Gündem

DHA YURT BÜLTENİ-2

1)FIRTINA GÖKÇEADA'YA ULAŞIMI DURDURDU ÇANAKKALE'nin Gökçeada ilçesine bugün yapılması planlanan feribot seferleri kuvvetli poyraz nedeniyle iptal edildi

25 Eylül 2018 13:14

1)FIRTINA GÖKÇEADA\'YA ULAŞIMI DURDURDU

ÇANAKKALE\'nin Gökçeada ilçesine bugün yapılması planlanan feribot seferleri kuvvetli poyraz nedeniyle iptal edildi.Kuzey Ege Denizi\'nde sabah erken saatlerde etkili olmaya başlayan fırtına nedeniyle Kabatepe-Gökçeada arasındaki feribot seferlerinde aksamalar meydana geliyor. Saatteki hızı 70 kilometreyi bulan poyraz fırtınası nedeniyle Gestaş firması, Gökçeada\'ya gün içinde yapılması planlanan bazı seferlerin iptal edildiğini duyurdu. Buna göre, sabah saat 07.00\'de Gökçeada ve Kabatepe\'den karşılıklı yapılması planlanan seferler yapılamadı. Kabatepe ve Gökçeada\'dan saat 10.00\'da karşılıklı yapılması gereken seferler de iptal edildi. Ayrıca saat 13.00\'deki Kabatepe-Gökçeada seferinin de yapılamayacağı bildirildi.
Gestaş firmasının Geyikli-Bozcaada hattındaki seferleri ile boğaz hattındaki seferleri ise aksamadan devam ediyor.

Görüntü Dökümü
----------------------------
-Çanakkale Feribot iskelesinden görüntü.
-Çanakkale Boğazında sefer yapan feribotlardan görüntü.

Haber-Kamera: Mustafa SUİÇMEZ/ÇANAKKALE, (DHA)
1 dakika 2 saniye. 114 MB.

============================================================

2)ÜNLÜ OYUNCU YAKUP YAVRU, MEZARINI YAPTIRDIKTAN 4,5 AY SONRA ÖLDÜ

ÜNLÜ tiyatro ve sinema oyuncusu Yakup Yavru (64), memleketi Amasya\'da kendisine mezar yaptırdıktan 4,5 ay sonra, ödül almak üzere geldiği 25. Uluslararası Adana Film Festivali öncesi otel odasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Yakup Yavru, mezarını yaptırdığı günlerde, \"Yerimi çok beğendim. Hemen ölesin geliyor. Kendime göre, hayırlı bir şey yaptığıma inanıyorum\" demişti. 22 yıllık tiyatro oyuncusu Yakup Yavru, adından sıkça söz ettirdiği \'Sağ Salim 2\' filminin ardından rol aldığı \'Facia Üçlü\' isimli uzun metrajlı filmle dikkatleri üzerine çekti. 25. Uluslararası Adana Film Festivali’nde, 25. Yıl Emek Ödülü almak için Adana\'ya gelen Yakup Yavru, kaldığı otelde ölü bulundu. Yakup Yavru\'nun kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Yakup Yavru\'nun cenazesinin nereye defnedileceği henüz açıklanmadı.
Memleketi Amasya\'da 3 Mayıs\'ta 35 bin lira harcayarak kendisine mezar yaptıran Yakup Yavru, \"Yerimi çok beğendim. Hemen ölesin geliyor. Kendime göre, hayırlı bir şey yaptığıma inanıyorum\" sözleriyle gündeme gelmişti. Birçok Yeşilçam filminde rol alan Yakup Yavru, mezar yaptırmasının ardından şu açıklamayı yapmıştı:
\"\'Ölümlü dünya ne olur ne olmaz\' diye, İstanbul\'da Zincirlikuyu değil de kendi öz memleketimde aklım başımdayken, canım sağken yerimi satın alıp, mezarımı yaptırayım dedim. Hiç olmazsa yarın öldüğümde insanlara sıkıntı çıkarmayım dedim. Her şey hazır zaten kapakları bile hazır. Çok da keyifli oldu. Zaten yerimi de çok beğendim. Hemen ölesin geliyor. Öyle bir hoşuma gitti ki şimdi bir de hayrat için ismime çeşme yaptıracağım. Ben memnunum. Paraları oraya, buraya savuracağıma kendime göre, hayırlı bir şey yaptığıma inanıyorum. Mezarın arka kısmına özel olarak yaptırdığım 5 göze, ben öldükten sonra yağmur ve kardan etkilenmeyen çeşitli portrelerimi yerleştirecekler. Şimdi koyarsak, ayıp olur. Herkes Fatiha okumaya başlar, gerçekten öldü sanırlar. Ben öldükten sonra resimlerimi buraya yerleştirecekler. Çam fidanlarının aralarına da bazı oynadığım sinema filmlerinin afişleri konulacak.\"

