08 Ağustos 2021

Pandemik spiral

Ne, ne zaman kontrol edebileceğini, ne de bir gün mutlak kontrol sağlanıp sağlanamayacağını öngörmek mümkün. Ama bulaşma devam ettikçe farklı özellikte yeni varyantlar gelişeceğini biliyoruz

Eve ve salgının yeni dalgasına dönüş yolunda, dumanı tüten ormanların yanından geçerken nefessiz kalıyorum. Durmaksızın gözlerimden yaş akıyor.

Biraz nefes almak ihtiyacı ile çıktığım bu izinde ve neredeyse her yaz olduğu gibi gittiğim ve bakmaya doyamadığım dünyanın en güzel coğrafyası, ormanları, içindeki canlıları, insanların evleri, yaşanmışlığı ve tarihi ile birlikte yanıyor.

Neredeyse salgını unutturacak bir yangın.

Salgını, başlangıçta sık kullandığım şu alıntı ile tarif etmeye çalışıyordum "Salgınlar tıpkı bir orman yangını gibidir, yanmamış kuru odun kalıncaya dek sürer" ve devam ediyordum yangın alarmlarınız çalışmaz ise başka ormanlar da yanar.

Bu metafor nasıl da yakıcı bir biçimde gerçekleşti ve baş edilemeyen bir salgında aylardır olup bitenlerin zamana yayılmış bir yangından farksızlığını gösterdi.

On sekiz aydır baş edemediğimiz bu yüzyılın ilk salgınında ise yeni bir evreye geçiyoruz.

Bu evre, bir süper bulaştırıcı "varyant" olan, Hindistan'dan köken alan ve orada büyük bir katastrofiye yol açan Delta ile henüz bir "toplumsal bağışıklık duvarı" oluşturmaktan oldukça uzak olan kısmi bağışık topluluklar arasında geçecek.

Aşılamada en iyi ilerleyen İsrail ve İngiltere dahi, bu yeni varyant için tanımlanan ve bir toplumsal bağışıklık duvarı oluşturmak için gerekli olan nüfusun yüzde 80-85'ini aşılamaktan henüz uzak çünkü her iki ülkede de aşılama oranları yüzde 60 civarında.

Şu aşamada bu evreyi şöyle özetleyebilmek mümkün, virüs bu haliyle çok ve hızlı bir bulaşıcılık gösteriyor, kısa sürede yayılıyor ve hızla artıyor.

Bulaşma özellikleri bakımından suçiçeği ya da kızamık gibi benzetmeleri yapılıyor

Bir yandan benzetmeye konu olan her iki hastalık da tümüyle yok edilemese de,aşılama ile kontrol edilebildi anımsaması temkinli bir umut veriyor.

Ayrıca, veriler Deltanın daha hastalandırıcı olabileceğini gösteriyor.

Çocuklar genel olarak nezle gibi hafif bulgular ile geçirmekle birlikte, onları 2-5 kez daha fazla enfekte ediyor.

İyi haber ise mevcut aşılar hastalık ve ölümü önlüyor. Ancak 5-12 yaş çocuklarını aşılamamız mümkün değil çünkü bu yaş gruplarında onaylanmış bir aşı yok. Bu yaş gruplarını korumak içinse neredeyse tüm erişkin nüfusun aşılanması gerekiyor.

Aşılanmış kişilerde ve aşılanma oranı yüksek toplumlarda hastalık kontrolü ve hastalığın ölümcül olmaması sağlanılabiliyor.

Ancak aşıların etkililik ölçümleri için kontrollü çalışmalar yapılırken,ölçülmemiş olan ancak dolaylı olarak gerçekleşeceği umulan "sterilize edici bağışıklık" yani virüsün bulaşmasını mutlak önleyen bir etki Delta için gösterilemiyor.

Aslında aşılı kişiler enfeksiyona 8 kez daha az yakalanııyor, aşılanmış olmak, hastalık ve ölüm sıklığını 25 kez azaltıyor, aşılı bir kişinin ölme ihtimali 100 binde bir, aşısız kişinin ölme ihtimali ise 100 binde 400 yani tam 400 kat fazla.

Ancak, Deltanın özellikleri nedeniyle sterilize edici bağışıklık sağlanılamaması ve dalgalı, yetersiz, dağınık aşılama nedeniyle, salgın kontrolünden oldukça uzaktayız.

Ne, ne zaman kontrol edebileceğini, ne de bir gün mutlak kontrol sağlanıp sağlanamayacağını öngörmek mümkün.

Ama bulaşma devam ettikçe farklı özellikte yeni varyantlar gelişeceğini biliyoruz.

Bir yandan Delta o denli hızlı bulaşıyor ve hızlı yayılıyor ki,İngiltere'de kan vericilerinde yapılan bir tarama çalışmasında, 17-30 yaş arasındaki nüfusta yaklaşık iki yıldır süren salgına karşın yüzde 16.4 olan antikor düzeylerinin, Delta ve aşılama sonrası yüzde 96.2 düzeylerinde olduğu anlaşılıyor.

Gerçekten de hızla bulaşan ve yayılan Deltanın turu hızla oluşturacağı bağışıklık nedeniyle kısa sürebilir. Ancak bu iyi bir şey olur denilemez çünkü Hindistan'da ya da şu günlerde Diyarbakır'da, Teksas'da olduğu gibi hızla artan vakalar sağlık sistemini felç ederek büyük ölümlere yol açabilir.

Aşıları bir emniyet kemeri gibi düşünürsek, salgın kontrolünün ve toplumsal aşılamanın yetersiz olduğu bölge ve topluluklarda, aşılanmış olsak bile yokuş aşağı inen bir kamyonda olduğumuzu var sayarak ayağımızı frenden kaldırmamamız gerekiyor.

Aşılı kişilerin de korunmak için hala kapalı, kalabalık tüm ortamlara girerken maske takmaları gerekiyor.

Aklıma, Bill Murray'in şahane oyunculuğu ile zaman döngüsünde sıkışan bir adamı oynadığı o unutulmaz filmi (Groundhog Day, Bugün Aslında Dündü) geliyor.

Tıpkı o filmde sürekli olarak nefret ettiği o tek bir günü yaşayan adam gibi son söylediğini hemen eskiten bir satranç oyuncusu ile nefret ettiğimiz bir oyuna oturmuş gibiyiz.

Ne oyunu öğreniyoruz ne masadan kalkabiliyoruz.

"Yetişemiyorum. Her tarafa koşuyorum. Ben göğüslemeden ipleri kaldırıyorlar."
-Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar


Kaynaklar 

Yazarın Diğer Yazıları

Askıda hayat

Ne geçmişi ne geleceği kavramamıza hiç fırsat vermeyen memlekette, ölümüyle mahpusluklarıyla özgürlük için bedel ödemişlerin bize bıraktığı özgürlük kırıntılarıyla inadına çalışmak, direnmek ve virüsün bize öğretmiş olmasını umduğum "varoluş ısrarım"ızı sürdürme zamanı

Ankara'da bahar, sakuralar...

Ben sakuralara "yok oluşlarını süsleyen ağaçlar" diyorum, çok kısa bir mevsim için başka tüm görüntüleri gölgeleyen bir ihtişamları var çünkü

Sarı serum

Bıkkınlık ve artık sürüklenmekte olduğumuz öğrenilmiş çaresizlik baş dönmesi ve halsizlik yapınca sarı serumu kollarımıza taktık