Gündem

DHA YURT BÜLTENİ 15

AYDINLI ŞEHİT TEĞMENİ, SON YOLCULUĞUNA 5 BİN KİŞİ UĞURLADI   VAN'ın Çaldıran ilçesinde askeri aracın yoldaki buzlanma nedeniyle devrilmesi sonucu şehit olan Teğmen Muhammet Can Sevim (28), memleketi Aydın'ın Nazilli ilçesinde yaklaşık 5 bin kişinin katıld

23 Kasım 2018 20:34

AYDINLI ŞEHİT TEĞMENİ, SON YOLCULUĞUNA 5 BİN KİŞİ UĞURLADI
 
VAN\'ın Çaldıran ilçesinde askeri aracın yoldaki buzlanma nedeniyle devrilmesi sonucu şehit olan Teğmen Muhammet Can Sevim (28), memleketi Aydın\'ın Nazilli ilçesinde yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı törenle toprağa verildi.

Şehit Teğmen Muhammet Can Sevim\'in cenazesi bu sabah, Van\'da düzenlenen törenin ardından havayoluyla İzmir Adnan Menderes Havalimanı\'na getirildi, buradan da helikopterle, memleketi Aydın\'ın Nazilli ilçesine götürüldü. Nazilli Şehir Stadı\'na inen helikopterden alınan Muhammet Can Sevim\'in Türk bayrağına sarılı tabutu, Nazilli Devlet Hastanesi\'nin morguna kondu.

Burada bir süre bekleyen şehit Teğmen Sevim\'in naaşı, cenaze töreninin düzenlendiği Merkez Koca Camii\'ne getirildi. Askerlerin omzunda cenaze, musalla taşına yerleştirildi. Şehidin futbol menajeri olan babası Cahit Sevim (53) ile amcası Halit Sevim (55), başsağlığı dileklerini kabul etti. Baba Cahit ile anne Semra Sevim oğullarının tabutuna sarılarak gözyaşı döktü. Bu sırada Cahit Sevim\'in, \"Oğlum seni nasıl toprağa vereceğiz. Nasıl kıyacağız\" demesi, yürekleri dağladı.

Şehidin 6 ay önce dünya evine girdiği, adliyede memur olan 5 aylık hamile eşi Özlem Sevim (26) ise ayakta duramadığı için getirilen sandalye üzerinde oturarak gözyaşları içinde töreni izledi.

Törenin ailenin yanı sıra Vali Yavuz Selim Köşger, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı CHP\'li Özlem Çerçioğlu, AK Parti milletvekilleri Mustafa Savaş ve Bekir Kuvvet Erim, CHP Milletvekili Süleyman Bülbül, Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Musa Çitil, Nazilli Kaymakamı İbrahim Küçük, askeri erkan, sivil toplum kuruluşu ile siyasi parti temsilcileriyle birlikte yaklaşık 5 bin kişi katıldı.

İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından askerlerin omzunda top arabasına konan Teğmen Muhammet Can Sevim\'in naaşı 200 metre mesafedeki cenaze aracına taşındı. Tabut cenaze aracına konarken, Özlem Sevim eşine son kez baktı. Şehit Teğmen Muhammet Can Sevim, Nazilli Eğriboyun Mezarlığı\'na götürülerek toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

- Şehit Muhammet Can Sevim\'in fotoğrafı
- Şehitin gelişini çevrede takip eden Nazillilerden görüntü
- Törene katılan kalabalıktan görüntü
- Cenaze töreninden görüntü
- Şehit babası, annesi tabuta sarılıp ağlarken görüntü
- Şehit eşinde, kocasının tabutuna akarken görüntü
- Genel ve Genel Detay görüntü

Haber- Kamera: Burhan CEYHAN- Bahattin ALBAYRAK / NAZİLLİ (Aydın), (DHA) 