Görüntü Dökümü  ARŞİV 
--------------------------------
-Yakup Yavru nun  Amasya da  yaptırdığı mezarı başında poz vermesi

İZMİR/DHA

============================================

3)14 YAŞINDAKİ KATİL ZANLISININ KARDEŞLERİNE DEVLET SAHİP ÇIKTI

ADANA\'nın motosikletiyle seyir halindeki Ali Genç\'i (39), pompalı tüfekle vurarak öldürdüğü iddia edilen M.F.K.\'nin (14) 6 kardeşi, anne ve babaları da \'cinayete azmettirme\' suçlamasıyla tutuklanınca, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı\'na bağlı Sevgi Evleri\'ne yerleştirildi.
Olay, 20 Eylül günü saat 20.00 sıralarında merkez Yüreğir ilçesi Haydaroğlu Mahallesi Karataş Caddesi\'nde meydana geldi. Ali Genç, M.F.K. ile konuştuktan sonra 01 AAD 441 plakalı motosikletine binip hareket etti. M.F.K., bu sırada pompalı tüfekle ateş ederek Genç\'i vurdu. Sırtına isabet eden saçmalarla yaralanan Ali Genç ağır yaralanırken, M.F.K. ise kaçtı. Bölgede devriye gezen polis ekibi durumu fark edip, olay yerine destek ekip ve ambulans çağırdı. Ali Genç, ambulansla Adana Şehir Hastanesi\'ne götürülerek ameliyata alındı, ancak kurtarılamadı. Polis, M.F.K.\'yi olayda kullandığı pompalı tüfekle Haydaroğlu Mahallesi\'nde yakaladı. M.F.K. Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Burada psikolog eşliğinde ifadesi alınan M.F.K., \"Motosikleti binmek için istedim, Ali Genç bana küfrederek motosikleti vermedi. Ben de evden aldığım pompalı tüfekle vurdum\" dedi. Olayın alacak yüzünden olma ihtimali üzerinde duran ekipler, cinayeti azmettirdikleri gerekçesiyle anne Sultan K., baba Ali Rıza K.\'yi de gözaltına aldı. Soruşturmayı genişleten Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayın meydana geldiği yerdeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Cinayet öncesi görüntülere ulaşan ekipler, anne ve babanın çocukları M.K.F. ile aynı asansörden birlikte indiğini, M.K.F.\'nin ise elinde pompalı tüfek olduğunu saptadı.

YASAK AŞK İDDİASI

Öldürülen Ali Genç ile aile arasında geçmişte bir ilişki olabileceğini düşünen ekipler, anne Sultan K. ile baba Ali Rıza K.\'nin cep telefonlarına el koydu. Telefonlar incelenmek üzere Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Anne Sultan K. ile Ali Genç arasında gönül ilişkisi olma ihtimali üzerinde de duran ekipler, cep telefonlarındaki tüm konuşma ve yazışmaları incelemeye aldı. Anne Sultan K., emniyetteki sorgusunda, Ali Genç ile ilişkisinin olmadığını öne sürdü. İşlemleri tamamlanan anne Sultan K., baba Ali Rıza K. ve M.K.F. tutuklandı.

POLİS GERİDE KALAN ÇOÇUKLARA SAHİP ÇIKTI 

Anne, baba ve M.K.F\'nin tutuklanmasının ardından ailenin biri 18 yaşında, 6\'sı küçük, 7 çocuğu ortada kaldı. Polisler yaşı küçük 3 kız, 3 erkek çocuğa 2 gün boyunca baktı. Çocukların günlük beslenme ve diğer ihtiyaçlarını gideren ekipler, daha sonra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile irtibata geçti. Eve gelen yetkililer, çocukları Sevgi Evleri\'ne yerleştirildi.

