Galatasaray'ın üçüncü golü, Galatasaray'ın bu sezonki futbol anlayışının kısa ve hızlandırılmış bir özeti aslında. Toplam 49 saniye süren aksiyonlar zinciri sonucunda meydana gelen bu golde tüm bir sezon boyunca izlediğimiz birçok şey vardı: Klasik hücum setleri, topun rakibe kaptırıldığı andan itibaren rakibe yapılan baskı, rakibin hızlı hücum geçişine verilen tepki, dikine ve doğrudan futbol felsefesi ve hızlı hücum geçişleri.
Bu yazıda sadece bu golü anlatmaya ve analiz etmeye çalışacağım bol görsel eşliğinde. Bunu
yaparken de Galatasaray’ın uygulamaya çalıştığı futbol felsefesini anlatmaya çalışacağım
aslında.
Galatasaray'ın bu sezonki futbol felsefesini iyi anlamak için bu golün en başına, dakika 77,26'ya gitmek gerekiyor.
Geriden oyun kurma
Dakika 77,26. Galatasaray yarı sahasının orta çizgiye bakan bölümüne bakıyoruz. Sacha Boey taç atışı kullanıyor. Boey bu atışı geriye Victor Nelsson'a doğru kullanıyor, Nelsson da yakın mesai arkadaşı Abdülkerim Bardakcı'ya.
Bardakcı kendisine gelen topu Nelsson'a iade ediyor. Tam bu anda sahaya bir daha bakıyoruz. Gördüğümüz şu: Fenerbahçe ve Galatasaraylı futbolcular, aşağıdaki fotoğrafta da görüldüğü gibi ağırlıklı olarak sahanın Galatasaray'a göre sağ tarafına kümelenmiş durumdalar. Sahanın o bölümünde tam 17 futbolcu var. Yani kalecileri dışarıda tutarsak, sahadaki 18 futbolcudan 17'si o dar alana sıkışmış durumda.
Galatasaray'ın üçüncü golünden yaklaşık 45 saniye öncesinde sahaya bakıyoruz. Top Nelsson'un ayağında. Kalecileri dışarıda tutarsak, birisi hariç, sahadaki tüm oyuncular kırmız dikdörtgenin içinde. Bu dikdörtgenin içinde olmayan tek futbolcu ise Kâzımcan Karataş (daire içinde). Bu yerleşim Galatasaray'ın sezon boyunca gördüğümüz hücum setlerindeki yerleşim. Burada amaç rakibi bir alana yığarak boş alan yaratma, oraya da birini kaçırma. Burada boş alana kaçan oyuncu Kâzımcan Karataş. (Kaynak: www.beinsports.com.tr)
O dar alanın dışında kalmış tek futbolcu ise Galatasaray'ın sol beki Kâzımcan Karataş. Fotoğrafta da görüldüğü gibi sol elini kaldırarak koşmaya başlıyor. Amacı Nelsson'un kendisine ters top atması.
Bu köşeyi izleyenler Galatasaray'ın oyun kurulumunda sık sık kullandığı bu seti hatırlayacaklardır. Bu set futbolcuları sahanın bir bölümüne yığarak başka bir bölümde alan yaratmak, yaratılan bu boş alana da oyuncu kaçırmaya dayanıyor. Bardakcı'dan topu alan Nelsson'un ilk amacı bu yığılmayı sağlamak. Bu nedenle topu oynamayı geciktiriyor. Bu yığılma sayesinde Karataş'ın önünde boş bir koridor açılıyor, o da bunu değerlendirerek ileriye doğru koşuyor. Ancak Nelsson son anda Karataş'a ters ve uzun bir top atmaktan kaçınıyor.