===================

ŞEHİT BEBEK BEDİRHAN\'IN ADI ANAOKULUNDA YAŞAYACAK

Hakkari\'nin Yüksekova ilçesinde 1 Ağustos\'ta, PKK\'lı teröristlerce yola tuzaklanan patlayıcının, asker eşi Nurcan Karakaya\'nın otomobille geçişi sırasında patlatılması sonrası şehit olan 11 aylık Bedirhan Mustafa Karakaya bebeğin adına, Antalya\'da turizmci Tolga- Manolya Cömertoğlu çifti anaokulu yaptırdı. Kepez ilçesinde yaptırılan anaokulunun açılışını, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, şehit Nurcan Karakaya\'nın eşi ve Bedirhan Karakaya\'nın babası Jandarma Astsubay Çavuş Serkan Karakaya birlikte yaptı.
\'HİÇ BİR DİLLE ANLATAMAZSINIZ\'
Anaokulunun açılışında konuşan Bakan Soylu, hayatında belki de ilk kez 11 aylık bir bebeğin adının verildiği bir eserin açılışında olduğunu belirterek, \"Onun isminin başında da şehit yazıyor. Gencecik annesiyle, Nurcan Hanım\'la beraber şehit olmuş bir bebeğin ismi. Tesadüfen falan değil, planlanmış, ayarlanmış, onlar geçerken patlatılmış haince bir tuzakla şehit edilmiş bir bebek ve gencecik annesi. Bunu hiçbir dille, hiçbir edebiyatla anlatamazsınız\" dedi.
\'SUSPUS OLANLAR DA BU CİNAYETE ORTAK\'
Bedirhan bebeğin ve annesinin polis, asker, jandarma olmadığını, bir operasyonunun içinde de bulunmadıklarını dile getiren Soylu, \"11 aylık minik bir bebekti. Henüz böyle bir anaokuluna gidebilecek yaşa bile gelmiş değildi. Annesi Nurcan Hanım da elinde silah falan olmayan, kimseye zararı olmayan, gencecik bir anneydi. Bu katliamın faillerine, bunu yapan PKK\'ya sessiz kalanlar, duymazdan gelenler, millete unutturmaya çalışanlar benim karşımda PKK\'nın borazanlığını yaparken aslan kesilen, sesi gür çıkan ama bu cinayete suspus olanlar, ilgilenmiyormuş gibi yapanlar, onları Avrupa\'da koruyup kollamaya çalışanlar, Kandil\'den talimat almadan ağzını açamayanlar, bunların hepsi bu aşağılık cinayete ortaktır\" diye konuştu.
\'BEDİRHAN\'IN LANETİ BUNLARIN YAKASINI BIRAKMAYACAK\'
Şehit Bedirhan bebeğin lanetinin, milletin ahının ve devletin jandarması, polisi, askeri savcısı ve hakiminin teröristlerin yakasını bırakmayacağını dile getiren Soylu, \"Hiç endişe etmeyin, Türkiye eski Türkiye değildir. Eskiden PKK bir eylem yaptı mı \'Allahualem, dağ başıdır bulunmaz\' der geçerdik. Bulunduğuna da pek şahit olmazdık. Ama artık işler değişti. Birimlerimiz sürekli operasyon halindeler. Evlatlarımız karadan, evlatlarımızın ürettiği araçlarla havadan, bunların ensesindeyiz ve dökülen her damla kanın hesabını soruyoruz, sormaya da devam edeceğiz. Artık vurkaçlara arkadan bakakalan bir Türkiye yoktur. Takip eden, 3500 metre rakımda da olsa teröristi bulup, alan bir güce sahibiz. PKK\'nın borazanları siyaset sahnesinde, basında ne kadar yaygara koparırlarsa koparsınlar, ağababalarının akıbetleri değişmeyecektir. Onlar da bu teröristlerin yanlarında durduğu müddetçe bu akıbetten nasiplerini alacaklardır. Güvenlik birimlerimiz, adalet birimlerimiz kendi görevlerini yerine getirecektir\" dedi.
\'O ZİHNİYETİ YERLE BİR ETMEZSEK NAMERDİZ\'
Eğitimin önemine değinen, Doğu ve Güneydoğu\'da imkansızlıklar içinde mücadele eden çocuklar için de bir şeyler yapılacağını anlatan Bakan Soylu, \"O çocuklar-bu çocuklar diye bir şey yok, hepsi bizim evlatlarımız, bizim medeniyetimizin incileridir. Bunları kendi yanlarına çekmek isteyen, onları istismar etmek isteyen, kandırıp terörist yapmak isteyenlere karşı en büyük silahımız, kalkanımız eğitimdir. İstisnasız her çocuğumuzu böyle güzel okullarla buluşturmak en temel sorumluluklarımızdan biridir. Bugün Doğu ve Güneydoğu\'da huzur var. Hizmet, gayret ve mücadele var. Derdimiz açık ve net. Nasıl buradaki çocuklarımıza sahip çıkıyorsak, oradaki o çocuklara sahip çıkmak bizim görevimiz. Ben de bir babayım. Benim de bir kızım var. 12, 13 yaşındaki bir kız çocuğunu anası başını okşarken, saçının tellerini teker teker severken, zorla bir şekilde anasının yanından alınıp, akşam babası işten döndüğünde sormaya bile cesaret edemediği tabloyu bu ülkeye bir daha yaşatmamak boynumuzun borcudur. Bu kadar açık ve net. 12, 13, 14 yaşındaki çocukları Murat Karayılan\'a, Cemil Bayık\'a sunan o zihniyeti yerle bir etmezsek namerdiz. O kadar açık ve net\" diye konuştu.
Bakan Soylu, anaokulu açılışı öncesinde ise Serbest Bölge Camisi\'nin açılışını yaptı ve burada cuma namazı kıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------
Bakan Soylu ve Şehit yakını Serkan Karakaya\'ya çocukların çiçek vermesi
Protokolün görüntüsü
Katılımcılardan görüntü
Bakan Süleyman Soylu\'nun konuşması
Açılış kurdelasının kesimi
Bakan Süleyman Soylu\'yu Antalyaspor forması hediye edilmesi
Ana okulu gezilmesi
Çocuklara protokol üyelerinin hediye vermesi