Görüntü Dökümü 
-----------------------------
- Zanlının kardeşlerinin fotoğrafı
- Zanlının adli tıp birimine getirilmesi
- Zanlının anne ve babasının emniyetten çıkarılması
- Olay yeri görüntüsü
- Olayda kullunılan tüfeğin görüntüsü
- Ölen adamın motorsikleti
- Ölen adamın ambulanstan indirilmesi
- Güvenlik kamera kayıtları
- Emniyet ve adli tıp tabelası

SÜRE:03\'44\"  BOYUT: 413 MB
Haber:Çağlar ÖZTÜRK/Kamera: ADANA,(DHA)

======================================================

4)3 AYLIK HAMİLE KADIN HIRSIZLIKTAN TUTUKLANDI
 
ADANA\'da girdiği daireden ziynet eşyası çalan 3 aylık hamile Arzu Kozan (23) tutuklandı. Kozan\'ın hırsızlık yaptıktan sonra apartmandan çıkışta, evini soyduğu kadının ağabeyinden de durumunun iyi olmadığını belirtip 10 lira aldığı ortaya çıktı.
Olay, Çukurova İlçesi Huzurevleri Mahallesi\'nde meydana geldi. Apartmana giren Arzu Kozan, Dilşat A.\'nın evinin kapısını açarak yatak odasından 8 altın yüzük, 1 bilezik, 2 kolye, 6 küpe çaldı. Kozan, apartmandan çıkarken Dilşat A.\'nın ağabeyi Mehmet Y. ile karşılaştı. Kozan, durumunun iyi olmadığını belirtip, Mehmet Y.\'den para istedi. Mehmet Y. de kız kardeşinin evini soyduğundan habersiz olduğu Arzu Kozan\'a çıkarıp 10 lira verdi. 
Bir süre sonra eve gelen Dilşat A. soyulduğunu fark edip polisi aradı. Olay yerine gelen Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Ekipler, görüntülerden Arzu Kozan\'ın kimliğini tespit etti. Hırsızlık suçundan 10 ayrı suç kaydı bulunan Kozan\'ı yakamalak için harekete geçen polisler, çevrede araştırma yaptı. Kozan, polisler tarafından yine başka bir apartmanın girişinde yakalandı. Emniyete götürülen Arzu Kozan\'ın hırsızlık suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla arandığı ortaya çıktı. Sorgusunda suçlamaları kabul etmeyen Kozan\'nın, 3 aylık hamile olduğu öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Arzu Kozan, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.

Görüntü Dökümü 
-----------------------------
- Zanlının emniyetten çıkaılması
- Hırsızın güvenlik kamera kayıtları

SÜRE:00\'51\"  BOYUT: 94,2 MB
Haber:Çağlar ÖZTÜRK/Kamera: ADANA,(DHA)

========================================================

5)BİÇERDÖVERLE 500 İŞÇİNİN BİR GÜNDE TOPLADIĞI PAMUK TOPLANIYOR

GÜNEYDOĞU\'nun Çukurovası olarak bilinen Diyarbakır\'ın Bismil ilçesinde bu yılın ilk pamuk hasadı yapıldı. Rekolte ve kalite olarak geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 35\'lik bir artışın yaşandığı ilçedeki pamuk üreticileri, taban fiyat olarak kilo başına 4 lira bekliyor. Daha önce 500 işçinin bir günde topladığı pamuğu, artık bir biçerdöver yaparken, makinelerle toplanan pamuğun verimi arttı. Zamandan kazanan üreticiler, bir yıl boyunca emek verdikleri pamuklarını, yağmura yakalanmadan toplayabiliyor. Resmi kayıtlara göre 280 bin dönüm alanda ekili olan pamuğun hasadı daha önce yüzlerce kişinin çalıştığı tarlalarda elle yapılıyordu. Elle toplanan pamuklar yağmura yakalanan pamuk düşük kalitede olduğu için üretici de zarar ediyordu. 100 işçinin 5 günde topladığı pamuğu artık bir makine bir günde topluyor, üreticiler makina ile zamandan kazandıklarını söyledi. 

Diyarbakır\'ın ekilebilir en fazla arazilerine sahip Bismil ilçesinde, resmi kayıtlara göre 280 bin dönüm alanda ekili olan pamuk hasadına başlandı. Eskiden insan gücüyle ve yüzlerce işçinin çalıştığı tarlalarda elle toplanan pamuklar, artık makineler aracılığı ile toplanıyor. 100 işçinin 5 günde topladığı pamuğu artık bir makine bir günde toplayabiliyor. Günlerce beklemekten kurtulan üreticiler, makinalar ile zamandan kazanırken, ürününü yağmura yakalanmadan toplayarak kaliteli bir ürün elde etmeyi başarıyor.

