Rashomon etkisi
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Rashomon etkisi

Kim kimi kandırdı, kim, hangi kişisel hesapla hareket etti ve ülke yönetimini baş stratejist AKP’ye hediye etti?

Rashomon etkisi

Sırp ulusalcıların Balkanlarda Sırp varlığını güçlendirmek için Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun dağılmasından yararlanarak 28 Haziran 1914 günü Avusturya Arşidükü Franz Ferdinand’ı öldürmeleri I. Dünya Savaşı'nı başlattı.

Bir samurainin eşiyle birlikte ormanda yürüyüş yaparken karşılarına çıkan haydudun kadına tecavüz etmek amacıyla saldırması, gelişen kavga, samurai ile haydut arasındaki düello, kadının bıçak kullanarak olaya karışması, Japon yazar Japon yazar Ryūnosuke Akutagawa tarafından 1922 yılında “In a Grove” adlı bir romanda, dört görgü tanığının anlattıklarına dayalı olarak anlatılmıştır. 

Japon film yapımcısı Akhira Kurosawa romandan yola çıkarak,1950 yılında Rashomon adıyla filmi çevirmiştir. Hikâyenin bundan sonası Rashomon etkisi olarak isimlendirilen konuyu oluşturur. Ana mesaj, olayı açıklamak yönündeki çabaların güvenilmez tanıklıklara dayanıyor olmasıdır. Film 1951 Venedik film festivalinde altın aslan ödülünü almıştır.

Bir süredir ülkemizde gizli tanık, itirafçı gibi tuhaf kelimelerle ve bu kişilerin güvenilmez tanıklıklarıyla insanların yaşamlarının sona ermesi, geleceklerinin kararması ile karşılaşıyoruz.

Yalancı tanıklık ve adaletin saptırılması

Bu etkinin yarattığı sonuçları ülkemizde, ABD, Rusya, Çin, Kore ve diğer birçok ülkede görürüz. Bu gibi olayların kahramanlarından biri olan D. Trump, başkanlık seçimleri sırasında çeşitli kaynaklardan yayılan bilgileri “fake-uydurma” bilgi olarak adlandırmıştı. Ülkemizde bu etkiyi siyasette de, kriminal olaylarda da sık sık görürüz. Örnek mi istersiniz,

- Ağustos ayında Diyarbakır’da kaybolan, daha sonra dere kenarında cesedi bulunan Narin’i kim, neden öldürdü, olayın üstü neden örtülmek isteniyor?

- Ankara’da şehrin merkezinde işlenen siyasi cinayet ve daha birçok ölüm olayı bu hâlâ çözülememiştir. Olayın oluş şekli, zanlıların nereden nereye hareket ettiği, kim tarafından getirildiği konusunda kanıtlar, bilgiler ortaya konulmuşken, son adım atılamamıştır, neden? 

- Siyasi planda Ergenekon olayı, Fethullah hareketi, Madımak cinayeti, 15 Temmuz 2016 kalkışması ve birçok olay arasında 6-7 Eylül olayları Rashomon etkisi bağlamında incelenebilir. Bu olayların arkasında ne gibi planlar, kimler vardır, neden? Hangi bilgi doğrudur? Adalet, istihbarat sistemimiz, kurumlarımız neden böyle etkiler karşısında yenilmektedir? Toplum ve bireyler kaybederken, kim, kimler kazanmaktadır?

Siyaset-müzakere-kandırma

Konu kriminal olaylardan ibaret görülmemelidir. Neredeyse 25 yıldır yaşadığımız siyasal olayların her biri için aynı sorundan yani, çeşitli nedenlerle yanlış, yalan bilgiye dayalı tanıklıkların, ülke için hayati kararların oluşmasına yol açtığından söz edilebilir.

2015 yılında yapılan seçimlerde en yüksek milletvekili sayısına ulaşan CHP’nin hükümeti kurmakla görevlendirilmesi gerekirken, o zaman parti genel başkanı olan Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı’ndan görevlendirilmeyi talep etmek yerine, “istikşafi görüşmeler” koridoruna yönlendirilmeyi kabul etmesi ve aylarca süren görüşmeler sonunda seçimlerin yenilenmesi sürecinin başlatılmasıyla CHP’nin ve ülkenin çok önemli bir fırsatı kaçırması ve bugünün AKP iktidarı, Rashomon etkisinin net sonucudur.

