleyebiliriz. Ama geniş perspektif içinde baktığımda doğru bulduğumu söyleyemem. Çünkü İsrail’in “Benim her yaptığım doğrudur” der gibi bir tavırla asıp kesmesine göz yuman, izin veren bir “dostlar” halkasıyla kuşatılmış (ve korunuyor) olmasının bu bölgede kurulmasını istediğimiz barış atmosferinin, hoşgörü ortamının gerçekleşmesine katkıda bulunacağını düşünmüyorum. Öte yandan Biden’ın da önlerinde bu kadar kapı açtıktan sonra, İsrail’e “Haydi artık, bundan fazlasını beklemeyin” demesi de bir hayli zor olur sanıyorum.
Bu konuda şimdiye kadar yazdıklarımda hep söylediğim gibi, şu aşamada (epeydir “geçerli” olan aşama), İsrail’in dostu olmanın İsrail’i ciddi bir şekilde uyarmaktan geçtiğine inanıyorum. İsrail için en tehlikeli gidiş, Netanyahu zihniyetinin yaygınlaşması ve kökleşmesidir.
|
Murat Belge kimdir? 16 Mart 1943'te Ankara'da doğdu. İngiliz Erkek Lisesi'ni ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Aynı bölümde asistanlık ve doktora yaptı. 1969'da İngiltere'deki Sussex Üniversitesi'nde araştırmacı olarak bulundu. Christopher Caudwell ve Marksist estetik konulu teziyle 1980'de doçent oldu. Genç yaşlarda yaptığı William Faulkner ve James Joyce çevirilerinin yanı sıra 1964'ten itibaren Yeni Dergi, Papirüs gibi dergilerde çıkan eleştirileri, yorum yazılarıyla tanındı. Namık Kemal, Behçet Necatigil gibi yazarlar üstüne incelemeler yaptı. 1970'te Halkın Dostları Dergisi'nin kurucuları arasında yer aldı. 12 Mart 1971 muhtırasıyla başlayan darbe döneminde iki yıl cezaevinde kaldıktan sonra 1974'te üniversiteye döndü. 1975'te Birikim dergisini kurdu. 1981'de YÖK'ün kuruluşunun ardından üniversiteden istifa etti. 1983'te İletişim Yayınları'nı kurdu, 1984'te Yeni Gündem dergisini çıkartmaya başladı. Denemelerini Tarihten Güncelliğe (1983), 12 Yıl Sonra 12 Eylül (1992), Edebiyat Üstüne Yazılar (1994) kitaplarında topladı. 1980'lerde Sadık Özben mahlasıyla düzenli olarak mizah yazıları yazdı. 1991'de Helsinki Yurttaşlar Derneği, Türkiye şubesini kurdu. 1997'de profesör oldu; 1995'ten bu yana Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü'nde akademik çalışmalarını sürdürüyor. Marksist estetikten militarizme, edebiyattan yemek kültürüne, Osmanlı ve İstanbul tarihine dek birçok farklı alanda 26 tane kitabı ve çok sayıda makalesi yayımlandı. Halkın Dostları, Birikim, Yeni Dergi, Yeni Gündem, Milliyet Sanat, Papirüs dergilerinde ve Cumhuriyet, Demokrat, Milliyet, Radikal, Taraf gazetelerinde yazdı. Hale Soygazi ile evli. Kitapları - Tarihten Güncelliğe (Alan, 1983; İletişim, 1997) - Sosyalizm, Türkiye ve Gelecek (Birikim, 1989) - Marksist Estetik (BFS, 1989; Birikim, 1997) - The Blue Cruise (Boyut, 1991) - Türkiye Dünyanın Neresinde (Birikim, 1992) - 12 Yıl Sonra 12 Eylül (Birikim, 1992) - İstanbul Gezi Rehberi (Tarih Vakfı, 1993; İletişim, 2007) - Türkler ve Kürtler: Nereden Nereye? (Birikim, 1995) - Boğaziçi'nde Yalılar ve İnsanlar (İletişim, 1997) - Edebiyat Üstüne Yazılar (YKY, 1994; İletişim, 1998) - Tarih Boyunca Yemek Kültürü (İletişim, 2001), - Başka Kentler, Başka Denizler 1 (İletişim, 2002) - Yaklaştıkça Uzaklaşıyor mu: Türkiye ve Avrupa Birliği (Birikim, 2003) - Osmanlı: Kurumlar ve Kültür (Bilgi Üniversitesi, 2006) - Başka Kentler Başka Denizler 2 (İletişim, 2007) - Genesis: "Büyük Ulusal Anlatı" ve Türklerin Kökeni (İletişim, 2008) - Sanat ve Edebiyat Yazıları (İletişim, 2009) - Balkan Literatures in the Era of Nationalism (Jale Parla ile birlikte, 2009) - Sadık Özben'in Toplu Eserleri (Helikopter, 2010) - Başka Kentler, Başka Denizler 3 (İletişim, 2011) - Edebiyatta Ermeniler (İletişim, 2013) - Başka Kentler, Başka Denizler 4 (İletişim, 2014) - Militarist Modernleşme-Almanya, Japonya ve Türkiye (İletişim, 2014) - Linç Kültürünün Tarihsel Kökeni: Milliyetçilik (Agora, 2006; Berat Günçıkan ile söyleşi) - Step ve Bozkır - Rusça ve Türkçe Edebiyatta Doğu-Batı Sorunu ve Kültür (2016) - Şairaneden Şiirsele / Türkiye'de Modern Şiir (İletişim, 2018) - "Siz isterseniz…" – Popülizm Üzerine Yazılar (İletişim, 2018) - Sanat ve Edebiyat Yazıları II (İletişim, 2019) Çevirileri - Hegel Üstüne: W.T. Stace - Martin Chuzlewitt: Charles Dickens - Döşeğimde Ölürken, Ağustos Işığı, Ayı: William Faulkner - Dublinliler, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi: James Joyce - Arabadakiler, Patrick White - 1844 Elyazmaları: Karl Marx - Bir Zamanlar Europa'da, Leylak ve Bayrak: John Berger - Feodal Toplumdan Yirminci Yüzyıla: Leo Huberman - Yazıcı Bartleby: Herman Melville - Kayıp Kız: David Herbert Lawrence - Yurtsuzların Ülkesi: Dugmore Boetie - Lenin ve Felsefe: Louis Althusser (Bülent Aksoy ve Erol Tulpar ile birlikte) - Yanya Sultanı – Tepedelenli Ali Paşa: William Plomer |


