Kentsel dönüşüm kapsamında yıkılıp yeniden yapıldı, 46 kişiye mezar oldu: Saitbey Sitesi davasında karar duruşması yarın
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Kentsel dönüşüm kapsamında yıkılıp yeniden yapıldı, 46 kişiye mezar oldu: Saitbey Sitesi davasında karar duruşması yarın

Ailelerin sanıkların “olası kast” suçundan yargılanması talebine karşılık savcılık en fazla 22,5 yıl ceza almalarına yol açacak “bilinçli taksirle ölüme sebep olma” suçundan ceza istedi

saitbey sitesi kahramanmaraş depremi

T24 Haber Merkezi

6 Şubat depremlerinde 46 kişinin yaşamını yitirdiği Saitbey Sitesi davasının karar duruşması, yarın Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Savcılığın mütalaasında, sanıkların “öldürme” suçu gibi ceza almalarını sağlayacak “olası kast” düzenlemesi yerine en fazla 22,5 yıl ceza almalarına yol açacak “bilinçli taksirle ölüme sebep olma” suçundan cezalandırılmasını talep etmesine tepki gösteren aileler, duruşma öncesi adalet çağrısında bulundu. Aileler, sitenin depreme dayanıklı hale getirilmek için kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak yeniden yapıldığını, ancak önceki halinden daha dayanıksız bir yapıya dönüştürüldüğü dile getirerek, "Kentsel dönüşüm gerçekten güvenli yapı üretmek için mi yapılıyor, yoksa denetimsiz ve mevzuata aykırı uygulamaların önünü açan bir sürece mi dönüşmüş durumda?" diye sordu.

6 Şubat depremlerinde, Kahramanmaraş Dulkadiroğlu'ndaki Yahya Kemal Mahallesi'nde kentsel dönüşümle inşa edilen Saitbey Sitesi 8 saniye içerisinde yıkıldı ve 45 kişi hayatını kaybetti.

Kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan ve 2017'de yeniden yapımına başlanan bina, aradan yalnızca 6 yıl geçtikten sonra 45 kişiye mezar oldu. Kentsel dönüşüm sürecinde binanın yaklaşık 3,5–4 katının kaçak olarak inşa edildiği belirlendi. İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi tarafından yapılan teknik incelemelerde; etriye boylarının yetersiz olduğu, deprem çirozlarının yok denecek kadar az olduğu, beton dayanımının standartların altında kaldığı, kolon ve kirişlerde köpük dolgu kullanıldığı, yapım ruhsatı olmadan inşaata başlandığı ve denetimin yapılmadığı ortaya konuldu. Ayrıca yapının, statik projeye aykırı şekilde kaçak asma katlarla değiştirildiği belirlendi.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı; müteahhit Hasan Çam, statik proje ve uygulama denetim görevlisi Yavuz Kaygısız, yapı denetim şirketi yetkilisi Halil Yıldız, yapı denetim şirketi kontrol elemanı Melike Yiğit, şantiye şefleri Halil İbrahim Us ve Murat Kaş hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 22 yıl 5 aya kadar; binanın yapım tarihinde Dulkadiroğlu Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü olan Arzu Özaydın ile Müdür Yardımcısı Serap Binici hakkında ise "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 15'er yıla kadar dava açtı. Her iki dosya daha sonra birleştirildi.

Hayatını kaybedenlerin avukatlarının "eksiklik" vurgusuna rağmen, Saitbey Sitesi'ne yönelik hazırlanan iddianame, deprem davaları arasında ilk hazırlanan iddianame olma özelliğini taşıyor.

Davanın 30 Aralık 2025'te Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen son duruşmasında, depremde yakınlarını kaybedenler, tutuklu sanık müteahhit Hasan Çam, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.

"Ben inşaat yapmadım, yaptırdım, teknik olarak işin neresindeyim?"

Çam, "Ben bu işi neresindeyim? Marketçilik yapan biriyim. Müteahhit olarak belediye bana bir belge verdi. 'Kendi yerini yaptırabilirsin' diye. Burada mağdur insanlar var ve ben de mağdurum. Ben inşaat yapmadım, yaptırdım. Teknik olarak işin neresindeyim? Ustaların en iyisiyle çalıştım. Benim inşaat şirketim yok. En iyi malzemeleri alıp kullandım. 3 yıldır cezaevindeyim ve neden yattığımı bilmiyorum. Ben yaptırdım ama onu yapan insanlar dışarıda. Tahliyemi istiyorum" dedi.

Aileler "olası kast"tan ceza istedi, savcılık "bilinçli taksir" suçundan ceza talep etti

Müştekiler, sanıkların "olası kast" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Ancak savcılık, tüm itirazlara rağmen esas hakkında mütalaasında, sanıkların “öldürme” suçu gibi ceza almalarını sağlayacak “olası kast” düzenlemesi yerine en fazla 22,5 yıl ceza almalarına yol açacak “bilinçli taksirle ölüme sebep olma” suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, sanık Çam'ın tutukluluğunun devamına ve mütalaaya karşı savunmaların alınması için duruşmanın 10 Nisan 2026'ya ertelenmesine karar verdi.

Yakınlarını kaybeden aileler: Yeniden yapılan ev yıkılıyorsa orada sistemsel bir sorun vardır

Yarın görülecek karar duruşması öncesi, depremde yakınlarını kaybedenlerin aileleri davaya katılım ve adalet çağrısında bulundu. Saitbey Sitesi'nde felaketin sıradan bir yapı yıkılı olarak görülemeyeceğini belirten aileler, "Burada söz konusu olan yapı, kentsel dönüşüm kapsamında yenilenmiş bir bina. Yani vatandaşlara “güvendesiniz” denilerek yeniden inşa edilen bir yapıdan bahsediyoruz. Buna rağmen bu bina, 6 Şubat depreminde yıkıldı. Üstelik dönüşüm sürecinde yaklaşık 3,5–4 katı kaçak olarak inşa edilmişti. İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi tarafından yapılan teknik incelemelerde; etriye boylarının yetersiz olduğu, deprem çirozlarının yok denecek kadar az olduğu, beton dayanımının standartların altında kaldığı, kolon ve kirişlerde köpük dolgu kullanıldığı, yapım ruhsatı olmadan inşaata başlandığı ve denetimin yapılmadığı açıkça ortaya konuldu. Ayrıca yapı, statik projeye aykırı şekilde kaçak asma katlarla değiştirilmiş durumda. Daha da çarpıcı olan şu: Bu bina, depreme dayanıklı hale getirilmek için kentsel dönüşümden geçirilmiş bir yapı. Ancak yapılan uygulamalar sonucunda, önceki halinden daha dayanıksız bir yapıya dönüştürülmüş" dedi.

"Kentsel dönüşüm gerçekten güvenli yapı üretmek için mi yapılıyor, yoksa denetimsiz ve mevzuata aykırı uygulamaların önünü açan bir sürece mi dönüşmüş durumda?" diye soran aileler, "Eğer insanlar güvenli olmak için evlerini yeniliyor ve sonuçta daha güvensiz yapılarda hayatını kaybediyorsa, burada yalnızca bir bina değil, sistemsel bir sorun vardır. Kentsel dönüşümde yenilen binalarla ne kadar güvendeyiz?" ifadelerini kullandı.

 


Sarı Zarflar: Evlilikler ve dostluklar, farklı politik görüşlere rağmen devam edebilir mi?









İlgili İçerikler