T24 Haber Merkezi
İş Bankası ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), denizlerin derinliklerinde pek çok canlı türüne ev sahipliği yapan taş ve siyah mercanların korunması için “Denizlerin Ormanı: Mercanlar” projesini hayata geçirdi.
Deniz yaşamının devamlılığı açısından kritik bir rol üstlenen mercanlar, iklim değişikliği ve kirliliğin yanı sıra hedef dışı avcılık, süs eşyası olarak kullanım, akvaryumlarda sergilenme gibi insan kaynaklı tehditlerle de karşı karşıya. Ekosistemin binlerce yıllık sessiz tanıkları bu canlılar için şimdi “Dünya bizim, gelecek bizim” yaklaşımıyla harekete geçildi.
2023 yılında denizleri ve deniz kaynaklarını korumak, ekolojik dengeye ve sürdürülebilirliğe destek olmak amacıyla “Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları" projesini başlatan Türkiye İş Bankası ve TÜDAV, bu projenin devamı niteliğinde şimdi de taş ve siyah mercanlar için el ele verdi.

Siyah mercan (sol) ve taş mercan (sağ)
Sadece mercanlar değil barındırdığı türler de tehdit altında!
Deniz yaşamının yüzde 25'ine ev sahipliği yaparak binlerce balık ve deniz canlısı için barınak, üreme ve beslenme alanı olan deniz mercanları, tıpkı deniz çayırları gibi çok sayıda omurgasız türü içerisinde barındırıyor. Derin deniz ekosistemlerinin iskeletini oluşturan, küçük canlılar için tutunma ve saklanma alanı sağlayan mercanlar, bazı türlerin biyolojik çeşitliliğinin korunmasında önemli bir alanı oluşturuyor.
Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’nın (TÜDAV) araştırmalarına göre, mercanlar denizlerin karbon döngüsüne katkı sunarken, aynı zamanda binlerce yıllık doğal birikimin de taşıyıcısı görevini görüyor.
Peki korallijen habitat ve türlerle ilgili tehdit ve sorunlar neler?
Korallijen habitat: Tıpkı Okyanuslardaki Kelp ormanları (bir tür yosun) veya Akdeniz'in kıyısal sularındaki deniz çayırları yatakları gibi, bazı balık, yumuşakça ve kabuklular için vazgeçilmez bir habitat ve birçok ticari türün yavru dönemleri için büyüme alanı olarak görev yapıyor. Başrolde yosunların bulunduğu koralijen topluluklar, renkli süngerler, mercanlar ve daha pek çok göz alıcı canlı ile dikkat çekiyor. |
TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, İş Bankası ile hayata geçirdikleri “Denizlerin Ormanı: Mercanlar” projesi doğrultusunda aralarında Doç. Dr. Onur Gönülal’ın da bulunduğu ekibiyle taş ve siyah mercanları araştırmaya koyuldu.
Bu projeyle Marmara Denizi ve Kuzey Ege’de, Marmara Adası, Gökçeada ve Bozcaada çevresinde bulunan endemik siyah mercan (Savalia savaglia) ve taş mercan (Cladocora caespitosa) türlerinin korunması ve bunun için yapılması gerekenlere dair bir yol haritası oluşturulması hedefleniyor.
Proje ile ayrıca İstanbul, Tekirdağ, Çanakkale, Bursa ve Balıkesir'deki okullarda öğrencilere yönelik seminerler düzenlenmesi planlanıyor.
Haritalandırma, iklim değişikliğinin etkileri, hayalet ağların temizlenmesi, balıkçılarla iş birliği…
Üç yıl sürecek projeyle;
- Siyah mercan ve taş mercan popülasyonlarının bulunduğu alanların uzaktan kumandalı (ROV) ve taramalı sonar desteğiyle haritalandırılmasıyla bu türlerin yayılım alanları belirlenerek bilimsel bir altyapı oluşturulacak.
- İklim değişikliğinin bu türler üzerindeki etkileri yıllar içinde karşılaştırmalı olarak izlenecek.
