T24 yazarı Tolga Şardan'ın kamuoyunda "sansür yasası" olarak nitelendirilen "Dezenformasyon Yasası" kapsamında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamalarıyla beş yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın beşinci duruşması bugün (30 Nisan) görüldü. Şardan duruşmaya katıldı. Şardan’a “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”dan beraat, “devletin yargı organlarını alenen aşağılama”dan 5 ay hapis cezası verildi, hükmün açıklanması geri bırakıldı. Mahkeme, kararın ardından salonu terk etmeden Tolga Şardan’ın diğer davasının duruşmasına geçti. Jandarma Genel Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığı’nın ihbarı üzerine, Şardan hakkında “devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama” suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşmasında beraat kararı geldi.
"MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu 'yargı raporu'nda neler var?" başlıklı yazısı sonrası hakkında resen başlatılan soruşturma kapsamında 1 Kasım 2023’te tutuklanan ve beş günlük tutukluluk sonrası Silivri Cezaevi’nden tahliye edilen Şardan'ın duruşması, bugün İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Şardan duruşmada şöyle dedi:
“Çok da fazla konuşacak bir şey kalmadı. Mesleki olarak gündeme getirdiğim konuyla ilgili o tarihten bu güne yaşanan ortada. Yargı sistemiyle ilgili gelişmeleri tüm ülkecek yazıyoruz. Bu yazdığım da istihbaratın sayın cumhurbaşkanına verdiği bir raporla ilgilidir. Söyleyecek bir şey yok, beraatimi talep ediyorum.”
Şardan’ın avukatları Gökhan Tekşen ve Özlem Tekşen de duruşmada hazır bulundu.
Duruşmada savunma yapan avukat Gökhan Tekşen şöyle konuştu:
“Beşinci duruşmadayız ve siz bu davadaki üçüncü hakimsiniz. MİT, kanun gereğince bilgi veremez. 217/A’nın basın özgürlüğü üzerindeki etkisi RSF’nin basın özgürlüğü endeksine de yansıdı. 301 suçlamasıyla ilgili de hakim Sidar hakkında bir dava açıldığını biliyoruz. Bu dosyanın da mahkeme dosyasına getirilmesini istiyoruz”
Dezenformasyon yasası hakkında konuşan Özlem Tekşen de şöyle dedi:
“Sayın hâkim geçen celse dosyaya sunmuş olduğumuz 217-a maddesi ile ilgili örnek bir karar verildi. Bu suçun oluşması için 4 sıkı şartın gerçekleşmesi gerekir deniyor. Fiilin kay barışını bozmaya yönelik infial oluşması gerekir deniyor. Yine istinaf, bilginin gerçeğe aykırı olduğunu gazeteciden araştırmasının beklenmemesi gerekir diyor. Burada kanun koyucu gazetecilere kullanılmayacağını belirtmişti ama böyle bir durum olmadığını görüyoruz. Özel bir kast olması gerektirdiği bekleniyor ayrıca, böyle dir durum olmadığını da açıkça söyleyebiliriz. Basın özgürlüğünde her ne kadar geriye düşmüş olsak da yargıya güvende de bir o kadar geriye düştüğünü belirtmemiz gerekiyor.”
Şardan’a haberi gerekçesiyle hapis cezası
Savunmaların ardından hâkim duruşmaya 5 dakika karar arası verdi. Aranın ardından kararını açıklayan hâkim, Şardan’a 5 ay hapis cezası verdi.
Şardan'a ikinci dava: Bu haberler üzerine herhangi bir tekzip de yayımlanmadı, çünkü doğru
“Mit raporu” davasının ardından ara verilmeden Şardan’ın “Jandarmada yasak aşk skandalı Tuğgeneral emrindeki evli kadını hamile bıraktı” başlıklı yazısıyla ilgili açılan davanın duruşmasına başlandı.
Savunma yapan Şardan, şöyle dedi:
“Meslek hayatımın tamamında kamu güvenliğini takip eden bir gazeteci olarak yaptım. O yüzden de sistemin nasıl işlediğini çok iyi bilirim. Bu haberi de bir il jandarma komutanlığı hakkında edindiğim bilgi üzerine yazdım. Bu haberi de kamu yararı üzerine yazdım. Bu olay zaten 2 parça. Ben nasıl hareket edilmesi gerekeceğini bilirim. O ilin valisi ve jandarma komutanı görevden alınmıştır. Bu haberler üzerine herhangi bir tekzip de yayımlanmadı. Çünkü doğru. Bu konular tekrar tekrar dile getirildi. Kişilere hakaret etmek ya da aşağılamak gibi bir derdim yok. Kurumları aşağılayan ben değilim, kurum personelidir. Ben bunları yazarken, gündeme getirirken utandım. Bunun hesabının bana sorulmaması gerektiğini düşünüyorum. Burada alenen aşağılayan ben değilim, ilgili kurumun personelidir. Bu konuda da sizden beraatimi talep ediyorum.”
