07 Mart 2021

Sokaktan koltuğa bir geçiş: #YeniAktivizm

Dünyanın giderek hızlandığı bir ortamda, yeni aktivizm tartışmaları sürerken, değişim talep eden kitlelerin motivasyonlarını sorgulamak, ötekini yok saymak yerine eski ile yeninin birbirini tamamlamasına izin vermek gerekiyor

Yeni aktivizmin sembolü olan '#' (hashtag) dünyayı bir anda küçücük bir köye dönüştürüp arkasında milyonları toplayıp, dünyanın bilgisini, iç görüsünü, tanıklığını evlerimize taşıyadursun, kitleleri harekete mi geçiriyor, yoksa bizi vicdani rahatlama getiren, konforlu bir aktivizmin kollarına mı bırakıyor? Sokağın eski dinamiklerinin yeniyle iç içe geçtiği yoğun iletişim ortamında, sosyal medyanın yarattığı ivmelenmenin örgütlü güce dönüşmesinin iyi örnekleri yanı başımızda dursa da, 'gazı alınmış' kitlelerin değişime yönelik titrek adımları da aynı hashtaglerin arkasında… 

1995 yılında Dwight Ozard ve Fred Clark tarafından ortaya atılan "slacktivizm" kavramı slack (tembel, gevşek) ve aktivizm kelimelerinin bir araya gelmesinden oluşuyor. Bir tarafta ciddi bir inanç ve disiplin gerektiren aktivizm ile taban tabana zıt olan 'gevşeklik" halini bir araya getiren ise 'sosyal medya aktivizmi' veya diğer adıyla koltuk aktivizmi… T-shirt'ünüze iliştirdiğiniz pembe kurdele, Facebook resminize giydirdiğiniz 'İstanbul sözleşmesi yaşatır' çerçevesi, geçen hafta imzaladığınız 'kaplumbağaları kurtarın' kampanyası gibi eylemle desteklenmeyen sosyal değişim çabalarının hepsi bu kapsama giriyor. Bunların hepsi şüphesiz ki iyi niyetli çabalar. Ama gerçek anlamda bir aktivizm mi? Veya gerçek anlamda etkileşime girmeden vicdanımızı susturma çabaları mı?

Göstermelik değişime ilgi azalıyor

Bireysel silahlanmaya karşı, lise öğrencileri tarafından başlatılan ve tüm dünyada ses getiren "March of Our Lives" (Hayatımızın Yürüyüşü) hareketinin kurucularından Brendan Duff, "Bugünün aktivistleri şirketlerin, politikacıların veya diğer paydaşların göstermelik, sahte hizmetleriyle ilgilenmiyor. Hedefler bir amaç için farkındalık yaratmanın çok ötesine, otantik sosyal ve politik değişim sağlamaya odaklanıyor. O yüzden bugün aktivizm çok daha etkili" diyor. Aktivist Yazar Miki Kendall ise 'hashtaglerin katılımcılara bir sohbete katılma lisansı verdiğini belirterek, "Daha sonra da aynı hashteglerin arkasında toplanan insanları görüyoruz. Bu sayede de hasgtagler gücün sembolü haline geliyor ve gerçek aksiyona ilham veriyor" diyor.

Slacktivizmin köklü bir değişime sebep olmayan ve karmaşık küresel problemleri fazlasıyla basite indirgediği eleştirileri yaygın. Zira bir link paylaşmak veya kampanya imzalamak ve bir dakika sonra konuyla ilgili hiçbir şey düşünmemek mümkün. Öte yandan pandemi sürecinde slacktivizm de farklı şekillerde değerini ortaya koydu. Instagram'ın başlattığı #Istayedhomefor (#Onuniçinevdekalıyorum) kampanyasına 34 yaş altından gösterilen yoğun ilgi, kendileri etkilenmese bile daha yaşlıları korumak için sokağa çıkma yasağına saygı gösterisiydi.