Tam burada Nelsson'un bir amacı olduğundan da söz etmek gerekiyor: Yakın mesai arkadaşı Bardakcı'nın önünde topu kullanabileceği boş bir alan yaratmak. Galatasaray geride oyun kurmak için paslaşırken Fenerbahçe maçın bu dakikasında sahada 10 kişiydi ve rakibini yine fotoğraftan da anlaşılacağı gibi 441 formasyonuyla karşılamaya çalışıyordu. (Fenerbahçe, Luan Peres'in kırmızı kart görmesinden önce Galatasaray'ı 442 formasyonuyla karşılıyordu.)
Galatasaray'ı karşılarken en uçta gördüğümüz Fenerbahçeli futbolcu ise João Pedro. Sahada yaptığı koşulardan kendisine verilen bazı talimatları çıkarmak mümkün. Pedro'nun karşılama esnasında yaptığı koşulardan ondan, Galatasaray stoperlerinin Lucas Torreira'ya verebileceklerin pasların açısını kapatmasının ve top Bardakcı'ya gelince oyun kurmasını önlemek için ona baskı yapmasının istendiğini anlıyoruz.
Nelsson topla oyalanınca Pedro Torreira'ya pas açısını kapatmayı bırakıp Nelsson'un üzerine, (basketboldaki show-up benzeri) gidiyor. Nelsson da Pedro üzerine gelince topu hemen Bardakcı'ya aktarıyor, böylece stoper arkadaşına kullanabileceği boş bir alan yaratmış oluyor. Top Bardakcı'ya gelirken Pedro hemen onun üzerine yöneliyor. İki amacı var Pedro'nun. İlki Bardakcı'nın Torreira'ya pas açısını kapatmak, ikincisi de Bardakcı'ya baskı yaparak ileriye kontrolsüz biçimde oynamışını sağlamak. Ancak Perdo'nun attığı bu depara rağmen Bardakcı topla çapraz yönde (sol öne doğru) yaklaşık 20 metre mesafe kat edip arkadaşına pas atabiliyor.
Top kırmızı daire içindeki Abdülkerim Bardakcı'nın ayağında. Pedro (beyaz daire) tarafından sıkıştırılan Bardakcı'nın önünde üç seçenek var. İlki orta saha civarında bulunan Galatasaraylı futbolculara yüksek bir top atmak. İkincisi orta sahadaki Berkan Kutlu'ya (kırmızı dikdörtgen içinde) blok kıran dikine bir pas vermek. Sonuncusu ise kırmızı üçgen içindeki Kâzımcan Karataş'ı kaçırmak. (Kaynak: www.beinsports.com.tr)
Bardakcı topla ilerlerken orta sahaya (yukarıdaki fotoğraf), Berkan Kutlu'ya bakıyoruz. Kutlu bir yandan sol çizgide tek başına duran Karataş'ı kontrol ediyor, bir yandan da Bardakcı'nın kendisine dik bir pas atabileceği açıda durmak için minik yatay koşular yapıyor. Amacı şu; Bardakcı kendisine Fenerbahçe orta sahasını oyundan düşürecek pası attığı zaman bunu gelişine Karataş'a aktararak Galatasaray'ı hızlı hücuma çıkarmak. (Dikkatli okurlar bu setin 8 Ocak'ta Fenerbahçe deplasmanında özellikle Milot Rashica ve Berkan Kutlu üzerinden ilerideki Barış Alper Yılmaz ve Kerem Aktürkoğlu'na sıkça oynandığını hatırlayacaklardır.)
Burada Bardakcı riske girmemek için İsmail Yüksek'in tehdidi altındaki Berkan Kutlu yerine, tam çizgide duran Kâzımcan Karataş'a pas atmayı tercih ediyor (aşağıdaki fotoğraf). Ancak bir şey değişmiyor, çünkü set aynı set. Değişen sadece oyuncuların isimleri, mantık ise aynı kalıyor. (Bu, “üçüncü oyuncu” seti; yani bir futbolcunun istasyon olmasıyla topun iki pasta ilerideki üçüncü oyuncuya aktarılması.)

