Trump, ülkemizin 5G yatırımlarında "Huawei, ZTE" kullanılmasına ne der?
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Trump, ülkemizin 5G yatırımlarında "Huawei, ZTE" kullanılmasına ne der?

ABD’nin Türkiye’ye doğrudan “Huawei’yi çıkarın” baskısı yapması beklenebilir. AB, doğrudan yasak koymasa da Türkiye’nin “Huawei’ye açık kapı bırakmasını” kendi dijital güvenlik stratejileriyle uyumsuz görebilir. Türkiye ise bu iki baskı arasında çok yönlü bir denge politikası izlemeli...

Trump, ülkemizin 5G yatırımlarında "Huawei, ZTE" kullanılmasına ne der?
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu'nun açıklamalarına göre, ilk 5G şebeke sinyali 2026’da alınacak

5G ihalesi yaklaşıyor. Geçtiğimiz hafta ihaleye çıkarılacak olan frekansların asgari ücret listesi yayınlandı. Bu listeye bazı eleştiriler var. Ama daha büyük bir merak konusu şu;

"Trump döneminde 5G şebekeleri de Çinli üretici Huawei'e yatırım yapılacak mı? Bugünlerde ABD ile aramızdaki Suriye vs. konuları olduğu için, bu yatırımların (ki takriben 10-12 milyar dolar düzeyinde olabilir) üstünde durulmuyor gibi gözükse bile ileride büyük bir risk yaratacak mı? Mesela NATO ileride bu konuyu ileri sürerek bazı yaptırımlara başvurur mu? Hatta aslında bunu yapmamızı bekliyor olabilirler mi?"

Bugünkü ABD Başkanı Donald Trump, ilk başkanlık döneminin sonunda Huawei ile mücadeleye başlamış. Hem Avrupa'ya hem de Türkiye'ye, Huawei ürünlerinin, telekom networklerinden çıkarılması baskısı yapılmıştı. İngiltere ayak sürümüş ama sonra geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Türkiye de bu baskılardan nasibini almış ve zamanın ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Huawei ürünlerini telekom networklerinden çıkarılmaz ise ABD'nin Türkiye ile askeri işbirliği yapamayacağını söylemişti. Pompeo, Huawei ürünlerinin ABD askerleri için tehdit olduğunu belirtmişti.

Şimdi Donald Trump'ın ikinci ABD başkanlığı dönemindeyiz. Türkiye'deki telekom operatörlerinin altyapısında kullanılan network cihazlarının büyük bir kısmı Huawei. 5G ihalesi yaklaşıyor. Şimdiden anlaşmaların tamamlandığına dair de bilgi alıyoruz. Ama acaba gelecek 5G yatırımları ve mevcut şebekedeki Huawei ürünler için Trump'ın (dolayısıyla ABD'nin) tepkisi ne olur?

Tahminlere göre 10-12 milyar dolarlık kurulu yatırım var. Yeni yatırımın da bir o kadar olması bekleniyor.

ABD, Huawei'i ulusal güvenlik tehdidi olarak görüyor

Huawei, Trump'ın ilk ABD Başkanlık döneminde, ulusal güvenlik tehdidi” listesine alındı. O günlerde ABD içinde özellikle kırsal alandaki küçük operatörler, fiyatı uygun olduğu için Huawei ya da ZTE sistemler satın alıyorlardı. FCC, Evrensel Hizmet Fonundan (EHF) yatırım desteği verilen, bu küçük firmalara, Huawei ve ZTE satın aldıkları takdirde destek (para) verilmeyeceğini açıkladı. Sonra da operatörlerde mevcut Huawei ve ZTE cihazların kaldırılmasına destek olarak Kongre'den 1,9 milyar dolar çıkartıldı. Ancak daha sonra bu maliyetin 5,6 milyar dolar olabileceği ortaya çıktı.

ABD, Huawei ve ZTE ürünlerini sadece kendi ülkesinde yasaklamadı, aynı zamanda müttefiklerine de  bu ürünlere yatırımı bırakmaları için baskı yaptı Özellikle de 5G’de. Dolayısıyla eğer 5G şebekesi için Huawei ekipmanlarına yatırım yapmak isteyen bir operatör öne çıkarsa (veya Vodafone İngiltere'den vs. çıkarılmış ürünleri burada kullanmak isterse), ABD bunu jeopolitik bir kırmızı çizgi olarak görebilir.

Zaten ülkemizdeki üç operatörün de kendi risk planlarında bu konunun kayda alındığını da biliyoruz.

Çünkü ABD bu konuya ağırlık verir ise, savunma sanayi projelerinde teknoloji kısıtlamaları, çip/telekom ekipmanı ihracatına engeller, hatta finansal yaptırımlar gelebilir. Zaten zor durumdaki ekonomimiz açısından daha da problemli bir durum oluşabilir.

NATO ne diyor?

Huawei, 2009 ve 2013 yılları arasında 5G araştırmasına 600 milyon dolardan fazla ve ardından ürün geliştirmeye 1,4 milyar dolar daha yatırım yaptığı için 5G teknolojisinde lider konumda. Diğer firmalar teknolojide kendisine yaklaşamıyor. Ancak, Çin Ulusal İstihbarat yasasının 7. maddesine göre, tüm vatandaşlar ve kuruluşlar,  devlet güvenliğinin organları gibi hareket etmelidir. Bu madde ABD'nin, AB'nin ve NATO'nun Huawei ve ZTE'ye karşı "güvenlik sorunu var" yaklaşımında temel fikir.