Bu görüşmeler sırasında CHP ve AKP nin aldıkları pozisyonlar, sürekli olarak üretilen ve hepsi “siyaseten imal edilmiş”, “dedikoduya, tehdide” dayalı bilgilere dayalıdır. Kim kimi kandırmıştır, kim siyasi tecrübesizlik veya dayanaksız iyi niyetle önündeki iktidarı reddetmiştir, bilmediğimiz şeyler mi vardır, neden, ve neden toplum hâlâ bedel ödemektedir?

Orkestre edilmiş müzakere süreci

Daha sonra yanlış algılamanın, değerlendirmenin bir başka örneğini “altılı masa” komedisinde, veya sonuçları itibariyle “skandalı”nda gördük. Kim kimi kandırdı, kim, hangi kişisel hesapla hareket etti ve ülke yönetimini baş stratejist AKP’ye hediye etti? Bugün ülkede sürmekte olan CHP kurultayı davası neden, nasıl başlatılmıştır? Ülkenin en önemli yasama, yargı ve yürütme kurumlarından yargı bu denli bu etkinin altında ise, diğer iki kurum nasıl işleyecektir. Tek yetkili olan Cumhurbaşkanı kendisine gelen bilgilerin hangisine, nasıl inanacak, nasıl karar alacaktır?

 Yanlış bilgi ve savaş; yüzbinlerce ölüm

Bu etkiye Türkiye dışından verilmesi gereken bir örnek ABD ile İngiltere’nin, Saddam’ın nükleer silah ürettiği masalıyla savaşa yönlendirilmesi olmuştur. Çocuk yüzlü, İngiliz İşçi partisi başkanı Tony Blair, yine etkisi altında ve bu kez ünlü MI6’nın nasılsa atladığı yanlış istihbaratla Irak’ta nükleer silah bulunduğu masalına inandırılan Bush’a katılarak körfez savaşını başlatmış, yüzbinlerce insan yaşamını yitirmiş, tedarikçi Amerikan ve İngiliz savaş endüstrisi kazanmıştır.

Üstelik o savaşın etkileri devam etmektedir. Ortadoğu kaynamaktadır, Gazze cehenneminde, İran ve İsrail’de insanlar ölmektedir. Ne, hangi bilgi, neyi tetiklemiştir? Bütün senaryonun arkasında ABD’nin Ortadoğu’da yayılması mı vardır? ABD kongresi, İngiliz parlamentosu neden bu kararları sorgulamamıştır? Daha sonra ABD’de olanlara bakarak, MI& ve CIA gibi istihbarat örgütlerinin de bu tedarikçilerin etkisi altında kalıp kalmadığı dehşet verici sorulardır. Hayat bu denli ucuz mudur?

Sendika da kandırılır!

Tony Blair’in İşçi Partisi başkanı seçilmesine yol açan ise Edward Miliband’ın seçimi kaybetmesidir. Pekala Ed Miliband nereden çıktı? Ağabeyi David Miliband çok daha iyi yetişmiş bir siyasetçiyken, Ed. Miliband yine aynı etki ortamını kullanarak, partinin karar örgütü olan sendikayı (trade union kandırmış ve onun yerini almıştır. Genel seçimlerde seçmen Ed Miliban’ı değerlendirmiş ve İşçi Partisi seçimi kaybetmiştir.

Kurosawa’nın filmde işlediği etki bir sihirli değnek değil, aslında ondan çok daha güçlü. Çünkü çok önemli bir silahı, “yanlış, veya belirli amaçlara göre yeniden imal edilen bilgi” oluşturuyor. Ülkemizde olanları heyecanla, endişeyle, merakla izliyoruz. Liderlerin öfkelerinden, yürüyüşlerinden, kimlerle görüşüp, kimleri uçağa almadıklarından sonuç çıkartıyoruz. Öte yandan ABD Başkanlık seçimlerinde, Fransa’daki seçimlerde Putin’in etkisini okuyoruz. 

MAGA ve ticaret koridorları

Başka bir alana, ekonomiye geçelim. Ünlü McKinsey danışmanlık şirketi küresel ticaretteki değişimleri inceleyen bir araştırma yayınladı.[1] Araştırma, D.Trump’ın ABD’nin ithalatı üzerinde koyduğu gümrük vergilerinin etkilerini sorguluyor. Trump’ın hareket noktası Rashomon etkisini gösteriyor. Tamamen popülist, yıllardır ihmal edilen endüstri politikası nedeniyle gelişmeyen, rekabette kaybeden ve özellikle orta-batı Amerika’da bulunan endüstrilerin gönlünü almayı hedefleyen, ama bunu yaparken, eksik ve yanlış bilgiye dayalı, ABD endüstrisi dahil, zarar üreten bir politika. Bunu çeşitli yazılarımda ele alıyorum.