\"1 NİSAN\'DA EKİYOR, 15 EYLÜL\'DE TOPLUYORUZ\"
Bismil ilçesine bağlı Tepe beldesi İsapınar köyü yakınlarında pamuk ekimi yapan Mehmet Arif Çelebi, bu yılın ilk hasadını toplamanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Her yılın Nisan ayında pamuk ekimine başladıklarını anlatan Çelebi, \"Nisan 1\'de pomuk ekimine başlıyoruz, Mayıs\'a kadar devam ediyor. O zamanki şartlara ve iklimine göre 8-9 günde çıkıyor. Daha sonra çapaya başlıyoruz. Bir iki çapa sonrası gübre veriyoruz. 3 ay sulama yapıyoruz. Sulamadan sonra da ilaç ve benzeri bakımını yapıyoruz mühendislerle birlikte bakımını yapıyoruz\"diye konuştu. Eylül 15\'inden itibaren pamuk hasadına başladıklarını ifade eden Çelebi, \"Hasadı eskiden insanların iş gücüyle yapıyorduk. Yaklaşık 500 işçi bir biçerdöverin yaptığını ancak yapıyor. Yıllara göre kar marjımız değişiyor. Bazen kar ediyoruz, bazen zarar ediyoruz. bazen de başa baş çıkıyoruz. Yağmura yakalanırsak pamuğun kalitesi düşüyor. Bu yılki verim, geçen yıla oran ile yüzde 35 daha iyi diyebiliriz\" diye konuştu.

\"FİYATLAR NET DEĞİL, GÖZLE GÖRÜLEN YÜZDE 35 ARTIŞ VAR\"
Bismil ilçesine bağlı Beyçiftçi köyünde çiftçilik yapan Sedat Yaşar da, Mehmet Arif Çelebi ile birlikte bu yıl 800 dönümlük alanda ortak ekim yaptıklarını belirterek, \"Geçen yılki verim bizi mutlu etti. Bu yıl ürün toplamaya başladık ama verim konusunda bir şey diyemem. Fakat, iyi gibi görünüyoruz. Fiyatlar geçen yıla oranla yüzde 35 bir artış göstermiş durumda. Ama stabil değil, piyasada dengeler oturmadığı için, çırçır fabrikalarımız da daha başlamadı, bu yüzden fiyatlar net değil. Ama şu anda gözle görülen bir yüzde 35 oranında artış var. Geçen yılki verimi yine alırsak çiftçi tatmin olacaktır. Ama girdi maliyetlerimiz bu yıl çok fazla. Bu pamuk hasadı yapılırken, toplanan pamuklar kamyon ve traktörlerlerle çır çır fabrikalarına götürüyoruz. Şu an taban fiyatı belli değil. Ekim ayı başında taban fiyatlar belirlenecek\"dedi.

\"6 AYDA TOPLANAN PAMUK ŞİMDİ 2 AYDA TOPLANIYOR\"
Diyarbakır Borsası meclis üyesi ve çır çır fabrikası işletmecisi Ercan Altuğ ise, 22 yıldan beri pamuk alım-satımı yaptıklarını belirterek, artık ekimin ve hasadın makinelerle yapılmasıyla kalitenin arttığını söyledi. İlçe genelinde resmi olarak 280 bin dönüm alanda pamuk ekiminin yapıldığını anlatan Altuğ, \"1996 yılında burayı kurduk. Daha önce insan gücüyle elle toplanan pamuklar buraya geliyordu. Şu an Bismil genelinde 110 topmuk toplama makinesi var. Bu makineleri geldikten sonra daha seri alım yapmaya başladık. 6 ayda toplanan pamuk şimdi 1.5-2 ayda toplanıyor. Eskiden yağmura yakalanan pamuk kalitesi düşük oluyordu. Bu nedenle hem çiftçi malının değeri kaybolmuyor, hem de bizler daha düzgün pamuk çıkarabiliyoruz. Şu an Bismil\'de toplam daha önce 350 bin dönüm daha sonra 130 bin dönüme kadar düştü. Ama son zamanlarda doların yükselmesiyle birlikte, bu yılki kayıtlara göre 280 bin pamuk ekim alanı var. Yeni yeni toplanmaya başlandı. İnşallah rekolte de yüksek olur çiftçimiz de kazanmış olur. Çiftçilerimiz tarlada ilaçlama ve bakımını yaptıktan 15 gün sonra pamuğu toplamaya başlıyor. Daha sonra buraya gelen pamuklar sınıflama yapılarak çiğit ve kalitesine göre sınıflandırma yapıyoruz. Bundan sonra pamuklar balya haline geliyor. Çiğit de küspe ve yağ fabrikalarına gidiyor, bir kısmını da tohumluk olarak ayırıyoruz. Pamukları da iplik fabrikalarına gönderiyoruz\"diye konuştu. 