NATO, kendi sayfalarında 5G networkünde Huawei olmasını bir risk olarak değerlendiriyor ve Huawei'in tercih edilmesinin, teknolojik değil, stratejik bir tercih olacağını aşağıdaki sözlerle not ediyor.

"Birçok ülke, Çin iletişim teknolojisi şirketleri ile istihbarat servisleri arasındaki bağların olası sonuçları konusunda endişelerini dile getirmiş olup, Çin'in istihbarat teşkilatlarıyla iş birliği gerektiren siyasi ve hukuki ortamı da bu endişeleri pekiştirmiştir. Dolayısıyla, 5G'nin yaygınlaştırılmasının salt teknolojik bir tercih olmaktan ziyade stratejik bir tercih olarak kabul edilmesi gerekmektedir."

İlginçtir Lahey'de haziran sonunda 32 müttefik ve ortak ülkeden yaklaşık 45 devlet ve hükümet başkanı da dahil olmak üzere yaklaşık 9 bin kişinin katılması beklenen toplantı öncesinde de şu cümleler belirtiliyordu;

"NATO ülkelerinde Huawei ve ZTE ekipmanlarını kullanmayı tercih eden operatörlerin tedarikçi olarak davet edilmeleri pek olası değildir. Bu tür kararlar, bir ağ çözümünün güvenilmez sayılmasına ve sağlayıcının orduya iletişim çözümleri sunmasının engellenmesine yol açabilir."

AB’nin olası tepkisi

AB, doğrudan Huawei’yi yasaklamadı ama “yüksek riskli tedarikçi” kategorisine soktu. Birçok ülke (Almanya, Fransa, Hollanda) Huawei kullanımını çekirdek şebekede yasakladı, radyo bağlantılarda kısıtladı. Vodafone bu nedenle AB’de elden çıkarmak zorunda kaldığı Huawei ekipmanlarını Türkiye’de kurarak yatırımı daha ucuza yapabilir.

AB açısından sorun: Türkiye bir AB üyesi değil, bu yüzden doğrudan regülasyon bağlayıcı değil. Ancak, Gümrük Birliği ilişkisi ve AB-Türkiye ortak projelerinde güvenlik uyumsuzluğu” tartışmaları çıkabilir. AB, bunu bir siber güvenlik açığı” olarak gösterebilir.

Türkiye’nin ne yapması gerekir?

Yani ABD’nin Türkiye’ye doğrudan Huaweiyi çıkarın” baskısı yapması beklenebilir. ABD kesinlikle sert tepki verecektir, çünkü Türkiye’nin NATO üyesi olmasıyla doğrudan güvenlik bağı kurar.  Özellikle NATO bağlamında 5G’nin güvenlik iletişimine etkisi vurgulanabilir. AB, doğrudan yasak koymasa da Türkiye’nin Huaweiye açık kapı bırakmasını” kendi dijital güvenlik stratejileriyle uyumsuz görebilir. Türkiye ise bu iki baskı arasında çok yönlü bir denge politikası izlemeli: Konuştuğum uzmanlar Huaweiyi tamamen bırakamasa da Ericsson/Nokia’ya da yer açan karma bir model planlamalı" diye düşünüyor.

Öncelikle, 5G ihalesinde tedarikçi çeşitliliği” şartı konulmalı. Tek bir üreticiye (Huawei) bağımlılık riski azaltılmalı. Yerli üretici (Ulak gibi) çözümler teşvik edilmeli ama henüz ölçek yetersiz; bu nedenle Ericsson, Nokia gibi AB merkezli alternatiflerle denge sağlanmalı.

Orta vadede, mevcut Huawei altyapısı için bir geçiş stratejisi” hazırlanmalı. Yani, tüm cihazları bir anda değiştirmek yerine, kritik çekirdek ağlardan başlayarak 5–10 yıl içinde kademeli dönüşüm için plan yapılmalı.  Bir yandan da ABD ve AB ile ortak siber güvenlik standartları” konusunda diplomasi yürütülmeli. Çünkü şu andaki Suriye politikası içinde bu konu kısa vadede gündeme gelmese de, sonrasında gelebilir.

Uzun vadede ise, Türkiye, 5G ve 6G döneminde sadece tüketici değil, üretici olmayı hedeflemeli. Bu, stratejik bağımsızlık için şart. Üstelik Türkiye'nin elinde ULAK var. Geride kalmış olsa da, ULAK konusundaki yanlışlardan bir an önce dönülmeli, bu güç elde etme savaşı alanı olmadan, Çinli çözümlere yaklaşmadan, teknoloji gerçek mühendislere teslim edilmeli, ULAK'In kaldığı yerden ilerlemesinin, gelişmesinin önü açılmalı. Bir yandan da devlet tarafından, operatörlerin ULAK kullanımı desteklenmeli ve teşvik edilmelidir. Bu sadece ABD, NATO askeri iş birlikleri için değil, aynı zamanda kendi askeri gücümüzün haberleşmesi için de gerekli ve önemlidir.

İlgili İçerikler