Bugün köşemi Can Dündar'a
bırakıyorum.
Kemal Kılıçdaroğlu,
CHP Genel Merkezi önündeki konuşmasıyla,
son bir haftada
kendisi aleyhine atılan
her sloganı hak ettiğini
ortaya koydu.
İnsanın yenilgiyi hazmedememesi,
koltuktan vazgeçememesi,
kıskançlıkla aklını yitirmesi ayrı;
ama bizzat seçip göreve getirdiği,
iktidarın hapsettiği tutsakları,
iktidar ağzıyla
suçlu ilan etmesi ayrı…
Akın Gürlek ve iktidar medyasının
aylardır dillerine dolayıp
belgeleyemediği vahim iddiaları,
doğruymuş gibi
kürsüden ilan etti Kılıçdaroğlu.
Eski yol arkadaşlarını casusluktan,
FETÖ’cülükten,
yolsuzluktan
suçlu ilan etti.
Saray’ın yangınına
barut taşıyan
bir aparata dönüştü.
Bu, açık ihanettir işte…
İnsan 78 yaşında,
“Yanılmışım” diye düşünebilir.
Hırsı, aklının önüne geçebilir.
“Hep yenildim, biraz daha yenileyim”
hezeyanına kapılabilir.
İktidar medyasına çıktım diye sevinebilir.
Ama Saray diliyle
aylardır kanıtsız, hukuksuz
hapiste yatan insanları
yargısız infaz eder,
iktidara ihbar ederse
bunun bedelini ağır öder.
Kılıçdaroğlu,
siyasi ömrünün son deminde
işbirlikçiliği seçti.
Eriyen bir iktidarın imdadına yetişti.
Erdoğan’a yönelik nefreti
üzerine çeken
bir paratonere dönüştü.
Dikkat ederseniz
bir haftadır Erdoğan’ın
Türkiye’yi sürüklediği uçurum
değil, Kılıçdaroğlu
ve çetesinin CHP’deki
marifetleri konuşuluyor.
Ana muhalefet partisinin
ikiye bölündüğü,
iktidar yürüyüşünün
söndüğü söyleniyor.
Saray için bundan iyi sonuç
düşünülebilir mi?
Bu, inceden inceye planlanmış
bir iktidar operasyonuydu.
Amaç, Özgür Özel’in yükselişinin
önünü kesmek, köşeye sıkışan
Erdoğan’a soluk aldırmak,
tek adam rejimini perçinleyecek
bir anayasa değişikliğine
zemin hazırlamaktı.
Başarılı oldu mu?
Özel’in peşinden
AnıtKabir’e yürüyen halkın
cevabı “hayır”dı.
Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’ndan
medet umacak hale gelmesi bile
iktidarın sefaletinin göstergesi…
Evet, Erdoğan’ın artık
yeni bir yandaşı var,
ama halkın da
bu oyuna karşı bir sözü var.
Halkta büyüyen bu kararlı tepki,
en büyük güvencemiz...
Kartacalı komutanın
Alpleri aşarken söylediği sözün
en yakışacağı yerdeyiz:
Özgür Özel ya bir yol bulacak,
ya bir yol açacak.
Ve o yol, Türkiye’yi
aydınlığa çıkaracak.