622 MB -- 05.37 /// HD

Haber: Mehmet ÇINAR-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,(DHA)

============================

OSMANLI ASKERLERİNE ÜNİFORMA DİKEN OKUL 150 YAŞINDA

\'93 HARBİ\' olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı- Rus Savaşı\'na katılan Osmanlı askerlerinin üniformalarının dikildiği Bursa Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi\'nin kuruluşunun 150\'nci yılı Kasım- Haziran ayları arasında düzenlenecek etkinliklerle kutlanacak.
1868 yılında kimsesiz çocukların yararına Islahhane olarak açılan 1899 yılında Hamidiye Sanayi Mektebi, 1952 yılında Bursa Erkek Sanat Enstitüsü, 1974 yılında Bursa Teknik Lisesi ve EML, 2014 yılından itibaren de Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi adı altında eğitim ve öğretim veren okulun, kuruluşunun 150\'nci yıl dönümü sebebiyle, 2018-2019 eğitim- öğretim yılı boyunca bir dizi etkinlik düzenlenecek.
Kan bağışından müze ziyaretine, resim sergisinden kurum ziyaretlerine kadar birçok faaliyetin yapılacağı etkinlik, Haziran ayına kadar devam edecek. Okulun kurumsal vizyonunu kamuoyu ile paylaşan Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Yusuf Ay, \"Sosyal, kültürel, ekonomik ve spor alanında önemli mezunlar verdik. Vizyonu \'Mesleki ve teknik eğitimde ülkemizde model alınan öncü kurum olmak\' olan okulumuzun güçlü tarihini, mezunlarını ve birikimini tanıtmak amacıyla 150. kuruluş yılı vesilesiyle Kasım-Haziran ayları arasında kapsamlı etkinlikler yapacağız\" dedi.
BURSA\'DAN YETİŞENLER TÜRKİYE\'YE YÖN VERDİ
Okulun 150 yıllık geçmişi itibariyle sadece Bursa\'ya değil Türkiye\'ye yön veren çalışmalara imza attığını hatırlatan Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Sebahattin Dülger, \"Ülkelerin ya da şehirlerin gelişmelerine etki eden pek çok unsur var. Coğrafi konum, ulaşılabilirlik, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri bunlardan biri, ancak onların var olabilmesi için olması gereken yegane unsur yetişmiş insan gücü. Bursa bir sanayi şehri. Sanayi noktasında Türkiye\'ye yön veren şehirlerden bir tanesi. Bu gücü nereden aldığını anlamanın yolu, bugün burada olmak. Bir meslek lisemiz ve 150 yıllık, şehre yön verici noktada olan bir kurumumuz. 93 harbine katılan askerlerimizin elbiselerinin dikimi bu okulun ulusal anlamdaki ilk uygulama ve icraatıdır. 150 yıllık tarihi boyunca sadece Bursa\'ya yön veren değil, Türkiye\'ye yön veren pek çok idareci, sanatkar ve işadamı ortaya çıkmıştır. Bir yıl boyunca yapılacak olan tüm faaliyetlerde biz komitemizin yanında olacağız\" dedi.

