27 Ağustos 2017

Ryan Babel yakışık almadı!

Oğuzhan Özyakup tabii ki beklenenden çok uzakta ancak bu sürpriz değil…

Maçın bitimine sekiz dakika kalmış; Beşiktaş önde, Bursaspor atağı başlıyor Bogdan Stancu sol kanattan topu sürerken ayağı dönüyor, Rumen futbolcu da topu bırakıp acı içinde yere yığılıyor. Ve Beşiktaşlı Ryan Babel de fair-play ruhuna ‘fatiha’ okuyup, ‘sakatlık’ yokmuşçasına oyunu devam ettiriyor. Neyse ki hakem Mete Kalkavan ciddi sakatlığın farkına erken varıp maçı durduruyor. ‘Bula bula yazacak bunu mu buldun?’ diyenlerin serzenişleri buraya kadar geliyor, hiç meraklanmayın! Lakin, sonuçtan önemlisinin centilmenlik olduğunu unutursak; spor da, skor da tüm anlamını yitirir. Kaldı ki Beşiktaş, fair-play ruhu ile bütünleşmiş bir kulüp. Bu nedenledir ki hiç yakışık almadı Ryan Babel… En kötü futbolun dahi bu ‘duyarsız’ hareketinden daha hoş gelebilir gözlere!

Oğuzhan Özyakup’a mı Şenol Güneş’e mi? Bu kez ters olsun köşe; hiçbirine! Zira; futbol simsarları Oğuzhan Özyakup’da gelecek görselerdi çoktan gidivermişti gurbet ellere Beşiktaş’tan, Başakşehirli Cengiz Ünder gibi… Oğuzhan Özyakup tabii ki beklenenden çok uzakta ancak bu sürpriz değil… Oğuzhan’ı oynadığı 2-3 iyi maç sonrası memlekette futbol ikonu yapanlar, bir yıldır genç oyuncuyu Avrupa’nın belli başlı kulüplerine transfer edenler, ona yirmili yaşlarının başında takım kaptanlığı pazu bandını takanlar genç adamın futbolunu ve yaşamını direkt etkilediler. Oğuzhan Özyakup şu anda çoğumuzun farkında olmadığı ‘halet-i ruhiyeye’ sahip! Ne yazık ki ‘vasatı’ dahi bulamayan oyununa karşın memleketin en iyi orta saha elemanı olduğu yanılgısında. Bunun için de ‘Beşiktaş, Bursaspor karşısında Oğuzhan Özyakup nedeni ile bir kişi eksik oynadı’ ya da ‘10 numaralı formayla performansı bağdaşmıyor’ ahkamı kesmenin ehemmiyeti bulunmamakta…

Şenol Güneş’in durumu ise ‘ümitsiz’ değil, sadece ‘karmaşık!’ Deneyimli teknik adam sanki Bursaspor karşılaşmasını değil de 13 Eylül’de Porto ile deplasmanda oynanacak maçı düşünüyordu dün gece. Lig mücadelesinde idare etmek zorunda kaldığı Cenk Tosun’un Avrupa’da yetersiz kalacağını tartışmasız biz, ‘atıp-tutanlardan’ çok daha iyi biliyor. Buna karşın Alvero Negredo’nun yapıp, yapamayacaklarını kestiremiyor doğal olarak. Örnekler çoğalarak gider tabii ki… Şenol Güneş istemi dışında transfer edilen oyuncuları kadroya nasıl sorunsuz şekilde monte edeceğini düşünmekte şu sıralar, hem de ‘kara kara’ deyişiyle örtüşen şekilde.   

Beşiktaş iki tane attı bir tane yedi üç puanın sahibi oluverdi, uzun aranın ardından kendi evinde, kendi yandaşı önünde. Ancak oynanan futbol tribünde yerini alana da, ekran başında oturana da ‘tatminkar’ gelmedi. Atiba Hutchinson’un dönüşü gecenin önemli anekdotu, bir de Caner Erkin’in başarılı futbolu onun dışında kayda değer fazla şey olmadı.

Bendeyse Ryan Babel’in yakışıksız hareketi yer etti nedense. Babel’in tercümanından özel ricam; Surinam orjinli Hollandalı futbolcuya Beşiktaş’ın tarihinden alıntılar aktarması. Ve Beşiktaş’ın halkın takımı olduğunu bıkmadan, usanmadan anlatması… 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Siyaset yasak, mizah serbest!

Ne dürüstlüğün simgesi Süleyman Seba ve benzerleri kaldı, ne de sahada şaibesiz, sportmence mücadele. Meydan hokkabazlara kaldı!..

Memleket hali sahaya yansıdı!

Futbol fanatiklerinin çoğunluğunu gençler, eğitimsizler, kültürsüzler ve işsizler oluşturuyor; ortak noktaları ise ‘öfke kontrolü!’

Şenol Güneş'in kaçıncı hatası!

"Şampiyonlar Ligi sona erdi, lig şampiyonluğu da giderse iki milyar lirayı aşan borç tutarı nasıl ödenir? "