T24 Haber Merkezi
Türkiye’nin dünyada da tanınan beyin cerrahlarından Prof. Dr. Talat Kırış, Demokratik Katılım Grubu’yla birlikte 37 bini aşkın üyesi bulunan İstanbul Tabip Odası Başkanlığı’na aday oldu. Demokratik Katılım Grubu, 19 Nisan 2026 Pazar günü yapılacak İstanbul Tabip Odası seçimi için “Hekimliğin değersizleştirilmesine karşı mesleğimize birlikte sahip çıkalım!” başlıklı bir açıklama yayımladı. Demokratik Katılım Grubu; hekimlik onurundan sağlıkta şiddette, özlük haklarından sağlıkta piyasalaşmaya, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kadın cinayetlerine uzanan 22 maddelik bir mesleki ve genel ilkeler bildirisi de paylaştı.
İstanbul Tabip Odası yönetimi için seçimler, 19 Nisan Pazar günü 09.00-17.00 saatleri arasında, Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yapılacak. Demokratik Katılım Grubu, Prof. Dr. Talat Kırış’la birlikte Yönetim Kurulu üyeliği için Dr. Benan Koyuncu, Dr. Ceren Kineşci, Dr. Emrah Kırımlı, Dr. Fikret Aydın, Dr. Irmak Saraç ve Dr. Nadir Kalfazade’yi aday gösterdi.

Türkiye’nin önde gelen beyin cerrahlarından olan ve T24’te de başta denizcilik ve sağlık alanlarında olmak üzere çeşitli konularda yazılar yazan Prof. Dr. Talat Kırış, başkanlığındaki Demokratik Katılım Grubu üyeleri, meslektaşlarını 19 Nisan Pazar günü oy kullanmaya çağırdı.
Demokratik Katılım Grubu, İstanbul Tabip Odası Denetleme Kurulu için Dr. Alper Döventaş, Dr. Şahika Yüksel ve Dr. M. Taner Gören’i; Onur Kurulu için de Dr. M. Ceyhun Oral, Dr. Nadir Arıcan, Dr. Nilüfer Aykaç, Dr. Z. Serhan Tuğlular ve Dr. Suzan Saner’i aday gösterdi.

“Ne hekimler ne sağlık çalışanları ne de hastalar memnun”
Demokratik Katılım Grubu’nun, İstanbul Tabip Odası seçimleri için “Hekimliğin değersizleştirilmesine karşı mesleğimize birlikte sahip çıkalım!” başlığıyla yayımladığı açıklama şöyle:
“Değerli meslektaşlarımız,
Hekimlik; bilimsel bilgiye, etik ilkelere ve toplum yararına dayanan bir meslektir. Performans ölçütlerine, piyasa baskılarına ve günübirlik politikalara indirgenemez. Bu nedenle hekim emeğini, mesleki bağımsızlığı ve topluma karşı sorumluluğumuzu birlikte savunacak ortak bir iradeye bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
Bu ortak iradenin en önemli temsilcilerinden biri meslek örgütleridir. İstanbul Tabip Odası, yalnızca hekimlerin çalışma yaşamına ilişkin taleplerini değil, hekimliğin bilimsel, etik ve toplumsal niteliğini savunan köklü bir birikimi temsil etmektedir.
İktidarın uzun yıllardır uyguladığı Sağlıkta Dönüşüm Programı, dünyanın farklı yerlerinde denenmiş neoliberal politikaların ülkemize uyarlanmış hâlidir. Başta Türk Tabipleri Birliği olmak üzere meslek örgütlerimiz bu programın yaratacağı sonuçları yıllar önce dile getirmişti. Bugün gelinen noktada sağlık hizmeti kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırılmış, hekimlik emeği performans, verimlilik ve memnuniyet göstergelerine sıkıştırılmıştır. Artan iş yükü, güvencesiz gelir modelleri, eğitimde nitelik kaybı ve şiddetin olağanlaşması bu dönüşümün başlıca sonuçlarıdır. İçinde bulunduğumuz sağlık ortamından ne hekimler ne sağlık çalışanları ne de hastalar memnundur.
Demokratik Katılım Grubu bu politikaların karşısında yer almış, toplum ve hekimler için başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu ısrarla vurgulamıştır. Hekimlerin haklarıyla birlikte toplumun nitelikli, eşit ve bilimsel sağlık hizmetine erişim hakkını da savunmuştur. Bu nedenle yönetimlere talip olmuş, bu nedenle komisyonlarda yer almış, bu nedenle tüm hekimlere ulaşabilmek, sorunlarını anlayıp çözüm üretebilmek için hastanelerde demokratik olarak yapılan seçimlerle belirlenen temsilcilerden oluşan Temsilciler Kurulu’nu kurmuştur. Demokratik Katılım Grubu, meslek odası yönetimini bir makam alanı değil; şeffaflık, katılım ve ortak akılla yürütülmesi gereken kolektif bir emek olarak ele alır.
Değerli meslektaşlarımız, Elbette bir meslek örgütünün yöneticisi olmak eleştiriye açık olmayı da gerektirir. Bizim geleneğimizde eleştiri de özeleştiri de vardır. İstanbul Tabip Odası’nın faaliyetlerine daha fazla sayıda hekimi katmak, 37 bini aşkın üyemizin ortak aklını daha güçlü biçimde örgütlemek konusunda eksiklerimiz olmuş olabilir. Ancak bu örgütte emek veren her hekimin ailesinden, dinlenme zamanından, kendini geliştireceği zamandan fedakârlık ederek mücadele ettiğini de unutmamak gerekir. Eksiklerimiz olabilir; fakat çaba göstermediğimiz söylenemez. Bu nedenle diyoruz ki: Gelin, farklı görüşlerin yan yana durabildiği, eleştirinin bastırılmadığı, karar süreçlerinin hekimlerin katılımına açık olduğu bir çalışma kültürünü birlikte büyütelim.
2026 İstanbul Tabip Odası seçimleri, bu geleneğin sürüp sürmeyeceğine dair önemli bir eşiktir. Bu seçim, İstanbul Tabip Odası’nın hekimliğin bilimsel, etik ve kamusal niteliğini, Cumhuriyet değerlerini savunan bağımsız bir meslek örgütü olarak yoluna devam edip etmeyeceğini belirleyecektir. Bu seçim, bugün gelinen noktadan sorumlu olanların değişmemesi için değişimi savunanlara ‘buradayız, bu sağlıksız ortamı değiştirmek için mücadeleye devam edeceğiz’ diyeceğimiz bir seçim olacaktır.
İstanbul Tabip Odası’na sahip çıkmak, hekimliğin değerlerine, emeğine ve geleceğine sahip çıkmaktır. Bu sorumluluğu birlikte taşımak ve bu çizgiyi birlikte güçlendirmek için sizleri 19 Nisan 2026 günü yapılacak seçimlerde Demokratik Katılım Grubu’nu desteklemeye davet ediyoruz.”
Projelerimiz: Hekimlerle, Hastalarla, Toplumla El Ele
Demokratik Katılım Grubu, “Hekimlerle birlikte planladığımız projelerimiz” başlığı altında yeni yönetim döneminde hayata geçirilmesi planlanan projeleri şöyle sıraladı: “Değerli meslektaşlarımız, Yeni dönemde sizlerle birlikte hayata geçirmek istediğimiz projelerimiz var. Bugüne kadar parça parça yürüttüğümüz etkinlikleri daha bütünlüklü bir program çerçevesinde geliştirerek sizlere sunmak istiyoruz. Amacımız hem mesleki hem de sosyal alanlarda daha fazla yan yana gelmek; daha çok hekimin İstanbul Tabip Odası çatısı altında hem meslektaşlarına hem topluma katkı sunmasını sağlamaktır.
Hekimlerle El Ele projemiz kapsamında, asistan ve genç uzmanlara yönelik mezuniyet sonrası eğitimler planlıyoruz. Alanında deneyimli meslektaşlarımızın katkısıyla; akut koroner sendrom, akut böbrek yetmezliği, beyin kanamaları, travma, epilepsi ve eklampsi gibi sık karşılaşılan klinik başlıkların yanı sıra, makale yazımı, araştırma planlama, kaynak tarama, sunum hazırlama, malpraktis ve ilk yardım gibi konularda da düzenli eğitim programları oluşturmak istiyoruz.
Hastalarla El Ele projemizle, halkı sağlık konularında doğru ve güvenilir biçimde bilgilendirmeyi amaçlıyoruz. Aynı zamanda toplum nezdinde giderek değersizleştirilen hekimlik mesleğinin saygınlığını güçlendirmek istiyoruz. Düzenli toplantılarla halkın merak ettiği ya da yanlış bildiği konuları ele almayı, özellikle aşı gibi temel halk sağlığı başlıklarında bilgilendirici çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz.
Toplumla El Ele projemizde ise İstanbul Tabip Odası’nın toplumsal sorumluluğu doğrultusunda, güncel toplumsal sorunları uzmanlarıyla birlikte tartışmak istiyoruz. Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, çocuk istismarı ve derin yoksulluk gibi başlıklarda hem söz üretmeyi hem de çözüm yolları geliştirmeyi önemsiyoruz.
Hekim Forumu projesiyle, doğrudan demokrasi deneyimini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Temsilciler Kurulu ve komisyonlarımızın birikimini daha geniş bir hekim kitlesiyle buluşturmak; asistan, aile hekimi, işyeri hekimi, pratisyen ve emekli hekimleri doğrudan söz ve inisiyatif almaya davet etmek istiyoruz. Hekimlerin sorunlarını doğrudan dinleyip ortak çözüm önerileri üretmek temel yaklaşımımız olacaktır.
Her Hafta Bir Hastane/Sağlık Kurumu projemiz kapsamında İTO Yönetim Kurulu, Temsilciler Kurulu, Komisyon üyelerinden oluşacak bir heyetle her hafta bir sağlık kurumunu (kamu/özel hastane, ASM, İSM, İşyeri Hekimliği) ziyaret ederek meslektaşlarımızla yüz yüze iletişim kurmayı hedefliyoruz.
Bunların yanında, Dr. Ali Özyurt anısına düzenlenen edebiyat matinelerini süreklileştirmek, bir e-kitap kütüphanesi oluşturmak, üyelerimizin birlikte üreteceği ve kaynaşacağı kurslar düzenlemek ya da mevcut kurslarda hekimlere özel olanaklar sağlamak istiyoruz. Fotoğrafçılık, yapay zekâ araçlarını verimli kullanma, amatör kaptan ehliyeti, bağlama ve gitar kursları bunlardan bazıları olabilir.
Ayrıca, odamıza bağlı hekimlerin katılımıyla kurulan İTO Korosu’nu geliştirmeyi ve İstanbul’u Tanıyalım Gezileri düzenlemeyi hedefliyoruz. Böylece hem dayanışmayı hem de ortak üretim kültürünü güçlendirmek istiyoruz.
Bunlar Demokratik Katılım Grubu olarak hayata geçirmeyi hedeflediğimiz projelerdir. Bu projeler ancak sizlerin desteği, katkısı ve katılımıyla gelişip zenginleşebilir. Yeni önerilere de açık olduğumuzu özellikle vurgulamak isteriz.
Değerli meslektaşlarımız, gelin, 19 Nisan’da mesleğimize sahip çıkalım; haklarımız için birlikte mücadele ederken kararlı, ilkeli ve dayanışmacı bir yolu birlikte örelim. Demokratik Katılım Grubu, taze bir heyecanla desteğinizi bekliyor.”
Mesleki ve genel ilkeler bildirisi
Demokratik Katılım Grubu’nun yayımladığı mesleki ve genel ilkeler bildirisi de şöyle:
- “Giderlerse gitsinler” diyenlere karşı hekimlik onurunu
- Kamuda-özelde her türlü baskıya karşı mesleki bağımsızlığımızı
- Sağlıkta piyasalaşmaya karşı kamucu-toplumcu sağlık sistemini
- Bakanlık vesayetine karşı hekimlere ait tabip odasını
- 5 dakikada muayeneye karşı yeterli süreyi
- Sağlıkta kışkırtılmış talebe karşı koruyucu hekimliği
- Özel hastane patronlarına karşı hekim emeğini ve bağımsız çalışma hakkını
- Hekime yönelik şiddete karşı sıfır toleransı ve hekim dayanışmasını
- Performansa karşı emekliliğe yansıyan tek kalem ücreti
- Yoksulluk koşullarına karşı insanca emekli aylığını
- Baskılara karşı akademik özgürlüğü, nitelikli tıp ve uzmanlık eğitimini
- Eziyet yönetmeliğine karşı aile hekimlerinin mücadelesini
- Aşı karşıtlarına, tıbbın şarlatanlarına karşı modern tıbbı
- Angaryaya karşı asistan hekimlerin haklarını
- OSGB'lere karşı işyeri hekimlerinin bağımsızlığını
- Neo-Osmanlıcılığa karşı cumhuriyetin değerlerini
- Karanlığa karşı bilimi, aydınlanmayı, laikliği
- İstibdata ve saltanata karşı hürriyeti ve demokrasiyi
- Kadın cinayetlerine karşı İstanbul Sözleşmesi’ni
- Patriyarkaya karşı toplumsal cinsiyet eşitliğini
- Savaşa ve emperyalist işgale karşı barışı ve bağımsızlığı
- Doğanın talanına, kent yağmasına karşı ekolojik dengeyi
Biz savunuruz, biz mücadele ederiz!
Talat Kırış kimdir?

Talat Kırış, 1961 yılında İstanbul'da Süleymaniye Doğumevi'nde dünyaya geldi. Sırasıyla Ataköy İlkokulu, İstanbul Erkek Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'ni bitirdi.
Öğrenciliği sırasında yurtiçi ve yurtdışında kaza cerrahisi ve beyin cerrahisi kliniklerinde staj yaptı. Prof. Dr. Türkan Saylan'la birlikte Van'da lepra hastalığı üzerine saha çalışmalarına katıldı. İstanbul Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı'nda ihtisasını tamamladı.
1995-1996 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri, Arizona, Phoenix'te bulunan Barrow Nöroloji Enstitüsü'nde burslu olarak, kafa kaidesi tümörleri ve beyin damar hastalıkları üzerine üst ihtisas yaptı. İstanbul Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı'nda 1999 yılında doçent, 2006 yılında profesör oldu.
Türk Nöroşirurji Derneği Başkanlığı yaptı, Avrupa Nöroşirurji Dernekleri Birliği Araştırma Komitesi üyeliği görevinde bulundu. Akdeniz Beyin Cerrahları Derneği Eğitim Komitesi Başkanı olan Kırış, 2017-2021 yılları arasında Dünya Nöroşirurji Dernekleri Federasyonu Beyin Damar Hastalıkları Komitesi Başkanlığı yaptı.
Prof. Dr. Talat Kırış, meslek yaşamını Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi ve Koç Üniversitesi Hastanesi Beyin Cerrahisi bölümlerinde sürdürüyor.
Kırış'ın editörleri arasında bulunduğu İngilizce iki kitabı, 100'den fazla kitap bölümü, ulusal ve uluslararası dergilerde makaleleri yayımlandı; çok sayıda ülkede beyin cerrahisinin çeşitli alanlarında eğitim kursları ve konferanslar verdi, yurtiçi ve yurtdışında eğitim amacıyla çok sayıda beyin cerrahının izlediği canlı ameliyatlar yaptı.
Tıbbiye öğrenciliği yıllarından itibaren 40 yılı aşan öğretim üyeliği ve hekimlik hayatını, 2021'de yayımlanan "Beyne Giden Yol / Bir Beyin Cerrahının Anıları" adını verdiği kitabında anlattı. Kırış’ın hikâyelerini bir araya getirdiği “Uzak Deniz Küçük Yağmur” adlı kitabı 2023’te yayımlandı. TEDx ve farklı sosyal platformlarda konuşmaları yayımlanan Kırış, aynı zamanda kıdemli bir denizci olarak Güney Amerika'dan Antarktika'ya kadar uzanan yelkenli seyahatler gerçekleştirdi, Grönland'da kanoyla Kuzey Kutup dairesi geçişi yaptı.
Gençlik yıllarından itibaren yazın dünyasıyla ilgilendi, 1984 yılında Düşün dergisi masal yarışmasında mansiyon kazandı. Argos sanat dergisinde öykü ve denemeleri, Cumhuriyet ve Radikal gazetelerinde yazıları yayımlandı. 2012 yılından Yacht Türkiye dergisinde yazmaya başladı.
Ağustos 2019'dan itibaren T24'te düzenli yazılar yazıyor.


