‘Omerta yemini’ edilmiş gibiydi; Serdar Öktem’in cenaze töreninde öldürülmesiyle ilgili kimse konuşmadı, MHP’den de katılım olmadı
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

‘Omerta yemini’ edilmiş gibiydi; Serdar Öktem’in cenaze töreninde öldürülmesiyle ilgili kimse konuşmadı, MHP’den de katılım olmadı

Mahalleden komşu olduğunu öğrendiğimiz bir kişi “Serdar çok iyi bir çocuktu, aile kendi halinde bir aileydi. Düğününe gelen marka isimler bugün yok” dedi

‘Omerta yemini’ edilmiş gibiydi; Serdar Öktem’in cenaze töreninde öldürülmesiyle ilgili kimse konuşmadı, MHP’den de katılım olmadı
Avukat Serdar Öktem'in cenazesi

Eski Ülkü Ocakları Başkanı, akademisyen Sinan Ateş cinayeti dosyasında kilit isimdi avukat Serdar Öktem. Sırlarıyla gitti. 6 Ekim'de İstanbul'daki silahlı saldırı sonucu öldürüldü.

Serdar Öktem

Cenazesi bugün Bakırköy-Ataköy’de Ömer Duruk Camii’nden kaldırıldı. Çocukluğunun geçtiği Kocasinan Mezarlığı’nda toprağa verildi. Bu cinayet Sinan Ateş cinayeti kadar kritik… Çünkü Serdar Öktem sıradan bir isim değil… MHP’de İstanbul ekibine yakın bir isimdi. MHP’den milletvekili adayı oldu.

Sinan Ateş cinayetinin tetikçileriyle avukatlık ilişkisi vardı, Ateş’i öldüren ekibi bulan kişi olarak suçlanıyordu. Bunun yanı sıra solcu öğretmen Bahadır Grammeşin'in katili Erkan Çınar'ın, Şike davasında Olgun Peker'in avukatlığını yaptı. Yeni nesil çetelerden biri olan Daltonlar’ın neden hedefi oldu? Tehdit edildiği emniyet ve savcılık kayıtlarında yer aldı ama neden korunamadı?

Sosyal medya paylaşımında “Göz yumduk kör sandınız, alttan aldık saf sandınız, artık sessiz kalmak yok” diyen Serdar Öktem “Sessiz kalmak yok” diyerek kime, kimlere mesaj verdi?

Ölümüyle bu mesaj arasında bir bağ var mı? Eminim bu sorular birçok insanın da soruları… Böyle bir ismin cenazesi ‘kriminal’ olay olarak geçiştirilemezdi, o nedenle Ömer Duruk Camii’ne gittim.

Aynı minibüsten indiğimiz bir kişinin de aynı cenazeye gittiğini öğrenince konuşmaya başladık. Serdar Öktem ‘benim yanımda stajyerlik yaptı’ deyince başladık sohbete. ‘İyi bir çocuktu, annesi de adliyede savcılık kaleminde çalışıyordu, babası da emekli komiserdi’ dedi. Başka bir bilgi vermedi, zaten cenazede de kimse konuşmak istemedi.

Cenaze de gergindi, Öktem’in etrafındaki gençlerden bazıları gelip biz gazetecilere müdahale etti. ‘Fotoğraf, video çekmek yasak’ müdahalesine direnemeyen medya kuruluşları oldu, kameralar cami avlusunun dışına konuşlandı.

Hatta öyle bir müdahale olduğu ki bana, pes dedirten türden. Gözlüklü, siyah takım elbiseli, 25 yaşlarında bir genç yanıma gelip, “Lütfen burada hiç kimseyle konuşmayın” uyarısında bulundu. O anda Öktem ailesinin komşusu bir kadınla konuşuyordum. İtiraz ettim ama cenaze olduğu için müdahaleyi büyütmedim. Sürekli olarak gözler gazetecilerin üzerindeydi ama kalabalık artında müdahale gevşedi.

Gelen çelenkleri çektim, tıpkı Sinan Ateş cinayetindeki gibi MHP’den, Ülkü Ocaklarından hiç resmi bir çelenk gönderilmemişti. MHP’den katılım da yoktu. Zaten olaydan sonra tek tek baktım, MHP’li hiçbir vekilin Serdar Öktem’in ölümüyle ilgili paylaşım yapmadı. Tıpkı Sinan Ateş cinayetindeki gibi. Sadece bir isim gözüme çarptı, İstanbul Ülkü Ocakları İl Başkan Yardımcısı, avukat Mehmet Fatih Önsöz cenazeye katılan isimler arasındaydı. Eski İstanbul Ülkü Ocakları İl Başkanı Yüksel Kaleci de son görevde oradaydı.

2011 seçimi öncesi kaseti yayınlanan on MHP’liden biri olan ve istifa etmediği için partiden ihraç edilen İstanbul Bağımsız Milletvekili İhsan Barutçu da cenazede vardı. Bu tür cenazelerde gönderilen çelenkler de dikkati çeker. O çelenlerden biri Ortaç ailesi adına gönderilmişti. Levent Ortaç da eski MHP İstanbul il yönetiminde olan bir isimdi.

'Çapkanlar' suç örgütü yöneticisi Rıdvan Çapkan da çelenk gönder isimlerden biriydi.

Cenaze kalabalıktı. Ağırlığını ailenin komşuları ve Galatarasay tribünlerinden arkadaşları oluşturuyordu. Gençler de vardı, soru sorduklarımın hepsi ‘omerta yemini’ etmiş gibiydi. Mahalleden komşu olduğunu öğrendiğimiz bir kişi “Serdar çok iyi bir çocuktu, aile kendi halinde bir aileydi. Düğününe gelen marka isimler bugün yok” dedi.

Konuştuğum kimi kaynaklar Öktem’in Sinan Ateş cinayetinden tutuklu kaldığı süreçte cezaevinden haber gönderdiğini, çıktıktan sonra da bazı isimlerle arasının bozulduğunu iddia etti.

Öktem ailesinin tek çocuğu olan Serdar Öktem’in ölümü aydınlatılacak mı bilinmez ama ‘Artık sessiz kalmak yok’ dediği için mi öldürüldü sorusu meşru bir soru…

İlgili İçerikler