Ukrayna Devlet Başkanı’nın yakın çevresine kadar uzanan enerji sektöründe yolsuzluk soruşturması ve ülke içinde buna yönelik tepkiler, Volodimir Zelenski için son derece hassas bir hal aldı. Protestoların sokaklara taşmaya başladığı Kiev, önümüzdeki haftalarda ilginç gelişmelere gebe gibi gözüküyor.
Ukrayna’da kamuya ait dört nükleer enerji tesisini de yöneten Energoatom kurumunda 100 milyon doları aşan büyüklükte rüşvet çarkı çeviren bir suç örgütü teşekkül edildiği ve bunun kurumun gölge yönetim ekibi gibi hareket ettiği iddiasıyla yürütülen soruşturma “kelle almaya” başladı. Ancak, ülkenin 2021 -2025 Temmuz tarihleri arasında enerji bakanı olarak görev yapmış, daha sonra da adalet bakanlığına getirilmiş Herman Haluşhenko’ya görevden el çektirilmesi bile tepkileri dindirmeye yetmiş değil.
Geçen cumartesi günü, Kiev'deki Bağımsızlık Meydanı'nda yolsuzlukları protesto eden bir gösteri düzenlendi. Yolsuzlukla mücadele aktivisti Maria Barabash tarafından düzenlenen gösterilerde, “Yolsuzluklara Hayır,” “Zelenski suçlu,” “Cumhurbaşkanı istifa et” yazılı pankartlar taşındığı dikkati çekti. Gösteride, soruşturmanın ilk safhalarında kilit rol oynayan, ancak daha sonra gözaltına alınan yolsuzlukla mücadele dedektifi Dağıstanlı Ruslan Magomedrasulov'a destek gösterisinde de bulunulduğu belirtiliyor.

Maria Barabash, Telegram kanalında da yayımlanan röportajında, gösterilerin yolsuzluklarda başrol oynadığı ileri sürülen Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Andrey Yermak istifa edene, yolsuzlukların merkezinde rol aldığı ileri sürülen Timur Mindiç ve diğer firari şüpheliler İsrail’den Ukrayna’ya iade edilene ve gerçek bir yargı reformu başlatılıp suçlular müebbet hapse mahkûm olana kadar her cumartesi günü aynı meydanda gerçekleştirileceğini dile getirdi.
Yolsuzluk işlerinin ana organizatörünün Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin eski iş ortağı Timur Mindiç olduğuna inanılıyor. Ukrayna Devlet Başkanı tarafından kurulan Kvartal 95 adlı yapım şirketinin ortaklarından biri olan Mindiç, hakkında yürütülen soruşturmanın başlamasından saatler önce ülkeyi terk etmişti. Mindiç’in İsrail’e geçtiği iddia ediliyor. İddialara göre, önemli sözleşmeler üzerinde nüfuz sahibi olan Mindiç’in ekibi, ihalelerden yüzde 10-15 oranında rüşvet alıyordu.
Rüşvet çarkıyla bağlantılı sekiz kişiyi rüşvet, görevi kötüye kullanma ve yasadışı zimmet suçlamalarıyla itham eden, grubun kod isimleri ve şifreli konuşmalarla rüşvet pazarlığı yaptığına dair ses kayıtlarını yayımlayan Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU), epeydir önde gelen Batılı ülkelerin desteğini arkasına almış görünüyor. NABU tarafından yürütülen soruşturmanın savcılarından Serhiy Savytskyi, geçen salı günü gerçekleşen duruşmada Mindiç'in Haluşhenko'yu yasa dışı yollarla etkileyerek suç işlediği iddiasında bulundu.

Öte yandan, Haluşhenko’dan boşalan Adalet Bakanlığı koltuğuna, 12 Kasım’da Avrupa ile Entegrasyondan sorumlu Adalet Bakan Yardımcısı Lyudmila Sugak'ın getirilmesi de manidar. Son zamanlarda Avrupa Komisyonu’ndan da NABU’nun yolsuzlukla mücadelesine yoğun destek geldiğini hatırlatalım. Avrupa Komisyonu geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, yürütülen soruşturmanın Ukrayna’nın yolsuzlukla mücadele kurumlarının işlediğini gösterdiğini vurgulayarak, yolsuzlukla mücadele çabalarının AB üyelik sürecinin önemli bir şartı olduğunu hatırlattı.
Anlamı: NATO’ya girmeniz mümkün olamayacak belki ama küçülmüş bir halde de olsa AB’ye girmek istiyorsanız bazı kelleleri feda etmeniz lazım.
Bu arada, Kiev’de olup bitenlere paralel bir başka gelişmede, Rusya Federasyonu’nun Washington Büyükelçiliği, Rusya ile ABD arasında ilişkilerin normalleşmesi için bir “fırsat penceresi” açıldığını belirten bir açıklama yayınladı. İlk ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 92 yıl önce SSCB ile Amerika Birleşik Devletleri arasında tesis edildiğinin hatırlatıldığı basın açıklamasında, “Donald Trump yönetiminin liberal küreselci 'kurallara dayalı dünya düzeni' modelini reddetmesinin ardından, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilerde eşitlik, ulusal çıkarlara saygı ve çatışmasız bir arada yaşama ilkelerine dayalı bir normalleşme yönünde bir 'fırsat penceresi' açıldı,” ifadeleri yer aldı.


