Arap Yahudi tarihçi Avi Shlaim: İsrail Ortadoğu’da tek hâkim güç olmak istiyor, yeni sömürgecilik döneminin başlangıcındayız
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Arap Yahudi tarihçi Avi Shlaim: İsrail Ortadoğu’da tek hâkim güç olmak istiyor, yeni sömürgecilik döneminin başlangıcındayız

İsrail resmi tarihini eleştiren Prof. Avi Shlaim İsrail-Filistin sorununda iki devletli çözümün çözüm olmayacağını söyledi

Arap Yahudi tarihçi Avi Shlaim: İsrail Ortadoğu’da tek hâkim güç olmak istiyor, yeni sömürgecilik döneminin başlangıcındayız
Prof. Avi Shlaim-Oxford Üniversitesi

Tarihçi Fikret Başkaya resmi tarihi şöyle tanımlar:

“Resmi tarih, hakim sınıfların bilinmesini isteği tarihtir. Tarihin, geçmişte yaşanmış olanın iktidar sahiplerinin ihtiyaçları doğrultusunda kurgulanmış versiyonudur. Bu amaçla toplumsal bellek yok edilmek, toplum hafıza kaybına uğratılmak istenir. Fakat, resmi tarih oluşturmak bir başına amaç değildir.”

Resmi tarihe eleştirel bakan tarihçiler olmasa, barış hareketleri, sivil toplum gelişebilir miydi, ulusal/uluslararası meşruiyet söz konusu olabilir miydi ya da organik olmayan entelektüeller yetişebilir miydi?

Yeni tarihçilik akımına mensup, Arap Yahudi olan, İsrail devletinin kurulmasıyla doğduğu toprak Bağdat’tan İsrail’e göç etmek zorunda kalan, 18 yaşına kadar İsrail devletinin ana akım propagandasına inandığını ifade eden, İsrail ordusunda zorunlu askerlik yapan, üniversiteyle birlikte görüşleri değişen Prof. Avi Shlaim’i dinleme şansına sahip oldum.

Prof. Slaim, düşünce kuruluşu Eko Politik’in ‘Dünyaya Yön Verenler’ başlıklı konuşmalar dizisinin ilk konuğu olarak İstanbul’daydı.

Özellikle muhafazakâr entelektüel camiada adı çok bilinen bir isim. Shlaim bu durumu “Türkiye’de iyi tanındığımı bilmiyordum, şaşırdım” sözleriyle ifade etti.

Prof. Avi Shlaim ve Candan Yıldız

Temel çalışma alanı Arap-İsrail çatışması olan Prof. Shlain’in anlattıklarına, sorduğumuz sorulara verdiği yanıtlara geçmeden önce kendisiyle ilgili şu bilgiyi vereyim. Prof. Shlain, Oxford Üniversitesi’nde hocalık yapıyor, 2006 yılında da British Academy’ye seçilmiş bir akademisyen.

Arap Yahudi bir entelektüel olarak İsrail devletinin yayılmacılığını ‘yerleşimci sömürgecilik’ olarak tanımlayan, bu sömürgeciliğin emperyalizmle desteklendiğini ve daha acımasız bir yönü olduğunu ifade eden Shlain Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırısını  kınayarak başladı konuşmasına. Kendisi aynı zamanda İsrail Başbakanı Netanyahu hakkında yakalama kararı çıkartan Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne rapor sunan bir isim.

Sözü ona bırakıyorum. Anlattıklarında İsrail’in stratejik hedefine ilişkin analiz de var. “7 Ekim bir dönüm noktası oldu. Hamas o tarihe kadar İsrail’e hep füze saldırıları düzenliyordu. 7 Ekim’de ise İsrail’i işgali denedi ve kitlesel katliam yaptı. Sivilleri de öldürdü. Sivilleri öldürmek yanlıştır. Devlet terörüyle eşit olarak kınanabilir. Ama biliyoruz ki Hamas yoktan var olmadı. Bu saldırının tarihi bir bağlamı var. Boğucu, uzun, vahşi askeri bir işgalden söz ediyoruz. İlk başlarda İsrail’in Gazze’ye saldırısına soykırım deme konusunda çekimser kaldım. Ne zaman ki İsrail devleti aç bırakmayı bir silah olarak kullanmaya başladı soykırım demeye başladım. Soykırım bir insan grubunun varlığını yok etmek demek. Siyonist hareket hiçbir zaman Filistinlilerin milli, ulusal hakları olduğunu kabul etmedi. Filistinliler savunmasız kurbanlar. Gazze savaşı çocuklar üzerinden yapılan bir savaş. Yerleşimci sömürgecilik etnik temizlikle işler. 1948’de etnik temizlikten sonra İsrailliler Filistinlilerden sayıca daha fazla oldu. 750 bin Filistinli mülteci hale geldi. Filistin adı haritadan silindi. Nakba (felaket) denmesinin nedeni o. Çünkü Filistinliler mülksüzleştirildi, yerinden edildi. Bu durum 1948’den bu yana sürüyor. En zalim haline Gazze’de ulaştı. İsrail devleti hiçbir zaman barış yanlısı olmadı. Müzakerelerden hep kaçtı. Diplomasisi az, buna karşın askeri güç çok fazla. Örneğin 2005’te Gazze şeridinden ‘barışa katkı sunma’ gerekçesiyle çekildi ama Batı Şeria’daki hakimiyetini artırdı. Örneğin 2006’da Hamas adil ve özgür olarak yapılan seçimleri kazandı ama İsrail devleti Hamas’ın kurduğu hükümeti tanımadı, onu durdurmaya çalıştı. Demokrasiyi savunduğunu söyleyen ABD ve Avrupa da Hamas’ı desteklemedi. Bu Batı’nın ikiyüzlülüğünün bir örneğiydi.

İsrail hiçbir zaman hatalarından ders çıkarmadı. Etno ulusal bir devlet olarak Yahudi olmayanların aleyhine davrandı. İsrail bugün uluslararası nizama da savaş açtı. Uluslararası hukuka tabi değil. Cezasız halde hareket edebiliyor. Çünkü Batı emperyalizmi tarafından destekleniyor. Son iki yılda ABD İsrail’e 3,8 milyar dolar askeri yardım yaptı. Diplomatik koruma sağlıyor, aktif bir ortak. 400 nükleer başlığa sahip bir ülke olarak İsrail Ortadoğu’da tek hakim güç olmak istiyor. Pax Amerikan planının bir parçası bu. Yeni sömürgecilik döneminin başlangıcındayız. Trump’ın planı sömürgeci bir plan. Bugüne kadar savunulan iki devletli çözümün çözüm olacağını düşünmüyorum. Aynı devlette herkesin eşit olduğu bir devlet çözüm olabilir. “

Tarihsel eleştirel bir perspektifin analiz gücü Prof. Shlain’in şu sözleriyle teyit ediliyor: “Her ateşkes İsrail tarafından ihlal edildi.” Çünkü Mısır-Şarm El Şeyh’te imzalanan barış anlaşması İsrail tarafından ihlal edildi. Gazze’ye yeniden saldırdı. Aralarında yine çocukların olduğu onlarca insan öldü.

Yeni Ortadoğu güvenlik mimarisinde İsrail’e açılan yeni alan şimdilik barış getirmekten çok uzak.

İlgili İçerikler