01 Kasım 2019

Bir kayyım asparagası…

Asparagas yani uydurma haberimin sonuna yapıştırdığım soruları bir de bu belediye başkanları bağlamında cevaplamaya ne dersiniz?

Bugün genç habercileri kıskançlıktan çatlatacak bir atlatma haber ile karşınızdayım.

İçişleri Bakanlığı Ankara, İstanbul, İzmir, Çanakkale, Seferihisar, Dikili, Aydın, Muğla, Bodrum, Selçuk, Antalya, Adana, Antakya belediye başkanlarının görevden alındığını açıkladı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bizzat açıkladığı karar uyarınca söz konusu 13 belediyeye kayyım atandı.

Adının açıklanmasını istemeyen AKP’li üst düzey bir kaynak İstanbul kayyımının İsmail Ağa Cemaati’nden, kamuoyunun yakından tanıdığı bir din adamı olduğunu, İzmir kayyımının ise Hisar Camii imamı olduğunu bildirdi. Bir başka kaynak ise atanan kayyımların adlarının belli olduğunu ancak Cumhurbaşkanının oluru henüz alınmadığı için resmen açıklanmadığını ileri sürdü.

Siyasal kulisler kayyım kararı ile haraketlenirken İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de FETÖ iltisakı iddiası ile açılan bir soruşturma yüzünden savcılığın tutuklama talebiyle gözaltına alındığı öğrenildi. Soruşturma dosyasına savcılıkça kısıtlama konduğundan Soyer’in FETÖ iltisakının ayrıntıları avukatlarınca da öğrenilemiyor.

İstanbul ve Antalya belediye başkanları hakkında da gözaltı kararı verildiği iddia edildi. Ancak haberin teyidi mümkün olmadı. Başsavcılık bu konuda açıklama yapmayı reddediyor…

*   *   *

Nasıl haber ama?..

Biliyorum, yutmadınız.

Zaten ben de yuttururum gibi bir hayale kapılarak uydurmadım.

Hele benim asparagasın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ilgili paragrafını okurken sadece ve belki de kahkahalarla güldüğünüze adım kadar eminim…

Yani yutmayacağınızı baştan biliyordum. Ben sadece sizlere iki soru yöneltmek istediğim için böyle bir haber uydurdum.

Sorular pek kısa ve yalın:

Birinci soru: Neden yutmadınız? Neden olmaz öyle şey dediniz?

İkinci soru: Haber doğru olsaydı ne yapardınız?

Cevapları bana değil, kendinize verin…

*   *   *

Şimdi de bir bayat haber:

Diyarbakır, Mardin, Van, Hakkâri, Yüksekova. Nusaybin, Cizre, Kulp, Kayapınar, Bismil, Kocaköy, Karayazı, Erciş belediye başkanları görevden alındı ve yerlerine kayyım atandı.

Yerlerine kayyım atanan seçilmiş belediye başkanlarından başta Diyarbakır Büyükşehir belediye Başkanı Selçuk Mızraklı olmak üzere Erciş Belediye Başkanı Yıldız Çetin, Hakkari Belediye Başkanı Cihan Karaman, Yüksekova Belediye Başkanı İrfan Sarı, Nusaybin Belediye Başkanı Semire Nergiz  tutuklandılar.

Kayapınar Belediye Başkanı Kezban Yılmaz ve Bismil Belediye Başkanı Orhan Ayaz gözaltına alındıklarını biliyorum ama tutuklanıp tutuklanmadıklarını en azından -henüz- öğrenemedim. Çok sayıda eşbaşkanın da gözaltına alındığını ve bazılarının tutuklandığını biliyorum.

Haydi bu bayat habere bir paragraf daha ekleyeyim:

Diyarbakır’ın seçilmiş Belediye Başkanı, kentin sevilen ve çok sayılan hekimi Selçuk Mızraklı, örgüte üye olmak suçundan tutuklandı. Örgüt denince Diyarbakır’da sadece ve sadece PKK anlaşılır. Yani Selçuk Mızraklı PKK üyesi olduğu suçlamasıyla tutuklandı.

*   *   *

Bu “bayat haber”i okuduğunuz ya da duyduğunuz zaman şaşırmadınız ve gerçekliğinden kuşkulanmadınız.

Selçuk Mızraklı ile ilgili PKK üyeliği suçlamasını duyduğunuzda, okuduğunuzda kahkahalarla gülmediniz. 

*   *   *

Asparagas yani uydurma haberimin sonuna yapıştırdığım soruları bir de bu belediye başkanları bağlamında cevaplamaya ne dersiniz?

 

 

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Mustafa Kemal Atatürk…

81. ölüm yıldönümünde Kemalizm'in ne olduğu ve ne olmadığı üstüne verimli, ufuk açıcı, ezberlere değil bilgiye dayanan bir tartışma ortamı beklemek mümkün değil

Hiç olmazsa CHP’li belediyeler…

Artık kentlerde tüketicilerle bölgelerindeki üreticileri aracısız ya da belediye aracılığıyla buluşturup beslenme, giyim kuşam gibi ihtiyaçlarda sosyal demokrat belediyeciliğin alfabesini yerine getirmek gerek

Tahliye kararına sevinmeyi reddediyorum

Meslektaşımı üç yıl hapiste yatırmanın mazeretini üretmiş oldular: “Beraat demedik ki, suçsuzdurlar demedik ki. Sadece ömür boyu değil, 10 yıl hapis…”