“Müslümanlar dik durun, karşınızda leşler var” diyen kişi Muş Alparslan Üniversitesi’nde hoca!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

“Müslümanlar dik durun, karşınızda leşler var” diyen kişi Muş Alparslan Üniversitesi’nde hoca!

Leman dergisi eylemine katılan gençlerden biri: Bayrağın emrini verenler nerede, Abdülkadir Şen denilen hoca nereye saklandı?

“Müslümanlar dik durun, karşınızda leşler var” diyen kişi Muş Alparslan Üniversitesi’nde hoca!

Dün gece bir fragman mı izledik yoksa LeMan çizerlerini gözaltına almakla, dergiyi fiili olarak kapatmakla sınırlı mı kalacak örgütlü tepki?

LeMan dergisinin 26 Haziran’da yayımlanan son sayısına, “bombalanan bir kentin gökyüzünde Hazreti Muhammed ve Hazreti Musa’nın selamlaşırken tasvir edildiği” yorumlarına neden olan karikatür nedeniyle tepkiler oldu. Peygamber tasvirinin yasak olduğu inancına işaret edilerek -ki Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un ilk açıklamasında da bu vurgu vardı- protestolar yapıldı.

Ancak protestoların ardından Leman dergisinden yapılan iki yazılı açıklamada da, “Peygamber tasviri yapılmadığı”nın altı çizilerek özetle şu vurgular yapıldı:

Bu karikatür bir Hazreti Muhammed (SAV) karikatürü değildir. Eserde İsrail’in bombardımanlarında katledilen bir Müslümanın adı Muhammed olarak kurgulanmıştır. İslam dünyasında 200 milyondan fazla kişinin adı Muhammed’dir. Eserde Hazreti Muhammed’e hiçbir referans yoktur. Karikatürün çizeri İsrail tarafından öldürülen bir Müslüman’ı konu ederek mazlum Müslüman halkın haklılığını çizmek istemiş olup dini değerleri aşağılama amacı asla bulunmamaktadır. Bize sürülen lekeyi kabul etmiyoruz, zira Peygamber efendimizin tasviri yoktur.

Beş adet Filistin Özel Sayısı ve yüzlerce Mavi Marmara dahil kapak yapmış bir dergi olarak vicdanımızı ve inancımızı yanlış ve çarpıtılmış biçimde sorgulama hakkınızın olmadığını ifade ederiz.

Yine provokasyonlara maruz kalıp incindiğini düşündüğümüz iyi niyetli okurlarımız için özür dileriz…

Leman hakkında “dini değerleri alenen aşağıladığı” gerekçesiyle soruşturma açıldı, İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın ters kelepçelerle icra edildiğini gösterdiği video kayıtlarla gözaltılar yapıldı.

Protesto elbette en temel demokratik haklardandır, ki, ‘demokrasimiz’ yıllardır barışçı protestoların yasaklanmasıyla da maluldür.

Ancak ‘karikatür krizi’nde öyle olmadı. Sosyal medyada alenen yapılan kışkırtıcı çağrıların da ardından İstanbul’un kalbi, kültürel merkezi Beyoğlu’nda kameralara yansıyan şiddet görüntüleri, zor zamanların daha da zorlaşacağının delaleti gibiydi.

Derginin son sayısının yayımlandığı 26 Haziran’dan beş gün sonra çıkan bu kriz ve ardından yapılan baskınlar; 2 Temmuz 1993’te Alevilerin de hedef alındığı ve 35 kişinin katledildiği Sivas Katliamı’nın 32. yıldönümünden iki gün önceye, Ekrem İmamoğlu ve ekibine yönelik gözaltıların da yüzüncü günü nedeniyle yapılacak Saraçhane eyleminin bir gün öncesine rasgeldi

Karikatür krizi için eylem çağrısı yapan Büyük Doğu Akıncıları Derneği (İBDA-C)’nin gençlik örgütü daha önce de CHP’nin Saraçhane’deki mitingi öncesi İBB binasının karşısında bulunan Şehzadebaşı Camii’ne iftar çağrısı yapmıştı. Sonradan vazgeçilen o plana ilişkin çağrı provokasyon girişimi olarak da nitelendirilmişti.

Tepkiyi örgütleyenler sadece İBDA-C gençliği değildi. Farklı İslami çevrelerden insanlar olduğu gözlemlenebiliyordu. Kıyafetleri farklı olan vardı, polisin dağılın uyarısına rağmen dağılmayanlar da, polisle çatışmaya hazır eylemciler de… Yüzünü kapatan, “İsrail polisi olma” diyen… Zafer Partisi aleyhine sözler söyleyen…

Ama bir görüntü özellikle çok dikkatimi çekti.

Instagram’dan yapılan bir canlı yayında polisle karşı karşıya gelen gençlerden biri “Bayrağın emrini verenler nerede, Abdülkadir Şen denilen hoca nereye saklandı” diye soruyordu.

Bunun üzerine merak ettim, zira isim bir şeyler çağrıştırıyordu.

Instagram’daki canlı yayında o soruyu soran genç, bir anlamda Abdülkadir Şen’in, laikliğe karşı şeriat sloganlarının da atıldığı, şiddet de saçılan eylemde olduğunu ima ediyordu.

Evet o eylemde Abdülkadir Şen de vardı.

Ardından Şen’in İstiklal Caddesi üzerinde kitleye konuşma yapan videosu sosyal medyada paylaşıldı. Şen kitleye “Müslümanlar dik durun karşınızda leşler var” diyordu. X paylaşımında Şen aynı zamanda “İstiklal Caddesi’nde namaz kıldık. Namaz bir ibadettir. Namaz bir duadır ve devrimdir” diye yazdı.

Abdülkadir Şen Muş Alparslan Üniversitesi öğretim üyesi. Yani bir kamu personeli.

Bir akademisyenin, bir derginin bürosunun da basıldığı eylemde yazarlardan-çizerlerden ‘leş’ diye söz etmesi, yaratılan iklimin sonucu olmalı.

Diğer yandan bu akademisyeni dinleyerek oraya gelen gençlerden bazılarının ‘neredesin’ diye sorgulaması yine de umut verici.

Aksi, Madımak katliamı sonrası Sivas’ta sorulan o ağır soru gibi: Yakanlardan mısın, yananlardan mı?

İlgili İçerikler