Politika

Türkiye'nin son Şam Büyükelçisi Önhon: Suriye'deki harekât Türkiye’nin istediği gibi bir müzakere masası kurulmasıyla sonuçlanabilir

Esad'ın 2011'den beri en zor günlerini yaşadığını kaydeden Yetkin, Türkiye'nin kendi çıkarlarını gözeterek hareket edeceğinin altını çizdi

02 Aralık 2024 10:50

T24 Haber Merkezi

İlişkiler kesilmeden önce Türkiye'nin Şam Büyükelçisi olarak görev yapan Ömer Önhon, Suriye'nin kuzeydoğusunda HTŞ liderliğindeki silahlı grupların başlattığı askerî harekâtı yazdı. 

Önhon, YetkinReport'ta yayımlanan yazısında "Harekata katılan grupların çoğu tek tip üniformalı ve ordu düzeninde hareket ediyorlar. İyi silahlara sahipler ve bu kez, silahlı insansız hava araçları da kullanıyorlar" diye yazdı. 

Türkiye'nin Suriye'de yaşananların neresindeki olduğu konusundaki resmî söylemin "hiçbir dahlinin olmadığı" yönünde olduğunun altını çizen Önhon, "Ama iç ve dış kamuoyunda bu harekatın 'Türkiyesiz olamayacağı' kanaati oldukça yaygın" ifadelerini kullandı. 

Rusya ne yapıyor?

Rusya'nın bu kez Devlet Başkanı Beşar Esad'a destek vermekte "nispeten yavaş davrandığını" yazan Önhon, "Rus kuvvetlerinin çatışmalara girmediklerini görüyoruz ama yine de Rus uçakları muhalifleri birkaç noktada bombaladı. Ukrayna’da meşgul olan Rusya’nın, Suriye’de de savaşa girmeyi istemediği, bu ülkedeki mevcudiyetini Tartus limanı ve Hmeymim hava üssünü elinde tutmak ve Şam’da Esad (veya başkası) üzerindeki etkisini korumakla sınırlandırmaya yöneldiği düşünülebilir" ifadelerini kullandı. 

Ancak Önhon, Rusya'nın Suriye ile ilgili bir "kırmızı çizgi" belirlediğini ve bu çizginin aşılması halinde "daha farklı bir müdahalede bulunacağının" söylenebileceğini yazdı. Önhon, "Kırmızı çizginin ne olduğu hakkında bu aşamada ancak tahmin yürütülebilir" diye de ekledi. 

İran'ın Suriye'deki etkisi kırılır mı?

"Bu harekâtın sonuçlarından biri İran’ın Suriye’deki etkisinin kırılması olacaktır" diyen Önhon, şunları ifade etti: 

"Hizbullahçıların bir bölümü İsrail’e karşı savaşmak için Lübnan’a geri döndüler ve İsrail’in haftalardır büyük darbeler vurduğu Hizbullah’ın nefesi, iki cepheli savaşı yapmaya yetmedi.
Suriye’deki başlıca aktörlerden (Türkiye, Rusya, ABD, İsrail) hiçbiri, İran’a Suriye’de vurulan darbelerden memnuniyetsiz değildir.

Esad yönetiminin bazı kesimlerini de bu gruba dahil edebiliriz. İran Esad rejimine yardımcı oldu ama bunun karşılığında Suriye’de etkisini artırma ve Şiiliği yayma çalışmaları rejim içinde de çok tepkiye yol açmıştır"

Harekâtın Kürtlerle ilgili boyutunun ilgi çekici olduğunu yazan Önhon, "Rejime bağlı unsurlar Halep’i terk ederken, Halep havaalanı, silah depoları ve su arıtma tesisleri gibi bazı stratejik yerleri, Fırat’ın doğusundan gelen YPG’lilere teslim ettiler. YPG sonradan havaalanından çıktı ama Tel Rıfat ile Halep arasındaki alanda mevcudiyetlerini güçlendirdi" ifadelerini kullandı. 

"Türkiye’nin istediği gibi bir müzakere masası kurulmasıyla sonuçlanabilir"

Esad'ın 2011'den beri en zor günlerini yaşadığını kaydeden Önhon, Türkiye'nin kendi çıkarlarını gözeterek hareket edeceğinin altını çizdi:

"Muhaliflerin geniş alanları ele geçirmeleri ve Türkiye’deki sığınmacıların çoğunun Halep ve İdlip kökenli olmaları, geri dönüş açısından ülkemizin lehine bir gelişme olmuştur.

Bu harekât Suriye krizine siyasi çözüm bulunması için bir fırsat doğurmuş olabilir ve Türkiye’nin istediği gibi bir müzakere masası kurulmasıyla sonuçlanabilir"

Bu yazı yetkinreport.com sitesinden alınmıştır...