Bir dünya dolusu seçim var
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Bir dünya dolusu seçim var

İçinde bulunduğumuz 2024 yılının en belirgin özelliği, demokrasi tarihinde emsali görülmemiş bir seçim yılı olması.100 bin nüfuslu ada devleti Tuvalu’dan tutun,1.5 milyar nüfusa sahip Hindistan’a kadar dünyanın dört bir yanında seçim var...

Antik Yunanca’daki “demos”(halk) ve kratos (otorite) sözcüklerinin birleşiminden oluşan demokrasinin siyaset biliminde farklı tanımlarına rastlamak mümkün. En yaygın anlamı, ”Halkın kendi kendini yönetmesi”. Abraham Lincoln demokrasiyi, ”Halkın, halk için, halk tarafından yönetimi” olarak tarif ediyor. Bazıları demokrasinin “yönetim erkinin halkın iradesi tarafından belirlenmesi ve denetlenmesi” olduğunu söylüyor. Mülkiye’deki anayasa hukuku hocalarımızdan rahmetli Muammer Aksoy demokrasinin sanıldığının aksine, çoğunluğun azınlığı yönetmesi değil, azınlığın haklarının çoğunluğa karşı korunduğu yönetim biçimi olduğunu savunurdu. Hangi tanımı benimsersek benimseyelim, demokrasilerin olmazsa olmazı seçimlerdir.

Bu yıl hangi ülkelerde seçim var?

İçinde bulunduğumuz 2024 yılının en belirgin özelliği, demokrasi tarihinde emsali görülmemiş bir seçim yılı olması.100 bin nüfuslu ada devleti Tuvalu’dan tutun,1.5 milyar nüfusa sahip Hindistan’a kadar dünyanın dört bir yanında seçim var. 2024 yılında, takvimlerinde seçim bulunan ülke sayısı 64. Bir başka açıdan bakıldığında, dünyanın toplam nüfusunun yarısını oluşturan ve 4 milyar insanın yaşadığı ülkeler, bu yıl sandık başına gidecek. Türkiye’nin çoğu zaman kararlarını yok hükmünde saydığı Avrupa Parlamentosu için de 27 Avrupa ülkesinde bu yıl seçim yapılacak. Tabii bu seçimlerin bir bölümlerinin sonuçları şimdiden belli. Rusya’da, Özbekistan’da, Suriye’de ve de Azerbaycan’da seçimleri kimlerin kazanacağından çok, yüzde 90’nın üzerinde hangi oranda oy alacakları merak ediliyor.

Bu yılki seçim maratonu yine sonuçları önceden belli olan Bangladeş’teki seçimlerle başladı. Geçen Pazar günü yapılan seçimleri Muhalefet boykot ederek katılmadığından iktidardaki Seyh Hasina’nın “Avami Birliği Partisi”, rahat bir seçim kazandı. Bangladeş’teki seçimleri bugün Tayvan’daki seçimler izleyecek. Çin ile ilişkilere temkinli yaklaşan iktidardaki İlerici Demokratik Parti, anketlerde önde görünüyor. Şubat ayında Pakistan’da düzenlenecek seçimlerde halen hapisteki Pakistan’ın eski başbakanı popüler siyasetçi İmran Khan, yeniden iktidar olmaya hazırlanıyor. Yolsuzluk iddialarıyla hükümetin devrildiği Portekiz’de seçimler Mart ayında yapılacak. İki yıl önceki son seçimlerde ilk kez 12 milletvekiliyle parlamentoya giren aşırı sağcı Parti “Chega”nın yükselişini sürdürüp sürdüremeyeceği merak konusu. Yıl ortasında yapılması planlanan Ukrayna seçimlerinin gerçekleşmesi biraz da Rusya ile savaşın seyrine bağlı. Devlet Başkanı Zelenski bir dönem daha göreve devam etmek istiyor.

Demokrasinin beşiği sayılan İngiltere’de aslında mevcut parlamentonun süresi 2025’te doluyor. Ama İngiltere’nin yakın tarihinde seçimlerin son güne kadar bekletildiği vaki değil. Yılın ikinci yarısında düzenleneceği tahmin edilen İngiliz seçimleri muhafazakarların ve İşçi Partisi'nin yeni liderleri Sunak ve Starmer ile girececekleri ilk seçim olacak. Sonuçlarının tüm dünyayı etkileyeceği Amerikan başkanlık seçimleri ise 5 Kasım'da yapılacak. Zavallı Amerikan seçmenleri çok muhtemelen gölgesiyle konuşan mevcut Başkan Biden ile pimi çekilmiş bir bomba gibi ne zaman patlayacağı belli olmayan sabık başkan Trump arasında tercih yapmak zorunda kalacak.

Hindistan seçimleri

1.5 milyarı bulan nüfusuyla geçen yıl Çin’i geride bırakarak dünyanın en kalabalık ülkesi. Türkiye, 2023 yılında uzaya çıkamadı, ama Hindistan geçen yıl ayın güneyine yumuşak iniş yapabilen ilk ülke oldu. Hindistan aynı zamanda bağımsızlığından bu yana şu veya bu şekilde kesintisiz demokrasiyi yaşatabilmiş alt kıtadaki tek ülke. Seçmen sayısı tüm Avrupa ülkelerinin toplam nüfusundan fazla. Hindistan’da 900 milyonun oy kullanacağı seçimlerin tamamlanması 4-5 haftayı buluyor. Bu yılki seçimler Nisan/Mayıs aylarında yapılacak.

