Sosyal medya devlerinin ruh sağlığına zararlı ve bağımlılık yapan platformlar geliştirmekle suçlandıkları, emsal oluşturabilecek davalarda tanık kürsüsüne Instagram CEO’su Adam Mosseri çıktı. Mosseri, kullanıcıların sosyal medyaya bağımlı olabileceği iddiasını reddetti.
The Guardian’da yer alan habere göre, Instagram CEO’su Mosseri yüzlerce aile ve okul bölgesinin Meta, Snap, TikTok ve YouTube’a karşı açtığı davalar dizisinde ifade veren ilk üst düzey yönetici oldu. Davalarda şirketlerin gençlerin ruh sağlığına zarar veren bağımlılık yapıcı ürünleri bilerek tasarladığı iddia ediliyor.
Los Angeles’taki ilk dava, KGM baş harfleriyle anılan 20 yaşındaki bir gence odaklanıyor. Davacı, sonsuz kaydırma gibi bağımlılık yaratan tasarım özelliklerinin depresyonunu ve intihar düşüncelerini artırdığını öne sürüyor.
Tanık kürsüsüne çıkan Mosseri, bağımlılık suçlamasını reddederek “Bence klinik bağımlılık ile sorunlu kullanım arasında ayrım yapmak önemli” dedi.
Davacı avukatı Mark Lanier, çarşamba günü Adam Mosseri’yi, Instagram’ın güvenlik yerine kârı mı öncelediği ve kozmetik filtrelerin estetik ameliyatları teşvik edip etmediği konusunda sıkıştırdı. Mosseri, genç kullanıcıların kullanacağı yeni özelliklerin yayımlanmadan önce test edildiğini söyledi. Mosseri, “Mümkün olduğunca güvenli olmaya çalışıyoruz ama aynı zamanda mümkün olduğunca az sansür uygulamak istiyoruz” dedi.
Bazı aileler bu ifadeleri, Instagram’ın verdiği zarara dair inançlarını doğrulayan bir tablo olarak değerlendirdi. Davacıları temsil eden ve Social Media Victims Law Center’ın kurucu avukatı olan Matthew P. Bergman, yazılı açıklamasında şunları söyledi: “Adam Mosseri’nin bugün yemin altında verdiği ifade, ailelerin uzun süredir şüphelendiği şeyi ortaya koydu: Instagram yöneticileri, küçüklerin güvenliği yerine büyümeyi bilinçli olarak tercih etti.”
Mosseri daha önce de platformun bağımlılık yaratan tasarımına ilişkin iç uyarıları göz ardı edip etmediği konusunda eleştirilmişti. Davacı avukatının açılış konuşmasında atıfta bulunduğu Meta araştırmacıları arasındaki bir yazışmada, platformun bağımlılık yapıcı niteliği vurgulanıyordu. İç yazışmalardan birinde bir çalışan “Instagram bir uyuşturucu” ifadesini kullanırken, bir başkası ise “Yani tüm sosyal medya aslında. Temelde biz satıcıyız” yorumunu yapmıştı.


