Yalova'da 29 Aralık günü saat 02.00 sıralarında IŞİD'e yönelik düzenlenen operasyonda, bir evden açılan ateşte polis memurları İlker Pehlivan (47), Turgut Külünk (50) ve Yasin Koçyiğit (49) şehit olmuştu. 8 polis ile 1 bekçi yaralanmıştı. Adreste bulunan 5 kadın ve 6 çocuk sağ olarak tahliye edilirken, çıkan çatışmada 6 terörist ölü ele geçirilmişti.
Çatışmadan bir gün önce eve giden İlim ve Takva Dergisi’nin hocası M.B.'nin ifadesi ortaya çıktı. M.B., polise direnmemeleri için evdekileri ikna etmeye çalıştığını ancak başarılı olamadığını anlattı.
Halk TV yazarı İsmail Saymaz'ın bugünkü köşe yazısından ilgili bölüm şöyle:
"M.B.
1997 doğumlu.
Diyarbakır nüfusuna kayıtlı.
İlim ve Takva Dergisi’nin hocası M.B., Sordabak kardeşleri ve Zafer Umutlu’yu mescitlerden tanıdığını kaydediyor.
Musa Sordabak’ın 26 Aralık’ta 'Zafer’in son zamanlarda davranış ve söylemlerinde bir gerginlik var. Endişeleniyorum. Zafer ile görüşelim' dediğini kaydediyor.
28 Aralık’ta Sordabak ile iki arkadaşını da alarak, Umutlu’nun evine gittiklerini söylüyor. Sordabak’ın yolda “Zafer, bana emanet verdiği silahı geri almak istiyor” dediğini ifade ediyor.
Kapıda iki arkadaşını gönderip Sordabak eve girdiklerini belirten M.B., şöyle diyor:
'Zafer kapıyı açtı. Beni gördüğüne çok şaşırdı. Evine geleceğimizi bilmiyordu. Bizi bir iki dakika bekletti. Sonra içeriye davet etti. Bu süre zarfında kadınlar yönünden müsaitlik olmadığı kanaatine vardık. İçeri girdik. Haşem ve Mehmet Cami’nin evde olduğunu gördük. Evin odasında beş kişi olduk. Ben, Musa, Haşem, Zafer ve Mehmet Cami. Bu şahıslara neden toplandıklarını, bir dertleri olup olmadığını sordum. İlk olarak Mehmet Cami cevap verdi. ‘Yalan söyleyecek halim yok. Dün 3.30’da Zafer’le görüştüm. ‘Bize yine yılbaşında bir operasyon yapabilirler. Ben, Zafer, Lütfi ve İbrahim direnmeye karar verdik. Teslim olmayacağız, gerekirse karşılık vereceğiz’ diye cevap verdi. Mehmet Cami’nin söylemine Zafer ve Haşem katıldıklarını söylediler. Bir buçuk iki saat boyunca bu düşüncelerinin yanlış olduğunu, böyle birşey yaparlarsa hem kendilerine hem ailelerine hem mahalleye hem cemaate zarar vereceğini anlattım. Bu düşünceden vazgeçmeleri için hem dini örnekler verdim hem mantıklı açıklamalar yaptım. Zafer itiraz etti. Bu sırada eve İbrahim ve Lütfi geldi. Zafer bana ‘Ben yine esaret altına girmeyeceğim, bu bana çok zor gelir, kendimi koruyacağım ve direneceğim’ dedi. İbrahim ve Lütfi, Zafer’in direnme düşüncesine destek oldu. Lütfi de Zafer’i destekleyerek bana karşı çıktı. İkna etmek için çok çabaladım, çok anlattım. Konuşma sonunda herhangi birşey yapmayacaklarına ve ben gittikten sonra evden dağılacaklarına dair söz verdiler. Evde olduğunu anladığım ancak evin herhangi bir yerinde görmediğim silahı evden çıkaracaklarını söylediler. Ne tür bir silah olduğunu bana açıklamadılar.'
M.B., ifadesinde, Musa Sordabak’la evden çıktığını kaydediyor. Sordabak’ı evine bırakıp kendi evine gittiğini söylüyor. Sordabak’ın evinin önünde beyaz motosikleti gördüğünü beliriyor. Musa Sordabak’ın bu motosikletle Umutlu’nun evine döndüğü anlaşılıyor. Savcılık motosiklette silah bulunduğunu düşünüyor."
Yazının tamamını okumak için tıklayın.
TIKLAYIN - IŞİD’lilerin polislere ateş açtığı o evde neler yaşandı: Kadınların ifadesi ortaya çıktı!
Antalyalı iki ortaokul öğrencisi buldu: Manyetohidrodinamik Aracı |