Görüntü Dökümü:
------------------------
-Okul müdürünün konuşması
-İl Milli Eğitim Müdürünün konuşması
-Detaylar

Süre: 4.01 Boyut: 450 MB

Haber-Kamera: Muammer İRTEM/BURSA, (DHA)

====================

BAKAN SOYLU, SEMPOZYUMDA KONUŞTU

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Uluslararası Güvenlik ve Terörizm Araştırmaları Merkezi tarafından Antalya\'da düzenlenen \'Doğu Akdeniz\'den Basra\'ya Krizler ve Düzen\' temalı 3. Uluslararası Güvenlik Sempozyumu\'na katıldı. Sempozyuma, Bakan Soylu\'nun yanı sıra Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya, Polis Akademisi üyeleri de katıldı.
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Bakan Soylu, Türkiye\'nin dünyada terörden en çok etkilenen 10 ülke listesinde 9\'uncu sırada yer aldığını söyledi. Yılbaşından beri yakaladıkları kaçak göçmen sayısının 234 bin 443 olduğunu belirten Soylu, PKK terör örgütünün yanı sıra DEAŞ, FETÖ ve aşırı sol terör örgütleri ile de mücadele ettiklerini söyledi. Bakan Soylu, telefonu her çaldığında ya bir kaçak göçmen operasyonu ya 3000 metre rakımda teröristlerle çatışma yaşandığı ya da ölümcül bir sentetik uyuşturucunun okullarda dağıtılmak üzereyken son anda yakalandığı haberi aldığını söyledi.
ENERJİNİN GEÇİŞ HATLARI DAHA DEĞERLİ
Herkesin hayat tecrübesi olduğunu dile getiren Soylu, yaşının 50\'ye merdiven dayadığını aktardı. Kendilerine öğretilen performansla sorunları aşamayacaklarını dile getiren Bakan Soylu, \"Bunun böyle olduğunu düşünen yanılgı içindedir. Bu coğrafya ayak ayak üzerine atıp uzanacağınız bir coğrafya değildir. Böyle olduğunu düşünen varsa, ya geçmişinden bir şey eksiktir, ya da geleceği eksik görmektedir. İki enerji çanağı var, biri Hazar Havzası, biri Orta Doğu Çanağı. 19 ve 20\'inci yüzyılları özellikle enerji kaynaklarının çıktığı ülkelerin yüzyıllarıydı. Şimdi geçiş güzergahlarının kıymetli olduğu bir dönemdeyiz\" diye konuştu.
\'ÜLKENİN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN OLDUĞU SÜRECE BİZE RAHAT YOK\'
Bu coğrafyada özellikle kendilerine rahat olmadığını dile getiren Bakan Soylu, \"Bizim pozisyonlarımızda olan kişilere, ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğu sürece de rahat yoktur. Eğer tarihler boyunca üzerimize örülen örgülere tabiyseniz problem yoktur. Ne zaman büyüme hamlesi ortaya koyduk, bizi daralttılar. Demokrasiyi kucaklamaya çalıştık, aynı sınıfta olmayalım diye ayağımıza takmadıkları çelme kalmadı. 2- 3 bin dolarda bize patinaj yaptırdılar. Ne zaman bir hamle attıysak, bizi kendi içimizde hep tıkanan labirentlere mahkum ettiler. Sadece gelir seviyemizi 3 kat artırmadık, zihni haritamızı katlarca artırdık. Ekonomik, demokrasi, dünya ile adalet ve hakkaniyet konusunda söz söyleyebilecek konuma Türkiye kolay gelmedi. Bunu kaybetmek kolaydır, muhafaza etmek, korumak zordur\" dedi.
RİSK ALDIK
Riskler olmaya devam edeceğini dile getiren Bakan Soylu, İstanbul\'da yaşanan ve uluslararası boyutu bütün dünyayı etkileyen Cemal Kaşıkçı cinayetine Türkiye\'nin sessiz kalmadığını söyledi. Türkiye\'nin bu cinayet konusunda bütün dünyayı uyarabilecek bir kuvvete sahipse, riskler olmaya devam edeceğini belirten Soylu, \"Öngörülü ve tedbirli olmak durumundayız. Bu liderlik bizde olduğu sürece, riskler devam edecektir. Bu riskler, hayırlı risklerdir. Kafasını öne eğen, ayak ayak üstüne atanın karşısında ezilen bir Türkiye fotoğrafına tahammül edilmeyen risklerdir bu riskler. 