06 Eylül 2025

Nerden çıktı bu “Shein?”

2008 yılında Çin’in Nanjing şehrinde ZZKKO adı altında doğan Shein markası, hızlı moda sektörünün korkulu rüyası haline geldi. Girişimci iş adamı Chris Xu tarafından kurulan e-ticaret şirketi, moda endüstrisine “Ultra Fast Fashion” (Süper Hızlı Moda) terimini kazandırmış oldu

Amerikan iş dünyası dergisi Forbes’in 2025 yılı verilerine göre, 9,1 milyar dolarlık net serveti ile dünyanın zengin iş adamaları listesine giren Singapur ve Çin asıllı Chris Xu, e-ticaret markası Shein’ın, devamlı tasarım çeşitliliği+hızlı üretim ve kısa sürede tüketiciye ulaştırma stratejisi ile küresel bir başarıya ulaşmasını sağladı.

Shein, fiziksel mağaza açmaması ve üretimi sadece hammaddesini de kullandığı Çin’de gerçekleştirmesi nedeni ile H&M, Zara gibi markalardan çok daha ucuz fiyat politikası uygulama şansına sahip. Günde 7 bin yeni tasarım modeli sunma taktiği tüketicide bağımlılık yaratırken, siparişe göre acil üretim stratejisi ile stok derdini de bertaraf etmiş oluyor ve ürünlerini doğrudan web sitesi ve mobil uygulaması aracılığı ile müşterilerine ulaştırıyor.

Ancak markanın hızlı ve kontrolsüz yükselişine paralel olarak, üretim aşamasında meydana gelen küçük çocukları köle sistemi ile çalıştırmak, hava kirliliğine neden olmak gibi rahatsız edici gerçekler şimşeklerin Chris-Xu’ya yönelmesine neden oldu.

Sektörün üretim kontrolünü sağlayan mekanizmalar dışında doğayı korumayı amaçlayan moda militanlar da tepkilerini uluslararası platformlarda dile getirmeye başladılar.

Moda sektörü ve medyası “nerden çıktı bu Shein” diye kafa yorarken bir anda yılan derisi botları ve ilginç giyim tarzı ile dev şirketin CEO koltuğuna oturtulan Donald Tang’ı irdelemeye başladı.

Medyaya karşı mesafeli duran ve tepkilere çekimser kalmayı tercih eden Cris-Xu, çareyi medya ile ilişkileri iyi olan bir kişiliği vitrine çıkarma taktiğini kullanmakta bulmuş gibi görünüyor.

Çin’de doğan ancak uzun yıllardır Amerika’da yaşamakta olan Donald Tang, Merill Lynch ve Bear Stearns gibi yatırım bankalarındaki deneyimlerinden sonra sinema ve medya sektörlerinde performans göstererek adını duyurmuş olduğunu görüyoruz.

Tang’ın ilk icraatı Shein’a yöneltilen ağır eleştirileri yumuşatmak amacı ile basının karşısına geçmek oldu. Almanya’nın yüksek tirajlı dergisi Der Spiegel’e verdiği röportajda, şirketinin izlediği üretim politikasının moda sektöründeki en ekonomik model olduğunu dile getirmiş olsa da üretim aşamasındaki bilgi kirliliği konusuna henüz tatmin edici bir açıklama yapamadı.

Amerika ve Çin arasında yaşanan gümrük vergisi savaşından nasibini alan Shein’ın CEO’su “Çinli Donald”, tüm engellemelere rağmen ABD’deki 90 milyon müşteri yelpazesini mağdur etmeyecek kuvvette olduklarını belirterek “Amerikalı Donald” meydan okumuş oldu.

Ultra Fast Fashion sektörünün sembolü haline gelen Shein’ın başarısının arkasında şüphesiz dev bir lojistik organizasyon ve teknolojik bilgi yatıyor.

Almanya’da, 18-29 yaş arası tüketici kitlesinin yüzde 50’sinin Shein’dan alışveriş yaptığı saptanmış.

Fransız Moda Enstitüsü İFM ise yaptığı bir araştırma sonucunda Fransızların yüzde 35’inin Shein’dan alışveriş yaptığını açıkladı. Ayrıca, Fransa’nın ulusal posta servisi olan La Poste, Shein’den gelen günde ortalama 600 bin paketin dağıtıldığını ve Çinli şirketin en büyük müşterileri olduğunu açıklamış.

