30 Ekim’de Çağlayan Adliyesi’nde bir olaya şahit oldum. 22-23 yaşlarında genç bir kadın ağır ceza mahkemesi salonundan güvenlik görevlisi bir kadının eşliğinde çıkarıldı. Görevli kadın, genç kadını ikna etmeye çalışıyordu.
Genç kadın gözlerinden süzülen damlalar eşliğinde isyan ediyordu: “Adalet nerde, beni tutuklasanız da onu döveceğim, ona saldıracağım” diyordu.
Gazeteci merakıyla yanına gittim genç kadının. Babasının arkadaşı tarafından çocuk yaştan itibaren istismar edildiğini anlattı. Vücudu titriyordu, sesini duyuramamanın yorgunluğu ile bazen duruyor, sonrasında yine “O adamı takip edeceğim” diyordu. Sesi hâlâ kulaklarımda: “Abla bu nasıl bir adalet, nasıl tutuklanmaz bu adam, sadece ben değilim ki…”
O genç kadınla sonrasında da konuşmaya çalıştım ama korktuğunu söyledi ki vardır bir nedeni bu sistemde…
Çocuk yaşta istismarın dile gelişi uzun yıllar alabiliyor. Sayısız vaka var böyle…
Bir vaka da Adıyaman’dan…

İstismar mağduru kişi bugün 19 yaşında. Cinsel istismar, mağdurun beyanına göre 7 yaşındayken başlamış… Depremin yıktığı Adıyaman’da hizmet veren bir derneğin suç duyurusuyla konu yargıya taşınmış. Çünkü çocuk sesini yıllarca duyuramamış, intihar girişimleri olmuş.
Yargılanan kişiler de uzağımızda olmayanlar…
Bugün 19 yaşında olan genç kızın amcası, halasının kocası ve komşusu…
Amca H.İ.A., enişte M.B., komşu M.S.Ö. sırasıyla; “Kan veya Kayın Hısımlığı İlişkisi İçinde Bulunan Kişiye Karşı Zincirleme Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı”, “Çocuğun Cinsel İstismarı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (Cinsel Amaçla ve Çocuğa Karşı)", " 12 Yaşından Küçük Mağdurların Cinsel İstismarı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (Cinsel Amaçla ve Çocuğa Karşı)" suçlarından tutuksuz yargılanıyorlar.
Bu tür dosyalarda olduğu gibi mağdur suçlayıcılığı gibi ifadeler sanıkların beyanlarında da yer alıyor:
“Akıl hastası, erkeklerle ilişkisi var, sorunlu ve problemli bir kişi, yalan söylemeye meyilli, para istiyordu, gerçekte böyle bir olay olsaydı ses çıkarırdı.”
Adıyaman’da, çocuk yaşta annesini kaybeden bir çocuğun yaşadıklarını anlatamaması bir yana, Çocuk İzleme Merkezi’nin raporları mağdur kişinin “beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, güvenilir olduğu” yönünde. İddianamede de “Kamu davası açılmasına yeter mahiyette delil elde edildiği” belirtiliyor.
Mağdurun avukatları da Çağlayan Adliyesi’ndeki o genç kadın gibi soruyor: “Raporlara, tanık beyanlarına rağmen, sanıkların tutuklu yargılanması talebimiz, sanıkların dijital materyalleri üzerinde inceleme ve araştırma yapılması şeklindeki tevsi tahkikat taleplerimiz neden hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildi?” Davanın üçüncü duruşması 10 Kasım’da Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Şu bilgiyi de paylaştı avukatlar.
“Halihazırda mağdur çocuğun babası, akrabası olan sanıkların ve çevresinin baskısı nedeni ile 3 sanıktan da şikayetçi olmayarak davaya katılmamıştır. Hatta mağdura şikayetini geri çekmesi ve akıl hastası olduğuna dair beyanda bulunması yönünde psikolojik baskı yapmaktadır. Fakat şu an 19 yaşında olan mağdur çocuğun kendisi şikayetçi olarak davaya katılma talebi kabul edilmiş ve tek başına bu mücadeleyi sürdürmektedir.”
O döviz geldi aklıma: Çocuk susar, sen susma!