1699 yılındaki Karlofça Antlaşması\'ndan bu yana bize giydirilmeye çalışılan elbiseye itiraz edilmesi lazım. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı risklerini almasaydık, 15 yıl öncesinin Türkiyesi bu riski alamazdı, adım atamazdı. Türkiye bu riskleri alma kabiliyetine gelmiştir. Yaptıkları hamleler net, Kuzey Irak\'ta kurulmak istenen bir devlet aslında oraya ait bir şey değil. O hattı, buradan, Anadolu\'dan ayırmaya yöneliktir. Türkiye, İran ve Irak en zor zamanlarında bir araya gelerek bu medeniyetler hafızasını, ABD ve Avrupa\'ya anlattı. Onların oyununu bir hamle ile ters düz ettiler\" şeklinde konuştu.
\'TESLİM OLAN BİR TÜRKİYE TABLOSU ARTIK YOK\'
Soylu, şu anda cezaevinde bulunan ve bu ülkenin başına yıllardan beri bela edilen PKK terör örgütünün sözde elebaşısının kendi değerlendirmelerinde Afrin\'i kendi rüyası olarak ortaya koyduğunu söyledi. Bunların tesadüf olmadığını belirten Soylu, şöyle devam etti:
\"İkinci hamlesi ile Afrin\'den Türkiye\'ye daraltan bir yöneliş ortaya koyacaklardı. Türkiye, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı ile huzur iklimini oluşturmaya çalışarak dünyaya mesaj vermiştir. Biz bunu yaparken müttefikimiz ABD terör örgütleriyle işbirliği yapmaktadır. Terör örgütü PYD ile işbirliği içindedir. Bunlar kolay tasarlanacak işler değildir. Önümüzdeki riskleri öngörmek zorundayız. Türkiye\'de ırk, etnik mezhep ve siyasal düşünce açısından, farklılıklarımızı bir fay hattı üzerinden tetiklemeye çalışanlar, teslim olan bir Türkiye tablosu artık yok.\"
ABD\'YE YÜKLENDİ
ABD\'yi de eleştiren Bakan Soylu, \"ABD\'nin sözde Türkiye\'deki iki elçisi, iki vilayetimize giderek oradaki terör örgütünün siyasi kolu olan siyasi parti mensuplarıyla oturup, \'Siz bana anlatın, anlattıklarını Pentagon\'a ileteceğim\' diyen bir aymazlık ortaya koymuşlardır. Daha yeni, 15 gün önce. Arkadan terör örgütünün 3 yöneticisini yüzümüze baka baka, pişkin pişkin \'Biz bunların terör örgütünden aranma kaydını ortaya koyuyoruz\' diye bir anlayışı yutturmaya çalışıyor. Sadece o kadar mı, henüz bir ay geçmedi, terör örgütü ile beraber Irak-İran hattında petrolün yüzde 75\'i benim olacak, yüzde 25\'i senin olacak pazarlığını yaptılar. Bir gram aklım varsa bir şey biliyorum, ABD, Suriye- Irak hattını terör laboratuvarına döndürmüştür.\"
TERÖRDEN ÖLENLERİN YÜZDE 94\'Ü BİZİM COĞRAFYANIN İNSANI\'
Uluslararası savaş yokken dünyada yıllık 1,7 trilyon dolar küresel savunma harcaması yapıldığını dile getiren Bakan Soylu, terör sonucunda yılda 20-25 bin civarında insanın hayatını kaybettiği bir dünyada yaşadıklarını aktardı. Soylu, \"Hoş olmayan bir muhasebe olacak ama ilk iki savaşta (dünya savaşları) kaybedilen hayat başına savunma maliyeti 30-31 bin dolar. Bugün ise yaklaşık 70-80 milyon dolar arasında. Ama dünden bugüne yaşanan asıl değişim bu değil. Asıl fark şu ki, bugün terör yüzünden hayatını kaybedenlerin yüzde 94\'ü Ortadoğu, Kuzey Afrika, Güney Asya ve Sahra altı Afrika ülkelerinin vatandaşlarıdır. Yani bizim coğrafyamızın insanları. Dünün savaş yatırımı yapan ülkeleri, bugün de aynı yatırımı daha büyük bir gayretle yapıyor, ama çatışmayı bizim bölgemize yıkıyorlar. O silahlar bu bölgede üretilmiyor. Silahı yapan başkası, parasını veren başkası. Bu bölgeye getiren, hatta terör örgütlerine hibe eden başkası, silahın nasıl kullanılacağını, nasıl insan öldürüleceğini, terörün nasıl yapılacağını eğitmenler gönderip öğretenler başkası, ama silahı tutan, ölen ve öldürülen buranın insanı\" diye konuştu.