- Ölü mercan örnekleri üzerinden yapılacak analizlerle iklimsel değişimlerin mercanlar üzerindeki etkileri bilimsel olarak kayıt altına alınacak.
- Mercanların doğal yaşam alanlarının korunmasına yönelik çalışmalar yürütülecek.
- Taş mercanlar gibi hayalet ağlar nedeniyle tehdit altında olan siyah mercanların yoğunlukla bulunduğu bölgelerde de temizlik çalışmaları yapılacak.
- Trol avcılığının korallijen (mercan ekosistemleri) tür topluluklara verdiği zararların tespiti için bir envanter çalışması yürütülecek.
- Proje ile ayrıca yasa dışı yollarla avlanan mercanların akvaryumlara satışının önüne geçilmesi için balıkçılarla görüşülecek, balıkçılarla iş birliği yapılarak farkındalık oluşturulacak.


Mercanlar için başlatılan projenin ilk tanıtım toplantısı, Gökçeada’da TÜDAV'a ait MARU araştırma gemisinde gerçekleştirildi. Toplantıya İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri İzlem Erdem ile TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk katıldı.
Bayram Öztürk ve elinde mercan örnekleri
TÜDAV Başkanı Bayram Öztürk: Siyah ve taş mercanlar iklim değişikliği ve insan etkileriyle tehdit altında
TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk deniz çayırlarından sonra Akdeniz’in en önemli ikinci ekosistemi olarak kabul edilen, 400’ün üzerinde canlı türüne ev sahipliği yapan taş mercanların ve ayrıca siyah mercanların balıkçılıkta kullanılan ağlar nedeniyle yerinden oynatıldığını ve bunun ölümlerine yol açtığını söyledi.
Hayalet ağlar
“Son 50 yılda Akdeniz’de deniz suyu sıcaklığı ortalama 1,5 derece artarken, Kuzey Ege’de bu artış 1,6 dereceye ulaştı!”
Taş mercanlarda yaşanan beyazlaşma, beraberinde barındırdığı türlerin kaybına neden olacak önemli bir biyolojik çeşitlilik tehdidi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Öztürk, şöyle konuştu:
“Özellikle son 50 yılda Akdeniz’de deniz suyu sıcaklıkları ortalama 1,5°C artarken, Kuzey Ege’de bu artış 1,6°C’ye ulaştı. Bu nedenle taş mercanların durumunu yakından izlemek, deniz ekosistemlerinin geleceği için kritik öneme sahip. Taş mercanlar ise yalnızca iklim değişikliğiyle değil, aynı zamanda insan kaynaklı tehditlerle de karşı karşıya. Koloni halinde yaşayan taş mercanlar, Akdeniz’de hedef dışı avlanan ve nesilleri tehlikede olan türler arasında bulunuyor. Bu nedenle Vakfımız balıkçı kooperatifleriyle iş birliği yaparak, türün korunmasına yönelik çalışmalar yürütüyor.”
Bu çalışmada Gökçeada Deniz Araştırmaları Birimi'nde 1972 ile 2018 yılları arasındaki 46 yıllık sürede ölçülen yüzey suyu sıcaklık verileri hakkında bir değerlendirme yapılmıştır. Sıcaklığın 1972 yılından beri 1,61°C arttığı belirlenmiştir. Bu verilerin Ege Denizi'nde yapılan en uzun süreli ölçümler olduğu, Türkiye oşinografik izleme çalışmaları ve iklim değişikliği zaman serisi verileri için bir altlık olabileceği de değerlendirilmektedir.
“Taş mercanlar Kırmızı Liste’de!”