Takipsizlik verilen dosyadan yeniden dava açılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Özlem Tekşen, şöyle konuştu:
“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığı yönünde bir karar vermiştir. Bu dosyanın yeniden açılıp Demokles’in kılıcı gibi başımızın üzerinde sallandırılması kabul edilemez. Bir yerde takipsizlik alırken başka bir yerde soruşturma açılacak mı diye bekleyemeyiz.”
Duruşmada savunmada bulunan Gökhan Tekşen, şöyle dedi:
“10 yıl önce de bunları konuşuyorduk. AYM’de dün aynı suçtan yargılama yapılamayacağı yönünde özel bir oturum açılmıştı. Umarım bir 10 yıldan sonra da aynı şeyleri konuşuyor olmayız.”
Şardan’ın ikinci duruşmasına da karar için ara verildi.
Jandarma Genel Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığı’nın ihbarı üzerine, Şardan hakkında “devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama” suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşmasında beraat kararı geldi.
TIKLAYIN - Jandarma'yı sarsan aşk skandalı ve Emniyet'te MHP'siz atamalarla değişen dengeler
Ne olmuştu?T24 yazarı Tolga Şardan, "MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu 'yargı raporu'nda neler var?" başlıklı yargıdaki usulsüzlük iddialarını kaleme aldığı yazısı gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın re'sen başlattığı soruşturma kapsamında savcılık ifadesinin ardından 1 Kasım 2023’te sevk edildiği İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği’nce Dezenformasyon Yasası kapsamında tutuklanmıştı. T24 yazarı Şardan, evinde yapılan arama sonrası gözaltına alındığında çıkarıldığı savcılıktaki ifadesinde "Sayın Uçar'ın dilekçesinin ardından HSK'ya yine Anadolu’nun değişik köşelerinde görev yapan yargı mensupları tarafından ihbarlar yapılmaktadır. Ve HSK tarafından görevlendirilen müfettişler söz konusu iddialar çerçevesinde aralarında üst düzey yargı mensupları da olmak üzere birçok kişinin bilgi sahibi konumunda ifadelerini almışlardır. Görüleceği üzere devletin en saygın kurumlarından olan MİT Başkanlığı da söz konusu iddialar çerçevesinde bilhassa Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan gelen talimat sonrasında, adı geçen yargı mensupları üzerinde de detaylı araştırma yapmıştır. Dolayısıyla kulislerden elde ettiğim bilgileri söz konusu yazıda kaleme alırken tarafıma yönelttiğiniz TCK 217/A maddesi hükümlerine aykırı herhangi bir girişimim olmamıştır" diye belirtmişti. İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği, tutuklamaya gerekçe olarak, "işlendiği iddia edilen suçun önemli ve ciddi sayılan katalog suçlardan olması nedeniyle tutuklama nedenin ‘kanun gereğince’ var sayıldığı, kaçma şüphesi ile delilleri yok etme, gizleme, tanık ve mağdurlar üzerinde baskı oluşturma şüphesinin bulunduğunu” öne sürmüştü. Şardan, gönderildiği Sincan Hapishanesi’ndeki 5 günlük tutukluluk sürecinin ardından tahliye edilmişti. Şardan hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 Şubat’ta bir iddianame hazırlanmış ve dezenformasyon düzenlemesi kapsamında yer alan “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Devletin yargı organlarını aşağılama” suçlarını işlediği iddiasıyla 5 yıla kadar hapis istemişti. DOĞAN AKIN YAZDI - Tolga’yla birlikte bütün hayal kırıklıklarının en güzelini yaşıyoruz! GÖKÇER TAHİNCİOĞLU YAZDI - Tolga Şardan’ın tutuklanması ve hakikatler: Yargı bir sopa mıdır? |
Tolga Şardan kimdir?Tolga Şardan, 1988'de yerel yayımlanan Ankara Ulus gazetesinde mesleğe başladı. 1989'dan 2018'e kadar Milliyet gazetesinde polis muhabirliği, Ankara Temsilci Yardımcılığı ve köşe yazarlığı yaptı. Haber ve yazılarıyla, 1992'den itibaren Çetin Emeç, Muammer Yaşar Bostancı, Abdi İpekçi'nin adını taşıyan gazetecilik ödüllerini aldı. Yanı sıra, haberleri Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Türkiye Spor Yazarları Derneği'nce ödüle layık bulundu. Ayrıca, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nce verilen 2021 Yılı Basın Özgürlüğü Ödülü'nün sahibi oldu. Şardan, 2019'da Doğan Kitap'tan yayımlanan "Komonist Masası'nda Nazım Hikmet" adlı araştırma dalındaki kitabını kaleme aldı. 2019'dan bu yana T24'te çoğunlukla güvenlik konularını ele aldığı Büyüteç adlı köşeyi yazıyor. |