Yeni aktivizmin kodları

USC Annenberg Center for Public Relations'ın küresel iletişim trendlerini takip ettiği Küresel İletişim 2020 Raporu'nun konusu bu yıl 'Yeni aktivizm' olarak belirlendi… Tüm dünyada hem aktivistler hem de iletişimciler, siyasi kurumlara olan güvenin azalması ve kamuda liderlik eksikliğinin aktivizmin artışında en büyük itici güç olduğu konusunda hemfikir. Bunu toplumun kutuplaşması ve demografik değişimler izliyor. Yine iki grup da artan sosyal medya kullanımının aktivizm için önemli bir büyüme faktörü olduğu konusunda anlaşıyor. USC Annenberg Center Direktörü Fred Cook, yeni aktivizmin bugüne kadar birbirine daha mesafeli duran aktivistler ve iş dünyası arasında bir köprü kurabileceğini belirterek, "Dünyanın dört bir yanındaki insanların kamudaki liderlik eksikliğinden dolayı kızgın olduğunu gözlüyoruz. Bu eksikliği de iş dünyasından yenilikçi, eşitlikçi çözümler talep ederek gidermeye çalışıyorlar. Dünyanın sorunlarını çözmeye çalışanlarla, markalara çözüm yaratanlar arasında kurulacak bağ yeni aktivizmin kökenini oluşturuyor" diyor.

Slacktvizmi küçümsemek yerine, derin politik tartışmalara girmek istemeseler de değişim arayan milyonların giriş kapısı olarak görmek mümkün. Aktivizmin yerini tutup tutmayacağını tartışmak yerine de bunun bir ilk adım olduğunu düşünmek ve okumalarımızı bunun üzerinden yapmak geliştirici olabilir. Bu konuda büyük resme baktığımızda tarihin adeta birbirine eklemlendiği birdönemin geçiş döneminin sancılarını yaşar gibiyiz. Özetle büyük sokak hareketlerini hatırlayan, organize eden X kuşağının siyah beyaz fotoğrafları, dijital dünyanın yeni aktivistlerinin selfieleriyle buluşurken, bu iki dünya ötekini yok saymak, küçümsemek yerine birbirlerinden öğrenecekleri şeyleri ortaya koyabilirler belki.

Dijital aktivizmle ilgili konuşurken, kıymetli bir hocamın nasihati "Çocuklar sizden ricam sokağın gücünü asla unutturmayın'' olmuştu. Vesileyle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde X, Y, Z demeden tüm kız kardeşlerimizle feminist gece yürüyüşünde buluşmak dileğiyle.

Heşteg #KızkardeşlikYaşatır. ;)

Yazarın Diğer Yazıları

Tanıdıkça seversin

Şehrin bize sunduğu yığınlarla dolu kalabalık hayatın içinde yağ ve su gibi birbirimize teğet geçerek yaşamaya, gözlerimizi kaçırarak 'belaya bulaşmadan' evimize ulaşmaya,  birbirimizden kaçmaya o denli  alışmışız ki, 'tanıdıkça seversin' gibi malumun ilamı önermeler bizi şaşırtıyor

Yankı odalarının kapısı Kongre'ye açıldı

Geçtiğimiz hafta ABD'nin başkenti Washington'da yaşanan olaylar sosyal medyadaki yankı odalarının sokağa yansımasının resmi geçit töreni gibiydi. Haftalardır Facebook gruplarında eylemleri planlayanlara yönelik adım atılmaması ise sosyal medya devlerini eleştirilerin hedefine oturttu

Politik birer sensör olduğumuzda, yerinden oynar bu dünya

Politik sensörler olarak kentlerin sokaklarını arşınlayıp, etrafımıza vicdani sorumluluk ve vatandaşlık bilinci perspektifinden bakıyor, kamunun paslı kaslarını harekete geçiriyor, yeni bir kamusallığın dijitalleşmeyle güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyoruz