Ostim davasında AYM kararı: Kamu kurumları da hesap vermeli
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Ostim davasında AYM kararı: Kamu kurumları da hesap vermeli

ostim - ivedik patlama (2011)

T24 Haber Merkezi

Anayasa Mahkemesi, Ankara Ostim ve İvedik'te 2011 yılında 20 işçinin hayatını kaybettiği patlamalar ve yangınlara ilişkin başvuruda yaşam hakkının ihlâl edildiğine karar verdi. Birleşik Metal-İş Sendikası, kararın iş cinayetlerinde kamu kurumlarının denetim sorumluluğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

Ankara Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgelerinde 3 Şubat 2011'de meydana gelen, 20 işçinin yaşamını yitirdiği patlama ve yangınlara ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı Resmî Gazete'de yayımlandı.

AYM, Nihat Günerkaya başvurusunda yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmederek, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 7. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca başvurucuya 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Birleşik Metal-İş Sendikası, karara ilişkin açıklamasında, iş cinayetlerinin "kader" değil, denetimsizlik, ihmal ve sorumsuzluk sonucu yaşandığını vurguladı.

Bakanlıkların ihmalleri

Sendika açıklamasında, patlamaya ilişkin bilirkişi raporları ve yargılama süreçlerinde kamu kurumlarının denetim görevlerini yerine getirmediğine dair tespit ve iddialar bulunduğu belirtildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı:
Patlamanın yaşandığı işyerlerinde son denetimin 2007 yılında yapıldığı, 2011'e kadar herhangi bir denetim gerçekleştirilmediği ve işçilere gerekli eğitimlerin verilmediği ifade edildi. Tehlikeli faaliyetlere ilişkin mevzuattaki tedbirlerin uygulanmasının sağlanmadığı da ileri sürüldü.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı:
Patlamaya neden olduğu belirtilen basınçlı kapların periyodik muayene, test ve vize işlemlerinin takibinde eksiklikler bulunduğu, TSE uygunluk belgelerine ilişkin denetim sorumluluğunun gereği gibi yerine getirilmediği belirtildi.

Belediyeler ve OSB yönetimleri

Ankara Büyükşehir Belediyesi:
Patlamaya sebebiyet verdiği belirtilen oksijen tüplerini tedarik eden firmaya 2001 yılında ruhsat verilmesine rağmen tesisin denetlenmediği, atık yönetimi ve çevresel denetim yükümlülüklerinin yerine getirilmediği ifade edildi.

Yenimahalle Belediyesi:
Patlamanın meydana geldiği işyerlerinin yapı kullanma izin belgesi ve işyeri açma ruhsatı bulunmadığı halde, denetim ve kapatma yükümlülüğünün uygulanmadığı belirtildi.

İvedik ve Ostim OSB Müdürlükleri:
Bölgedeki işyerlerinin genel denetim ve gözetiminden sorumlu olan OSB yönetimlerinin, sanayi tesislerinin güvenlik standartlarına uygunluğunu denetleme ve riskleri önleme görevlerini yerine getirmediği ileri sürüldü.

"İşçilerin hayatını korumak kamunun da asli görevidir"

Sendika açıklamasında, AYM kararının devletin işçilerin yaşamını koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ortaya koyduğu belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:

"İşçilerin hayatını korumak, yalnızca işverenlerin değil, kamunun da asli görevidir. Bu görev ihmal edildiğinde sonuç ağır olmaktadır: ölümler, yaralanmalar ve geri dönülmez kayıplar."

Sendikanın talepleri

Birleşik Metal-İş, kararın ardından taleplerini şöyle sıraladı:

- İşçi sağlığı ve iş güvenliği denetimleri bağımsız, düzenli ve etkin hale getirilmelidir.

- Kamu kurumlarının sorumluluğu açıkça belirlenmeli ve ihmali olan yetkililer hesap vermelidir.

- Sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren tüm işyerleri sıkı denetime tabi tutulmalıdır.

- İş cinayetlerine karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.

- Yargı süreçleri hızlı, şeffaf ve işçi odaklı yürütülmelidir.

 


Akın Gürlek'in açıklaması sonrası Rabia Naz Vatan'ın şüpheli ölümü aydınlatılacak mı?











 

İlgili İçerikler