278 BİN 139 SURİYELİ ÜLKESİNE DÖNDÜ
Türkiye, İran ve Rusya\'nın bölgeyle ilgili ortaya koyduğu işbirliğini, hem gelişim süreci açısından hem de sonuçları açısından çok umut verici bulduğunu ifade eden Süleyman Soylu, bu üç ülkenin uzlaşma zemini oluşturmaya çalışmasının, Ortadoğu ile ilgili umut verici olduğunu söyledi. Bu gayretin ilk meyvesini İdlib\'de görmeye başladıklarını aktaran Bakan Soylu, şöyle devam etti:
\"Suriye ve Irak\'ta yerleşik devlet düzeninin yeniden oturtulması, yeni anayasal düzenin kurulması için uluslararası alanda ciddi çabalar söz konusudur. Bir iletişim kanalı kurulmuştur. Yavaş da olsa süreç işlemektedir. Terör örgütlerinin bitirilmesi yönünde atılan her adımın sahada barış ve huzura yansımalarını görmekteyiz. Türkiye\'nin gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonları sonrasında oluşan güvenli ortam sayesinde 278 bin 139 Suriyeli ülkesine geri dönmüştür. Buradan anlaşılıyor ki insanlar eski yaşantılarına dönmek istiyor ve eğer bu insanların güvenlik endişesi ortadan kalkarsa hızlı bir normalleşme sürecine girilecektir.\"
KAÇAK SİGARADA ORAN YÜZDE 20\'DEN YÜZDE 6\'YA DÜŞTÜ
Türkiye\'nin etrafındaki tehlikeler nedeniyle ciddi önlemler aldığını belirten Soylu, iyi sonuçlar aldıklarını aktardı. Bakan Soylu, \"2016 yılında Türkiye\'de tüketilen kaçak sigaraların oranı yüzde 20 idi. Terör örgütü bundan çok miktar pay alıyordu. Ne kadar illegal örgüt varsa bundan payını alıyordu. Bugünkü rakam yüzde 6\" dedi.
\'TÜRKİYE, DEMOKRASİ VE GELECEĞİ TAHKİM EDİYOR\'
Terör saldırıları nedeniyle dünyada yaşanan sivil ölümlerin 2014 yılındaki 48 bin 786 rakamının 2017 itibarıyla 18 bin 475\'e gerilediğini dile getiren Soylu, \"Üstelik küresel savunma harcamalarında böyle bir düşüş söz konusu değildir. İnsanlık, medeniyet birikimiyle bir şekilde artan savunma harcamaları baskısına direnmeye başlamıştır. Türkiye\'nin varlığına yönelik ciddi tehditler söz konusudur. Bu tehditler hem miktar bakımından, hem de çeşit bakımından fazladır. Türkiye terörle mücadele ederken bir yandan da siyasal, ekonomik ve güvenlik istikrarını temin etmektedir. Operasyonel kapasiteden kastım, sadece suçla mücadele alanı değil, aslında bu üçlü geniş sahadır. Türkiye bir başka önemli iş daha yapmaktadır. Bu üçlü sahanın da bir adım ötesine geçerek demokrasisini ve geleceğini tahkim etmektedir. Türkiye bugün dünyanın en önemli insansız hava aracı üreticilerinden biridir. 1990-2002 arasında ciddi ödeme güçlüğü çeken, dış kredi bulmakta zorlanan Türkiye, bugün uluslararası alanda en çok insani yardım yapan ülke konumundadır\" diye konuştu.
\'TÜRKİYE SİYASİ CAZİBE MERKEZİ OLDU\'
Türkiye\'nin içinde bulunduğu Doğu Akdeniz-Basra arasındaki ülkeler içinde, meşale ülkelerden birisi olduğunu aktaran Bakan Soylu, \"Türkiye\'nin çizgisi, doğru bir çizgidir. Anlayışı doğru bir anlayıştır, daha da güzeli, bu çizgiyi paylaşan ülkelerin sayısı, yoluna terörle devam etmek isteyen ülkelere karşı giderek artmaktadır. Türkiye sadece ekonomik anlamda değil, siyasi anlamda da bir cazibe merkezi olmaya başlamıştır. Bu durumun dünyanın geleceği için umut olduğuna inanıyorum\" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
- -------------------
- Protokol detay
- Bakan Soylu konuşma

