CHP’den Fatih Altaylı kararına tepki: Cumhurbaşkanı'nın şikâyetçi olduğu davalarda hiç kimsenin beraat etme ihtimali yoktur!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

CHP’den Fatih Altaylı kararına tepki: Cumhurbaşkanı'nın şikâyetçi olduğu davalarda hiç kimsenin beraat etme ihtimali yoktur!

fatih altaylı
Fatih Altaylı

T24 Haber Merkezi

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, gazeteci Fatih Altaylı'ya hapis ceza verilmesine tepki gösterdi ve, "Cumhurbaşkanının şikayetçi olduğu davalarda hiç kimsenin beraat etme ihtimali yoktur" dedi.

YouTube yayınındaki sözleri nedeniyle “Cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasıyla 22 Haziran’dan bu yana tutuklu bulunan gazeteci Fatih Altaylı, bugün Silivri’de ikinci kez hâkim karşısına çıktı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, Altaylı’yı 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkûm etti. Ayrıca, “adli kontrol hükümlerinin yeterli olmayacağı” gerekçesiyle tutukluluk hâlinin devamına karar verildi.

Fatih Altaylı'ya 4 yıl 2 ay hapis cezası: Tutukluluğu sürecek!

CHP Diyarbakır Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, duruşmayı izledikten sonra karara tepki gösterdi ve, "Şunu biliyoruz ki içinde bulunduğumuz dönemde Cumhurbaşkanının şikayetçi olduğu davalarda hiç kimsenin beraat etme ihtimali yoktur" dedi.

Milletvekili Tanrıkulu'nun açıklamasının tamamı şu şekilde:

“Gazeteci Fatih Altaylı'nın duruşmasını izledik; mahkeme hükmü açıkladı. Fatih Altaylı 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkûm edildi ve tahliye edilmedi.

TCK 106. maddesi tehdit suçunu düzenliyor; tehdit suçundan mahkeme bir hüküm kurdu.

Tehdit suçunun Cumhurbaşkanına suikast, fiili saldırı olduğu iddiasıyla TCK'nin 310. maddesi gereğince de verilecek cezanın 10 yıldan aşağı olamayacağı gerekçesiyle 5 yıl ceza verdi ve bu cezayı 4 yıl 2 aya indirdi ama tahliye etmedi.

Sözle eleştiriyle Cumhurbaşkanına suikast yapılmaz, cumhurbaşkanına fiili saldırı yapılamaz. Fatih Altaylı gazeteci, kendi YouTube kanalında görüşlerini ifade etmiş, örnekler vermiş tarihten ve bu nedenle de Haziran ayından bu yana tam 148 gündür tutuklu bulunmaktaydı.

Bugün ikinci duruşmasında hüküm açıklandı. Sözle nasıl suikast yapılır? Sözle nasıl fiili saldırı yapılır; imkansız. Ancak şunu biliyoruz ki içinde bulunduğumuz dönemde Cumhurbaşkanının şikayetçi olduğu davalarda hiç kimsenin beraat etme ihtimali yoktur.

Mahkeme dedi ki, ‘Eğer tahliye edersem adli kontrol tedbiri yetersiz kalır. Kaçma şüphesi var. Bu nedenle tutuklu kalacak’ dedi.

Fatih Ataylı üzerinden bütün basına, kamuoyuna mesaj veriliyor: ‘Türkiye'nin en etkili bilinen gazetecilerini bile biz istediğimiz bir şekilde alırız, tutuklarız, cezaevinde tutarız ve olmayan suçlardan da ceza veririz’ deniliyor. Mesele budur.”

Altaylı hakkında resen başlatılan soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan “müşteki” sıfatıyla yer alıyordu. İddianamede, Altaylı’ya Türk Ceza Kanunu’ndaki “Cumhurbaşkanına fiili saldırıdan bahisle tehdit” düzenlemesine atıf yapılarak, yalnızca tehdit suçundan 2 yıla kadar hapis öngören klasik düzenleme yerine, ağır ceza mahkemesinde “5 yıldan az olmamak kaydıyla” hapis cezası talep ediliyordu.
 

Birinci duruşmada yaşananlar için tıklayın.

Fatih Altaylı'nın soruşturmaya gerekçe gösterilen konuşması

Altaylı, YouTube kanalındaki programda, ''Cumhurbaşkanı ömür boyunca Cumhurbaşkanı olarak devam etsin mi diye halka sormuşlar. Halkın yüzde 70'i buna karşıymış. Siz bu oranı nasıl görüyorsunuz?'' sorusuna, şu yanıtı vermişti:

''Bu oran çok da beklediğim oran. Çünkü şu anda AKP seçmeninin önemli bir bölümü ve MHP seçmenin bir bölümü dışında hiç kimse böyle bir şeye onay vermez. Türk halkına çeşitli nedenlerle kızabilirsin, Türk halkının oy verme biçimine, oy kullanma alışkanlıklarına bir sürü nedenle kızabilirsin. Katılmayabilirsin de. Hatta çok sinirlenip bazılarının yaptığı gibi yok bidon kafalı yok göbeğini kaşıyan adam falan da diyebilirsin. Onlar o kişilerin kendi fikirleridir. Ama şunu diyemezsin. Abi Türk halkı sandığı sever kardeşim. Ve gücün kendisinde olmasını ister. Yani babasını seçse oraya koysa babasını değiştirme ihtimalini elinde tutmaktan hoşlanır. Bu da yeni bir şey değil yani. Geçmişine bak bu milletin yakın geçmişinden de söz etmiyorum uzak geçmişine bak. Bu millet padişahını boğmuş bir millettir. Hoşuna gitmediği zaman istemediği zaman. Padişahını yuhlamış bir millettir. Az buz değildir öldürülen suikaste kurban giden Osmanlı Padişahı. Suikast demeyelim de komploya kurban giden veya boğazlanan veya intihar etti süsü verilmiş. O yüzden öyle baktığın zaman bu halk her şeyden vazgeçebilir ya da vazgeçmiş gibi görünür ama seçme hakkının elinden alınmasından ve kendi kaderini kimin belirleyeceğini belirleme hakkının elinden sonsuza kadar alınmasından hoşlanmaz. O yüzdendir ki burada hakiki bir diktatörlük kurma hayali olanlar asla kuramazlar. Tam kurduklarını zannederken bir de bakarlar ki kuramamışlar. Tam aksine bu onların da lehine olmaz ülkenin de lehine olmaz.

Çok net görüyoruz işte. Bu ülkenin yüzde 70'i Tayyip Erdoğan'dan nefret ediyor anlamına gelmez bu. Ülkenin bir bölümü elbetteki Tayyip Erdoğan'dan hoşlanmıyor, bir bölümü nefret ediyor da olabilir ama yüzde 70'i Tayyip Erdoğan'dan nefret ediyor değildir. Ama yüzde 70'i bir dakika kardeşim, biz sana yetki verdik ama bunu hanedan haline gel, hayat boyu orada kal hatta sonunda da oğluna, damadına, yeğenine devret istemez bunu Türk halkı. Geçmişe baktığın zaman hiçbir zaman istemediğini görüyorsun. Türk halkının bir şeyi vardır. Bir dakika. Ben önemliyim. Ben seni sevdiğim için sen oradasın. Ben senden memnun olduğum için oradasın. Sen bana efelenemezsin. Türk halkının yüzde 70'i bu kanaattedir. O da onu gösteriyor zaten."

 


Adıyamanlı çocuklar Kartalkaya'dan sonra ‘Akıllı Tahliye Sistemi’ yaptı


 

 

İlgili İçerikler