Bardakcı (en sağda kafası görünüyor) sola doğru kaydıktan sonra ileriye Kâzımcan Karataş'a (dikdörtgen içinde) veriyor topu. Karataş da bu topu, gelişine, daire içindeki Berkan Kutlu'ya kaldırmak istiyor. Ancak bu top Berkan'ın başının üzerinden geçecek. (Kaynak: www.beinsports.com.tr)
Dolayısıyla burada Berkan Kutlu ileriye kaçacak, Karataş da topu gelişine Kutlu'ya aktarmaya çalışacak. Ancak uygulamada sorun çıkıyor, Karataş topu Berkan’ın önüne indiremiyor. Berkan'ın başının üzerinden geçtiği için kontrol edemediği bu topu, aşağıdaki fotoğrafta da görüldüğü gibi Fenerbahçe stoperi Samet Akaydın kafayla ileriye oynuyor.
Fenerbahçe'nin sağ stoperi Samet Akaydın (beyaz daire içinde) Berkan Kutlu'nun başının üzerinden geçen topu kafayla ileriye vuruyor, Fenerbahçeli futbolcular Emre Mor ve İsmail Yüksek'in (beyaz dikdörtgen içinde) olduğu bölgeye oynuyor. Ancak burada Galatasaraylı Berkan Kutlu ile Kâzımcan Karataş (kırmızı daire içinde) topun Fenerbahçeli oyunculara geçmesini önlemek için hemen tepki verecekler. (Kaynak: www.beinsports.com.tr)
Samet Akaydın'ın gönderdiği bu top, Emre Mor'un vücuduyla Karataş'ı engellemesi sayesinde İsmail Yüksek'in kontrolüne girince Berkan Kutlu ve Kâzımcan Karataş hemen reaksiyon göstererek karşı presi başlatıyorlar. Onlara Torreira ve Abdülkerim Bardakcı da katılıyor (aşağıdaki fotoğraf).
Top ayağındaki futbolcu Fenerbahçeli İsmail Yüksek, hemen sağındaki takım arkadaşı ise Emre Mor. Topu kaybeden Galatasaraylı futbolcular karşı prese başlamış durumda. Torreira (elipsin en sağındaki) arkasındaki Pedro'nun pas açısını kapatmış durumda, aynı zamanda İsmail Yüksek'i taç çizgisine doğru sürüklemeye çalışıyor. Dikdörtgen içindeki Abdülkerim Bardakcı ise Pedro'yu marke ediyor. İsmail Yüksek'in hemen arkasındaki Galatasaraylı Kâzımcan Karataş, en soldaki ise Berkan Kutlu. (Kaynak: www.beinsports.com.tr)
Galatasaraylı futbolcuların buradaki amaçları Fenerbahçe'nin hızlı geçiş hücumunu önlemek ve topa yeniden sahip olmak. İsmail Yüksek sağ çizgideki Emre Mor'a veriyor pasını. Ancak Mor'un karşısına birden üç Galatasaraylı (Bardakcı, Karataş ve Kutlu) dikiliyor. Torreira ise bu kez İsmail Yüksek'i marke ediyor (aşağıdaki fotoğraf).
Emre Mor taç çizgisinde üç Galatasaraylı tarafından çevrilmiş durumda. Tam karşısında Abdülkerim Bardakcı var, arkasında ise Berkan Kutlu. Dikdörtgenin en üstünde yer alan Kâzımcan Karataş ise hem Bardakcı'yı yedekliyor, hem de Mor'un merkeze pas açısını kapatıyor. Mor'un kaçırmak isteyeceği İsmail Yüksek ise Torreira tarafından kontrol ediliyor (daire içinde). Emre Mor topu kendisine doğru koşan Berkan Kutlu'dan kaçırmak isterken Kutlu topa dokunmayı başaracak. (Kaynak: www.beinsports.com.tr)
Emre Mor topu geri çekerek Berkan'dan kurtulmak istiyor, ama Berkan topa dokunmayı başarıyor. Bu top Bardakcı'ya çarpıyor, ama sahada kalıyor. Bu sırada boşta kalan topu kapmak için İsmail Yüksek hızlanıyor, ancak Berkan Kutlu bir kez daha hamle yaparak bu topu ondan da kurtarıyor. Bu sırada sahayı da tarıyor. (Galatasaray'ın topu kaybetmesiyle kazanması arasında tam 10 saniye var.)