Haber: Hasan DEMİRBAŞ- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA-DHA)

==========================

TREN FACİASININ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI, ÖLENLERİN YAKINLARI KAHROLDU

TEKİRDAĞ\'ın Çorlu ilçesinde 25 kişinin yaşamını yitirdiği, 340 kişinin de yaralandığı tren faciasına ilişkin görüntüler ortaya çıkarken, kazada yakınlarını kaybedenler, bir kez daha büyük üzüntü yaşadı. Oğlu Oğuz Arda Sel\'i (9) kazada kaybeden Mısra Öz, \"Bugünkü görüntüler, ihmaller ve sorumlulukların yerine getirilmemesi nedeniyle bu kazanın yaşandığının en büyük ispatıdır\" dedi.

Tekirdağ\'ın Çorlu ilçesinde 8 Temmuz\'da meydana gelen, 25 kişinin hayatını kaybetmesi ve 340 kişinin yaralanması ile sonuçlanan tren kazasının görüntüleri ortaya çıktı. Kazada yakınlarını kaybedenler, izledikleri görüntüleri değerlendirerek, yaşadıklarını paylaştı. Oğlu Oğuz Arda Sel\'i kazada kaybeden Mısra Öz, \"İlk günden beri ihmal olduğunu, bu kazanın bir kaza değil; cinayet olduğunu, facia olduğunu söylüyorduk. Bugünkü bu görüntüler de ihmaller ve sorumlulukların yerine getirilmemesi nedeniyle kazanın yaşandığının en büyük ispatıdır. Bugüne kadar herkes sustu. Kurumun başındaki yetkili de hiç konuşmadı. Ben kendilerinden ve diğer yetkililerden sorumluk örneği gösterip bu kazanın neden olduğunu sonuna kadar çıkıp açıklamalarını istiyorum\" diye konuştu.

\'BÖYLE ÖLMEYİ HAK ETMEDİLER\'

Kazada ölenlerin yakınları olarak bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini hatırlatan Öz, \"Kaza olduğundan itibaren bilirkişilerin, neden bilirkişilikten ziyade tanıdık kişiler olduğu daha da ortaya çıktı. Çünkü bu bir ihmal. Burada ihmaller sonucu yaşanan bir facia var. İhmaller sonucu ölen 25 kişi var. Sorumluların neden çıkıp açıklama yapmadığı gayet ortada. Görüntüleri izledim, o hislerin karşılığı yok. Ben nasıl olduğunu merak ediyordum. Olduğu günden beri neden tutunamadıklarını nasıl kendilerini koruyamadıklarını merak ediyordum; ama bu bir demir yığını, yerinden fırlıyor, devriliyor, sürtünüyor. Bu insanlar bu şekilde ölmeyi hak etmiyorlar\" dedi.

\'BEN ONLARI DEVLET DEMİR YOLLARINDAN TOPLADIM\'

Kazada kızı Bihter Bilgin\'i, kız kardeşi Derya Kurtuluş\'u, kız kardeşinin bebeği Beren\'i ve ablası Emel Duman\'ı kaybeden Zeliha Bilgin ise büyük acı yaşadıklarını belirterek, \"Ama hiç kimse çıkıp da bize \'Şunu da biz yaptık. Biz de suçluyuz\' demediler. Böyle daha nasıl yaşanacak, bilmiyorum; ama tek istediğim, bütün suçluların çıkıp suçlarını bize söylemeleri. Bizler artık konuşamıyoruz bile. Acımız çok büyük. Bizim 4 tane canımızı gömme hakkımız yoktu. Orası devlet demir yollarıydı. \'Bir otobüs\' deseydi kızım; belki göndermezdim trafik kazası olur, diye ama devlet demir yolu. \'Trene bineceğim anne\' dedi, gitti. Onun rahatlığı ile gönderdim. Ben onları devlet demir yollarından topladım\" diye konuştu. 

Kazada eşini kaybeden ve kendisi de trende olan Hacer Cesur da \"Ben olayı yaşadım; fakat olayın kaza olduğuna inanmıyoruz. Bunun bir cinayet olduğuna inanıyorum. Başka da bir şey diyemiyoruz. Suçlular cezasını çeksinler. Suçlu yağmur olamaz. Bunun nedeninin doğal afet olduğuna inanmıyorum. Kesinlikle de inanmayacağım\" dedi.

Görüntü Dökümü:
-Annelerden görüntü
-Resimlerden görüntü
-Annelerin açıklaması

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN/ÇORLU(Tekirdağ),(DHA)-

===============================

Yaralı köpeğe başkan makam aracını tahsis etti

ÇORUM Belediye Başkanı Zeki Gül, güvenlik kameralarından gördüğü yaralı sokak köpeğine, tedaviye götürülmesi için makam aracını tahsis etti. Yaralı köpek, belediye başkanının şoförü ve koruması tarafından makam aracıyla Sahipsiz Hayvanlar Geçici Bakımevi\'ne götürülerek tedavi altına alındı. 