McKinsey çalışmasının çıkış noktası bugün 111 trilyon dolar olan küresel ticaret hacmının bundan nasıl etkileneceği sorusudur. Temel “baseline” senaryoya göre yani hiç kimse bir tavır almazsa oluşacak durum; Trump politikalarıyla, gümrükler sonucu ticaret akımlarının nasıl yön değiştireceği, yani “fragmentation” senaryosu; ve arz kaynaklarının, tedarikçilerin değiştirilmesi, yani diversification senaryosunun yaratacağı durum incelenmektedir. Böylece tıpkı Irak savaşında olduğu gibi “yanlış” maksada göre imal edilmiş bilginin “üretici şirket” düzeyinde etkili olduğu görülmektedir.

Konunun üretim tarafından finans ve bölüşüm tarafına geçerek, JPMorgan bankası’nın analizine göre Trump gümrük vergilerinin orta büyüklükteki Amerikan işletmelerine maliyeti 82 milyar dolar, (ücret bordrosunun %2 si) olacak, ya işçi çıkartılacak, veya kârdan feragat edilecektir. Hatırlayalım, bu vergilere yol açan, D.Trump’ın ABD’nin ticaret açığını azaltmak yönünde verdiği karar. Oysa burada bir başka oyuncu şirketler. Washington D.C. bu kararı verirken, Çin’de ve öteki ülkelerde yatırım yapan ABD şirketlerinin elde ettiği kazançları, kârlarını hesaba katmıyor, çünkü konunun o tarafı ı Şirket kârları Trump’ın popülist politikalarını tetiklemiyor, kârlar temettü olarak şirket yatırımcılarının kazancını oluşturuyor.

Bilgi zaten tam ve mükemmel değil

Yazılarımda bilginin karar süreçlerinde ne kadar etkili olduğunu vurguluyorum. Ekonomik ajanların, teoride varsayıldığı gibi homo economicus, yani tam ve mükemmel bilgi koşullarında rekabetçi piyasalarda yaşamadığını, bilakis, kararlarını irrasyonel ortamlarda verdiklerini söylüyorum. Bugün ele aldığım Rashomon etkisi bunun yalnız alış verişler için değil, yaşamın tüm aşamalarında geçerli olduğunu göstermektedir.

Yalan bilgi tüccarları

Bazı talihsiz durumlarda, “duymuştum, bana öyle söylenmişti” gibi aslı astarı olmayan bilgilerin kararları ve daha vahimi, adaleti etkilediğini görüyoruz. Burada incelediğimiz etki, 19.yüzyılda Japonya’da bambu ormanındaki cinayetten yola çıkılarak kurgulanmıştı. Talihsiz durumdayız, çünkü bu etki yıllardır ülkemizde adaletin tecellisinde geçerli olmaktadır. Arkadaşlarımız, bilim adamlarımız, anneler, babalar, görevleri sadece insanları bilgilendirmek olan, ülkeyi savunmak için yaşamını vermeyi taahhüt eden insanlar, böyle süreçlerde yanlışlara muhatap oluyor, kimi geleceğini, kimi yaşamını yitiriyor, kimi ayakta kalabilmek için evini, yurdunu terkediyor. Ülke olarak, eğitim, sağlık, politikamızdan, jeopolitika stratejilerine kadar alanı geniş bir alanda yanlışlar yapmaya devam ediyoruz.

İncelediğimiz etki adını Akira Kurosawa’nun bir filminden, Japonya’da işlenen bir cinayetten almıştır. Bugün ise bu etki titizlikle kurgulanan stratejilerde görülmektedir. Bush ve Irak savaşı, geçen hafta hatırladığımız Z.Brzezinski ve yeşil hilal projesi sonucu Ortadoğu’da olanlar, cinayetler, siyasi istikrarsızlıklar istihbarat kurumlarının titiz çalışmalarının sonucudur ve bunların hepsinde hikaye ettiğimiz etkileşme görülür. Feodalizm, kapitalizm, komünizm gibi rejimlerde etkileşmeyi başlatan ilk “dürtüyü” tanımlamak mümkündür. Bu defa olay daha karmaşık ve Rashomon etkisinden yola çıkmamın nedeni budur. 2020’den beri şimdi ne yapacak diye D.Trump’a bakıyoruz, ama o da belki akıllı, kültürlü değil, ama çok taraflı bir oyun oynandığının farkında olacak kadar uyanık bir insan. 


[1] MGA new trade paradigm: How shifts in trade corridors could affect business, 18 June 2025

İlgili İçerikler