Fosil niteliği taşıyan türlerin Akdeniz’de en az on bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu aktaran Öztürk, “Yılda sadece 2 ila 5 milimetre büyüyebilen taş mercanlar, yavaş gelişimleri nedeniyle son derece hassas. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) Kırmızı Listesi’nde yer alan bu tür, 2022 yılında bizim önerimizle Türkiye'de yasal koruma altına alındı. Şimdi ise İş Bankası’nın desteğiyle başlattığımız yeni projemizle mercanları koruyarak deniz ekosisteminin sürdürülebilirliğine katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
İzlem Erdem (solda) ve Bayram Öztürk (sağda)
İzlem Erdem: Sürdürülebilirlik alanında vakit kaybetmeksizin somut adımlar atılmalı
“Denizlerin Ormanları; Mercanlar” projesinin Gökçeada’daki tanıtımında konuşan İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik lideri İzlem Erdem de yaşadığımız çevrenin, sürdürülebilirlik alanında artık vakit kaybetmeksizin somut adımlar atılması gerektiğine ilişkin işaretler göstermeye başladığını söyledi.
Denizlerin ekolojik dengedeki rolünün her geçen gün daha da görünür olduğunu vurgulayan Erdem, “Hepimiz geleceği de düşünerek kaynakları en verimli, en doğru şekilde kullanmakla sorumluyuz. Burada alınan her sorumluluğun bizi gelecek nesiller açısından daha iyi noktaya getireceğine inanıyoruz” dedi.
Prof. Dr. Bayram Öztürk (sol) ve Doç. Dr. Onur Gönülal (sağ), çerçevelenmiş deniz çayırları örneklerini gösteriyor
“Amacımız buradaki ekosistemi canlı tutmak”
Erdem, denizler konusunda asıl farkındalığın 2021 yılındaki müsilajla birlikte ortaya çıktığını belirterek, TÜDAV ile önce 2022 yılındaki 3. Marmara Sempozyumu’na ev sahipliği yaparak bir araya geldiklerini, 2023’te ise Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları projesini hayata geçirdiklerini anımsattı. Bu proje ile deniz çayırlarının bulunduğu yerlerin şamandıralarla işaretlendiğini, veri toplanma süreçlerinin devam ettiğini aktaran Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Akdeniz Havzası açısından ikinci büyük ekosistem ise mercanlar. Pek çok canlı türüne ev sahipliği yapan, denizi ve havayı temizleyen mercanların korunması gerektiği düşüncesiyle yeni projemizi başlattık. Amacımız buradaki ekosistemi canlı tutmayı başarabilmek; buradan doğru verilerin akışını sağlamak ve bu verilerle başka projeleri de hayata geçirebilmek. Bu işi tek bir kurumun yapması zor. Ancak hep birlikte bu bilince sahip olursak ve bu doğrultuda adımlar atabilirsek gerçek manada sonuca etki edecek olumlu gelişmelerin kaydedilmesine vesile oluruz. Bu yüzden projedeki ilk hedeflerimizden biri, çevre illerde bilinçlendirme ve eğitim faaliyetleri de yürütmek.”
TIKLAYIN - Marmara'nın son oksijen deposu deniz çayırları kayıt ve koruma altına alınıyor; 1 metrekaresi günde 14 litre oksijen üretiyor
TIKLAYIN - İstanbul Boğazı’ndaki deniz çayırları, şamandıralarla korunacak

Türkiye’nin ilk ve tek sualtı milli parkı da TÜDAV’ın çalışmalarıyla Gökçeada’daTürkiye’nin ilk ve tek sualtı milli parkı olma özelliğini taşıyan Gökçeada Sualtı Milli Parkı, 1999 yılında Türkiye Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) tarafından ilan edildi. Park, Gökçeada’nın kuzeydoğusunda, Yıldızkoy ile Kuzulimanı arasında yer alıyor. Kıyıdan yaklaşık 1 deniz mili uzunluğunda ve 200 metre deniz açıklığına sahip parkın sınırları, 2020 itibarıyla Yıldızkoy’un ortasından başlayıp Şelaleli Koy’da son buluyor. Bölge, Akdeniz Foku başta olmak üzere birçok deniz canlısına ev sahipliği yapıyor. Su altı mağaraları, mercan oluşumları ve zengin deniz tabanı yapısıyla dikkat çeken park, bozulmamış doğasıyla adeta bir deniz müzesi niteliği taşıyor. |