Gazi Caddesi belediye binasının yanında plakası tespit edilemeyen hafif ticari araç sürücüsü, sokak köpeğine çarptıktan sonra olay yerinden uzaklaştı. Bu sırada makamında bulunan ve sokak köpeğinin yaralandığını belediyenin güvenlik kamerasından gören Belediye Başkanı Zeki Gül, yaralı köpeğin yanına geldi. Gül, acı çeken yaralı köpeğin tedavisi için belediyenin Veteriner İşleri Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Bahabey Çamlığı içerisindeki Sahipsiz Hayvanlar Geçici Bakımevi\'ne götürülmesi için makam şoförüne talimat verdi. Kaza nedeniyle vücudunda kesikler oluşan yaralı köpek, Gül\'ün şoförü ve koruması tarafından makam aracıyla Sahipsiz Hayvanlar Geçici Bakımevi\'ne götürüldü. Hayvan Barınağı yetkilileri, kaza nedeniyle köpeğin, vücudunda kırıklar oluştuğunu belirledi. Yaralı köpek tedavi altına alındı. 

Görüntü Dökümü:
-Başkanın makamdan çıkıp yaralı köpeğin yanına gelmesi
-Yaralı köpeğin makam aracına alınması
-Çevrede toplanan kalabalık
-Detaylar

(SÜRE: .2  Dk ) (BOYUT: 92 MB)
Haber-Kamera: Serkan BARIŞ /ÇORUM, (DHA)

============================

Bingöl’de hastane çalışanları işaret diliyle şarkı söyledi

BİNGÖL Devlet Hastanesi çalışanlarına yönelik verilen işaret dili eğitim programının sona ermesinin ardından düzenlenen sertifika töreninde hastane çalışanları, işaret diliyle şarkılar söyledi.

Devlet Hastanesi\'nde çalışan personellere yönelik, işitme engelli vatandaşlarla daha iyi iletişim kurulması amacıyla düzenlenen işaret dili eğitim programının ilk katılımcıları için sertifika töreni düzenlendi. Devlet Hastanesi Konferans Salonu\'nda düzenlenen sertifika dağıtım törenine, İl Sağlık Müdürü Mehmet Emin Gündoğdu, Hastane Başhekimi Ali Ekim, Milli Eğitim Müdürü Kadri Engin ile hastane çalışanları katıldı.

Törende konuşan Sağlık Müdürü Gündoğdu, \"Türkiye’de çok net olmamakla beraber her yüz kişiden 1 veya 2 kişinin işaret veya konuşma engelli olduğu, bu konuda da kamu kuruluşlarında, özellikle kamu hastanelerinde hasta olarak başvurdukları zaman tedavilerinin tam olarak yapılamaması durumları vardı. Personellerimizin işaret dilini öğrenip, engelli kardeşlerimizin hastanelere başvurduğu zaman en iyi hizmeti alması fırsatı takdire şayan bir durumdur\" dedi.

İŞARET DİLİ BİLEN PERSONELİN İSTİHDAMINA YÖNELİK GENELGEMİZ VAR

Hastane Başhekimi Ali Ekim de, işaret dilini bilen personelin istihdam edilmesine yönelik genelgeleri bulunduğunu hatırlatarak, \"İşaret dili bilen personelin istihdamına yönelik bir genelgemiz bulunmakta. Bu genelgenin talimatıyla engelliler ile çalışanlar arasında etkili iletişim kurabilmek için kurumların işaret dili, etkili iletişim ve beden dili gibi konuları kapsayan eğitimlerin düzenlenmesi gerektiği ifade edilmekte. Kamu Hastaneler Birliği Genel Müdürlüğümüz ile Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü arasında 2 yıllık bir protokol imzalandı. Protokolle beraber, personellerimize işaret dili eğitimleri başlamıştır. İlk grubumuza huzurlarınızda sertifikaları verilecek\" diye konuştu.

Program sonunda işaret dili öğrenen hastane çalışanları, Türkçe ve Zazaca şarkılar söyledi. Protokolün katılımcılara sertifikalarını vermelerinin ardından program sona erdi.

Görüntü Dökümü:
-Konferans salonundan detaylar
-İl Sağlık Müdürünün konuşması
-Hastane Başhekiminin konuşması
-Katılımcıların Türkçe ve Zazaca şarkı söylemesi
-Sertifika töreni
-genel ve detay görüntüler

HABER-KAMERA: MESUT BUDRAÇ/BİNGÖL,(DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 442MB

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir