Kartalkaya Komisyon Raporu'nda Kültür ve Turizm Bakanlığı'na sorumluluk yüklenmedi, CHP ve DEM Parti şerh koydu
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Kartalkaya Komisyon Raporu'nda Kültür ve Turizm Bakanlığı'na sorumluluk yüklenmedi, CHP ve DEM Parti şerh koydu

Siyasetçilerden Kartalkaya faciasının yıl dönümünde anma mesajları: Sorumlular hâlâ ortaya çıkarılmadı ve adalet yerini bulmadı

T24 Ekonomi

T24 Haber Merkezi

TBMM Kartalkaya Araştırma Komisyonu raporunda, Kültür ve Turizm Bakanlığının sadece turizm tesislerinin belgelendirilmesi ve sınıflandırılmasında yetkili olduğu, buna karşılık yangın güvenliği ve işletme denetimlerinin belediyeler, il özel idareleri, itfaiye ve iş güvenliği birimleri gibi farklı kurumların sorumluluğunda bulunduğu belirtildi. CHP ve DEM Parti düştüğü şerhte, Bakanlığın sorumluluğunun görmezden gelindiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen sorumluluğun rapora yansıtılmadığını belirtti. 

Bolu Kartalkaya'da 36'sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla kurulan TBMM Meclis Araştırması Komisyonu raporu yayımlandı.

“Bolu Kartalkaya Mevkiinde Bulunan Bir Otelde Meydana Gelen Yangın Faciasının Tüm Boyutlarıyla Araştırılarak İlgili Kurum ve Kuruluşların Sorumluluklarının Tespit Edilmesi ve Benzer Olayların Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi” başlığını taşıyan raporda, kurumların görev ve sorumluluklarını belirleyen mevzuat yer aldı. 

"Ruhsat olmadan turizm işletme belgesi verilemiyor" 

Raporda, konaklama tesislerine turizm işletmesi belgesi verilebilmesinin temel şartının, ilgili işletmenin öncelikle yetkili idarelerden işyeri açma ve çalışma ruhsatı almış olması olduğu ifade edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığının, işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan herhangi bir işletmeye turizm işletmesi belgesi düzenlemesinin mümkün olmadığı belirtildi.

Komisyon raporunda ayrıca bir işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsatına sahip olmasının, söz konusu tesisin imar, çevre, yangın güvenliği, iş sağlığı ve güvenliği ile gıda güvenliği gibi alanlarda yürürlükteki mevzuata uygun biçimde inşa edilip işletmeye açıldığının bir karinesi olarak kabul edildiği kaydedildi. Bu ruhsatın varlığının, ilgili kurumların kendi mevzuatları çerçevesinde gerekli inceleme ve denetimleri yaptığını ve herhangi bir sorun tespit edilmediğini gösteren bir belge niteliği taşıdığı ifade edildi.

Raporda ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığının sadece turizm tesislerinin belgelendirilmesi ve sınıflandırılması alanında yetkili olduğu, buna karşılık yangın güvenliği ve işletme denetimleri gibi kritik alanlarda sorumluluğun belediyeler, il özel idareleri, itfaiye teşkilatları ve iş güvenliği birimleri gibi farklı kurumlar arasında paylaşıldığı aktarıldı. 

"Turizm işletme belgesi teknik uygunluk değil nitelik belgesi" 

Raporda, turizm işletme belgesinin nitelik belgesi olduğuna, turizm işletme belgesinin de tesisin teknik yeterliliğine (imar ve yangın güvenliği gibi) ilişkin bir belge olmayıp kalite belgesi niteliği taşıdığı belirtildi.

Raporda yangın güvenliği denetimlerinin Bakanlığın uhdesinde olmadığı belirtilirken, Bakanlığa yangın denetimi için doğrudan sorumluluk yükleyen bir tespit yer almadı.

Rapora muhalefetten şerh

CHP ve DEM Parti rapora şerh düştü. CHP şerhinde, "Kültür Ve Turizm Bakanlığının Olayda ‘Birinci Dereceden Etkili’ Olmasına Yer Verilmemiştir. Adli Bilirkişi Heyetince Kurumlar Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Otelin işletme belgesini veren ve onaylayan Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin inceleme konusu olayda denetim süreçlerinde yetersiz kaldıklarından…” şeklinde ibareye yer verilmiştir. Ancak söz konusu Cumhuriyet Başsavcılığınca Görevlendirilen Bilirkişi Heyeti Raporu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı; ‘Bakanlığı yetkililerinin gerekli denetimleri zamanında ve gereği gibi yapmadıklarından dolayı birinci derecede etkili’ oldukları belirtilmiştir. Bu bilgilerin Komisyon Raporu’nda yer almaması, Bakanlığın olaydan birinci derecede etkili oldukları sorumluluğunu yansıtmaktan kaçındığı izlenimi uyandırmıştır" dedi.

DEM Parti'nin şerhinde de, "Komisyon Raporu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın rolü, teknik ve tali bir denetim faaliyeti çerçevesine sıkıştırılmıştır. Oysa turizm işletmelerinin ruhsatlandırılması, sınıflandırılması, faaliyet izinleri ve güvenlik standartları bakımından nihai belirleyici otorite bu Bakanlıktır. Mevzuatı belirleyen, denetim sıklığını ve kapsamını tayin eden, eksikliklere rağmen faaliyet iznini sürdüren merkezi irade görmezden gelinmiş ve sorumluluk yerel
idarelerin omuzlarına yüklenmiştir" ifadelerini kullanıldı. 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı ve müşteki avukatları, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Neşe Çıldık, önceki Genel Müdür Şennur Aldemir Doğan ile bakanlık bürokratları ve genel müdürlük personelinden Levent Kırcan, Elçin Şimşek Öncü, Bülent Çınar Çavuş, Ramazan Alkan, Melda Araz, Şule Aktürk Alkan, Barış Başayvaz, Ezgi Dener ve Abdülkadir Eren hakkında soruşturma izni verilmemesini Danıştaya taşımıştı. 

Danıştay 1. Dairesi, isnat edilen eylemlerin haklarında soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte bulunduğuna karar verdiği Neşe Çıldık, Şennur Aldemir Doğan, Bülent Çınar Çavuş, Elçin Şimşek Öncü, Levent Kırcan, Ramazan Alkan, Melda Araz, Şule Aktürk Alkan ve Barış Başayvaz için soruşturma izni vermişti. 

Daire, Nadir Alpaslan, Ezgi Dener ve Abdülkadir Eren hakkında ise soruşturma izni vermemişti. 

İlgili İçerikler