“Butlan”dan sonraki ilk grup toplantısından notlar
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

“Butlan”dan sonraki ilk grup toplantısından notlar

Mutlak butlan kararıyla CHP genel başkanlığına atanan Kılıçdaroğlu’nun isteği üzerine, devletin zor gücüyle tahliye edilen genel merkezden çıkmak durumunda kalan Özgür Özel’in karardan sonraki ilk grup toplantısı, arkasındaki desteğin büyüklüğünü göstermesi açısından da önem taşıyor

“Butlan”dan sonraki ilk grup toplantısından notlar

Saat 11.30 civarında Çankaya kapısından giriyorum TBMM’ye. Güvenlik noktasının önünde 15-20 kişilik bir izleyici sırası. CHP’li oldukları kolayca anlaşılıyor.

Basın kartımı gösterip geçtikten sonra, bir köşesi Grup Salonu kapısına bağlanan bahçeye bakıyorum.

Bahçenin önündeki güvenlik noktası da dolu. Orada ayrı bir sıra var. Basın kapısına doğru yürürken, bu defa TBMM’ye Dikmen yönündeki kapıdan girdiği belli olan daha kalabalık bir grupla karşılaşıyorum.

İlk işaretler, tarihi önem taşıyan grup toplantısına ilginin büyük olduğunu gösteriyor.

Grup salonundaki manzara, ilk sinyalleri teyit ediyor. Toplantının başlamasına 1,5 saatten fazla zaman olmasına karşın, bütün yerlerin dolu olmasının yanı sıra ayakta izleyebilmek için de çaba sarf ediliyor. Elden ele sandalyeler dolaştırılıyor.

Görme engelli bir izleyici dikkatimi çekiyor.

Ayakta beklerken bitmeyen hareketlilik ve artan kalabalık nedeniyle zaman zaman nefes almakta zorlanıyoruz.

Yine de işi gücü bırakıp neşe içinde selfie çektirenler de yok değil.

Çınarların desteği duygulandırdı

Milletvekilleri ön sıralarda. CHP’de önceki dönemlerde milletvekili, grup başkan vekili, SHP’de bakan olarak görev yapmış birçok önemli isim de erkenden gelip yerlerini almış.

Özgür Özel’in kurultay çağrısı üzerine ilk imzayı veren 74 yaşındaki CHP delegesi Ali Karaali, Kayseri’den gelmiş. Ona özel bir ilgi var.

Seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel salona girince uğultu, alkış yükseliyor. Özel yerine oturuyor. Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın kürsüde konukları tek tek anons ettikçe; Önder Sav, Uluç Gürkan, Oya Araslı, Seyfi Oktay, İzzettin Önder… derken Özel’in yüzündeki duygusal ifade belirginleşiyor.

* * *

Özel kürsüde tansiyonu yüksek, yer yer öfkeli bir konuşma yaptı. Özellikle, tazminat alamayacak şekilde işine son verilen CHP çalışanlarıyla ilgili olarak ismini vermeden, dış görünüşüyle tarif ederek ve “TGRT aparatı” sıfatı kullanarak Kılıçdaroğlu’nun yeni basın sözcüsü Atakan Sönmez’e “Asıl biz sizi inceleyeceğiz” dedi.

Salonda “Hain Kemal” sloganları atılırken, “Gün öfke değil, umut, direniş günü” dedi.  Özgür Özel’in özellikle polis zoruyla genel merkeze girildikten sonra dağıtılan çikolataya öfkesi büyük oldu. CHP’ye polis müdahalesinin yapıldığı gün parti kapısına dayanan milletvekilleri için “Partiye büyük utancı yaşattılar” derken, “Bu işin hiçbir yerinde yokuz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ise “Tam ortasındasın. Hatta o TOMA’nın şoför koltuğundasın” sözleriyle seslendi.

“Madalyası daha büyük olacaktı”

Ve belki de bir saati aşan konuşmasında öne çıkan şu kısım:

“DP iktidarı, Türkiye Cumhuriyeti’nde, seçimle iktidara yarışla iktidara gelen, iktidarı seçimle değiştiren ilk parti ünvanını ve madalyasını alırken, seçimi kaybettiğinde sonuçlarına saygı gösteren ve demokrasinin gerçekten geldiğini tescilleyen madalya da İsmet Paşa’nındı.

Bizim kurultayımızda da ilk kez Türkiye’de bir siyasi partinin genel başkanı, ikili yarışla değişti. Bendeki madalya ne kadar büyükse; o gün o seçimde genel başkanlık görevini bırakanın da o görevi bırakabilseydi, bırakmayı bilseydi, madalyası daha büyük olacaktı. “

* * *

Hızlandırılmış bir film gibi

21 Mayıs Perşembe gününden bu tarafa, hızlandırılmış bir filmin içinde deviniyor gibiyiz.  

Yüzünü ve varlığını bilinçli olarak başka yöne çevirenler için değil, elbette bu saptama.

Siyaseti kaçınılmaz olarak izleyen, izlemesi gereken yahut kayıtsız kalmayan kalamayan herkes için.

Uygulamada nadir rastlanan istisnai bir medeni hukuk yolu, “mutlak butlan”ın hukuk ve siyaset profesyonellerince adeta tasarlanmışçasına bir siyasi parti davasının merkezine konularak ülke geleceğinde tayin edici bir hale geldiğinden bu yana.

Dün, yani 2 Haziran 2026 Salı:

-CHP Genel Merkezi’nin demir kapısı kırılarak polis zoruyla boşaltılması

-Özgür Özel’in dolu altında TBMM’ye yürüyüşü

-Ardından Güvenpark’ta halkla bayramlaşmasından sonra gelen bir tarihi gün olarak daha kayıtlara geçti.

Mutlak butlan kararıyla CHP genel başkanlığına atanan Kılıçdaroğlu’nun isteği üzerine, devletin zor gücüyle tahliye edilen genel merkezden çıkmak durumunda kalan Özgür Özel’in karardan sonraki ilk grup toplantısı, arkasındaki desteğin büyüklüğünü göstermesi açısından da önem taşıyor.

Bitirirken…

Bu toplantıyı izlemek üzere TBMM Grup Salonu’na giden birçok kişi, atanmış Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun, TBMM’ye yazılı başvurusu nedeniyle, sorun çıkıp çıkmayacağını merak ediyordu.

Evet herhangi bir sorun çıkmadı. Ve dünün sorunsuz geçmesi çözüm bekleyen sorunların ucuca eklendiği gerçeğini de değiştirmiyor.

Ancak Özgür Özel’in kürsüde konuşmasına Nazım Hikmet’in şiiriyle başlarken aktardığı dizeler de izlenecek yol konusunda az şey anlatmıyor:

 “Ustalaştık biraz daha taşı kırmakta, dostu düşmandan ayırmakta”

İlgili İçerikler