Başbakan Modi’nin aşırı sağcı Bharatiya Janata Partisi (BJP) seçimlere 20’ye yakın partiyle ittifak halinde giriyor.2014 ve 2019 yılında üst üste iki seçim kazanan Modi’nin popülaritesi yüzde 60 ile partisinin önünde. BJP ile başa çıkabilmek için laik Kongre Partisi'nin önderlik ettiği muhalif kesim de ilk kez “Hindistan Ulusal kapsamlı gelişimci ittifak(INDİA)” adı altında birleşti. Ancak hala bir başbakan adayı üzerinde uzlaşabilmiş değil.

2019 yılındaki seçimlerin arifesinde bir intihar bombacısının Keşmir’de bir askeri konvoya saldırısına Hindistan, Pakistan topraklarındaki terör örgütlerinin kamplarına yönelik hava saldırılarıyla karşılık vermişti. Bu çerçevede Başbakan Modi’nin o tarihte seçim kampanyasında öne çıkardığı beka sorunu, BJP’nin 2019’daki seçim zaferinde etkili olmuştu. Modi bu kere de kampanyasında refah kavramına ağırlık veriyor. Seçimler öncesinde 700 milyon Hintliye bütçeden yapılan sosyal yardımlar 34 milyar dolara çıkarılmış. BJP 10 yıllık icraatlarını halka anlatmak için devletin tüm imkanlarından yararlanıyor. Bu amaçla bürokratları bile sahaya sürmüş durumda.

BJP bir yandan da aşırı dinci Hindulara dayanan parti temelini dini motiflerlerle sağlamlaştırarak Hindular ve Müslümanlar arasındaki kutuplaşmayı artırıyor. Hindistan’ın Uttar Pradesh Eyaletinin Ayodha şehrinde 10 yıllardır devam eden Hindular ile Müslümanlar arasında bir ihtilaf vardır. Hindular, öteden beri 16. yüzyılda Moğol imparatoru Babür tarafından yaptırılan Babür camiinin bir kutsal bir Hindu mabedinin üzerinde yapıldığını iddia ederek kendilerine verilmesini talep ederler. Hindistan’da görev yaptığım yıllarda bazı Hint aydınlardan bu sorunun çözümü için Ayasofya örnek alarak camiinin müzeye dönüştürülmesi önerilerini de duymuştum. Ancak 1992 yılında aşırı dinci bir kısım Hindu camiyi basarak yerle bir ettiler.2019 yılında da Hindistan yüksek mahkemesi yıkılan alanın Hindulara verilmesini, aynı bölgede yeni bir cami yapılması için Müslümanlara yakınlarda başka arsa tahsis edilmesine hükmetti. Şimdi BJP hükümeti Ayodha’da Hindistan’ın en büyük mabedini inşa ediyor.”Lord Ram Mandir” adı verilen bu tapınak ay 25 Ocak’da Başbakan Modi tarafından büyük bir törenle açılacak.

Acaba Hindistan’daki bu tablo, size başka nereleri hatırlatıyor?

Hasan Göğüş kimdir?

Hasan Göğüş, 1953 yılında Gaziantep'te doğdu. 1976'da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu.

Diplomatik kariyerine 28 Nisan 1977'de başladı. Yurtdışında sırasıyla Yeni Delhi Büyükelçiliği'nde ikinci kâtip, BM Cenevre Ofisi nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği'nde başkâtip, Londra Büyükelçiliği'nde müsteşar, AGİT'te Daimi Temsilci Yardımcısı olarak çalıştı.

Dışişleri Bakanlığı merkezde; Müşterek Güvenlik İşleri, Savunma Anlaşmaları ve Uygulama dairelerinde ikinci kâtiplik, müsteşar özel kalem müdürlüğü, Bağımsız Devletler Topluluğu Genel Müdürlüğü'nde Orta Asya Daire Başkanlığı, AGİT Silahların Kontrolü ve Silahsızlanma Genel Müdür Yardımcılığı, Çok Taraflı Siyasi İşler Genel Müdürlüğü ve Avrupa Birliği ve Avrupa ülkeleriyle ikili ilişkilerden sorumlu Müsteşar Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Merkezdeki son görevi sırasında Türkiye-Hollanda ilişkilerine katkılarından dolayı Hollanda Kraliçesi Beatrix tarafından "Oranje- Nassau" nişanı ile ödüllendirildi.

Büyükelçi olarak Türkiye'yi sırasıyla Yeni Delhi, Atina, Viyana ve Lizbon'da temsil etti. 23 Ekim 2018'de Dışişleri Bakanlığı'ndan emekliye ayrılan Hasan Göğüş, Uluslararası Kalkınma Hukuku Örgütü Danışma Kurulu ve Okan Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliklerini sürdürüyor, T24'te dış politika konusunda yazılar yazıyor.

Hasan Göğüş'ün ayrıca 42 yıllık meslek anılarını derlediği, Doğan Kitap'tan yayımlanmış "Zor Başkentlerde Diplomasi" ve köşe yazılarını topladığı İdeal Kitap'tan yayımlanmış "Diplomasi Yazıları" isimli iki kitabı bulunmaktadır.

İlgili İçerikler