350 KİLO ÜRÜN ALINAN BİR DÖNÜMLÜK ALANDA ŞİMDİ 600 KİLO PAMUK TOPLANIYOR
Geçen yıllara oranla gelişen teknoloji ile çok daha kaliteli ürün elde ettiklerini ve üretcinin de bu yüzden kazancının arttığını ifade eden Altuğu, \"Geçen yıla kadar teknoloji ve çiftçi bilgilendirmesine göre bu yıl çok ciddi farklıklar oluştu. Eskiden bir dönümden 350 kilo pamuk alınırken şimdi 600 kilo pamuk alıyoruz hem de daha kaliteli. Tohumlamada çok ciddi gelişmeler var. Bu yüzden ekimden çok kalideli ve daha verimli ürün alabiliyoruz. Bize gelen pamuk 15 gün içerisinde işlenerek tohum, çiğit ve balya pamuk haline geliyor. Pamuk taban fiyatları genelde toplanmadan sonra çırçır fabrikalarında işlendikten sonra belirleniyor. Dövizin yükselmesinden dolayı pamuk rekolte fiyatında çok ciddi bir beklentimiz var. Geçen yıl 2.6 lira iken 4 liranın altında olmayacağını düşünüyoruz. Dünya pamuk piyasası da bu civarda olduğunu düşünüyoruz\"dedi.

Görüntü Dökümü: (Drone-HD)

-Pamuk toplayan biçerdöverlerin, traktör römorklarına pamuk boşaltması 
-Tarlada pamuk toplayan biçerdöverler
-Karşılıkla pamuk toplayan makineler 
-Pamuk tarlası havadan genel görüntü
-Toplanan pamukların çırçır fabrikasına getirilmesi
-Pamukların depoya boşaltılması
-Mehmet Arif Çelebi ve Sedat Yaşar\'ın pamuk tarlasında konuşması
-Ercan Altuğ\'un pamuk boşaltılan depoda konuşması
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet TÜRK-Burak EMEK/DİYARBAKIR, (DHA)-


=================================================

(ÖZEL)
6)ÖĞRENCİLER MASAL KİTABININ İÇİNDEYMİŞ GİBİ DERS İŞLİYOR

İZMİR\'in Konak ilçesindeki Kadifekale Zübeyde Hanım İlkokulu öğrencileri, klasik bir sınıfta değil masal kitabının sayfalarını andıran bir ortamda ders işliyor. Kadifekale\'de kısıtlı imkanlarla eğitimlerine devam eden öğrencilerine okulu sevdirmek, onları eğlendirmek için harekete geçen sınıf öğretmeni Pelin Ergül, İzmir\'de 5 yıldır duvar resimleri yapan ressam Sibel Şentürk ile görüştü. Şentürk, 36 çocuğun eğitim gördüğü 2-D sınıfına  \'Ali ve Ayşe\'nin masalı\' adlı duvar resmini çizdi. Dünyaları değişen öğrenciler, öğretmenlerine \"Keşke burası bizim evimiz olsa\" dedi.
Konak ilçesinde Zübeyde Hanım İlkokulu öğrencileri, bilinen sınıf ortamından uzak, bir masal kitabının içindeymiş gibi ders işliyor. İzmir\'de 5 yıldır duvar resimleri yapan ressam Sibel Şentürk, 36 çocuğun eğitim gördüğü 2-D sınıfına çizdiği \'Ali ve Ayşe\'nin masalı\' adlı duvar resmiyle onların görsel zekalarını geliştirmelerine katkıda bulundu. Sınıf öğretmeni Pelin Ergül\'ün önerisiyle sınıf duvarını renklendiren Şentürk, çocukların algılarının renkler sayesinde açıldığını söyledi. Renklerin çocuklara mutluluk verdiğine dikkat çeken Şentürk, \"Fikrin sahibi Pelin öğretmen sınıfını, çocukları daha mutlu etmek için masa örtüsü ve perdeleriyle farklılaştırmış. Sınıfı gördüğümde buraya renk katmaya karar verdim. Sınıfın ambiansına bakarak bir resim yaptım. Çocukların algılarını açmak ve görsel zekalarına katkı sağlamak istedim. Resimdeki karakterleri Ali ve Ayşe olarak isimlendirdim. Ali flüt çalıyor ve flütünden çıkan kitaplar, Ayşe\'ye doğru gidiyor. Ayşe de arkadaşlarına bu kitapları okuyor. Amacım çocukların kitap okuma alışkanlığı kazanması ve hayvanları sevmeyi öğrenmesiydi. Resimde kuşla kediyi bir araya getirdim. Sevgi, dayanışma ve paylaşma temalı bir resim oldu\" dedi. Yaz tatilinin ardından sınıflarına giren öğrencilerin duvardaki resimleri görünce önce çok şaşırdığını anlatan Şentürk, kendisini alkışlarla karşıladıklarını belirterek, \"Sınıfı ilk gördüklerinde hepsi çok sevindi. Duvardaki kediyi, balığı sevmeye başladılar. Kendilerini bir masalın içindeymiş gibi hissettiler\" diye konuştu. Sibel Şentürk, bundan sonra okulun bahçe duvarlarını boyayacağını belirterek defter, kalem, kitap ve çocuklara hitap eden objelerle yeni resimler çizeceğini ifade etti. Okula gelince resimleri gördüğünde çok şaşırdığını belirten öğrencilerden Melike Kızılaslan, sınıfını çok sevdiğini anlattı. 7 yaşındaki Ali Taşkesen de derslerde hiç sıkılmadığını vurguladı.