Berkan Kutlu Topu kontrol ettikten hemen sonra önde boş olan Dries Mertens'i görüyor. Böylece Fenerbahçe'nin hücum geçişini iyi savunan Galatasaray'ın geçiş hücumu başlıyor. (Berkan Kutlu Mertens'e pasını verdikten sonra yumruğunu yere doğru savurarak Fenerbahçe hücumuna izin vermediği için coşkusunu gösteriyor.)
Berkan Kutlu'dan gelen topu sağ ayağıyla kontrol eden Mertens hızlıca geriye dönüp sol ayağıyla topu nereye atacağını eliyle gösteren Aktürkoğlu'nu görüyor (aşağıdaki fotoğraf). Mertens'in bu pasıyla üç Fenerbahçeli futbolcu oyundan düşüyor.
Mertens'in pası daire içindeki Kerem Aktürkoğlu'na ulaşmak üzere. O ise önündeki boş alanı kat etmek yerine, topu, hızla koşmaya başlayan Zaniolo'nun (dikdörtgen içinde) önüne yuvarlayacak. Bu arada Aktürkoğlu'na verdiği pasla üç Fenerbahçeliyi oyundan düşüren Mertens de ileriye doğru koşusuna başlamış durumda. (Kaynak: www.beinsports.com.tr)
Yukarıdaki fotoğrafta da görüldüğü gibi Kerem Aktürkoğlu'nun önünde değerlendirebileceği boş bir alan var. Ancak o Mertens'en gelen pası gelişine sağ çizgiden bindiren Zaniolo'ya aktarıyor. Böylece sol korner bayrağı önünde kapılan top iki pasla, Fenerbahçeli futbolcuların bulunmadığı sağ koridora aktarılmış oluyor. Icardi, Kerem ve Mertens'in de desteklediği bu geçiş hücumunu dört Fenerbahçe futbolcu savunmaya çalışıyor (aşağıdaki fotoğraf).
Kerem Aktürkoğlu'nun pasıyla buluşan Zaniolo'yu Ferdi Kadıoğlu karşılıyor (daire içinde). Bu arada Aktürkoğlu Zaniolo'yu desteklemek amacıyla hızla ileriye depar atıyor. En soldaki Mertens de koşusunu sürdürüyor. (Kaynak: www.beinsports.com.tr)
Zaniolo'nun karşısında Ferdi Kadıoğlu var. Burada özellikle Kerem Aktürkoğlu'nun sağa doğru deparlı koşusu çok önemli. Zira bu koşu nedeniyle Fenerbahçeli Attila Szalai Kadıoğlu'nun kademesine giremeyecek ve Aktürkoğlu'nun hareketlerini kontrol etmek zorunda kalacak.
Kadıoğlu'nu karşısına alan Zaniolo sağdan akarken birden topu kendi soluna çekiyor ve yönünü merkeze doğru çeviriyor. Zaniolo'nun bu hamlesi nedeniyle Kadıoğlu da, sola bakan vücudunu sağa döndürmek zorunda kalıyor (aşağıdaki fotoğraf).
Zaniolo topu soluna çekerek merkeze doğru kaymaya başlıyor. Kadıoğlu ise Zaniolo'yu vücudunu sağa döndürerek takip etmeyi sürdürüyor. Bu sırada Kerem Aktürkoğlu Zaniolo'ya yaklaşıyor. Onun yapacağı perde Kadıoğlu'nun takibini saliselerle ölçülebilecek derecede geciktirecek. (Kaynak: www.beinsports.com.tr)
Aktürkoğlu Zaniolo'ya yaklaşarak basketboldakine benzer perde yapıyor. Bu perde Zaniolo'yu takip eden Ferdi Kadıoğlu'na saliselerle ölçülebilecek derecede zaman kaybettiriyor. Zaniolo ise Aktürkoğlu'nun perdesinden çıktıktan sonra sol ayağıyla kaleye vuruyor (aşağıdaki fotoğraf).
Zanilo'nun ikinci golünün vuruş anına bakıyoruz. Kendisini takip eden Ferdi Kadıoğlu'ndan bir adım önde olan Zaniolo topu merkeze doğru sürerken sol ayağıyla çok kuvvetli vuruyor. (Kaynak: www.beinsports.com.tr)
Sonuç
Görüldüğü gibi taç atışıyla set hücumu olarak başlayan Galatasaray atağı, topun ikinci bölge sonunda kaybedilmesi üzerine Fenerbahçe hücumuna dönüştü. Geçiş savunmasını çok iyi yapan Galatasaray Fenerbahçe'nin hücumunu sonlandırdıktan sonra yeniden atağa kalktı ve rakip blokları kıran iki pas ve Zaniolo'nun yaklaşık 50 metre top sürmesi sayesinde final maçının final bölümünü fantastik bir golle kapatmayı başardı.
Bazıları bu golü şansla açıklamayı tercih edebilir. Ama bu golde Okan Buruk'un Galatasaray'a antrenmanlarda çokça çalıştırdığı ve bütün sezon boyunca çok sayıda örneğini izlediğimiz futbol prensiplerinin çoğu vardı. Alan boşaltmaktan blok kıran dikine paslara, şok presten hızlı savunma ve hücum geçişlerine, ters toplardan ön alan hareketliliğine kadar çok şey.
Son şey. Dikkatli okurlar hemen farkına varmışlardır. İlk başlangıç anından gole kadar sekiz Galatasaraylının ayağı topa değdi. Muslera dışında topa ayağı değmeyen iki oyuncu Torreira ve Icardi'ydi. Ama onların da isimleri yazıda geçti. Torreira'yı Fenerbahçe'nin geçiş hücumunda İsmail Yüksek'i kontrol ederken gördük. Icardi'ninkini ise hücumu destekleyen oyuncular listesinde.
Yazıyı Icardi'nin goldeki görünmeyen yardımıyla bitiriyorum. Top Zaniolo'ya geldiğinde Icardi Galatasaray hücumunun en solunda yer alan futbolcuydu. Amacı rakip defansı genişletmek ve mümkünse iki Fenerbahçe savunma oyuncusunu (Samet Akaydın ve Bright Osayi-Samuel) üzerine çekmekti.
Icardi bunları yaptığı gibi hücum sırasında Zaniolo'nun kendisine pas atabileceği boş alanları da hep aradı. Hatta finale doğru kendi sağına doğru hareketlenerek boş pozisyonda topla buluşmayı denedi. Ama bunu yaparken kendisini tutan iki stoperin Zaniolo'ya yaklaşmamalarına da özen gösterdi. Sonra birden kendini sola attı, ardından da topun filelere değince çıkaracağı sesi beklemeye başladı.
Melih Şabanoğlu kimdir?Melih Şabanoğlu, Galatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Okur, yazar, merak eder. Çocukluktan itibaren her yaş döneminde ve değişik sektörlerde çalışırken spor ve futbol, amatör tutkusu oldu hep. Futbolun matematiğini anlamaya çalıştı. Sabahtan akşama dek muhtelif maçlar izleyerek geçireceği günlerin hayalini kurdu. Ana ilgi ve uğraş alanı ise Osmanlı modernleşmesi ve geç Osmanlı döneminde spor tarihi. Bu konuda Kuruluş: Mekteb-i Sultani’den Galatasaray Spor Kulübü’ne Türkiye’de Futbolun Erken Çağı (1904-1907) başlıklı bir kitabı var. Önümüzdeki dönemlerde bu çalışmanın diğer ciltlerini çıkarmayı umuyor.
|


