İki Amerikalı lider ve taban tabana farklı iki anlayış
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

İki Amerikalı lider ve taban tabana farklı iki anlayış

Papa Leo Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesinde elbette Ayasofya’nın durumunu konuşmayacak. Ama umalım devlet yetkililerimiz Papa’nın sessiz tavrından gereken mesajları alırlar. Papa öte yandan Anıtkabir’i ziyaret ederek Türk halkının ekseriyetinin gönlünü alacak. Umalım bundan da gereken mesajlar alınır

İki Amerikalı lider ve taban tabana farklı iki anlayış
Papa XIV. Leo (solda) ve ABD Başkanı Donald Trump

İki ayrı karakter: Trump ve Papa Leo 

Yazımızın Amerikalı iki öznesinden biri dünyanın en güçlü ülkesi ABD’nin Başkanı Donald Trump, diğeri bir milyardan fazla Hristiyan’ın bağlı olduğu Katolik Kilisesi’nin yeni lideri Papa XIV. Leo.

Biri sahne ışıklarını ve dünyada gündem yaratmayı seviyor, diğeri kararlı tavrına rağmen son derece mütevazi ve sessiz bir kişilik.

Biri gücün ve güçlünün yanında, diğeri zayıf ve yoksulun.

Biri New Yorklu zengin bir aileden geliyor, diğeri Şikago’nun arka mahallerinde hayata tutunmaya çalışan emekçi bir ailenin çocuğu.

Biri playboy yaşantısı ve skandalları ile tanınıyor, diğeri gönüllü olarak gittiği Peru’da küçük bir kilisede yıllarca papazlık yaparken, karşılık beklemeden sunduğu hizmetlerle yerli halkın ve yoksulların kalbinde taht kurmakla tanınıyor.

Her ikisinin de başında bulunduğu devlet ve kurumlar sorunlu. ABD ekonomik bakımdan rakipleri karşısında geriliyor, zayıflıyor. Sosyal çöküş, sınıf farkları, suç ve asayiş sorunları almış başını gidiyor. Katolik Kilisesi de çok sorunlu. Kilise liderlerinin adlarının bulaştığı çocukların ırzına geçme suçlarının ardı arkası kesilmiyor. Yolsuzluk ve mali skandallar, gösteriş, lüks ve şaşalı yaşam tarzına düşkünlük, Nasıralı yoksul İsa’nın sevgi mesajını ilettiğini iddia eden kilise liderlerinin kendilerini bir türlü kurtaramadığı illetler olmaya devam ediyor.

Trump ABD’yi yeniden “büyük” yapma vaadi ile seçildi. Buna karşılık Papa Leo’nun seçim kampanyası ve vaadleri hiç olmadı. Papalık makamına sessizce geldi.  Vatikan’ın meşhur Sistine Şapeli’nde toplanan Kardinaller (Konklav) onu Cizvit papazı Françesko’nun misyonunu tamamlaması umuduyla Papa seçtiler. Bir önceki Papa Françesko Vatikan’daki gösterişli rezidansta kalmayı kabul etmemiş, iki odalı mütevazi bir dairede yaşamayı tercih etmişti. Kendi yemeklerini de kendi pişirmişti. Papa Leo’nun onun izinden gitmesi, kiliseyi bulaştığı suçlardan arındırması  ve kaçan cemaati tekrar kazanması umuluyor.

Papa Leo ilk yurt dışı seyahatini Türkiye’ye yapıyor

ABD vatandaşı Papa Leo ilk yurt dışı seyahatini Türkiye’ye yaparak Katolik alemine olduğu kadar, tüm dünyaya önemli mesajlar vermek istiyor. Papa’nın Türkiye’ye gelişinin esas vesilesi Hristiyanlığın kurumsallaşmasının başlangıcı sayılan ve İsa Peygamber’e atfedilen tanrısal niteliklerinin kabul edildiği İznik Konsili’nin 1700’üncü yıldönümü. Papa, Rum Patriği Bartholomeos’un davetine icabet ederek İznik’te yapılacak ayine katılacak.