Türkiye şüphesiz Çinli e-ticaret devinin ürün sevk ettiği ülkeler listesinde yer alıyor. Kendi çapımda yaptığım mini ankete göre Shein markasını bilmeyen yok ancak kalite ve güven konusunda tedirginlik olduğunu gözlemliyorum.

Ortak nokta ise devamlı yeni tasarım görmelerinin verdiği heyecan. Yani markanın varoluş nedeninin ana kodlarından biri. Ancak markaya arkadaşlarımdan çok kızlarının, yani 30 yaş altının ilgi duyuyor olduğunu da saptadım.

Shein, üretim şartlarındaki olumsuzluklar kadar yaratıcılık ekibinin devamlı diğer markaların tasarımlarını kopyalamakla da eleştiriliyor... Lacoste, Levi’s, H&M gibi markalar tarafından model hırsızlığı ile suçlanan Shein’a en güncel tepki ise İsveç’ten geldi. 2024’ten beri ülkenin çıkış yapan e-ticaret markalarından Nelly.com, yapay zekâ aracılığı ile markanın tanıtım spotlarından elli karenin Shein tarafından çalındığını ve markanın entelektüel birikiminin ihlal edildiğin öne sürmüş.

“Hırsız hırsızdan çalmış, görenler şaşırıp kalmış” sözü ise hızlı moda sektörü için geçerli kanımca. Günlük tasarım güncellemelerinin hızlı akışı ipin ucunu kaçırdığı için sektördeki markalar birbirlerini sıkı takibe almak zorunda şüphesiz. Ancak yaratıcılık ve marka kimliği kavramı ise geçen yüzyılda kaldı galiba.

Mutlu hafta sonları…


Alex Akimoğlu yazdı: Ultra fast fashion: Boynuz kulağı geçti

Alex Akimoğlu kimdir?

Alex Akimoğlu, 1976 yılında Fransa'ya giderek Sorbonne Üniversitesi Fransızca ve Joffrin Byrs Akademisi moda tasarımcılığı bölümlerini bitirdi. Aynı zamanda École Supérieure de Journalisme'de (Gazetecllik Yüksek Okulu) öğrenim gördü.

Pierre Cardin, Jean Louis Scherrer ve Japon markası Hanae Mori'de tasarımcı olarak Paris ve Tokyo'da kariyerini sürdürdü.

London Kent University, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve İstanbul Bilgi Üniversitesi moda tasarım bölümlerinde akademisyen olarak görev aldı.

Radikal gazetesinde başladığı moda yazarlığına (1997-2007), Referans gazetesinde “Moda Ekonomi” köşesinde (2009 - 2010), İstanbul Life m.o.d.a İstanbul köşesinde (2010 - 2019), ELLE Türkiye dergisinde ELLE Son Bakış köşesi ile devam etti.

2020 yılından beri T24'te yazıyor.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Matthieu Blazy’nin 2026 marka Chanel’i podyumda

Bazı yorumcuların “asrın defilesi” olarak ilan ettikleri 2026 yaz sezonu Chanel defilesi, Paris’teki Grand Palais müzesinde gerçekleşti. New York’ta başlayan, Londra ve Milano’dan sonra Paris’te noktalanan moda haftaları zincirini kapanış defilesini sunan Chanel’in bu denli heyecan yaratmasının nedeni ise, markanın kreatif direktörlüğüne atanan Belçikalı-Fransız tasarımcı Mathieu Blazy’nin ilk kez görücüye çıkıyor olması

Dior’un Jonathan Anderson imzalı yeni kadını

Paris’te gerçekleşmekte olan 2026 yaz sezonu moda haftasında heyecan dorukta.  74 markanın koleksiyon sunduğu defileler zincirinin Dior ve Chanel halkalarının yarattığı titreşim zirvede. Lüks dünyasının bu iki dev markasının artistik direktör değişimine gitmeleri moda sektöründeki taşların yerinden oynamasına neden oldu

Gürcü tasarımcı Demna ve CEO Marco de Meo, Gucci markasına ikinci bir Rönesans yaşatabilecekler mi?

Demna ilk sınavını Mart 2026’da vermek üzere kurgulanmıştı ancak enerjisi çiçeği burnunda CEO Luca de Meo’nun enerjisi ile çakışınca sürpriz bir performansla dünya basınına göz kırptı. Son dönemlerde yanlış stratejiler nedeni borsada çöküş yaşayan Gucci bakalım yeni ikili ile ikinci bir Rönesans yaşayacak mı?