\'KEŞKE BURASI BİZİM EVİMİZ OLSA\'

Dört yıldır Zübeyde Hanım İlkokulu\'nda çalıştığını söyleyen sınıf öğretmeni Pelin Ergül ise çocukların zamanlarının büyük bölümünü sınıfta geçirdiğini belirterek sınıfı daha eğlenceli ve keyifli bir hale getirmek istediğini anlattı. Ergül, şunları söyledi:

\"Çocukların aile ortamından sonra karşılaştıkları ilk yabancı yer sınıfları oluyor. Bu nedenle sınıfın çocuklar için daha cazip hale gelmesi gerekir. Onlara sınıfı ve okulu sevdirmek için ne yapılabilir, diye düşündüm. Bir ders süresi 40 dakika. Onlar için uzun bir süre. İlk 15 dakika zihinleri çok açık oluyor daha sonra dikkatleri dağılıyor. Baktıkları duvarı, duvar olmaktan çıkarmak istedim. Buradaki öğrencilerin çoğu ekonomik sıkıntılar içerisinde büyüyor. Aileleri ekonomik kaygılar nedeniyle çocuklara fazla zaman ayıramıyor. Soğuk bir sınıf yerine onları sarıp sarmalayan sıcak bir ortamda ders işliyoruz. Derste anlattığım konularda da resimlerden örnekler veriyorum. Böylece zihinlerini daha yaratıcı hale getirdiğimizi düşünüyorum. Okula mutlu geliyorlar. Çocukların konuşurken \'keşke burası bizim evimiz olsa\' dediklerini duydum. Bu mutluluk benim için yeterli.\"

TÜM SINIFLAR VE BAHÇE DUVARI BOYANACAK

Zübeyde Hanım İlkokulu\'nda 4 yıldır yöneticilik yaptığını belirten Müdür Gürsel Gülmez de en önemli hedeflerinin çocukların hayal gücünü canlandırmak olduğunu vurguladı. Çocuklara yeni dünyaların kapılarını aralayacak etkinlikler yaptıklarını söyleyen Gülmez, şöyle konuştu:

\"Çocuklar matematiğin, Türkçe\'nin dışında bir hayat olduğunu anlasınlar. Bana bu teklif geldiğinde memnuniyetle karşıladım. Çünkü öğretmen arkadaşlarımın da önünü açmak istiyorum. Diğer sınıflarda ve bahçede de bu çalışmayı sürdürmeyi düşünüyoruz. Çünkü çocukların hayal gücü olmalı. Mahallemiz sosyoekonomik yönden dezavantajlı bir bölge. Çocuklar şehir merkezindeki imkanlara ulaşma konusunda sıkıntı yaşayabilir. Bu çalışmayla çocukların hayal gücü, resim yeteneği ve tasarım yönlerinin gelişmesine katkıda bulunuyoruz.\"

Görüntü Dökümü
-------------------------
-Sınıftan genel ve detay görüntü,
-Duvar resimlerinden ve çocuklardan detay görüntü,
-Ressam Sibel Şentürk\'ten resim yaparken detay görüntü,
-Sibel Şentürk ile röp,
-Çocuklarla röp,
-Müdür Gürsel Gülmez ile röp.

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR, (DHA)

===========================================================

 

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir