Bir Cumhuriyet yazarının dünyayı tanıma serüveni: 'Haydi, Yola Çıkıyoruz'
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Bir Cumhuriyet yazarının dünyayı tanıma serüveni: 'Haydi, Yola Çıkıyoruz'

Işıl Özgentürk'ün 'Haydi, Yola Çıkıyoruz' kitabını okuduğunuzda şöyle düşünüyorsunuz: Sanki dünyanın dört bir köşesine gitmiş! Ve daha ilk bölümlerde o kendine özgü, esprili, hayalperest, çılgın, görmüş-geçirmiş kişiliği ortaya çıkıyor. Okumaz mısınız?

Bir Cumhuriyet yazarının dünyayı tanıma serüveni: 'Haydi, Yola Çıkıyoruz'
Işıl Özgentürk

Bizim basındaki kadın yazarlarımız öylesine çok ve o kadar etkili ki… Hangi birini saysam? Hepsini sayma iddiasında değilim, o zaman birini bile unutsam o lady’ye ayıp olur!

Onun için, bu yazıda bir kitabına dayanarak inanılması zor macerasını anlatmaya çalışacağım. Cumhuriyet yazarı Işıl Özgentürk’le yetineyim. Şimdilik!

Işıl Özgentürk, Atilla Dorsay ve Türkân Şoray ile...

Önce biraz biyografi… Tam adıyla Zeynep Işıl Özgentürk 1948 Gaziantep doğumlu. Yazar, senaryocu, yönetmen, oyun yazarı, gazeteci, aktivist gibi sayısız sıfatlar edinmiş. Hepsinde de başarılı olmuş. En son Cumhuriyet’te Al Gözüm Seyreyle adıyla haftalık köşesini sürdürüyor.

Sevgili eşi, usta yönetmen Ali Özgentürk’ü yakın zamanda yitirmiş. En son kitabı ise Remzi Kitabevi’nden çıkan Haydi, Yola Çıkıyoruz. Öylesine özgün bir seyahat kitabı ki bu, şaşarsınız… Elimden geldiğince sizlere anlatmaya çalışacağım.

Işıl Özgentürk'ün kitabının kapağı

Girişinde daha önce Büyülü Bir Yolda kitabından söz ediyor. Yıllar sonra ise bu kitap çıkmış. Bu kez gerçekten de sanki dünyanın dört bir köşesine gitmiş! Önce İstanbul’dan uçakla kalkıp Paris’e, oradan Latin Amerika’da Bolivya’nın başkenti La Paz’a gidişini anlatıyor. Ve daha ilk bölümlerde o kendine özgü, esprili, hayalperest, çılgın, görmüş-geçirmiş kişiliği ortaya çıkıyor. Okumaz mısınız?

Güney Amerika’nın en yüksek yeri olan La Paz’da bize efsanevi siyaset insanı Salvador Allende’yi anlatıyor. Darbecilere ve diktatörlüğe direnen ve bu sayede Şilili ozan Pablo Neruda’nın diline düşen… Arada Santiago sokaklarında Şilili kadınların özgürlük savaşını ve bir kadını başkan seçmelerini anlatıyor. Şili yazarı İsabel Allende’yi de okuyarak

Sonra yine bir efsane isim: Che Guevara. Hayatını halkına feda etmiş, filmlere konu olmuş… Oradaki halk onun deyişiyle “hem çok yoksul, hem gururlu.

Che Guevara'lı sayfalar...

Sonra da yine bir Latin ülkesi: Peru. Bu kez ora halkı İnkaları tanıyor. Ve ziyaret merkezi Machu Picchu’yu

Sonra tüm bu ülkelere erişen Vatikan. Ve o sayede yayılan Hristiyanlık. Ama oralarda bir Türk restoranı bile buluyor, İbrahim Şahin’e ait!

Tüm bunlar bu ülkede/ülkelerde kadınların ezilmesini ve haince öldürülmesini engellemiyor!...

Ve Küba, özelikle de başkenti Havana… Özgentürk bize çocukluk şairi Jose Marti’yi hatırlatıyor.

Daha sonra biraz bizim oralara dönülüyor, özellikle Mısır’a…Ve böylece Piramitler’den develere, yerel özellikler anlatılıyor. Burada ben kişisel bakışımı söylüyorum: Işıl’ın gerçekten de çok özel bir üslubu var. Ve mizahı bir yandan hem kara hem de parlak!

Işıl Özgentürk dünyayı gezerken...

Sonra kıta değiştiriliyor, Benim Afrika’m bölümünde… Orası bir hayvanlar cennetidir.  Ve yazarın deyişiyle Afrika sabahlarında aslanlar, leoparlar, maymunlar kadar kediler de vardır. Büyük Sahra, çöl ve uzantısı. Ve yazarın bir notu: “Sevgili dostlarım. Bugünlerde Mısır, Tunus, Fas ve Cezayir’e mutlaka gitmenin bir yolunu bulun!”

Ama yazarımız için ülkeler biter, seyahat sıkar mı? İran ne güne duruyor? Humeyni’nin mezarı, Yılmaz Güney’in Mohssen Makhalbaf’la buluşma fırsatı, idam cezası, şeriat yönetimi, yasak eşcinsellik…

Sonra şiirin ve aşkın kenti İsfahan… Arada büyük Moğol İmparatorluğu, Çin’le çatışan Cengiz Han, Lamalar ama elbette yine Uzak Doğu… Tayland, Buda ve Budizm… Doğu’nun Venedik’i olan Bangkok, renkli taksiler, sokaklarda seks… 

Bölümlerden birinin baş sayfası

Sonra uzak/yakınlar… Yani ABD ve yazarın Bir New York Vatandaşı Ben diyerek bunu tatması… Ve yine yakınlara dönüş. Sarajevo/Saraybosna… Neretva Nehri, Mostar Köprüsü…  Sonra uzak/yakınlar… Yani ABD ve yazarın Bir New York Vatandaşı Ben diyerek bunu tatması…

Işıl Özgentürk ünlü Özgürlük Heykeli'nin önünde

İşte böyle bir kitap. Yazarın şöyle bitirdiği: “Sırt çantanızı hazırladınız mı? Artık gezme, görme ve en güzel anıları bitirme sırası sizde!”

Ve ben okuyunca şöyle yazdım: “Kitabı bitiren hoş bir şaka. Hemen hemen tüm dünya var. Ama en çok Latin ülkeleri, her kültür ve onun başkentini, egzotik diyarları tanıma tutkusu. Dünya tarihini değiştiren liderlerden yazarlara, politikacılardan yaratıcılığa belki iz bırakırken, en özel ve kişisel biçimde tanıtma başarısı."

Bu başarı, Işıl Özgentürk ve ailesi adına hep hatırlanacak.

Işıl Özgentürk keşfettiği heykellerden biriyle...

İlgili İçerikler