Galatasaray matematiği!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Galatasaray matematiği!

Mevcut kadro Galatasaray’a yeter mi? Dördüncü Kez şampiyonluk mu, yoksa Şampiyonlar Ligi’nde ilk sekiz mi? Okan Buruk olmak da zor!

Galatasaray matematiği!

Makas gerçekten fazla mı, açıldı yoksa bu köprünün altından daha çok sular geçer mi?

İki terim de futbolun en tercih edilenleri. İlki sezon başında ikicisi sezon ortasında sık sık kullanılır... Mesela Galatasaray’ın Gaziantep’te daha devre arası olmadan 3-0’ı bulması sevgili “Makas”ı yeniden gündemimize soktu... Peki gerçekten öyle mi? Gaziantepspor maçından sonra da belirttiğimiz gibi bu kadro ile Türkiye’de “Evet...”

Ama bu takım ile Şampiyonlar Ligi için aynı şeyi söyler miyiz? “Hayır...”

Türkiye’de sezon kısaldı. Kaldı 33 maç ama Şampiyonlar Ligi’nde daha grup aşaması için yarısı İstanbul’da yarısı deplasmanda sekiz yoğun maç oynanacak. Bizim ligimizdeki yarım devrelik değil bu maçlar. Yoğun... Hem de çok yoğun. Ucunda güzel paraların olduğu zor maçlar...

Hemen hemen tüm Teknik direktörlerin rüyası “Dar Kadrolar”. Bu Okan Buruk’un da hayallerinden biri. Ancak Galatasaray’ın durumu, dar kadro hayalinden öte rotasyonu geniş bir kadro olmasını gerektiriyor... Mesela kaleci rotasyonu. Kaleci transfer edilmezse Türkiye Kupası maçlarına genç Jankat ile mi çıkılacak mesela... Kaleci demişken gündemde ilk sırada Ederson var. Hatta bu transferin gerçekleşmesi için Taffarel ve Melo bile masada... Başka isimler yok mu? Var ama kum saatinin üst tarafı neredeyse boşaldı. Orijinal bir sağ bek yok. Mertens’in yeri dolmadı. Gerekli üç transfer için aşağı yukarı bir ay var. Şampiyonlar Ligi ilk maçları 16 Eylül’de... Kısacası eylül Galatasaray için çok yoğun geçecek, hem masada hem sahada...

Galatasaray taraftarı Gaziantepspor maçının devre arasında elindeki çekirdek miktarını çoğaltarak takımın son durumunu konuşmaya başladı. “Transferler ne olacak?”, “rotasyon” vs. vs...

Bu sezon diğerlerine benzemiyor. İkinci defa dört kez üst üste şampiyonluk tacının takılacağı sezon olabilir. Dördüncü şampiyonluk taraftarın büyük bir bölümünü mutlu eder ama Avrupa’da olası kötü sonuçlar için Okan Buruk’un homurtulara karşı hazır olması lazım. Geçen sezon olduğu gibi hedef hep ilk sekiz olmalı. Bunun dışındaki hedefler kimseyi tatmin etmez...

Dört demişken geçen sezon sık sık gündeme gelen ve sabahlara kadar konuşulan dörtlü savunmaya da değinmeden geçemeyeceğim. Okan Buruk, Icardi ile Osimhen’i yan yana oynatıp üçlü savunmaya dönmek ve damaklarda tadı kalan Tottenham maçını yeniden yaşatmak istiyor. O maçta sahaya çıkan takımdan Muslera ve Mertens dışında herkes hazır. Yani Okan Buruk’un hayali için bir kaleci ve ofansif orta sahaya ihtiyaç var. Ama illa ki orijinal bir sağ bek de șart...

Gelelim bu sezonun ve hatta siyasi yazarların bile kalemine konuk olan Osimhen’e... İddialı, çok yönlü santrfor arayan büyük takımların radarına giremedi Osimhen. Arsenal, PSG, Barcelona, Liverpool gibi takımlar hiç ilgilenmediler onunla... Bu isteksizlik saha içiyle ilgili bir açmazdı çünkü. Onların aradığı sırtı kaleye dönük, alan-veren, arkadaşlarına gol servisi yapabilen bir forvetti. Osimhen değil. Osimhen’i Osimhen yapan başka özellikleri vardı. Açlığı, arzusu ve bitmeyen mücadeleci yani. Pozisyona girme sıklığı, patlayıcı koşuları, takımı oyun içinde tutma kavgası. Evet evet kavgası. Onun bazen rakip stoperlerle yaptığı kavgalar, yedek kulübesini bile uyandırıyor ve bu çok önemli... Osimhen’i istemeyen ve hatta teklifte bile bulunmayan takımların bu sezon onun meydan okumasından korkmaları gerekiyor. Nijeryalı golcünün Galatasaray tercihi belki de sırf bu yüzden... Kim bilir...

İlgili İçerikler