T24 Haber Merkezi

Doğru koşu ayakkabısını bulduğunuzda, ondan vazgeçmek zor olabilir. Sıkça dile getirilen bir genel kural, koşu ayakkabılarının yaklaşık 300 ila 500 mil kullanıldıktan sonra değiştirilmesi gerektiğini söylüyor. Ancak düzenli koşucular için bu kadar sık yeni bir çift almak maliyetli hale gelebiliyor. Öte yandan araştırmacılar, aşınmış ayakkabılarla koşmanın sakatlanmalara nasıl katkıda bulunduğunu hâlâ tam olarak ortaya koyabilmiş değil. Bunun nedenlerinden biri de laboratuvar testlerinin, ayakkabıların günlük kullanımda ayakta nasıl performans gösterdiğini yeterince yansıtamaması.
Indiana University-Bloomington’da kinezyoloji alanında doçent olan Allison Gruber, araştırmaların herkes için geçerli tek bir kilometre sınırı belirlemediğini belirtiyor. Ancak Gruber, koşu biyomekaniği uzmanlarının çoğunun şu noktada hemfikir olduğunu vurguluyor: “Ayakkabılarınızı değiştirmeniz gereken bir nokta vardır ve bunu rahatsızlık hissetmeden önce yapmak istersiniz.”
Uzmanlara göre, koşu ayakkabılarının ne kadar sürede yıprandığı ve ne zaman değiştirilmesi gerektiği birçok faktöre bağlı.
Aşınma ve yıpranmaya ne sebep olur?
Spaulding National Running Center’da koşu tıbbı direktörü ve spor hekimliği uzmanı olan Dr. Adam Tenforde, ayakkabıların yıpranma hızını etkileyen pek çok unsur olduğunu söylüyor. Ayakkabının yaşı, kişinin vücut ağırlığı, koşulan zemin türü ve hatta koşu yapılan ortamın nemi ile sıcaklığı bu faktörler arasında yer alıyor. Ayrıca koşu ayakkabılarının spor salonunda ya da günlük işlerde kullanılması da yıpranmayı hızlandırıyor.
Oregon State University-Cascades’te biyomekanik araştırmacısı ve yardımcı doçent olan JJ Hannigan ise bazı ayakkabı türlerinin daha hızlı aşındığını belirtiyor. Özellikle yarışlar için tasarlanan modern “süper ayakkabılar”, performans sağlayan hafif ve kalın köpük tabakası içeriyor ancak bu yapı, standart antrenman ayakkabılarına kıyasla daha hızlı bozulabiliyor.
Yıpranmış ayakkabılarla koşarsanız ne olur?
Eski ayakkabılar hâlâ rahat hissettirse bile, onları değiştirmek bazı avantajlar sağlayabiliyor. Araştırmalar, aşınmanın ayakkabıların yastıklama özelliğini azalttığını ve ayaklara daha fazla yük bindirdiğini gösteriyor. Bu durumun sakatlanma riskini artırabileceği düşünülüyor.
TIKLAYIN | Devi ile 7 Günlük Tazelenme Programı- Sabah ve Akşam Rutinleri
Bir çalışmada, katılımcıların yeni ayakkabılarla ve 200 mil kullanılmış ayakkabılarla koşu biçimleri karşılaştırıldı ve ikinci durumda küçük değişiklikler gözlemlendi. Uzmanlar bu değişimlerin doğrudan ciddi sakatlıklara yol açıp açmadığından emin değil. Ancak Dr. Gruber, bu durumun koşuyu daha az konforlu hale getirebileceğini ve zamanla sakatlanmaya yol açabilecek şekilde adım değişikliklerine neden olabileceğini ifade ediyor.
Ayakkabılarınızı değiştirmeniz gerektiğini gösteren işaretler
Gözle görülür aşınma ve yıpranma, yeni ayakkabı alma zamanının geldiğine işaret edebilir. Ayakkabının üst kısmı ile tabanı arasındaki köpük tabakasında kırışma ve sıkışma görülebilir. Oregon State University-Cascades’te biyomekanik araştırmacısı ve yardımcı doçent olan JJ Hannigan’a göre özellikle arazi koşusu ayakkabılarında tutuş sağlayan bölgelerde belirgin aşınmalar oluşabilir.
Ayağın içe ya da dışa basmasına bağlı olarak taban düzensiz şekilde yıpranabilir. Geniş ayak yapısına sahip kişilerde ise parmakların ayakkabının üst kısmını zorlaması ya da dışarı çıkmaya başlaması mümkündür.
Deneyimli koşucular ise çoğu zaman değişim zamanını hissedebildiklerini söylüyor. New York City’de koşucu, antrenör ve fizyoterapist olan Brendan Martin, ayakkabılarının “ölü gibi hissettirmeye başladığını” ya da eskisi kadar esnek ve rahat olmadığını fark ettiğinde değişim gerektiğini anladığını belirtiyor.
Dr. Tenforde, 300 ila 500 mil aralığının genel bir rehber olarak kullanılabileceğini ifade ediyor. Ancak ayakkabılar hâlâ yeterli yastıklamaya sahipse, belirgin bir aşınma yoksa ve ağrı hissedilmiyorsa bir süre daha kullanılabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte JJ Hannigan, kişisel algının her zaman güvenilir olmayabileceğini hatırlatıyor.
Bu durumu dengelemek için aynı modelin yeni bir çifti denenerek fark gözlemlenebilir ya da mevcut ayakkabılar yeni hâlleriyle karşılaştırılabilir. Emin olunamadığı durumlarda ise bir fizyoterapist ya da koşu mağazası çalışanı, zamanla oluşan ve fark edilmesi zor değişimleri tespit etmede yardımcı olabilir.
Brendan Martin bu durumu şu sözlerle özetliyor: “Bu saçınıza benzer. Her gün aynada gördüğünüz için uzayıp dağınık hale geldiğini fark etmezsiniz, ta ki biri size saç kestirmeniz gerektiğini söyleyene kadar.”