İznik Konsili ve ona başkanlık yapan İmparator Büyük Konstantin’in Hristiyanlık ve Roma tarihindeki önemi, İstanbul’un Roma, Bizans (aslında kendilerini Romalı-Rum olarak tanımlıyorlardı) ve Osmanlı dönemlerindeki nitelikleri hakkında bu yılın mayıs ayında yazdığım “Bir İstanbul Hikayesi” başlıklı iki bölümlük uzun yazıda ayrıntılı bilgiler verdiğim için burada ayrıntıya girmeyeceğim. Ancak, Papa’nın ziyareti vesilesiyle dünyanın gözlerinin Türkiye’nin üzerinde olacağını belirtelim. Papa’nın ziyareti nedeniyle, dikkatlerin Türkiye’nin çevresindeki Gazze ve Ukrayna krizlerine de daha güçlü şekilde çekileceği kesin.

Papa ilk yurt dışı ziyaretini vatandaşı olduğu ABD’ye veya gönül bağıyla bağlı olduğu, halkı Katolik Peru’ya yapsaydı, herhalde büyük kalabalıklar toplar, alkış ve debdebe ile karşılanırdı. Oysa bunlar ne Türkiye’de ne de Türkiye’den sonra gideceği Lübnan’da olacak şeyler. Papa büyük kalabalıkları etrafında toplamasa da bir ilk olarak, İstanbul’un bir spor salonunda beş bin kişiye ayin tertipleyecek. 

Şan, şöhret, debdebe, yalancı dalkavukluk vs. bunlar Trump’ın sevdiği şeyler. Papa’nın bu gibi hevesleri yok. O, Türkiye’ye ve Ortadoğu’ya başka mesajlarla geliyor. Burada vereceği mesajlar bundan sonraki çalışmalarının yol haritasını oluşturacak.

Papa XIV. Leo ve Cumhurbaşkanı Erdoğan

Papa Ukrayna’da Putin’in, Gazze’de Netanyahu’nun, ABD’nin içinde ve dışında Trump’ın karşıtı

Papa’nın Ukrayna’da saldırgan Putin’i eleştirdiği, akan kandan onu sorumlu tuttuğu biliniyor.  Bu, Putin’i kollayan, Zelensky’nin defterini dürmek isteyen Trump’la taban tabana zıt bir tavır. Trump daha geçen hafta basına sızdırılan 28 maddelik “Ukrayna Barış Planı” ile adeta Zelensky ve Ukrayna hakkında ölüm fermanı verdi.  Avrupalı liderlerin müdahale etmelerine rağmen Cenevre’de yapılan müzakerelerde damat Kushner ve özel danışman Witkoff’un yazdığı planın çok değiştiği söylenemez. Sonuçta toprak tavizi ve NATO’ya üye olmama gibi hayati unsurlar hala yerinde duruyor. Değişen sadece Ukrayna’nın sahip olacağı asker sayısının revize edilmesi ve muğlak şekilde güvenlik garantilerinden bahsedilmesi. Üstelik bunların Ukrayna’da sivil hedefleri vurmaya devam eden Putin tarafından kabul edilip edilmeyeceği de meçhul. Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff’un Moskova’da gelecek hafta başında Putin’le yapacağı görüşmede saçların ak mı kara mı olduğu iyice belli olacak. Putin plandaki değişiklikleri kabul etmezse -ki büyük bir ihtimalle öyle olacak- Trump muhtemelen bütün gücüyle Zelensky’e baskı yaparak Putin’in istediklerini kabul ettirmeye çalışacak.

Böyle bir konjonktürde Papa Leo’nun İstanbul’da vereceği mesajlar önemli. Papa açık açık Ukrayna hakkında tavrını ifade etmese de Kiev Ortodoks Kilisesini destekleyen Bartholomeos’u ziyaret etmekle tavrını sergilemiş oluyor. Bu nedenle ne Putin’in ne de Moskova Kilisesi’nin Papa Leo’nun Karadeniz’den Ukrayna’ya ve Rusya’ya komşu Türkiye’ye yapacağı ziyaretten memnun olması mümkün değil.

Diğer yandan, Papa Leo Gazze’de İsrail’in insanlık suçu işlediğine inanıyor, hatta özel görüşmelerinde Netanyahu’yu soykırım yapmakla suçluyor. Bu tavrını muhtemelen Türkiye’de ve İsrail’in doğrudan saldırılarına maruz Lübnan’da açık açık sergileyecek. İsrail’in işlediği insanlık suçlarının arkasında duran ve Netanyahu’yu Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (ICC) elinden kurtarmaya çalışan Trump için Papa’nın tavrı son derece rahatsız edici.

Papa Trump’ı eleştirmekten de geri durmuyor. Trump’ın kaçak göçmenleri sınır dışı etmesi, Latin Amerika ülkelerine bu amaçla baskı yapması ilk günden itibaren yeni Papa’nın eleştirilerini çekti. Her iki Amerikalı liderin hızla karşı yönlerden bir çarpışma rotasında ilerledikleri aşikâr. Papa’nın Türkiye ve Ortadoğu ziyaretinde olmasa da ileride yapacağı ABD veya Latin Amerika ziyaretinde kozların bir şekilde paylaşılması beklenmeli. 

Papa Leo Anıtkabir'de

Dinlerarası diyalog

Papa’nın Türkiye ziyareti Ukrayna ve Gazze krizlerinden bağımsız olarak dinler arası diyalog bağlamında da önemli mesajlar içeriyor. Hristiyanların uğradıkları saldırılar nedeniyle Nijerya’yı askeri müdahale ile tehdit eden Trump’a karşı Papa Leo çok daha fazla diyalog ve iş birliğine açık. Bunu da ilk ziyaretini nüfusu ağırlıkla Müslüman olan Türkiye’ye yapmakla ziyadesiyle kanıtladı. Trump da ilk ziyaretini Suudi Arabistan’a yapmıştı ama onun maksadı silah satmak ve Suudi parasını Amerika’ya çekmekti. Gazze’de Filistin halkının uğradığı soykırıma duyarsız kalan Trump’tan zaten başka bir tavır beklenemezdi.

Papa Türkiye ziyaretinde sadece Patrik Bartholomeos’la değil, kadim Süryani Kilisesi temsilcileri ve Ermeni Patriği ile de buluşarak, yolları çok daha önce ayrılan Hristiyanlarla kucaklaşacak.

Buna karşılık Papa Leo, Sultan Ahmet Camii’ni ziyaret ederken dünyanın en eski mabetlerinden biri olan Ayasofya’ya girmeyerek başka bir mesaj veriyor. Yeniden ibadete açıldıktan sonra devlet eliyle çok vahim bir kültür-tarih saldırısına (vandalar içeri kamyon dahi soktular) uğrayan ve bireysel tahribata maruz kalan bu dünya mirası eşsiz eserin içine düşürüldüğü hazin duruma ziyareti ile meşruiyet kazandırmak istemiyor.

Papa Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesinde elbette Ayasofya’nın durumunu konuşmayacak. Ama umalım devlet yetkililerimiz Papa’nın sessiz tavrından gereken mesajları alırlar.

Papa öte yandan Anıtkabir’i ziyaret ederek Türk halkının ekseriyetinin gönlünü alacak. Umalım bundan da gereken mesajlar alınır.

Umalım Trump ve daha nice Avrupalı lider de Türk halkının gerçek tercihlerinin ve sevgisinin nerede yattığını Papa gibi anlarlar ve ona göre hareket ederler.

İlgili İçerikler